Loading...

Autor: Mustafa Gülec

LÖSEV 2025 Kurban Bayramı Kampanyasına başladı

HER KURBAN LÖSEMİLİ ÇOCUKLARA CAN!

27 yıldır kanserle mücadelede en ön safta yer alan Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı LÖSEV, Kurban Bayramı sevincini lösemili ve kanser ile mücadele eden çocukların yanı sıra, yetişkin kanser hastalarının da evlerine taşıyor. LÖSEV, yardımlaşmanın ve paylaşmanın ortak mutluluğunu, 23 yıldır vekaleten kurban kesimleriyle sadece veren elden alan ele değil aynı zamanda gönülden gönüle ulaştırıyor. LÖSEV bu yıl için, vekaleten kurban bağışı fiyatlarını 15 bin 900 TL olarak belirlediğini duyurdu.

LÖSEV Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı, 2002 yılından bu yana Türkiye’de vekaleten kurban kesimi yapıyor ve ihtiyaç sahibi, Vakfa kayıtlı binlerce lösemi ve kanser tedavisi gören hastaya dağıtıyor. Modern, et entegre tesislerinde ve hijyenik koşullarda, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın icazet, cevaz ve esaslarına uygun olarak gerçekleşen kesimler; Vakıf gözlemci personelleri, noter yetkilisi, veteriner hekim, din görevlisi, kalite güvence sorumlusu, kasap ve et sorumlularından oluşan bir ekip huzurunda vekalet veren bağışçıların isimleri tek tek okutularak ve kan akıtılarak gerçekleştiriliyor. Kesimler, Kurban Bayramı’nın ilk üç gününde, adak kurbanları ise Arife günü dini vecibelere uygun olarak yapılıyor. Kurban temini ve kesimine ilişkin süreçten bağışçı düzenli olarak haberdar ediliyor. LÖSEV, vekaleten kurban kesimi hizmetinin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için kurban bağışında bulunacak vatandaşlara, bağışlarını son güne bırakmamaları noktasında çağrıda bulunuyor.

Lösemili Çocuklara 12 Ay Taze Et
Kesilen kurban etinin bir kısmı dinlendirilerek bayramdan hemen sonra kalanı ise kesen kurumlara emanet edilerek 12 ay boyunca vakumlanmış ambalajlarda taze et ve et ürünleri şeklinde LÖSEV’e kayıtlı ailelere ulaştırılıyor. Türkiye genelinde sayıları 110 bini aşkın LÖSEV’e kayıtlı ailelerden sosyal incelemeleri tamamlanan ve ihtiyaçlarına göre sıralanan bu bağışlar; ailelere yıl içinde düzenli ve eşit olarak kuşbaşı, parça et, biftek olarak dağıtılıyor. Ayrıca LÖSEV aileleri, bu etlere içerisinde kendilerine özel bakiyeleri olan yalnızca taze et ve et ürünleri alımı yapabilecekleri LÖSEV Et Kart ile de büyük marketlerden erişebiliyor.

Bayram Bağışlarıyla Hayat Veriliyor
LÖSEV’e kayıtlı ailelerin yüzde 87’si asgari ücret ve altı gelire sahip. Bu nedenle, Vekaleten Kurban Bağışları ile sağlanan et desteği, tedavi sürecinde protein ağırlıklı beslenmesi gereken lösemili çocuklara can oluyor. Maddi Bayram Bağışları da LÖSEV’in kalıcı eserlerine kaynak olarak lösemili ve kanser ile mücadele eden çocuk ve ailesine; yetişkin kanser hastalarına hayat veriyor. Bu bağışlar ile ilacından yoğun bakım tedavisine, evindeki beyaz eşyalarına, ayakkabısından oyuncağına, bilgisayarından kitabına, eğitim bursundan tatil kampına kadar çok yönlü bir yardımla yanlarında olarak LÖSEV Ailelerine ulaştırılıyor. 1990’lı yıllarda lösemide tedavi başarısı yüzde 20 civarındayken günümüzde kişiye özel tedaviler, sağlıklı beslenme ve bakımla LÖSEV’in Ankara’daki LÖSANTE Hastanesi’nde tedavi başarı oranı yüzde 95’lere ulaşmış durumda. Söz konusu başarının, gönüllü ve bağışçılarının destekleriyle yüzde 100’e ulaşması hedefleniyor.

