Loading...

Autor: Mustafa Gülec

Davut Güloğlu Almanya Moers’te Sahne Alıyor: Karadeniz Rüzgarı 8 Mayıs’ta Esecek!

Almanya’nın Moers kentinde Karadeniz müziğinin sevilen isimlerinden Davut Güloğlu hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. 8 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilecek konser, ViVA Event-& Freizeitpark salonunda düzenlenecek.

 

Enerjik sahne performansı ve sevilen şarkılarıyla bilinen Davut Güloğlu’nun sahne alacağı gecede, kemençe sanatçısı Hakan Yıldırım da sanatçıya eşlik edecek. Karadeniz ezgilerinin ön planda olacağı konserin, bölgedeki müzikseverlere unutulmaz anlar yaşatması bekleniyor.

Organizasyon yetkilileri, yoğun ilgi görmesi beklenen konser için biletlerin tükenmeden temin edilmesi gerektiğini belirterek müzikseverleri bu özel geceyi kaçırmamaya davet ediyor.

Konser adresi: Wilhelm-Reuter-Allee 1, 47506 Neukirchen-Vluyn, Almanya.

Online Bilet Satış: https://rogschticket.de/viva

Yerinden Edilmenin Sürekliliği: Suriye`ye Dönüş Mümkün mü?

SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Başbakan Merz ile Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında 30 Mart 2026 tarihinde gerçekleşen görüşmeye dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Karaahmetoğlu, Başbakan Merz ile Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında 30 Mart 2026 tarihinde gerçekleşen görüşmenin, Almanya’nın göç, insan hakları ve dış politika yaklaşımı açısından dikkatle ele alınması gerektiğini vurguladı. Macit Karaahmetoğlu, görüşme sonrası, Almanya’da yaşayan her 10 Suriyeliden 8’inin önümüzdeki üç yıl içinde Suriye’ye geri dönmesi konusunda mutabakat sağlandığı yönündeki açıklamaları şu şekilde değerlendirdi:

„Cumhurbaşkanı Ahmed Şara önderliğinde Suriye’de başlayan yeni dönem, bölgede barışın sağlanması ve bölgenin istikrara kavuşması açısından önemli bir fırsattır. Ancak Suriye’de hala geniş bölgelerde çatışmaların sürdüğü, güvenlik ve yaşam koşullarının istikrarlı olmadığı açıktır. Bu gerçeklik ortadayken, insanların Suriye’ye dönüşe zorlanması ya da buna zemin hazırlayan politikaların dillendirilmesini doğru bulmuyorum.“

Hiç kimsenin, kendisi ve ailesi için hayatını tehlikeye atacağı bir coğrafyaya, yeni bir ülke inşa etme baskısıyla dönmeye mecbur bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Karaahmetoğlu, Almanya’nın kendi toplumsal gerçekliğinin de bu tartışmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Karaahmetoğlu, Almanya’da sağlık sisteminde görev yapan yabancı kökenli doktorlar arasında en yüksek oranı Suriyeli hekimlerin oluşturduğuna dikkat çekerek, „Bu durum söz konusu grubun sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor. Pandemi döneminde ve sonrasında gösterilen özveri ise bu katkının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.“ ifadelerini kullandı.

Aynı zamanda Federal Meclis Anayasa Komisyonu Başkanlığı görevini de yürüten Macit Karaahmetoğlu, yüksek öğrenim görmemiş olsa da Almanya’da farklı sektörlerde aktif olarak çalışan Suriyeli mültecilerin ülkeye katkı sağladığına dikkat çekerek, „Topluma katkı sunan, sorumluluk üstlenen ve ortak yaşamın bir parçası haline gelen, toplumsal uyum sağlamış bireylerin belirsizlik içinde bırakılmaması gerekir“ değerlendirmesinde bulundu.

 

Gastronomi Dünyasında Dev Buluşma: Yeni Projeler ve Yapay Zeka Esintisi

Türkiye’nin lezzet haritasını şekillendiren isimler, hem gelecek vizyonlarını paylaşmak hem de literatüre yeni eserler kazandırmak üzere İstanbul’da bir araya geldi. Gastronomi dünyasının nabzını tutan Baş Lezzethan Vasfi Pakman, sektördeki son gelişmeleri ve heyecan verici yeni projeleri paylaştı.

„Bayim Olur Musun?“ Fuarında Sürprizlere Hazır Olun
Güne Kağıthane Daf Yapı’da hızlı bir başlangıç yapan Pakman, „Bayim Olur Musun?“ Fuarları Yönetim Kurulu Başkanı Özhan Erem ile bir araya geldi. 15-18 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek olan büyük fuar için hazırlanan „Yeni Proje“nin detaylarının görüşüldüğü toplantıdan, sektörü heyecanlandıracak bir mesaj çıktı: „Sürprizlerimize hazır olun!“ Gastronomi ve bayilik ekosistemini bir üst seviyeye taşıyacak bu iş birliği, Ekim ayında katılımcılarla buluşacak.

Akademiden Sofraya: Çifte Kitap Lansmanı
Günün ikinci yarısında ise rotayı Topkapı Üniversitesi Şişli Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’ne çeviren ekip, gastronomi dünyasına ışık tutacak iki önemli eserin lansmanına katıldı.


* Türk Lezzet Hareketlerine İstanbul’dan Yön Verenler: Bursa gastronomisinin efsane ismi İsmet Hacıbeyoğlu ve Dr. Ali Osman Taşlıca’nın kaleminden çıkan bu eser, Türk mutfağının köklü geçmişini ve İstanbul’un bu süreçteki stratejik rolünü ele alıyor.
* Mutfakta Yapay Zeka: Prof. Dr. Birol Y. Saygı tarafından kaleme alınan kitap, teknolojinin mutfağa girişini ve geleceğin dijital gastronomi dünyasını bilimsel bir perspektifle inceliyor.


Lezzet ve Bilgi Dolu Bir Gün
Oldukça verimli geçen etkinlikte, sektör paydaşları bir yandan yeni bilgileri harmanlarken diğer yandan başarı dileklerini paylaştılar. Baş Lezzethan Vasfi Pakman, bu anlamlı buluşmanın ardından tüm gastronomi camiasına selam ve sevgilerini iletti.
Editör Notu: Gastronomi dünyasındaki bu tür vizyoner adımlar, Türk mutfağının hem dijitalleşme sürecine hem de global ölçekte hak ettiği yere gelmesine büyük katkı sağlamaya devam ediyor. Yeni projeleri ve gelişmeleri takipte kalın!

Avrupa Devrekliler Derneği’nde Bayrak Değişimi: Yeni Başkan Cihan Bayram.

Almanya’nın Gladbeck şehrinde faaliyet gösteren Avrupa Devrekliler Derneği, gerçekleştirdiği Olağan Genel Kurul ile yeni yönetimini belirledi. Görevi devreden Mustafa Yağcı’nın duygusal vedası ve asrın felaketindeki dayanışma vurgusu güne damga vururken, tek liste ile girilen seçimde Cihan Bayram oy birliğiyle başkan seçildi.

 

Genel Kurulda Birlik ve Beraberlik Rüzgarı

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan genel kurulda, açılış konuşmasının ardından Divan Kurulu oluşturuldu. Divan başkanlığına Mehmet Karakulak seçilirken; Recep Çarşanba ve Şaban Bekçili ise katip üye olarak görev aldı. Toplantıda, derneğin geçmiş dönem faaliyetleri ve mali tablosu şeffaf bir şekilde üyelerle paylaşıldı.

Mustafa Yağcı: „Asrın Felaketinde Rüştümüzü İspat Ettik“

Görevi devreden Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Yağcı, veda konuşmasında derneğin geldiği kurumsal noktaya dikkat çekti. Özellikle 6 Şubat depremlerindeki yardım seferberliğine vurgu yapan Yağcı, şu ifadeleri kullandı:

„Görev süremiz boyunca en büyük sınavımızı ‚asrın felaketi‘ olarak adlandırılan deprem sürecinde verdik. Avrupa Devrekliler Derneği olarak bölgeye uzattığımız yardım eli ve sergilediğimiz üstün başarı, derneğimizi sadece gurbetçiler arasında değil, resmi kamu kuruluşları nezdinde de ciddiye alınan ve takdir edilen bir kurum haline getirdi. Bugün bayrağı, itibarı yüksek ve kurumsal yapısı oturmuş bir dernek olarak teslim etmenin gururunu yaşıyorum.“

Yeni Yönetim Oy Birliğiyle Seçildi

Yapılan oylama sonucunda mevcut yönetim kurulu ibra edilerek aklandı. Ardından geçilen seçimde, başkanlık için tek aday olan Cihan Bayram ve ekibi, katılımcı üyelerin tamamının oyunu alarak göreve getirildi. Yeni başkan Cihan Bayram, hizmetlerinden dolayı Mustafa Yağcı’ya teşekkür ederek çiçek takdim ederken; Yağcı da divan heyetine günün anısına kalem hediye etti.

„Hizmet Bayrağını Daha İleriye Taşıyacağız“

Başkanlık koltuğuna oturan Cihan Bayram, tüm üyelere teşekkür ederek hedeflerini açıkladı: „Bize duyulan bu güvene layık olmak için çalışacağız. Amacımız, Avrupa’da yaşayan tüm hemşehrilerimizi bu çatı altında birleştirmek ve derneğimizi her alanda daha güçlü kılmaktır. Tüm Devreklileri ailemize katılmaya davet ediyorum.“

Avrupa Devrekliler Derneği Yeni Yönetim Listesi

Yönetim Kurulu:

  • Başkan: Cihan Bayram
  • Başkan Vekili: Şenol Kesbiç
  • Genel Sekreter: Kerem Terzi
  • Muhasebe Sorumlusu: Vedat Karagülle (Yardımcı: Ekrem Bakır)
  • Yardımcı Yöneticiler (Beisitzer): Saffet Kocadayı, İlyas Korkut, Ufuk Saraç

Denetleme ve Disiplin Kurulları:

  • Denetleme Kurulu Başkanı: Mustafa Yağcı (Yardımcılar: Recep Korkut, Cemal Karadayı)
  • Disiplin Kurulu Başkanı: Erol Yukarıbaş (Yardımcılar: Hüseyin Hızarcı, Erol Kalın)

 

Haber: Mustafa Tığlı.

Balıkesirli Öğrencilerden Uluslararası Başarı: GastroErasmus 2026’da 6 Madalya

Balıkesir’in Karesi ilçesinde eğitim veren Gazi Mustafa Kemal Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, 2026 yılında düzenlenen GastroErasmus yarışmasında büyük bir başarıya imza attı. Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Karesi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün destekleriyle yarışmaya katılan okul, uluslararası platformda adından söz ettirdi.

Okul Müdürü Osman Gönülal liderliğinde yürütülen çalışmalar sonucunda öğrenciler, gastronomi alanındaki yetkinliklerini başarıyla sergiledi. Yarışmaya katılan öğrenciler Eylül Türkten, Mustafa Baran İçuz ve Naim Ege Gündüz; İngilizce Öğretmeni Nezahat Barbaros ile Yiyecek İçecek Hizmetleri Öğretmenleri Özgenur Savaşan ve Yıldız Altın Özkaraca rehberliğinde yoğun bir hazırlık sürecinden geçti.

 

Uluslararası gastronomi yarışmaları, öğrencilerin mesleki becerilerini geliştirmesinin yanı sıra yabancı dil yeterliliklerini artırmalarına ve farklı kültürleri tanımalarına katkı sağlamaktadır. Aynı zamanda bu tür organizasyonlar, öğrencilere yurt dışı staj ve kariyer fırsatları sunarak küresel iş gücü piyasasına hazırlanmalarında önemli rol oynamaktadır.

Okul yönetimi, uluslararası projeler ve yarışmalar aracılığıyla öğrencilerin sektörel yeterliliklerini artırmayı hedeflediklerini belirtirken, elde edilen başarı bu vizyonun güçlü bir göstergesi oldu.

🏆 Yarışmada elde edilen sonuçlar:
4 Altın 🥇 ve 2 Gümüş 🥈 madalya kazanarak büyük bir başarıya imza atıldı.
Özellikle ekip yarışmasındaki üstün performans büyük beğeni topladı.

 

MHR GYO, 489 milyon TL kar açıkladı

MHR GYO Genel Müdürü Nurkan Kaçmaz, 2025 yılında karlılıklarını, bir önceki yıla göre 4 kat artırarak, 489 milyon TL’ye çıkardıklarını açıkladı. Kaçmaz, 2025 yılındaki büyümeyi, tamamen kendi özkaynakları ile finanse ettiklerini de vurguladı.

MHR GYO, 2025 yılı mali sonuçlarını açıkladı. Buna göre, MHR GYO, 2025’i, 489 milyon TL karla kapattı. Finansal sonuçlar hakkında açıklama yapan MHR GYO Genel Müdürü Nurkan Kaçmaz, şirketin, 2025 yılı yatırım faaliyetlerindeki başarısı ve finansal yönetim performansı sonucu 489 milyon TL kar elde ettiklerini, bir önceki yılla mukayese edildiğinde karlılıklarını 4 kattan fazla artırdıklarını söyledi.

Kaçmaz, enflasyon düzeltmesine rağmen aktif toplamın 2024 yılına göre yüzde 10,5 oranında artarak, 10 milyar TL’yi geçtiğini ifade ederek, “2025 yılı, şirketimiz açısından yatırım odaklı dönüşüm ve büyüme yılı oldu. Yatırım harcamalarımızda kaydedilen artışa rağmen, operasyonel disiplin ve etkin finansal yönetimimiz sayesinde kârlılığımızı güçlü bir şekilde artırmayı başardık” dedi.

2025 yılı sonunda gayrimenkul portföyünün rayiç değer artışının, yıllık enflasyon oranının üzerine çıkarak yüzde 15 olarak gerçekleştiğine dikkat çeken Kaçmaz, “Bu büyüme reel bazda pozitif getiri üretti ve aktif büyüklüğümüz de önemli bir değer artışı yarattı” şeklinde konuştu.

SERMAYEMİZİ YÜZDE 50 ARTIRDIK

Nurkan Kaçmaz, 2025 yılında elde edilen güçlü kârlılık performansı sayesinde enflasyona rağmen özkaynakları büyüttüklerini, şirketin sermayesini yüzde 50 oranında arttırarak, sürdürülebilir büyüme için sağlam bir finansal zemin oluşturduklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

“Şirketimiz, 2025 yılındaki büyümesini, tamamen kendi özkaynakları ile finanse ederek, likiditesi yüksek borcu olmayan bir finansal görünümle tamamladı. MHR GYO olarak, 2026 yılında da yeni projeler, operasyonel verimlilik, kârlılık artışı ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Kapadokya Kültür Derneği ve Avrupa Nevşehirliler Platformu’ndan Dev Kongre Merkezine Ziyaret

Almanya/Gelsenkirchen. Almanya Kapadokya Kültür ve Dayanışma Derneği ile Avrupa Nevşehirliler Platformu, Avrupa’nın en modern etkinlik alanlarından biri olan Bellauvent Kongre ve Event Merkezi’ni ziyaret etti.

Nevşehirli hemşehrilerin ve bölgeye gönül veren dostların katıldığı bu anlamlı ziyarette, Türk girişimciliğinin ulaştığı modern nokta yerinde incelenirken Kapadokya kültürü Avrupa’nın kalbinde bir kez daha temsil edildi.

EKOM GmbH Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve Bellauvent Kongre Event’in sahibi Zonguldaklı iş insanı Mehmet Öztürk tarafından hayata geçirilen merkez, titiz tasarımıyla dikkat çekiyor. İki görkemli salonu ve büyük restoranı ile düğün, nişan, konser, iftar yemekleri ve kurumsal toplantılar için tasarlanan kompleks, bölgenin en prestijli organizasyon noktası olma özelliğini taşıyor.

Kapadokya Ruhu ve Kültürel Paylaşım

Ziyaret sırasında iş insanı Mehmet Öztürk ile yakından tanışma fırsatı bulan heyet, Kapadokya’dan özel olarak getirilen el dokuması halıyı hediye etti. Kültürel bağları güçlendirmek amacıyla çalışan hanımefendilere, birikim yapıp Kapadokya’da tatil yapmaları temennisiyle cüzdan takdim edildi. Ayrıca Nevşehir’in gururu, engelli şair-yazar Feridun Türkmen’in kitabı hediye edilerek Avanos ve Ürgüp’ün kültürel mirası paylaşıldı.

Başkan Mümün Uluç: „Büyük Bir Gurur Yaşıyoruz“

Ziyaret esnasında bir açıklama yapan Almanya Kapadokya Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Mümün Uluç, projenin önemine dikkat çekerek duygularını şu sözlerle ifade etti:

„Bugün burada hem bir Nevşehirli hem de bir dernek başkanı olarak tarif edilemez bir mutluluk içerisindeyim. Avrupa’nın en prestijli kongre merkezlerinden birini ziyaret etmek, milletimizin burada böylesine modern ve titiz bir esere imza attığını görmek bizleri onurlandırdı. Bu güzel salonun hem vatandaşlarımıza hem de Alman toplumuna hayırlı olmasını diliyorum. Bizim amacımız her zaman kültürümüzü yaşatmak ve başarıyı desteklemektir. Mehmet Öztürk ve ekibine gösterdikleri eşsiz misafirperverlik için teşekkür ediyor, tüm hemşehrilerimize bu kaliteli hizmeti tavsiye ediyorum.“

Ziyarete Katılan İsimler

Nevşehir dayanışmasının en güzel örneğinin sergilendiği ziyarete şu isimler eşlik etti: Kapadokya Kültür Derneği Başkanı Mümün Uluç, şair-yazar Nebiha Yücel, halk ozanı Mustafa Turgut, iş insanları Osman Ülkü ve Mustafa Mehmet Yaldız, sivil toplum kuruluşu üyeleri Dilek Alemdar ve Mehmet Güç. Basın dünyasından Murat Kubat ve Hasan Akdoğan ile Kapadokya sevdalısı Mustafa Güleç ve kızı Merve Güleç de bu özel günde heyeti yalnız bırakmadı.

Avrupa’da Yılın Gazetecisi Ödülü Vatan Öz’e Verildi

Diaspora Medyası İçin Stratejik Destek Çağrısı

GELSENKIRCHEN (Almanya)Vatan Öz, Avrupa Türk Medya Zirvesi 2026 kapsamında verilen “Avrupa’da Yılın Gazetecisi” ödülüne layık görüldü. Ödül, Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde düzenlenen törende Ali Paşa Akbaş tarafından takdim edildi.

Zirve organizasyonunda yapılan açıklamada, Öz’e ödülün; uzun soluklu gazetecilik kariyeri, diaspora medyasına katkıları ve Avrupa’daki Türk toplumuna yönelik yayıncılık faaliyetleri nedeniyle verildiği belirtildi.

34 Yıllık Gazlekecilik Kariyeri

Birleşik Krallık’ta (İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda) yaklaşık 30 yıldır gazetecilik yapan Vatan Öz, 25 yıldır Avrupa Gazetesi’ni aralıksız yayımlıyor. Bugüne kadar 1.253 sayı yayımlanan gazete, bu hafta 25’inci kuruluş yılını kutladı. Öz ise meslekte 34’üncü yılını geride bıraktı.

1992 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde eğitimine başlayan Öz, öğrencilik yıllarında medya araştırmaları alanında çalışmalar yürüttü. 1992-1996 yılları arasında Türk medyasına yönelik araştırmalar yaptı; çalışmaları Aktüel, Tempo ve Hürriyet gibi yayın organlarında yer aldı.

Öğrencilik döneminde Power FM, Number One FM, Sabah, Hürriyet, Star TV ve İstanbul FM gibi kuruluşlara medya araştırmaları gerçekleştiren Öz, mezuniyetinin ardından Londra’ya yerleşti ve yaklaşık 30 yıldır yaşamını Birleşik Krallık’ta sürdürüyor.

Ödül Konuşmasında Diaspora Vurgusu

Öz, ödül konuşmasında İngiltere ve Avrupa’daki Türk toplumuna, okurlarına ve destek verenlere teşekkür etti. Avrupa Türk Basın Yayın ve Gazeteciler Birliği Başkanı Ali Paşa Akbaş’a desteklerinden dolayı teşekkür eden Öz, ailesinin uzun yıllar boyunca verdiği desteğe dikkat çekti.

Konuşmasında diaspora medyasının önemine değinen Öz, Avrupa’daki Türk basınının kamu diplomasisi açısından stratejik bir rol üstlendiğini ifade etti.

Medya Çalıştayında Destek Modeli Önerisi

Zirve kapsamında düzenlenen medya çalıştayında konuşan Öz, Avrupa’daki Türk medyasının yapısal sorunlarına değindi. Yurtdışında faaliyet gösteren Türk medya kuruluşlarının fiilen Türkiye’nin kamu diplomasisi ve kültürel iletişim ağının önemli bir parçası olarak görev yaptığını belirtti.

Öz’ün önerdiği pilot destek modeline göre:

  • İlgili ülkelerde yasal olarak kayıtlı medya kuruluşları,

  • En az 3 yıl kesintisiz yayın yapan kurumlar,

  • Türkiye Cumhuriyeti basın kartı sahibi gazeteci bulunduran veya akredite olan yapılar,

  • Büyükelçilik veya Başkonsolosluk nezdinde kayıtlı medya kuruluşları şeffaf kriterler çerçevesinde destek kapsamına alınabilir.

Modelin Almanya, Birleşik Krallık ve Fransa gibi ülkelerde 12 aylık pilot uygulama ile başlatılması ve sonuçlarının etki analizi ile değerlendirilmesi önerildi. Öz, bunun doğrudan gelir transferi talebi değil; mevcut teşvik mekanizmalarının yurtdışı Türk medyasını kapsayacak şekilde genişletilmesi yönünde bir politika önerisi olduğunu ifade etti.

Uluslararası Medya Ağı ve Akademik Geçmişi

Foreign Press Association (FPA), Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi olan Öz; ikisi İngilizce yayın yapan altı haber portalı ile basılı haftalık gazeteyi yönetiyor.

1993 yılında TRT Genel Müdürlüğü bünyesinde görev alan Öz; BBC, Reuters, MTV ve The Guardian gibi uluslararası medya kuruluşlarında yer aldı ve çeşitli ülkelerde panel ve konferanslara katıldı.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu olan Öz, Birleşik Krallık’ta University of Wales Trinity Saint David’den MBA derecesine sahip.

DTİK Türkiye–Almanya İş Dünyasını Antalya’da Buluşturdu

DTİK, TÜRKİYE–ALMANYA İŞ DÜNYASINI, BİRLİKTE ÜRETMEK İÇİN ANTALYA’DA BİR ARAYA GETİRDİ

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) / Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) tarafından düzenlenen, Türkiye Almanya Çalıştayı, DTİK Almanya Temsilcisi Kemal Şahin, DEİK Genel Sekreter Yardımcısı Adem Yavuz, DTİK Bremen Temsilcisi Jacquleine Bakır Brader, DTİK Hamburg Temsilcisi İrfan Gündoğan, DTİK Kiel Temsilcisi Turgay Cahit Ağrı, DTİK Köln Temsilcisi Nurdan Ertoğan, DTİK Stuttgart Temcilcisi Hakan Balcılar, DTİK Hannover Temsilcisi Hasan Kurtuluş  ve 100’den fazla iş insanının katılımlarıyla 16 Şubat 2026 tarihinde Antalya’da gerçekleştirildi. Almanya’daki Türk iş dünyasının mevcut yapısının değerlendirildiği Çalıştay’da, diaspora diplomasisi perspektifinde iş birliği alanları ve DTİK Almanya yapılanmasının kurumsal yol haritası, Türk diasporasının iş dünyasındaki rolü ve geleceğe dönük ortak hedefler ele alındı.