Siz de vekâleten kurban bağışlarınızı ve kurban bayramı bağışlarınızı https://www.losev.org.tr/bagis/kurban.html linkini tıklayarak web sitemizden gerçekleştirebilirsiniz.

QFlats’te Temel Atıldı: Sigorta Destekli Güvenli Konut Herkesin Hakkı

Konutta güvenli ve sürdürülebilir yaşam anlayışını benimseyen QFlats projesinin temel atma töreni, 28 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul Kurtköy’de gerçekleştirildi. Maher Holding çatısı altındaki QC İnşaat ve MHR Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı iş birliğiyle hayata geçirilen proje, sigorta destekli güvenli konut modeliyle Türkiye’de yeni bir dönemin habercisi oldu.

 

 

Quick Sigorta, Corpus Sigorta, Allianz Teknik, Tepe İnşaat, QC İnşaat, Entegre Proje Yönetim ve Tago Architects gibi sektörünün lider kurumlarının güç birliğiyle MHR GYO tarafından geliştirilen QFlats, bina tamamlama sigortası, deprem mühendisliği analizi ve kurumsal denetim süreçleriyle desteklenen örnek bir yapı modeli sunuyor.

Törene, Maher Holding CEO’su Levent Uluçeçen, Maher Holding İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Gökay Erdemoğlu, Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, Maher Holding Yatırımlar ve İştirakler Başkanı Volkan Yıldız, Corpus Sigorta Yönetim Kurulu Başkan Vekili Uğur Doğan, Tepe İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Şen, Allianz Teknik ve Risk Mühendisliği Direktörü Doktor Ceyhun Eren, Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy, MHR GYO Genel Müdürü Nurkan Kaçmaz, MHR GYO Gayrimenkul Yatırımları ve  Proje Geliştirme Komitesi Başkan Yardımcısı Emin Murat Kan, MHR GYO Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Gülmez, Tago Mimarlık Gökhan Altuğ, Entegre Proje Yönetimi Kemal Okumuş, TÜSAF, SAB, İSAD yöneticileri katıldı. Çok sayıda acente ve basın mensubu ile gayrimenkul, yapı ve sigorta sektörlerinin temsilcileri de törene ilgi gösterdi.

Ahmet Yaşar (Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı): “Türkiye’ye örnek bir model”

Günün, bir projenin temel atma töreni olmasının ötesinde, önemli bir modelin doğuşu anlamına geldiğini söyleyen Ahmet Yaşar “Güvenli Konutta Yeni Standartlar: Herkesin Hakkı” diyerek  şunları kaydetti:

“Bugün burada, sadece bir konut projesinin değil, Türkiye’ye örnek olmasını ümit ettiğimiz ve bunun için uzun zamandır uğraştığımız bir modelin de temelini atıyoruz. Sevgili CEO’muz Levent Uluçeçen Bey’in her zaman söylediği gibi biz müteahhitlik hizmeti yapmak için bu oluşumları kurmadık. Banka dışı finans alanında, Türkiye’ye örnek modeller oluşturmak üzere bir araya geldik. MHR GYO, bugüne kadar Quick Tower ile İstanbul’da, kurumsal projelerle İzmir’de ve Ankara’da gördüğünüz yatırımlarını, bugün ilk defa burada bir konut projesiyle taçlandırıyor. Türkiye gibi güvenli, dirençli yapılara ihtiyaç duyulan bir deprem ülkesinde ‘sigorta destekli güvenli konut projesi’ yaratmaya ve bunu bir model olarak ortaya koymaya çalışıyoruz.

Tepe İnşaat’ın yüklenici olduğu, Allianz Teknik’in deprem performans analizlerini gerçekleştirerek uygunluk verdiği projemizde Corpus Sigorta, önleyici sigortacılık faaliyetleriyle buradaki riskleri tespit etti. Önlenebilecek riskleri önledi. Olası önlenemeyeceklerin de kötü sonuçlarını önlemek üzere hem inşaat tüm riskler sigortasını hem de sorumluluk sigortalarını gerçekleştirdi. “Güvenli konut sigorta desteği ile olur” modelinin en önemli halkalarından birisi olarak bina tamamlama sigortası Quick Sigorta tarafından yapıldı.  Projenin başından sonuna kadar hem saha denetimini hem her türlü proje koordinasyonunu yapmak üzere ise Quick Sigorta, QC İnşaat’ı görevlendirdi. Özellikle sigorta sektörü paydaşları olarak da bundan sonra başta İstanbul’da, sonra tüm Türkiye’de olacak projelerde bu örnek modeli diğer tüm müteahhitlerimiz ile uygulamak istiyoruz.”

 

Emin Murat Kan (MHR GYO Gayrimenkul Yatırımları Proje Geliştirme Komitesi Başkan Yardımcısı): “Sigorta destekli proje, içimiz çok rahat”

Konuşmasına paydaşlara, iş ortaklarına ve ekip arkadaşlarına teşekkür ederek başlayan Emin Murat Kan sözlerine şöyle devam etti: “Kasım ayında ruhsatı alır almaz, vakit kaybetmeden işlerimize başladık. Projenin hafriyat ve ilksel çalışmaları tamamlandı. Geçen ay da betonarme işlerinin startını verdik ve şu anda temel betonunu döküyoruz; çok mutluyuz. Tabi ki işi başlatmak kadar belki daha da önemlisi bitirmek. Şantiyelerde ‘İşin başında ve sonunda olmayacaksın’ denir. Bu dertlidir, işi başlatmak, ayağa kaldırmak, ruhsatı vs’si, planlaması, kurgusu… İşin sonunda para biter, ödenekler biter, teslim süresi vardır, ekip ayrılır… Ama Allah’a şükür ben başladığım tüm projeleri bitirdim. Şöyle de bir durum var, bu projenin bitmeme şansı yok. Biz projemizi yüzde 100 sigorta destekli, kurumsal yapıda kurguladık. Ve aynı zamanda bu noktada bir iş birliğine de gidiyoruz. Tepe İnşaat, Allianz Teknik, Tago Mimarlık… Çok ciddi firmalarla, kurumsal yapıda geliştirdiğimiz bu proje aslında; bir örnek teşkil ediyor. 25 yıldır inşaat yapıyorum. Bunu canı gönülden, çok net bir şekilde söyleyebilirim. Bu yaptığımız şey sigorta destekli, arkasında güçlü, regüle edilmiş bir kurumun, sigorta firmasının olduğu bu yapı çok önemli ve çok örnek bir proje. İçimiz çok rahat.”

Dr. Ceyhun Eren (Allianz Teknik ve Risk Mühendisliği Direktörü): “Vizyonumuzla uyumlu bir proje”

“Benim uzmanlığım deprem mühendisliği. Tabii ki ülkemiz deprem ülkesi ve toplumumuz da depremle birlikte yaşamak için güvenli binalarda oturmayı hak ediyor. Biz, bundan tam beş yıl önce ‘bilinçli toplum, güvenli yapılar, sürdürülebilir gelecek’ vizyonuyla yola çıktık. Açıkçası bu projenin de tam olarak bizim vizyonumuzla örtüştüğünü düşünüyorum. Allianz Teknik olarak bu projede yer almaktan heyecan, bu yapıların deprem performans analizlerini yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz; gurur duyuyoruz. Bundan sonra da elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz. Emeği geçen herkese teşekkürler. Hepimize hayırlı uğurlu olsun.”

Hasan Şen (Tepe İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı): “QFlats yüksek standartlı bir iş birliği”

Projenin değerinin altını çizen Hasan Şen, “1969 yılında kurulan Bilkent Holding’in amiral gemisi konumundaki Tepe İnşaat; hastane, konut, hava alanları, iş ve alışveriş merkezleri ve endüstriyel tesisleri içeren sektörel portföyü ile ulusal ve bölgesel ölçekteki konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Tepe İnşaat olarak sektördeki köklü geçmişimiz ve birikimimizle Türkiye’de ve 10 farklı ülkede toplam 13.000.000 metrekarelik inşaat alanı gerçekleştirdik. Bugün burada atacağımız temel, Maher Holding ile kurduğumuz güçlü iş birliğinin ve güvene dayalı ortaklığın somut göstergesidir. Güçlü markaları bir araya getiren ve müteahhit olarak yer almaktan gurur duyduğunuz QFlats projesi, ulusal ve uluslararası regülasyonlara tam uyum sağlayarak kalite ve iş güvenliği hassasiyetimiz çerçevesinde yürüttüğümüz yüksek standartlı projelerden birisi olacaktır.  Bu proje sadece bir inşaat değil, bölgeye ve ülkemize katma değer sağlayacak, istihdam yaratacak, ekonomiye güç verecek, sosyal yaşama yeni bir soluk kazandıracaktır” dedi.