 

Şahin: “Birlikte üretme ve kazanmanın gücüne inanıyoruz”

DTİK Almanya Temsilcisi Kemal Şahin, “DTİK’in ilk kurultayını 1996 yılında İstanbul’da gerçekleştirdik. O gün attığımız adım, aslında küresel ölçekte bir Türk iş ağı oluşturma hayalinin başlangıcıydı. Bugün geldiğimiz noktada bu hayalin ne kadar güçlü bir yapıya dönüştüğünü hep birlikte görüyoruz. Dünyada 6,5 milyon, Almanya’da ise 3,5 milyon Türk kökenli insan yaşıyor. Almanya’da 100 bine yakın Türk girişimci bulunuyor. Bu girişimciler 90 milyar Euro ciro üretiyor ve yaklaşık 500 bin kişiye istihdam sağlıyor. Türkiye ile Almanya arasındaki ticaret hacmi 50 milyar dolar seviyesinde. Bu rakamlar yalnızca ekonomik büyüklüğü değil, aynı zamanda stratejik potansiyeli de ortaya koyuyor. Almanya’nın Düsseldorf, Hamburg, Köln, Stuttgart, Frankfurt ve daha birçok önemli şehrinde toplantılar gerçekleştirdik. 1000’in üzerinde kişiye ulaştık. Amacımız yalnızca toplantı yapmak değil; kalıcı, sürdürülebilir ve stratejik bağlar kurmaktı. Sivil toplum kuruluşlarıyla, özellikle gençlere yönelik platformlarla iş birliği yapıyoruz. DTİK bir “Kazan-Kazan” platformudur. Türkiye kazanır, Almanya kazanır, iş dünyası kazanır, toplum kazanır. Biz rekabetin değil, birlikte üretme ve kazanmanın gücüne inanıyoruz” dedi.

Yavuz: “Türk diasporası, bilgi, deneyim, network ve gönül bağı demektir.”

DEİK Genel Sekreter Yardımcısı Adem Yavuz ise, “Diaspora; doğrudan yatırım, ticaret köprüleri, girişimcilik ve bilgi transferi açısından büyük bir potansiyel taşımaktadır. DTİK’in yaklaşımı, Diaspora girişimcilerini görünür kılmak, iş dünyası ile diaspora arasında köprü kurmak ve yerel otoritelerle temas noktalarını çoğaltmaktır. Dünyanın dört bir yanında yaşayan Türk diasporası sadece sayısal bir büyüklük değildir. Aynı zamanda bilgi, deneyim, network ve gönül bağı demektir. Eğer bu potansiyeli organize edebilirsek, sürdürülebilir ve stratejik bir güce dönüştürebiliriz. Bugün 90 ülkede temsil ediliyor, 1100’ün üzerinde üyeye sahibiz. Üyelerimizin yüzde 51’i Avrupa’da, yüzde 16’sı Avrasya’da, geri kalanı Afrika-Ortadoğu-Körfez, Balkanlar, Asya-Pasifik ve Amerika’da yer almaktadır. Bu dağılım bize gerçek anlamda küresel bir ağ kazandırmaktadır” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen Almanya’daki Türk iş dünyasının mevcut durumu sunumunda, sektörel fırsatlar ve iş birliği alanları, Diaspora gücünün kurumsallaşması, DTİK çatısı altında ortak çalışma modelleri ele alındı.

Toplantının sponsoru ise, Şahinler Holding oldu.

Düsseldorf’ta Ekonomi Zirvesi: Türk-Alman İş Dünyası Dijitalleşme ve Yeni Yatırımları Konuştu

YENİ YATIRIM FIRSATLARINI KONUŞTU

Düsseldorf. Ekonomi yayıncılığına yön verme vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Türkiye’de İş Dünyası dergisi, Almanya’ya özel olarak her yıl yayımladığı Almanya’da İş Dünyası sayısı kapsamında düzenlediği Ekonomi Zirvesi’nde Türk ve Alman iş dünyasını bu yıl “Yeni Çağın Dili: Dijitalleşme” başlığı altında bir araya getirdi. Dördüncüsü gerçekleştirilen zirvede; dijital dönüşüm, teknolojik rekabet, verimlilik ve sınır ötesi iş yapma modelleri masaya yatırıldı.

Ekonomi yayıncılığında yön gösteren bir platform olma hedefiyle yurt içi ve yurt dışı etkinliklerini sürdüren Türkiye’de İş Dünyası dergisi, Almanya’ya özel olarak her yıl yayımladığı “Almanya’da İş Dünyası” sayısı kapsamında bu yılki Ekonomi Zirvesi’ni dijitalleşme odağında gerçekleştirdi. 4. Almanya’da Ekonomi Zirvesi, 29 Ocak Perşembe günü Düsseldorf’ta, “Yeni Çağın Dili: Dijitalleşme” ana temasıyla düzenlendi.

Almanya’daki Türk yatırımcılar ile Türkiye’den Almanya pazarına açılmayı planlayan iş insanlarını, kamu temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla buluşturmayı amaçlayan zirvede; dijital dönüşümün iş yapma biçimlerine etkisi, Avrupa pazarında rekabet avantajı sağlayan teknolojik yatırımlar, yapay zekâ, otomasyon ve veri odaklı yönetim modelleri ele alındı.

Zirveye; Türkiye Cumhuriyeti Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul, Avrupa Türk İş İnsanları ve Sanayicileri Derneği (ATİAD) Başkanı Av. Aziz Sarıyar, TDU-NRW Türk-Alman İş İnsanları Derneği Başkanı Cevdet Kocaş, Türk Telekom Internatıonal Genel Müdürü Yavuz Yıldırım, Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Avrupa Temsilciler Kurulu Başkanı Turgut Torunoğulları, Green Park Hotels & Resorts Yönetim Kurulu Başkanı Adil Üstündağ, TÜYAFED Avrupa Başkanı Berkan Tüzünataç, Bulutistan Avrupa Genel Müdürü Doç. Dr. İbrahim Edin, TEBA Yönetim Kurulu Üyesi Cihangir Soytürk ve Ticaret Ateşesi Pınar Aslan katılarak dijitalleşmenin kamu, özel sektör ve sivil toplum boyutuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

YENİ ÇAĞIN DİLİ KONUŞULDU

Toplantının açılış konuşmasını Türkiye’de İş Dünyası dergisi Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak yaptı. Toprak konuşmasında, şu noktalara değindi; “İş dünyasında ne gelişme olursa ilk ve ayrıntılı bir şekilde bizden öğreneceğinizi ifade etmiş, iş dünyasının önünü açmak görevimiz demiştik. Dergimizin ilk çıkış mesajında bu iki konu vardı. Bu tutumumuza ilk günkü gibi devam ediyoruz. Hatta Avrupa’ya da açılarak çalışmalarımızı bir adım daha öteye taşıdık. Bugün 4. Almanya Ekonomi Zirvesi’ni gerçekleştirmek üzere bir araya geldik. Hepinizin bildiği üzere dijitalleşme günümüzün en önemli konularının başında geliyor. İstedik ki bugün burada hep birlikte yeni çağın dili olan dijitalleşmeyi masaya yatıralım.”

DİJİTALLEŞME TÜRK-ALMAN EKONOMİK İLİŞKİLERİNİN ANAHTAR BAŞLIĞI

Türkiye Cumhuriyeti Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul, yaptığı konuşmada, Türk-Alman ekonomik ilişkilerinin güçlenmesinde dijitalleşmenin, nitelikli insan kaynağının ve dönüşen Türk iş dünyasının belirleyici rol oynadığını söyledi. Türkiye’de İş Dünyası dergisinin bu ilişkilerde referans bir yayın niteliği taşıdığını vurgulayan İzbul, zirvelerin güçlü bir iş ağı oluşturduğuna dikkat çekti.

Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin stratejik konumu, dinamik ekonomisi ve etkin diplomasisiyle çok boyutlu bir dış politika izlediğini ifade eden İzbul, Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde faaliyet gösteren 20 bini aşkın Türk girişimcinin 100 binden fazla kişiye istihdam sağladığını belirtti. Türk yatırımlarının teknoloji, yazılım ve dijitalleşme alanlarında da güç kazandığını kaydeden İzbul, bu dönüşümün Türk iş dünyasının Almanya’daki kalıcı rolünü pekiştirdiğini söyledi.

Konuşmasında dijitalleşmenin artık diplomasinin ve konsolosluk hizmetlerinin temel unsurlarından biri haline geldiğini vurgulayan İzbul, Türkiye ile Almanya arasında hedeflenen 60 milyar dolarlık ticaret hacmi doğrultusunda karşılıklı yatırım ve iş birliklerinin desteklenmeye devam edeceğini ifade etti.

DİJİTALLEŞME ARTIK BİR TERCİH DEĞİL

Türk Telekom International Genel Müdürü Yavuz Yıldırım, Doğu Avrupa merkezli operasyonlarıyla geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren Türk Telekom International’ın, Hong Kong’dan Londra’ya, Moskova’dan Somali’ye uzanan hat boyunca kurumsal müşterilere toptan seviyede altyapı ve bağlantı hizmetleri sunduğunu belirterek, dijitalleşmenin günümüz ekonomilerinde kritik bir eşik haline geldiğini söyledi.

Dijitalleşmenin artık yalnızca verimlilik artıran bir araç olmaktan çıktığını vurgulayan Yıldırım, yapay zekâ, nesnelerin interneti ve otomasyon teknolojilerinin iş süreçlerini yeniden tanımladığını ifade etti. Bu yeni ekonomik düzlemde rekabetin; hızlı öğrenebilen, uyum sağlayabilen ve teknolojiyi stratejik bir kaldıraç olarak kullanan kurumlar arasında şekillendiğini dile getirdi.

Türk Telekom Grubu’nun 185 yıllık köklü geçmişiyle Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik ettiğini aktaran Yıldırım, ülke genelinde 535 bin kilometreyi aşan fiber ağı ve 33,9 milyon haneye ulaşan fiber kapsamasıyla güçlü bir dijital altyapı sunduklarını kaydetti. 2005’ten bu yana yapılan yatırımların 22 milyar doları aştığını belirten Yıldırım, 2030’a kadar fiber erişimin 37 milyon haneye çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.

Türk Telekom International’ın Türkiye’yi Doğu ile Batı arasında stratejik bir dijital köprüye dönüştürdüğünü vurgulayan Yıldırım, Avrupa, Orta Doğu ve Asya’ya uzanan yaklaşık 50 bin kilometrelik uluslararası fiber ağı ve denizaltı kablo sistemleriyle Türkiye’nin bölgesel bir veri merkezi konumunu güçlendirdiğini ifade etti. Yıldırım, “Dijitalleşme, ülkeler ve ekonomiler arasındaki mesafeleri kısaltan en güçlü kaldıraçtır” diyerek, bölge coğrafyalarının dijital dönüşümünde öncü rol üstlenmeye devam edeceklerini belirtti.

TEK BAŞINA BÜYÜME DEVRİ BİTTİ, ORTAKLIKLAR ŞART

DTİK Avrupa Temsilciler Kurulu Başkanı Turgut Torunoğulları, Almanya’da düzenlenen toplantının ardından bir sonraki buluşmanın Hollanda’da yapılmasını istediklerini belirterek, Avrupa’daki Türk girişimciliğinin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söyledi. Avrupa’da 61 yıllık bir geçmişe sahip Türk iş dünyasının emek yoğun ve düşük katma değerli yapılardan, teknoloji ve verimlilik odaklı iş modellerine yöneldiğini vurguladı.

Türk girişimcilerin hizmet sektöründe önemli mesafe kat ettiğini ancak bunun yeterli olmadığını ifade eden Torunoğulları, DTİK olarak teknoloji ve dijitalleşme ekseninde yeni bir yol haritası oluşturduklarını aktardı. Bu kapsamda Avrupa’da büyük ölçekli Türk şirketleriyle temas kurduklarını, Türkiye’de teknoloji yatırımı yapan firmalarla iş birlikleri geliştirdiklerini ve Avrupa’daki beyaz yakalı Türk profesyonelleri girişimcilerle bir araya getirdiklerini söyledi.

Küresel ölçekte büyümenin ancak ortaklıklarla mümkün olduğunu dile getiren Torunoğulları, DTİK çatısı altında yürütülen çalışmaların ortaklık kültürünü güçlendirdiğini, markalaşmanın stratejik öneminin netleştiğini ve bu tür toplantıların artarak devam etmesi gerektiğini vurguladı.

“DİJİTALLEŞME HUKUK VE KÜLTÜR MESELESİ”

ATİAD Başkanı Av. Aziz Sarıyar, dijitalleşmenin yalnızca teknoloji ve yapay zekâ başlığıyla ele alınmaması gerektiğini belirterek, sürecin aynı zamanda hukuk ve kültürel altyapıyla doğrudan ilişkili olduğunu söyledi. Türkiye ve Almanya arasındaki dijitalleşme farklarının bu noktada daha net görülebildiğine dikkat çekti.

Türkiye’den Almanya’ya gelen şirketlere danışmanlık verdiğini aktaran Sarıyar, Almanya’da bürokratik süreçlerin büyük ölçüde hâlâ kâğıt üzerinden yürütüldüğünü, bunun da şirketlere ciddi bir maliyet yükü getirdiğini ifade etti. Almanya’daki firmaların yalnızca bürokratik işlemler için yıllık yaklaşık 7 milyar euro personel maliyeti üstlendiğini belirten Sarıyar, sürecin yavaş ilerlemesine rağmen hukuki açıdan sağlam bir zemine dayandığını vurguladı.

Türkiye’nin genç ve dinamik yapısıyla dijital dönüşümde daha hızlı hareket edebildiğini söyleyen Sarıyar, iki ülkenin de birbirinden öğreneceği çok şey olduğunu dile getirdi. Sarıyar, konuşmasının sonunda katılımcıları 18 Nisan’da Düsseldorf Kongre Merkezi’nde düzenlenecek ATİAD Türk-Alman Ekonomik Günü’ne davet etti.”

DİJİTALLEŞME FAYDALI AMA İNSANLIK YARARI GÖZETİLMELİ

TDU NRW Türk-Alman İş İnsanları Derneği Başkanı Cevdet Kocaş, küresel dalgalanmalar ve ekonomik belirsizliklerin arttığı zorlu bir dönemden geçildiğini belirterek, iş insanlarının uzun vadeli karar almasının her geçen gün daha da zorlaştığını söyledi. Bu süreçte Türkiye ve Almanya’da iş dünyasını bir araya getiren etkinliklerin büyük değer taşıdığını vurgulayan Kocaş, Türkiye’de İş Dünyası dergisine ve Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak’a teşekkür etti.

Konuşmasında dijitalleşmeye farklı bir açıdan yaklaşan Kocaş, teknolojinin sunduğu faydaların tartışmasız olduğunu, özellikle Almanya’da nitelikli iş gücü sıkıntısının yaşandığı bir dönemde robotik çözümlerin önemli avantajlar sağladığını ifade etti. Ancak dijitalleşmenin ve teknolojik kabiliyetlerin yalnızca sınırlı bir grubun çıkarlarına hizmet etmesinin ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.

Teknolojiye karşı olunmaması gerektiğini vurgulayan Kocaş, asıl meselenin bu gelişmelerin tüm insanlığın yararına kullanılması olduğunu belirtti. Bu konuda Nobel Ekonomi Ödüllü Prof. Dr. Daron Acemoğlu’nun teknoloji ve yönetişim üzerine çalışmalarına atıfta bulunan Kocaş, teknolojik dönüşümün toplumun tamamını kapsayacak şekilde yönetilmesinin önemine dikkat çekti.

4 BİN 200 KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLIYORLAR

Green Park Hotels & Resorts Yönetim Kurulu Başkanı Adil Üstündağ, yaptığı konuşmada hem iş hayatındaki yolculuğunu hem de Türkiye’ye yaptığı yatırımları samimi ifadelerle paylaştı. Malatya’da başladığı hayat yolculuğunda çobanlıktan sanayi ve turizm yatırımlarına uzanan süreci anlatan Üstündağ, otomotiv sektöründe üretimle başladığı girişimcilik faaliyetlerini daha sonra turizm alanına taşıdığını belirtti. Taksim’de 160 yataklı bir otelle turizme adım attıklarını ifade eden Üstündağ, bugün Türkiye ve yurt dışında birçok şehirde otel yatırımlarıyla büyüyen bir yapı oluşturduklarını söyledi.

Şirket bünyesinde 4 bin 200 kişiye istihdam sağladıklarını, aynı zamanda 345 öğrencinin eğitimine destek verdiklerini vurgulayan Üstündağ, iş dünyasında olduğu kadar sosyal sorumluluk alanında da katkı sunmaya devam ettiklerini ifade etti. Konuşmasının sonunda Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul’a sanata olan ilgisi nedeniyle özel bir tablo hediye eden Üstündağ, Almanya’da yeni bir otel yatırımı için de iş birliği mesajı verdi.

“AVRUPALI ORTAKLARA İHTİYAÇ VAR”

TÜYAFED Avrupa Başkanı Berkan Tüzünataç: federasyonun vizyonuna ilişkin bilgiler vererek şu şekilde konuştu; “Federasyon olarak 100 bin üyemiz var. Türkiye’de yerli ve üst düzey yazılımcı firmalar var. Benim buradaki görevim onları dünyaya açabilmek. Avrupa ile Türkiye arasında bir köprü kurmamız lazım. Bir de Türk firmalarımızın Avrupa’da başarılı olabilmesi için Avrupalı ortaklara ihtiyacı var. Çünkü onlar buranın sitemini mentalini çok iyi biliyorlar” açıklamalarında bulundu.

“TEBA STRATEJİK BİR KÖPRÜDÜR”

TEBA Yönetim Kurulu Üyesi Av. Cihangir Soytürk, konuşmasında şu noktaların altını çizdi; “TEBA merkezi Düsseldorf’ta bulunan Türkiye ve Almanya başta olmak üzere Avrupa arasında ekonomik, sektörel ve insani bağlar kurmayı hedefleyen bir iş insanı derneği. Güçlü ve vizyoner şirketleri bir araya getirmek, şirketler arasında sinerji oluşturmak ve sürdürülebilir bir ekonomik köprü inşa etmek bizim temel misyonumuz. Doğru kişileri doğru kişilerle birleştiriyoruz. Bugün TEBA çatısı altında son derece güçlü bir üye yapısına sahibiz. TEBA olarak yalnızca konuşan değil bir araya getiren ve somut sonuçlar ortaya koyan bir yapıyız. TEBA yalnızca bir dernek değildir; TEBA Türkiye ile Avrupa arası kurulan ve ekonomik iş birliklerinin ötesine geçen Türk diasporasına hem maddi hem de manevi destek sunan yaşayan stratejik bir köprüdür.”

“TEKNOLOJİ YARIŞINDA GÜVEN VE UZUN VADELİ VİZYON ŞART”

Bulutistan Avrupa Genel Müdürü Doç. Dr. İbrahim Edin, Avrupa’daki faaliyetlerini “yeni nesil teknoloji savaşçısı” bakış açısıyla sürdürdüklerini belirterek, Bulutistan’ın 2015 yılında Türkiye’de kurulduğunu ve pandemi döneminin teknoloji sektöründe tarihi bir dönüşüm oluşturduğunu söyledi.

Pandemiyle birlikte teknoloji alanında onlarca yılda gerçekleşemeyecek bir değişimin kısa sürede yaşandığını ifade eden Edin, Bulutistan’ın bu süreçte EMEA bölgesinin en hızlı büyüyen teknoloji şirketi olduğunu ve Sabancı Holding’in 5,5 milyar euroluk dijital dönüşüm stratejisinde bulut altyapısı alanında önemli bir rol üstlendiğini aktardı.

Almanya pazarında başarının temel koşulunun güven olduğuna dikkat çeken Edin, Türkiye’den gelen şirketlerin kısa vadeli kazanç beklentisi yerine uzun vadeli, planlı ve referans temelli bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurguladı. Bulutistan olarak sağlık, enerji ve sanayi başta olmak üzere Türkiye’nin yurt dışındaki yatırımlarını desteklediklerini belirten Edin, diasporadaki Türk şirketlerine bulut sağlayıcısı olarak katkı sunduklarını ifade etti.

Avrupa’da bilişim teknolojileri alanında ciddi bir boşluk bulunduğunu söyleyen Edin, Türkiye’nin dijitalleşme ve teknolojinin etkin kullanımı konusundaki tecrübesiyle özellikle hizmet alanında Avrupa’da güçlü bir oyuncu olabileceğini belirtti. Edin, Almanya’daki start-up ve scale-up Türk teknoloji şirketlerinin başarılarının artarak devam edeceğine inandığını sözlerine ekledi.

“AMACIMIZ ŞİRKETLERE DESTEK OLMAK”

Ticaret Ateşesi Pınar Aslan, “Düsseldorf ticaret açısından Almanya’nın en önemli eyaletleri arasında. Çok sayıda Türk firmamız pazara ilk girişte bu eyaleti tercih ediyor. Bizim amacımız da Türkiye’den buraya gelip pazara girmek isteyen şirketlerimize destek olmak. Burada yatırım yapmak isteyen şirketlerimize, “burada şirket nasıl kurulur, pazara girerken nelere dikkat etmek lazım” sorularına yanıt vermek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

“Türkiye’de hayat ticari işletmeler için daha kolay” diyen Aslan, Almanya’da bir şirket açmanın daha uzun sürdüğünü dile getirerek, “Türkiye’de bir şirket açmak istediğiniz zaman bir haftada şirket açılış işlemlerini tamamlamış oluyorsunuz. Burada en iyi ihtimal bu üç ay sürüyor. Firmaları bu süreçlerle ilgili bilgilendirmek, doğru derneklere, insanlara yönlendirmek bizim görevlerimizden bir tanesi” şeklinde konuştu.

İHLAS MEDYA, KÜRESELE AÇILIMA HAZIRLANIYOR

İhlas Medya Grubu Dijital Varlıklar Genel Müdürü Volkan Ormanlı, yayıncılığın yanı sıra yazılım ve yapay zekâ alanında da faaliyet gösterdiklerini belirterek, kendi yapay zekâsıyla çalışan, tüketiciyi anlayan ve içerik üreten bir yazılım altyapısı geliştirdiklerini söyledi. Ormanlı, bu yapının yakın dönemde küresel pazarlara açılmasının stratejik hedefler arasında yer aldığını ifade etti.

Türkiye’de herkese erişebilen sayılı medya gruplarından biri olduklarını vurgulayan Ormanlı, yalnızca yönettikleri sosyal medya hesaplarıyla aylık 2,5 milyar görüntülenmeye ulaştıklarını kaydetti. Farklı markalar ve start-up yapılarıyla geniş bir dijital ekosistem yönettiklerini belirten Ormanlı, yüksek etkileşim oranları ve teknoloji yatırımlarıyla Türkiye’de en fazla kişiye erişen, dinamik medya şirketlerinden biri konumunda olduklarını söyledi.

Dijitalleşme Odaklı Stratejik Buluşma: Türk ve Alman İş Dünyası Arasında Güçlü İş Birliği Vurgusu

Türkiye’de İş Dünyası dergisi tarafından Almanya’ya özel olarak yayımlanan “Almanya’da İş Dünyası” sayısı ve bu kapsamda düzenlenen Ekonomi Zirvesi, dijitalleşmenin merkezde olduğu yeni dönemde Türk ve Alman iş dünyası arasındaki iş birliklerinin stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu.

Bu yıl da sürdürülebilir, teknoloji odaklı ve uzun vadeli ortaklıkların geliştirilmesine zemin hazırlayan zirve; dijital dönüşüm, yenilikçi iş modelleri ve sınır ötesi ekonomik iş birlikleri açısından güçlü bir buluşma noktası olma özelliğini pekiştirdi. Türk ve Alman iş dünyasının temsilcilerini ortak bir vizyonda buluşturan organizasyon, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceğine yön veren önemli bir platform olarak öne çıktı.