Nurkan Kaçmaz (MHR GYO Genel Müdürü): “Sektörde güvene dayalı bir model”

“Sigorta şirketleri iştiraki ilk GYO olarak çıktığımız bu yolculukta bugün önemli bir adım atıyoruz” cümlesiyle konuşmasına başlayan Nurkan Kaçmaz, şöyle devam etti:

“En iyi gayrimenkul geliştiricilerinden biri olma hedefine emin adımlarla yürürken, önemli bir modeli hayata geçirdik. Alanının güçlü kurumlarıyla oluşturduğumuz bu iş birlikleriyle, ana yüklenici olarak Tepe İnşaat, deprem analiz performansını yapan Allianz Teknik, Entegre Proje Yönetim’in proje denetimini yaptığı proje mimari olarak da Tago Mimarlık’ın yer aldığı bu model bizim için çok önemli.

Bu projenin en önemli kısmı ise çok önemsediğimiz ve sektöre örnek olması açısından bina tamamlama sigortası ile Quick Sigorta ve inşaat ve tüm riskler mali sorumluluk sigortası kısmında da Corpus Sigorta oluşturdu. Ülkemizde sigortalı gayrimenkul geliştirme modelinin sektöre değer katacağına yürekten inanıyoruz. Bu yaklaşımın gayrimenkul sektöründe güveni esas alan yeni bir döneme öncü olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu örnek modelin hem yatırımcılara hem sektöre ilham vermesini temenni ediyor, bu sürece katkı veren tüm paydaşlara ve tüm katılımcılara içtenlikle teşekkür ediyoruz.”

QFlats: Sigorta destekli güvenli yaşam alanı

Deprem performans analizlerini Allianz Teknik’in gerçekleştirdiği, bina tamamlama sigortasını Quick Sigorta’nın sağladığı ve tüm riskler ile sorumluluk sigortalarını Corpus Sigorta’nın üstlendiği proje; yalnızca konut üretimi değil, kurumsal güvenin yapı güvenliğiyle buluştuğu özgün bir model olarak öne çıkıyor. Projede mimari tasarımı Tago Architects, proje yönetimini Entegre Proje Yönetim, müteahhitliği ise Tepe İnşaat üstleniyor.

QFlats projesi – temel bilgiler:

  • Konum: Kurtköy, İstanbul
  • Konut Sayısı: 347 (70 adet 1+1, 277 adet 2+1)
  • Teslim Tarihi: 2027 ilk çeyrek
  • Geliştirici: MHR GYO
  • Arsa Sahibi: QC İnşaat
  • Müteahhit: Tepe İnşaat
  • Deprem performans Analizi: Allianz Teknik
  • Bina Tamamlama Sigortası: Quick Sigorta
  • İnşaat Tüm Riskler Sigortası : Corpus Sigorta
  • Mimari: Tago Architects
  • Proje Yönetimi: Entegre Proje Yönetim

Enes Özkaya, 6. Uluslararası Speaker Slam’de Excellence Award Ödülünü Kazandı

Wiesbaden/Niedernhausen – 29 ülke, tek bir sahne, sadece dört dakika… Ve bu kısa sürede hem bilgisiyle hem de net mesajlarıyla jüriyi etkileyen bir konuşmacı: Dortmund’dan Enes Özkaya, Wiesbaden’de düzenlenen 6. Uluslararası Speaker Slam yarışmasında Excellence Award (Mükemmellik Ödülü) ile onurlandırıldı. Özkaya’nın mesajı netti: “Sizi, şirketinizi ve sunduğunuz ürün ile hizmetleri daha güvenilir hale getiriyoruz.”

Dünyanın dört bir yanından gelen konuşmacıların sadece dört dakika içinde mesajlarını en etkili şekilde aktarmaları gereken bu prestijli yarışma, retorik beceri, uzmanlık bilgisi ve duygusal etkiyi bir arada gerektiriyor. Enes Özkaya, tüm bu unsurları başarıyla bir araya getirmeyi başardı.

“Gerçekten ne kadar güvenilirsiniz?”

Konuşmasında birçok şirkette hâkim olan sistemsiz, düzensiz ve otomasyondan uzak yönetim anlayışını sert bir dille eleştiren Özkaya, temel bir soru ortaya attı: “Ürününüz, hizmetiniz ya da sunduğunuz servis gerçekten ne kadar güvenilir?”

Perdenin arkasındaki gerçekler

Sertifikasyon ve denetim alanlarında onlarca yıllık deneyime sahip olan Enes Özkaya, şirketlerin iç dinamiklerini yakından tanıyor. Nerede süreçlerin tıkandığını, güvenin nasıl zedelendiğini ve en önemlisi bu güvenin nasıl yeniden inşa edilebileceğini çok iyi biliyor.

Konuşmasında verdiği somut örneklerle, sertifikaların yalnızca iç denetim için değil, aynı zamanda dışa dönük güven inşasında da nasıl dönüştürücü bir rol oynadığını gözler önüne serdi. Özellikle dijital çağda, satışların büyük kısmının çevrim içi platformlarda gerçekleştiği bir ortamda, güven ve şeffaflık her zamankinden daha kritik hale geliyor. Özkaya, “Tüketiciler, tanınmış sertifikalara ve ödüllere sahip internet sitelerinden alışveriş yapmayı açık şekilde tercih ediyor,” dedi.

Sertifikasyon: Yeni güven unsuru

“Günümüz toplumu; kaliteli, çevre dostu, sürdürülebilir, veri güvenliğine önem veren ve enerji açısından verimli ürünler ile hizmetler talep ediyor. Ancak artık sadece web sitelerine yazılan sözler ya da broşürlerdeki vaatler yeterli değil. Önemli olan, bağımsız ve akredite kurumların yaptığı denetimlerdir,” ifadelerini kullandı.

Özkaya’nın temel mesajı netti: Gerçek başarı, bağımsız denetim kuruluşlarının belirlenen standartların uygulandığını onayladığı noktada başlar – ve şirketler bu durumu açık bir şekilde kamuoyuyla paylaşmalıdır. Ancak bu şekilde güvenilir bir konumlandırma mümkün olur.

Güvenin ve sorumluluğun sesi

Özkaya’nın Speaker Slam’deki performansı sadece etkileyici bir hitabet başarısı değildi; aynı zamanda güçlü bir farkındalık çağrısıydı. Alanında derin uzmanlığı, ikna gücü ve zamanın ruhuna uygun temasıyla dikkatleri üzerine çekti.

“Bu ödül benim için büyük bir onur,” dedi yarışma sonrasında. “Ama asıl önemli olan, tüm girişimcilere verdiğimiz mesaj: Müşterilerinize güveni geri verin. Bunu reklam sloganlarıyla değil, denetlenebilir gerçeklerle yapın – sertifikasyonlar ve bağımsız denetimlerle. Çünkü ekonomimiz, tüketicilerin güveniyle ayakta kalır.”

Kalıcı bir etki bırakan konuşma
6.    Uluslararası Speaker Slam sadece bir ödül sahibini değil, aynı zamanda hayati bir farkındalığı da gün yüzüne çıkardı: Karmaşıklaşan dünyada şirketler, sağlam güven temelleri inşa etmek zorunda.

“Bir tüketim toplumunda yaşıyoruz. Bu toplum, ciddiye alınmayı hak ediyor – güvenilirlik, şeffaflık ve sorumlulukla.”

WELTEW HOME, DÜSSELDORF’TA GÖRKEMLİ BİR AÇILIŞLA YENİ MAĞAZASINI HİZMETE SUNDU

DÜSSELDORF – Türk mobilya sektörünün dünya çapında tanınan markası WELTEW HOME, Almanya’daki ikinci mağazasını Düsseldorf’ta açtı. Büyük bir coşku ve görkemli bir atmosferle gerçekleşen açılış, iş, siyaset ve sivil toplum dünyasından çok sayıda seçkin konuğun katılımıyla adeta bir kutlamaya dönüştü.