 

  1. ALMANYA EKONOMİ ZİRVESİ’NDE KİMLER ÖDÜL ALDI?
  • Ali İhsan İzbul – Türkiye Cumhuriyeti Düsseldorf Başkonsolosu
  • Yavuz Yıldırım- Türk Telekom International Genel Müdürü
  • Turgut Torunoğulları- DTİK Avrupa Temsilciler Kurulu Başkanı
  • Sinan Çevik – Bereket Brot Şirket Kurucusu
  • Avşar Dada – Asset Genel Müdürü
  • Esra Ünal – Proline Europe Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü
  • Sergen Ertürk – Öz Kayseri Yönetici Ortağı
  • Murat Kubat – Hasene
  • Hülya Yılmaz – Lojistik Sektörü
  • Doğan Akdoğan ve Vijdan Taşçı- Mediatör Restaurant Kurucuları

ATİK Heyeti, Komrat Belediye Başkanı ve Essen Başkanı’ndan TÜYAP’a İş Birliği Ziyareti

TÜYAP Kurucu Başkanı Bülent Ünal’ı, ATİK Genel Başkanı ve HAXSA Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Şahin, Komrat Belediye Başkanı Serghei Anastasov ve ATİK Almanya Essen Başkanı Akif Candemir ve Heyeti Ziyaret Etti

IIFF 2026 İstanbul Mobilya Fuarı,Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ve MOS Fuarcılık A.Ş. organizasyonunda,Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) desteğiyle,27–31 Ocak 2026 tarihleri arasında Türkiye’de İstanbul’daki TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Dünyanın en prestijli mobilya fuarları arasında yer alan IIFF 2026; üreticiler, alıcılar, yatırımcılar ve sektör profesyonellerini bir araya getirerek küresel ticaretin önemli merkezlerinden biri haline geldi.

Fuar Öncesi Resmî Ziyaret

Fuar programı kapsamında;

ATİK Genel Başkanı ve HAXSA Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Şahin, Komrat Belediye Başkanı Serghei Anastosov, ATİK Essen Başkanı Akif Candemir , Fatih Vahti Gündağ- ATİK Türkiye Teşkilat Başkanı,Zekeriya Bölükbaşı – ATİK Almanya Essen Başkan Yardımcısı, Ludmila Anastosov – İş İnsanı, İsmet Özkan – ATİK Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı TÜYAP Kurucu Başkanı Mustafa Bülent Ünal’ı TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’ndeki makamında ziyaret etti.

Gerçekleşen görüşmede; uluslararası fuarların iş dünyasına sunduğu fırsatlar, üretici firmaların küresel pazarlara erişimi ve ATİK – HAXSA – AWorldPress platform sisteminin sağladığı dijital network altyapısı ele alındı. Ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennileri ve ilerleyen dönemde ortak projeler geliştirilmesi vizyonu ile tamamlandı.

Yoğun Uluslararası Katılım

IIFF 2026 İstanbul Mobilya Fuarı’na; çok sayıda ATİK ve HAXSA üyesi firma katılım sağladı.

Fuar kapsamında dünyanın farklı ülkelerinden gelen girişimciler, Türkiye içerisindeki üreticiler, yurt dışından gelen alıcılar ve yurt dışında faaliyet gösteren ATİK – HAXSA üyeleri birebir görüşmeler gerçekleştirerek güçlü ticari temaslarda bulundu.

Özellikle Avrupa’dan gelen mobilya üreticileri ve alıcılar, ATİK üyeleri olarak fuarda yer aldı.

Yurt dışında faaliyet gösteren yabancı katılımcılar da, ATİK – HAXSA ağı üzerinden daha önce kurmuş oldukları temaslar sayesinde İstanbul’da doğrudan buluşmalar gerçekleştirerek ticari görüşmeler yaptı.

Küresel Vizyon ve Dijital Ticaret

ATİK Genel Başkanı ve HAXSA Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Şahin yaptığı değerlendirmede;

ATİK ve HAXSA bünyesindeki firmaların 1.000’in üzerinde dijital platformda yer aldığını,

SEO – hashtag – SEO key altyapısıyla Google ve dünya aramalarında vitrinde göründüğünü ifade etti.

HAXSA CreditForm Güven Sertifikası ile firmaların tüm bilgilerinin denetimden geçirildiğini, bu verilerin ticaret odaları, büyükelçilikler ve diaspora ticaret komisyonlarıyla paylaşılması sayesinde uluslararası güvenilir ticaret ekosistemi oluşturulduğunu vurguladı.

Sonuç: Küresel Referans Noktası

ATİK – HAXSA katılımı, Türk üreticilerinin dünya pazarlarına açılmasında güçlü bir vitrin oluştururken, IIFF 2026’yı uluslararası iş dünyasının referans noktalarından biri haline getirdi.

 

 

Bu yönüyle IIFF 2026 İstanbul Mobilya Fuarı; sadece Türkiye içi değil, aynı zamanda diaspora, Avrupa ve küresel iş çevrelerini aynı platformda buluşturan stratejik bir ticaret merkezi olarak öne çıktı.

TÜYAP Kurucu Başkanı Bülent Ünal’ı, ATİK Genel Başkanı ve HAXSA Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Şahin, Komrat Belediye Başkanı Serghei Anastasov ve ATİK Almanya Essen Başkanı Akif Candemir ve Heyeti Ziyaret Etti

 

Derin Miras Projesi Düsseldorf’ta dünyaya tanıtıldı

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ve 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu (ÇOK A.Ş.) arasında imzalanan protokol ile Çanakkale Boğazı’ndaki tarihi savaş gemisi batıklarının korunması ve dalış turizmine kazandırılması adına yeni bir dönem başlıyor.

 

Dünyanın en büyük yat ve su sporları fuarı Boot Düsseldorf’tatanıtılan „Derin Miras“ projesi, kültürel mirası korurkenyerel ekonomiye ve iklim kriziyle mücadeleye katkı sağlayacak.

Yatçılık ve su sporları dünyasının en kapsamlı buluşması BootDüsseldorf, bu yıl da dünyanın dört bir yanından binlerceziyaretçiyi ve sektörün önde gelen markalarını bir arayagetirerek önemli proje ve iş birliklerine sahne oldu. Bunlardanbiri de Çanakkale Boğazı’ndaki Çanakkale DenizSavaşları’ndan kalan gemi batıklarının korunması ve dalış turizmine kazandırılması konusunda başlatılan “Derin Miras” projesi ve projenin tanıtımı için düzenlenen imza protokolü oldu.

Boot Düsseldorf fuarında gerçekleşen program, dünyanın önde gelen sualtı fotoğrafçılarından İsveçli Alex Dawson‚ın sunumuyla başladı. „Derin Miras“ tanıtım videosu gösteriminin ardından Türkiye Cumhuriyeti DüsseldorfBaşkonsolosu Ali İhsan İzbul bir konuşma yaptı. ÇanakkaleSavaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemirve 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu CFO’su MuratSarıkaya’nın katılımıyla gerçekleşen protokol imzası ile proje, ulusal ve uluslararası kamuoyuna resmen tanıtıldı.

Gelecek nesillere sürdürülebilir bir miras bırakılması hedefleniyor

Çanakkale savaş batıkları “Çanakkale ruhunu” en iyi anlatan ve savaşın en şiddetli anına tanık olmuş tarihsel ve kültürel birer miras. “Derin Miras” projesi ise, batıkların katodik koruma teknolojisi ile korozyondan korunmasını ve zaman içerisinde yok olmalarının önlenmesini sağlayacak. Bu yöntem sayesinde korozyonla açığa çıkan ağır metallerin karbon salınımları önlenirken, koruma altındaki batıklar yapay resifleroluşturarak biyolojik çeşitlilik için yaşam alanı oluşturacak. Böylece proje, Çanakkale Boğazı’nın sürdürülebilir dalış turizminin en önemli merkezlerinden biri haline gelmesine katkıda bulunacak. Çevre dostu bir koruma yöntemi olankatodik koruma ile batıklara boya vb. herhangi bir müdahale yapılmayacak; elektrokimyasal koruma yöntemi uygulanarak batıkların yanlarına özel birer cihaz (galvaniz anot) yerleştirilerek batık, katot haline getirilecek ve korozyonun durdurulması sağlanacak. Bu proje yalnızca teknik bir çözüm değil; aynı zamanda geçmişe saygı, çevreye duyarlılık, ekonomiye katkı ve gelecek nesillere yatırım anlamına da geliyor.

Dünyanın en popüler su altı parklarından biri olacak

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, Çanakkale Boğazı’ndaki 27 adet batığı ve 2 adet resif olmaküzere 29 farklı noktayı dalış sporuna açmış ve Gelibolu TarihiSualtı Parkı’nı dünyanın önde gelen dalış merkezlerinden biri haline getirmeyi hedef olarak koymuştu. Derin Miras projesi ise uluslararası dalış turizmi için çekici bir destinasyon yaratarak yerel ekonomiye önemli katkı sağlayacak. Sürdürülebilir turizm anlayışıyla yürütülecek proje hem doğaya hem tarihe saygılı bir yaklaşımla Çanakkale’nin turizmpotansiyelini artıracak. Aynı zamanda batıklar, su altı tarihi vebilimsel araştırmalar için benzersiz bir laboratuvar işlevi görecek.

“Evrensel bir sorumluluk projesi”

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir projenin önemini şu sözlerle ifade etti: ‘’Çanakkale Boğazı’nın derinliklerinde yer alan savaş gemisi batıkları, yalnızca milletimizin değil, insanlık tarihinin ortak hafızasını taşıyan eşsiz kültürel miras unsurlarıdır. Derin Miras, Çanakkale’nin derinliklerindeki ortak insanlık mirasını bilimsel koruma ve sürdürülebilirlik anlayışıyla geleceğe taşıyan evrensel bir sorumluluk projesidir. Bu anlayışla hayata geçirilen proje, kültürel mirasın korunmasını çevresel duyarlılık, bilimsel yöntemler ve uluslararası normlarla uyumlu bir anlayışla ele almakta, su altı kültürel mirasının barış, iş birliği ve ortak değerler temelinde yaşatılmasına katkı sunmaktadır. Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı ile birlikte TarihiAlan, Dünya’nın en büyük açık hava müzesini inşa etme yolunda önemli bir adım daha atmıştır. Bu vesile ile Dünya’nın her bölgesindeki dalış sporu meraklılarına seslenmek istiyorum. Dünya tarihinin seyrini değiştiren Çanakkale Savaşı’na su altında tanık olmak için sizleri tarihinderinliklerine, Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’nı keşfetmeyedavet ediyorum. Bu evrensel sorumluluk projesinde 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu’nun stratejik ortağımız olması hem tarihî mirasımızı koruma hem de sürdürülebilir turizmvizyonumuzu hayata geçirme kararlılığımızı güçlendirmiştir.”

„Uzun soluklu bir taahhüt: Derin Miras“

1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu CFO’su Murat Sarıkaya ise; „Bugün Çanakkale Savaşları Gelibolu TarihiAlan Başkanlığı ile her yönüyle gurur duyduğumuz bir işbirliğine imza atıyoruz. Bu proje ile tarihî değerlerimizi korumanın yanı sıra Çanakkale Boğazı’nın biyolojik çeşitliliğinin ve Çanakkale’nin sürdürülebilir turizm potansiyelinin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Derin Miras, uzun yıllar boyunca içinde bulunacağımız ve sahipleneceğimiz bir proje olacak. Dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprüsü 1915 Çanakkale Köprüsü uluslararasıfinansman yapısı ve güçlü sürdürülebilirlik vizyonu nedeniyle çevresel ve sosyal açıdan çok yüksek standartlara sahip. Bugüne kadar hayata geçirdiğimiz 321 çevresel ve sosyal proje ile Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’neve döngüsel ekonomiye katkımız sayesinde Birleşmiş Milletlertarafından birincilik ödülüne layık görülmüştük. Derin Miras projesi de ‘iyi bir komşu olma’ sürdürülebilirlik vizyonumuzun kalıcı bir parçası olacak.” dedi.

 

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Hakkında:Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, Çanakkale Deniz ve Kara Savaşları’nın meydana geldiği Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı’nın tarihi, kültürel ve manevi değerleri ile doğal dokusunun korunması, yaşatılması, geliştirilmesi, tanıtılması, gelecek kuşaklara aktarılması ve yönetimini sağlamak üzere 2014 yılında kurulmuş olan Kültür ve Turizm Bakanlığının ilgili kuruluşudur.

 

1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu (ÇOK A.Ş.) Hakkında: Çanakkale Otoyol ve Köprüsü İnşaat Yatırım ve İşletme A.Ş. (ÇOK A.Ş.), 2017 yılında 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu projesini gerçekleştirmek üzere kurulmuştur Proje; Malkara ile Çanakkale arasında 1915 Çanakkale Köprüsü’nü de içeren 89 kilometre otoyol ve 12 kilometre bağlantı yolundan oluşmaktadır. Türkiye’den Limak ve Yapı Merkezi, Güney Kore’den DL E&C ve SK ecoplant şirketleri ÇOK A.Ş.’nin dört eşit ortağıdır. Dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprüsü unvanına sahip 1915 Çanakkale Köprüsü 18 Mart 2022’de hizmete açılmıştır.

Murat Ateşalp’ten İş Dünyasına Kritik Çağrı: „2026’da Finansal Planlama Şart!“

Hollanda ve küresel piyasalardaki ekonomik gelişmeleri değerlendiren Murat Ateşalp, 2026 yılına dair beklentilerini, riskleri ve potansiyel fırsatları paylaştı. Faizlerin %4 seviyelerinde seyretmesini beklediğini ifade eden Ateşalp, işletmeler için yeni nesil finansal planlamanın önemine dikkat çekti.

Gayrimenkulde Hareketlilik, Vergi Politikalarında Baskı 2026 yılının ekonomik açıdan 2025’ten daha çetin geçebileceğine işaret eden Ateşalp, buna karşın stratejik düşünen aktörler için yeni kapıların açılacağını öngörüyor. Özellikle Hollanda’daki sıkılaşan vergi politikalarının ekonomi üzerinde ilave bir baskı oluşturduğunu hatırlatan Ateşalp, gayrimenkul piyasasına dair şu değerlendirmelerde bulundu:

„Önümüzdeki dönemde gayrimenkul piyasasında alım-satım trafiğinin hızlandığını göreceğiz. Buna paralel olarak yurt dışına taşınma eğilimlerinde de bir artış bekliyoruz. Zorlu bir iklime giriyoruz ancak akılcı, stratejik ve uzun vadeli planlama yapanlar bu dönemi fırsata çevirebilir.“

„Risk Yönetimi En Önemli Can Simidi“ İş dünyasının yeni döneme hazırlıklı girmesi gerektiğini savunan Ateşalp, belirsizlik dönemlerinde sağlam bir finansal yapının ve doğru risk yönetiminin şirketler için en önemli „can simidi“ olacağını belirtti. Ateşalp’e göre, 2026 yılında ayakta kalmanın ve büyümenin anahtarı, anlık kararlar yerine veri odaklı ve uzun vadeli finansal stratejiler geliştirmekten geçiyor.

İş Dünyasına „Finansal Planlama“ Çağrısı Toplantının sonunda, Hollanda’daki Türk girişimcilerin yeni döneme hazırlıklı girmesi gerektiği vurgulandı. Ateşalp, belirsizlik dönemlerinde sağlam bir finansal yapının ve doğru risk yönetiminin şirketler için en önemli „can simidi“ olacağını belirterek konuşmasını tamamladı.

Ünsal Group Almanya’da Yatırımcılarla Buluşuyor

Türkiye’nin lider konut geliştiricilerinden Ünsal Group, Almanya’da düzenleyeceği Proje Tanıtım Etkinlikleri ile yatırımcılarla bir araya geliyor. Düsseldorf ve Mannheim’da gerçekleştirilecek organizasyonlarda, Ünsal Group’un Ankara başta olmak üzere hayata geçirdiği seçkin konut ve karma yaşam projeleri tanıtılacak.

Etkinliklerin ilk durağı 13–14 Aralık tarihlerinde Düsseldorf olacak. Tanıtım toplantıları, Hilton Düsseldorf Hotel’de saat 09.00–21.00 arasında gerçekleştirilecek. Ardından Ünsal Group, 20–21 Aralık tarihlerinde Mannheim’da yatırımcılarla buluşacak. Mannheim’daki etkinlik ise Radisson Blu Hotel Mannheim’da yine 09.00–21.00 saatleri arasında düzenlenecek.

Proje tanıtım etkinliklerinde, Ünsal Group’un mimari yaklaşımı, yatırım potansiyeli yüksek projeleri, ödeme ve yatırım modelleri hakkında detaylı bilgiler paylaşılacak. Katılımcılar, uzman ekiplerle birebir görüşme imkânı bulurken, Türkiye’de güvenli ve sürdürülebilir gayrimenkul yatırımı fırsatlarını yakından inceleme şansı elde edecek.

Yatırımcıların yoğun ilgi göstermesi beklenen etkinlikler için randevu oluşturmak isteyenler, +90 538 857 51 18 numaralı telefon üzerinden Ünsal Group yetkilileriyle iletişime geçebiliyor.

İlk Türk-Alman Otomotiv Zirvesi Berlin’de Gerçekleşti: Avrupa Mobilite Sektörüne Yeni Bir Endüstriyel Eksen

Berlin (ots). Küresel sanayi politikalarının köklü değişimlerden geçtiği bir dönemde, Almanya ile Türkiye arasındaki ekonomik iş birliği her zamankinden daha fazla önem kazanıyor. Bu çerçevede, 20 Kasım 2025’te Berlin’de düzenlenen İlk Türk-Alman Automobilgipfel (Otomotiv Zirvesi), her iki ülkeden iş dünyası, siyaset ve akademinin önde gelen isimlerini bir araya getirerek Avrupa otomotiv endüstrisinin geleceği ve ikili ortaklıkların dönüşümdeki rolünü masaya yatırdı.

Zirvenin odağında, otomotiv sektörünün elektrikli araçlara geçişi, dijitalleşme ve sürdürülebilir değer zincirlerinin oluşturulması gibi kritik başlıklar yer aldı. Sanayinin merkezi olarak kabul edilen Almanya, mühendislik ve Ar-Ge kapasitesini genişleten Türkiye ile birlikte Avrupa’nın tedarik zinciri mimarisinde yeni ve güçlü bir ortaklık modeli geliştiriyor.
Üst Düzey Katılım

Etkinliğe;
• Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır,
• Volkswagen AG’nin eski CEO’su ve Infineon Technologies AG Denetim Kurulu Başkanı Dr. Herbert Diess,
• Daimler Buses CEO’su Till Oberwörder,
• Togg CEO’su Gürcan Karakaş

gibi alanında yetkin isimler katıldı. Panel oturumlarında, teknolojik yenilikten üretim süreçlerinin dijitalleşmesine, sürdürülebilir tedarik zincirlerinden ortak araştırma projelerine kadar pek çok konu tartışıldı.
“Türkiye artık sadece bir üretim üssü değil”

Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OIB) Başkanı Baran Çelik, Türkiye’nin Avrupa’nın teknolojik değer zincirinin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Türkiye artık yalnızca bir üretim merkezi değil, Avrupa’nın teknolojik değer üretiminin parçasıdır. Almanya ile birlikte daha sürdürülebilir, dijital ve yenilikçi bir otomotiv endüstrisi inşa edebiliriz. Bu iş birliği, ticaretin ötesine geçip ortak Ar-Ge süreçleri, araştırma faaliyetleri ve entegre tedarik zincirleriyle Avrupa’nın rekabet gücünü artıracaktır.”

“Her gün 410 Türk kamyonu Almanya’ya parça taşıyor”

TAYSAD Başkanı Yakup Birinci, Türk yan sanayisinin Avrupa otomotivindeki kritik rolüne dikkat çekti:

“Biz burada Berlin’de bu zirveyi sürdürürken, aynı anda 410 kamyon Türk tedarik sanayisinin ürettiği yüksek kaliteli parçalarla Almanya’ya doğru yola devam ediyor. Her gün, her saat, aralıksız. Bu sadece lojistik değil; 50 yılı aşan güvenin, stratejik ortaklığın ve birbirine bağlılığın bir göstergesidir.”

Birinci, Türkiye’nin Avrupa’nın dirençli tedarik zinciri, batarya üretimi ve yeşil mobilite stratejilerinde eşit ortak olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.
“Türkiye, dönüşüme liderlik edecek kapasiteye sahip”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çekerek:

“Türkiye, gelişmiş Ar-Ge ve inovasyon ekosistemi ile güçlü sanayi altyapısıyla otomotivin mobilite odaklı dönüşümünde öncü rol üstlenmeye hazırdır.”

Alman sanayisinden tam destek

Dr. Herbert Diess, Türkiye’nin Avrupa açısından önemine şu sözlerle işaret etti:

“Türkiye’nin rekabetçi maliyetleri ve dinamik üretim yapısı, Avrupa’nın rekabet gücüne doğrudan katkı sağlıyor.”

Daimler Buses CEO’su Till Oberwörder ise:

“Türkiye, bizim tüm yapılanmamız içinde stratejik açıdan en önemli unsurlardan biridir.”

Avrupa mobilitesinde yeni bir dönem

Zirve, Türkiye ve Almanya’nın otomotivdeki dönüşümü ortak bir görev olarak ele aldığını net biçimde ortaya koydu. İki ülke arasındaki iş birliğinin, Avrupa’nın teknolojik açıklığını, sanayi dayanıklılığını ve küresel rekabet gücünü artırmada kritik bir rol oynayacağı vurgulandı.
Arka Plan

Türk-Alman Otomotiv Zirvesi, 2025 yılında ilk kez Berlin’de düzenlendi. Amaç; iki ülkenin politik, akademik ve endüstriyel aktörlerini bir araya getirerek otomotiv sektörünün Avrupa ve dünya ölçeğindeki dönüşümünü ortak perspektifle ele almak.

Fotoğraf Alt Yazısı:

Fotoğraf ve Telif Hakkı: OIB – Turkish Automotive

İş Dünyasının Dev Buluşması İstanbul’da Gerçekleşti

Lider Patronlar Birliği & Taşyapı İşbirliği ile 400 İş İnsanı Büyük Buluşmada Bir Araya Geldi

İstanbul – 24 Eylül 2025: Lider Patronlar Birliği’nin Taşyapı işbirliğiyle düzenlediği 2025–2026 sezonu açılış galası, İstanbul Şişli’deki Taşyapı Etkinlik Alanı’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinlikte yaklaşık 400 iş insanı buluşarak hem yeni dönemin vizyonunu hem de iş dünyasındaki iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.

Açılış Galası ve Program Akışı

Etkinlik sabah saat 06:30’da karşılama ve kayıt ile başladı. B2B görüşmelerin ardından toplantı 07:30’da resmen açıldı. Günün onur konuğu, Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı oldu. Turanlı, “Mahalle bazında kentsel dönüşüm ile Türkiye Yüzyılının inşasına yeni bir soluk” başlıklı konuşmasıyla katılımcılara önemli mesajlar verdi.

Program kapsamında sunumlar, tanıtımlar, toplu fotoğraf çekimi ve serbest zaman yer aldı. Açılış galası, iş dünyası temsilcilerine hem güçlü bir network ortamı sundu hem de geleceğe dair yeni iş birliklerine zemin hazırladı.

Lider Patronlar Birliği’nin 2025–2026 sezonu açılış galası, iş dünyasının güçlü temsilcilerini bir araya getirerek Türkiye’nin geleceğine dair vizyoner adımların atıldığı prestijli bir organizasyon olarak öne çıktı.

Lider Patronlar Birliği Hakkında

Lider Patronlar Birliği, farklı sektörlerden iş insanlarını bir araya getirerek dürüst, güvenilir ve ahlaklı ticaret anlayışını geliştirmeyi amaçlayan bağımsız bir iş dünyası platformudur. Üyeler arasında karşılıklı faydaya dayalı bir iş ağı oluşturmayı hedefleyen birlik, uluslararası networking sistemini Türkiye’nin gelenekleri ve hukuki yapısına uyarlamaktadır.

Siyasi veya cemaat bağlantısı olmadan tamamen bağımsız bir yapıyla faaliyet gösteren Lider Patronlar Birliği; ülke üretimine katkı sunmayı, iş insanlarının bilgi ve tecrübelerinden faydalanarak girişimcilik ruhunu geliştirmeyi misyon edinmiştir.

Lider Patronlar Birliği’nden İş Dünyasına Güçlü Dayanışma Mesajı

Türkiye’nin farklı sektörlerinden başarılı iş insanlarını aynı çatı altında buluşturan Lider Patronlar Birliği, “Birlikten Doğan Güç” sloganıyla iş dünyasında güven ve dayanışma ortamı oluşturmayı hedefliyor.

Güvenilir Ticaret ve Dayanışma Ön Planda

Birliğe üye olan her iş insanı, kendi alanında başarılarını kanıtlamış şirket sahiplerinden oluşuyor. Birliğin kuruluş amacı, üyelerin iş portföylerinden karşılıklı faydalanmalarını sağlamak ve ticarette önceliği birlik üyelerine vermek. Böylece hem şirketlerin büyümesi hem de sürdürülebilir ticari ilişkilerin gelişmesi hedefleniyor.

Uluslararası alanda sıkça kullanılan networking sistemini Türkiye’ye uyarlayan Lider Patronlar Birliği, bu modeli ülkenin geleneklerine, hukuki yapısına ve ticari etik anlayışına göre şekillendirdi. Birlik, güvenilir, ahlaklı ve dürüst ticareti ilke edinmiş girişimcileri bir araya getiriyor.

“Kazandır + Kazan” Metodu

Bağımsız ve tarafsız bir platform olarak öne çıkan Birlik, herhangi bir siyasi görüş ya da kurum adına hareket etmiyor. Yalnızca iş geliştirme odaklı faaliyet gösteren yapının temel prensibi ise “Kazandır + Kazan” metodu.
Her üye kendi satın alma prensipleri doğrultusunda özgürce hareket edebiliyor. Ancak Birlik üyelerinden teklif alarak işbirliği yapılması, dayanışmayı güçlendiren önemli bir unsur olarak teşvik ediliyor.

Misyon ve Vizyon

Birliğin misyonu; farklı sektörlerden iş insanlarını bir araya getirerek ülke ekonomisine katkıda bulunmak ve üretim gücünü artırmak.
Vizyonu ise; başarılı patronların bilgi ve tecrübelerinden yararlanarak yeni projeler geliştirmek, girişimci ruhu canlı tutmak ve iş dünyasında büyümeyi desteklemek.

Lider Patronlar Birliği, iş dünyasında güvene dayalı yeni bir işbirliği kültürü oluşturmayı amaçlarken, girişimcilik ve ticari dayanışmada örnek bir model olma yolunda ilerliyor.

Fotoğraflar: Tolga Yangirligil

PRIOPACK Germany’den Avrupa’ya Yüksek Kaliteli Gastro Ambalaj Ürünleri

Düsseldorf – Avrupa ülkelerine yüksek kaliteli ve geniş ürün yelpazesiyle “Gastro Ambalaj” çözümleri sunan PRIOPACK Germany, üretimini Türkiye’de gerçekleştiriyor. Şirket, Almanya başta olmak üzere Avrupa genelinde meyve-sebze kutuları, fastfood ambalajları, perakende taşıma poşetleri ve çok daha fazlasını pazara sunuyor.

 

Üretim, 1982 yılından bu yana ihracat, gastronomi ve perakende sektörlerinde faaliyet gösteren Türkiye merkezli OĞUZ Oluklu Mukavva Ambalaj Sanayi A.Ş. ve MODEL Ambalaj A.Ş. fabrikalarında yapılmaktadır.

Nisan ayında Düsseldorf’ta kurulan PRIO PACKAGING GmbH, Yönetim Kurulu Başkanı Hüsamettin Oğuz Başıbüyük’ün öncülüğünde, Avrupa Satış Müdürü Raşit Tırman yönetiminde faaliyet göstermektedir. Şirketin hedefi, Türkiye’de üretilen ambalaj ürünlerini Avrupa pazarına tanıtmak ve ihracatı güçlendirmektir.

Resim altı: Soldan sağa: LokalBakış Yayın Yönetmeni Mustafa Gülec, Avrupa Satış Müdürü Raşit Tırman

 

Modern Üretim Tesisleri

İstanbul Esenyurt’ta bulunan 16.000 m² açık ve 11.000 m² kapalı alana sahip modern fabrikalarda üretilen ürünler, hem Türkiye’nin iç pazarına hem de Avrupa’daki müşterilere sunulmaktadır.

Avrupa’da Tercih Edilen Ürünler

PRIOPACK ürünleri yüksek kalite, kullanım kolaylığı, dayanıklılık ve reklam amaçlı fonksiyonel tasarımları sayesinde Avrupa ülkelerinde yoğun ilgi görmektedir. Özellikle meyve-sebze kutuları, ürün kolileri ve kağıt taşıma poşetleri; grossmarkt zincirlerinden fastfood restoranlarına, pastanelerden perakende mağazalarına kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir.

Geniş Ürün Yelpazesi

PRIOPACK; pizza kutusundan e-ticaret kolilerine, hamburger kutusundan özel kesimli kutulara kadar geniş bir ürün çeşitliliği sunmakta, aynı zamanda Türkiye’deki ihracatçılara da katkı sağlamaktadır.

Alfter’de Yeni Dönem Başlıyor: Medipa Eco Campus ile Almanya’ya Örnek Yatırım

Alfter, 8 Temmuz 2025 – Avrupa’nın önde gelen halı markalarının (Merinos, Dinarsu, Padisah) distribütörlüğünü üstlenen Medipa Handels GmbH, Almanya’daki sürdürülebilir ve teknoloji odaklı büyüme stratejisinde önemli bir adım attı. Şirket, Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine bağlı Alfter kentinde “Medipa Eco Campus” adını taşıyacak yeni bir lojistik ve yönetim merkezi kuruyor. Projenin toplam yatırım hacmi 50 milyon euro.

Kampüsün kuşbakışı mimari görünümü

Troisdorf’taki mevcut faaliyetlere ek olarak geliştirilecek olan bu proje, 75.000 metrekarelik bir alanda yükselecek. “Yeşil Kampüs” anlayışıyla tasarlanan alan; çevreci altyapısı, yenilenebilir enerji sistemleri ve çalışan odaklı konseptiyle dikkat çekiyor. Kampüsün DGNB-Gold ve QNG-Plus gibi yüksek prestijli sürdürülebilirlik sertifikaları alması hedefleniyor – bu standartlara şu an yalnızca %10’luk bir kesim ulaşıyor.

DGNB Gold & QNG Plus Sertifikalı, Çevreci ve İnsan Odaklı “Yeşil Kampüs”

Yeni kampüs, Almanya’da yalnızca %10’luk seçkin bir yatırım sınıfının ulaştığı DGNB Gold ve QNG Plus sürdürülebilirlik sertifikalarına aday gösterildi.

  • 40.000 m² tam otomasyonlu lojistik depo

  • 5.000 m² ofis, showroom ve Ar-Ge alanı

  • 100 araçlık çift katlı otopark, TIR bekleme alanları

  • 2 MW kapasiteli güneş enerjisi sistemi ve batarya altyapısı

  • Yaygın çatı yeşillendirmesi ve cephe bitkilendirme sistemleri

  • Rejeneratif ısıtma teknolojileri

  • 5.000 m² üzerinde özel peyzajlı yeşil alan

  • Tam otomatik yangın söndürme sistemleri

  • Çalışanlar için modern, ergonomik çalışma alanları, ayrıca dinlenme ve spor alanları

İnşaat Mart 2026’da Başlıyor

Projede ilk kazmanın Mart 2026’da vurulması planlanıyor. Yaklaşık 20 aylık inşaat sürecinin ardından, “Medipa Eco Campus” 2027 yılı sonuna doğru faaliyete geçmiş olacak.

Showroom, Ar-Ge ve çalışma alanlarından iç görünüm
Showroom, Ar-Ge ve çalışma alanlarından iç görünüm

Avrupa Lojistiğinde Yeni Merkez

Tesis faaliyete geçtiğinde:

  • Yaklaşık 250 kişilik istihdam sağlayacak

  • Günlük 100.000 halı sevkiyat kapasitesine sahip olacak

  • Avrupa’nın dört bir yanına 24 saat içinde teslimat gerçekleştirecek

  •  
    İmza töreninden kare – 8 Temmuz 2025

Alfter Belediyesi’nden Takdir ve Teşekkür

İmza töreni, 8 Temmuz 2025 tarihinde Alfter Belediyesi’nde düzenlendi. Törende şu isimler yer aldı:

  • Rolf Schumacher – Alfter Belediye Başkanı

  • Thomas Poggenpohl – Ekonomik Kalkınma Genel Müdürü

  • Alfter Belediye Meclisi üyeleri

  • Caglar Kepekci – Medipa Handels GmbH Genel Müdürü

  • Banu Kepekci – The Carpet GmbH Genel Müdürü

  • Muharrem Ağustoslu – Medipa Handels GmbH COO

“Alfter, stratejik konumu ve iş birliğine açık yaklaşımıyla bizim için örnek bir yatırım ortamı sunuyor. Bu projeyle hem çevreye duyarlılık hem de sektörel dönüşüm hedefliyoruz.”
Caglar Kepekci, Medipa Handels GmbH Genel Müdürü

Ana giriş ve ofis binası tasarımı

Alfter Belediye Başkanı Rolf Schumacher, törende yaptığı konuşmada Medipa Handels GmbH’ye teşekkür ederek:
“Bu yatırım, Alfter tarihinde yapılacak en büyük özel sektör yatırımıdır. Şehrimize değer katacak bu projeden dolayı Medipa’ya minnettarız.” dedi.

Ayrıca belediye, iş birliğini temsilen üzerinde “Medipa+Alfter” yazılı özel bir kürek hediye ederek inşaatın başlangıcını sembolik olarak kutladı.

Fotoğraflar: Özel 

Kırklareli’nin helal sofra içeceği ‘Rumeli Hardaliyesi’ yeme-içme mekanlarında ve market raflarında

Osmanlı’nın, 500 yıllık „Saltanat Sofraları İçeceği“ RUMELİ HARDALİYE’sini tatmak ve geleneksel yöntemlerle, bugün nasıl üretildiğini görmek için: Geçen hafta LEZZETHAN kardeşim Burak Duvak ile KIRKLARELİ’ne konuk olduk. Tarihi yapılarını, bağlarını, bahçelerini gezdik. Ünlü Köfteci ve Kahvaltıcılarında; Enfes Et ve Süt Ürünleri tattık. „Lezzete Odaklı“ Yerel Yöneticiler ve Eğitimcilerle tanıştık.

RUMELİ HARDALİYESİ’nin Anadolu Distribütörü, LEZZETHAN kardeşim Burak Duvak ile Kartal Anadolu Adliyesi içindeki „Lezzet Mekanında“ buluştuk ve bu „Lezzet Yolculuğuna“ çıktık.
Kırklareli Ticaret Borsası Başkanı Turhan Altıntel ile Başkan Yardımcısı Hikmet Yıldırım tarafından karşılandık ve ağırlandık.
Kendilerine teşekkür ediyor, başarılı çalışma ve hizmetlerinin devamını diliyoruz.

RUMELİ HARDALİYESİ KIRKLARELİ LEZZET MEKANLARININ SOFRA ve RAFLARINDA!

Kırklareli’nde bu iki günde neler mi yaptık?

İlk olarak, hep birlikte; 1960’da Hacı Osman Keçeli tarafından kurulan, bugün oğlu İsmail Keçeli ve eşi tarafından işletilen KÖFTECİ İSMAİL’de el yapımı Geleneksel Köfteleri, piyazları ve harika yoğurtları ile siftahı yaptık.

M A N 6

Sonrasında, Belediye Başkan Yardımcısı Kürşat Yamaner’in konuğu olduk. Kırklareli lezzetleri ve tanıtımı konusundaki düşünce ve eylemlerini öğrendik. Başkan Derya Bulut ve kendilerine, başarılar diledik.

RUMELİ HARDALİYESİ “ EV ve ALKOLSÜZ MEKANLARIN“ İDEAL SOFRA İÇECEĞİ OLUP, „BUZLA“ DEĞİL, „SOĞUK“ İÇİLİR!

Günün akşamında ise, RUMELİ HARDALİYE Gn. Md. Çağatay Yıldırım ile bir şehir turu yaptık, kentin tarihi köşelerini gezdik. Restaurant ve Cafeleri ile ünlü semtinde, akşam çaylarımızı içtik. Ertesi gün için, Fabrika ve Bağ Gezisine davet edildik.

M A N 7

Kahvaltılık Ürünlerinin Lezzetlerine doyamadığımız „Dokuz Höyüklü Kahvaltı Market’te, 2 sabah kahvaltısını: Sevgili kardeşimiz Mustafa Bilik’in, bizim için seçtiği Peynir çeşitleri, zeytinler ve çiğ yenilebilen özel Pehlivan Sucuğu ile yaptık.

M A N 8

Kırklareli Organize Sanayi Bölgesindeki RUMELİ HARDALİYE Fabrikasında, Hikmet Yıldırım ve Oğullarından kuruluşun mazisi ile ilgili bilgiler aldık, yeni hedeflerini öğrendik.

M A N 9

1996’da, Üzüm Üreticileri Derneği olarak kurulan, bilahare A.Ş.’ye dönüştürülen ve yerel boyutta Hardaliye üretimi, yıllık 50 ton olan kuruluşu: 2019 da, devr alarak, ciddi bir yatırımla bu günkü konumuna getiren, yıllık üretim kapasitesini, 200 ton’a çıkaran Hikmet Yıldırım, oğulları Çağatay ve Çağrı Yıldırım „RUMELİ HARDALİYESİ“ Markasını tescil ettirerek, yurt içi ve dışı pazarlarda, „Sağlıklı ve Helal İçecek“ olarak dikkat çektiler, talep yarattılar.

M A N 10

Kendilerinin de bilfiil çalıştığı 1500 m2 açık alan ve 500 m2 kapalı alana sahip 2 katlı Fabrika Binasından, iç ve dış pazarlardaki satış ve dağıtım sistemleri işletilmektedir.

M A N 11

Sohbetimiz esnasında: „Bağlarımızın, ağırlıkla Cabarnet Sauvignon, Merlot, Şiraz, Alfonse, Sauvignon Blanc ve yerli Papaz Karası üzümlerinin kullanılarak, üretilen 0 Alkollü ve Helal Sertifikalı, sağlıklı üzüm suları, çocukların dahi rahatlıkla tüketebileceği, enerji veren özellikler içermekte olup, Kupaj Kırmızı „CLASSİC“, Cabarnet Sauvignon „RED“, Sauvignon Blanc „GOLD“ ve bu iki üzüm Kupajından oluşan „ROSE“ olarak 4 değişik Lezzette değerlendirilmekte, 200 ve 700 ml’lik şişelerde pazarlanmaktadır“ diyen Çağatay Yıldırım, LEZZET HAREKETİ’ne yaptığı açıklamalarına devamla, „Her yıl Eylül ayında yaptığımız Bağ Bozumu Hasatından sonra, özel yapım Sap Ayırma ve Tane Patlatma Makinamızdan çıkan patlamış üzümleri, tanklarımıza dolduruyoruz.
Akabinde, bizzat Rakipsiz Formülümüz gereği: (Öğütülmüş Hardal Tohumlarını ve Vişne Yapraklarını) tanklarımızın üstündeki kapaktan içine atıyorum.
Bu formülle, hem üzüm suyu alkol üretememekte, hem de ulaşılamayan RUMELİ HARDALİYESİ Lezzeti, sürekli kılınabilmekte.
Ürünlerimiz, tanklarda 25 günde olgunlaşmakta, laboratuvar incelemeleri yapılıp, ALKOLSÜZ Raporu alındıktan sonra, otomatik makinalarımızda şişeleniyor, etiketleniyor, kolilere yerleştiriliyor ve dağıtıma sevk ediliyor“ dedi.

M A N 12

Kuruluş, bu yıl yepyeni, sağlıklı ve çok iddialı bir ürününü daha piyasaya sürmeye hazırlanıyor.
„Gıda Takviyesi“ mahiyetindeki, bu ürün %100 yerli ve doğal olup, yüksek „Antioksidan“ içeren Cabarnet Sauvignon Üzümlerinin, olgunlaşma tankı dibinde kalan „Çekirdek ve Kabuklarının“ sıkılıp, özellikle güreşte kurutulup, öğütülerek toz haline getirilmesiyle elde edilmekte ve yüksek miktarda „RESVERATROL QERSETİN“ içermektedir.
Rumeli Hardaliye A.Ş. elde ettiği bu malzemeyi; „Aksu Vital“ Tesislerinde, Bitkisel Kapsüllere doldurup, 60 adetlik şişelerde ENOANT KAPSÜL olarak ihtiyaç sahiplerinin kullanımına sunacak.
„Resveratrol Qersetin“ nedir ? diyecek olursanız:
„Antioksidan, Antienflamatuar ve Antibakteriyel“ özellikleri ile, insan vücudunda çevre koşulları ve beslenme yanlışlıkları dolayısıyla oluşan negatif unsurlara karşı; Bağışıklığı yükselten, iltihapları azaltan, mikropları kıran, faydalarının yanı sıra kalp hastalığından koruyucu, kan basıncını dengeleyici, kolesterol seviyesini düşürücü özelliklere de, sahip bulunmakta olduğu ifade edilmektedir.
Böylesi yararlı ve Helal Belgeli çalışmalarla, iştigal eden Yıldırım ailesinin kökü: 1955 yılında Makedonya’dan gelen, büyük dedeleri sobacı Bayram usta’ya dayanmakta, usta’nın 4 erkek ve 3 kız çocuğundan, Ahmet’in de 4 oğlu ve 1 kızı olmuş, onun da oğlu olan Hikmet Yıldırım, çalışma hayatına inşaat işleri ile başlamış, yetişen 2 oğlu ile Gastronomi Sektörüne; Sağlıklı ve dini açıdan da makbul, geçmişimizin faydalı, ancak unutulan lezzetlerini, günümüze taşıyan RUMELİ HARDALİYESİ çeşitleri ile girmiştir.

M A N 13

Kendisini ve Yıldırım Ailesini kutladıktan sonra, üzümlerinin henüz „Koruk“ olduğu bağlarını da gezdik.

RUMELİ HARDALİYESİ, GASTRONOMİ EĞİTİMİNİN „MİKSOLOJİ DERSLERİNDE“ KULLANILABİLİR!

Akabinde, Kırklareli’nin modern, şık ve büyük Köfte ve Et Ürünleri Restaurantına gittik.

M A N 14

Dekorasyonu, ünlü Mimar Serkan Çizmeci tarafından yapılan Olcay ve Oktay Ayan kardeşlerin, AYAN KARDEŞLER KÖFTECİSİNDE Köftelerimizi, bu sefer profesyonellerin elinden yedik.

M A N 15

Hep birlikte, KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ Rektörü Prof. Dr. Rengin Ak hanımefendiyi ziyaret ettik.

M A N 16

Kendisini LEZZETHANLAR arasına aldık. Ünversitenin Gastronomi Bölümünü tanıdık, öğrencileri ile bu konulardaki düşüncelerini dinledik, LDF olarak yanında olmaya söz verdik.

RUMELİ HARDALİYESİ DÜNYA TANITIMI İÇİN: BU YILIN „ANUGA FUARI HELAL MARKET“ RAFLARINI TAVSİYE ETTİM!

Son ziyareti ise: KIRKLARELİ TİCARET BORSASINA yaptık.

M A N 17

Coğrafi işaretli ve önemli Gastronomik Ürünleri: Hardaliye başta olmak üzere, Ay Çekirdeği, Kiraz ve diğer meyvelerin yanında, Et ve Süt ürünlerindeki „Üstün Lezzet“ hakkında çarpıcı bilgiler aldık.

M A N 18

Bu arada helal ürünlere rağbetin arttığı Avrupa ülkelerinde distribütörler arayan kuruluşun yönetimine, Berlin’deki ünlü Türk sommelier Ahmet Tosun’un, Rumeli Hardaliyesi övgüleri nedeniyle, bu yıl Ekim ayında, Almanya’nın Köln kentinde yapılacak olan dünyanın en büyük Gıda Fuarı ANUGA FOOD gibi, bir büyük şansı değerlendirmelerini tavsiye ettim.
Benim de bir gazeteci ve LDF Başkanı olarak katılacağım, ANUGA FUARI içinde kurulan: „ANUGA HELAL MARKET“ Standında, HARDALİYE çeşitlerini ve ENOANT Gıda Takviyesi ürünlerini sergilemelerini önerdim. Almanya, Avrupa ve hatta dünya alıcılarıyla, burada tanışabileceklerini hatırlattım.

M A N 19

Ayrıca; Borsa Yönetiminin, 5-8 Aralık günleri düzenleyeceği KIRKLARELİ TARIM ve HAYVANCILIK FUARINDA buluşmak üzere sözleştik ve İstanbul’a dönüş yolculuğumuza çıktık.

Vasfi Pakman

Neon Energie Antalya’da Parladı: Güneşin Altında Güçlü Vizyon, Takım Ruhu ve İlham Verici Bir Eğitim Deneyimi

Remscheid / Antalya, Mayıs 2025 – Alman mühendisliği ile Akdeniz’in sıcaklığı bir araya geldiğinde ortaya yalnızca kıvılcımlar değil, ilham veren bir enerji çıktı. Neon Energie GmbH, Antalya’da düzenlediği eğitim kampıyla unutulmaz bir haftaya imza attı. “Enerjiye Yeni Bir Bakış” (ENERGIE.NEU.GEDACHT) sadece bir slogan değil, bu buluşmanın ruhunu yansıtan güçlü bir mesaj oldu. Katılımcıların zihinlerinde ve yüreklerinde iz bırakan bir dönüşüm yaşandı.

Ekip Ruhu ve Vizyon Bir Arada

Güneş gökyüzünde parıldarken, asıl enerji yeryüzündeydi: Birlikte üretme tutkusu, yüksek motivasyon ve sürdürülebilir bir geleceğe duyulan bağlılık. Deniz kenarında gerçekleşen samimi akşam yemeği ise, bir kapanıştan ziyade; paylaşılan deneyimlerin, güçlenen bağların ve geleceğe duyulan ortak inancın sıcak bir buluşmasıydı.

Eğitimle Başlayan, Keşifle Devam Eden Bir Hafta

Sabah saatlerinde gerçekleşen yoğun eğitim oturumlarının ardından, ekip öğleden sonraları ATV safarisi ve dalış gibi etkinliklerle enerji topladı. Bu deneyimler, yalnızca teorik bilgilerin değil; keşfin, dayanışmanın ve ortak büyümenin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Yıldızların Altında Ortak Bir Gelecek

Haftanın finalinde ise yalnızca bir ödül töreni değil, aynı zamanda fikirlerin paylaşıldığı, vizyonların buluştuğu ve geleceğin heyecanla konuşulduğu samimi bir gece yaşandı. Planlı bir programdan çok, ilham dolu bir yolculuktu.

 

Soldan sağa: Tolga Halıcı – Chief Executive Officer (CEO) und Doğan Şahin – Chief Operating Officer (COO)

 

Neon Energie’nin Gücü: İnsan, Vizyon, Işık

Antalya’da bir araya gelen Neon Energie ekibi, yalnızca yetkinlikleriyle değil, tutkuları ve bağlılıklarıyla da parladı. Bu buluşma bir kez daha gösterdi ki enerji sektörü gri olmak zorunda değil; doğru vizyon ve insanlarla birlikte ışık saçabilir.