Kalitenin Adı: Weltew Home

1996 yılında Bursa İnegöl’de küçük bir atölyede temelleri atılan Weltew Home, bugün 90.000 m²’lik modern üretim tesislerinde geleneksel el işçiliğiyle teknolojiyi birleştirerek dört kıtaya yayılan bir başarı öyküsüne dönüştü. ISO 9001 kalite belgesiyle üretim yapan marka, hem estetik hem fonksiyonel çözümleriyle global pazarda Türk mobilyasını başarıyla temsil ediyor. Dünya genelinde 300’ü aşkın satış noktasıyla geniş bir ağa sahip olan Weltew Home, bugün Türkiye’nin 68 ilinde 140 mağaza, yurt dışında ise 80’in üzerinde showroom ile hizmet veriyor.

“Her Hafta Yeni Bir Mağaza Açma Hedefindeyiz”

Firmanın yönetim kurulu başkanı Mustafa Balcı ise WELTEW HOME’un global başarısına dikkat çekerek şunları ifade etti: “WELTEW HOME, dünya çapında 300’ün üzerinde mağazası olan, İnegöl mobilya sektörünün gurur kaynağı bir markadır. Yatak odasından yemek odasına, genç odasından yatak, baza ve yorganlara kadar tüm ev ihtiyaçlarına yönelik üretim yapıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda Paris ve Belçika’daki açılışlarımızın ardından, bugün Düsseldorf’tayız. Haftaya Astana’da açılışımız olacak. Her hafta bir mağaza açma hedefiyle küresel çapta büyümeye devam edeceğiz.”

 

Evlerinize Şıklık ve Güven Katıyoruz


Mağaza Müdürü Aslı Yılmaz: “Bugün burada bizimle olan tüm misafirlerimize içten teşekkür ediyorum. Weltew Home sadece mobilya değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı sunuyor. Üretim sürecinde bizzat yer aldığım için gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, kalitemizi her detayda hissedeceksiniz. Düsseldorf’taki bu mağaza ile sizlere şıklık ve güven sunacağız.

 

 

Avrupa’daki Türk Kalitesinin Temsilcisiyiz

Hüdaverdi Balcı, WELTEW HOME yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda Isparta Meclis Üyesi olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Fabrikamız Bursa İnegöl’de ve yaklaşık 800 kişiye istihdam sağlıyor. Avrupa’nın birçok bölgesinde bayiiliklerimiz mevcut. Düsseldorf’taki bu açılış da önemli bir ihtiyaca cevap veriyor. Türkiye’nin mobilya kalitesini, özellikle İnegöl mobilyasını burada yaşatacaklar. Ali Bey’i ve Ufuk Bey’i bu vizyonları için tebrik ediyorum.”

Stratejik Bir Yatırım Noktası

Ufuk Altınarık, Türkiye’den gelen yatırımcı olarak yaptığı değerlendirmede şu sözlere yer verdi:
“Amacımız Türkiye’de kalitesini kanıtlamış modern ve kullanışlı mobilyaları burada yaşayan insanlara sunmak. Ürünlerimiz tasarımı, kalitesi ve fonksiyonelliğiyle fark yaratıyor. Bu bölgede böyle bir mağaza eksikti. Gördüğümüz bu ihtiyacı karşılayarak insanların evlerine konuk olmayı, huzur ve mutluluk sunmayı hedefliyoruz.”

Diplomatik Destekten Tam Not


Muavin Konsolos Cevdet Aydın: “Weltew Home gibi bir markanın Düsseldorf’ta mağaza açması hem vatandaşlarımız hem de kendim bir tüketici olarak burada bir mağaza açılmasını çok olumlu olarak karşılıyorum. Biraz önce firma sahibi Mustafa Bey’in bahsettiği gibi yaklaşık yurtdışında 85’e yakın bir mağaza açılışı olmuş. Bundan sonra da epey bir sayıda mağaza açılacakmış. Başarılarının devamını diliyorum. Bol kazançlı ve bereketli alışverişler diliyorum. Hayırlı uğurlu olsun”.

 

Ayrıca Aralık 2024 ayında göreve başlayan Düsseldorf Başkonsolosluğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ataşesi Seyfettin Batuhan Gül: ”Weltew Home, Türkiye’nin en önemli mobilya firmalarından biri olmasının yanı sıra, mobilya sektöründe global bir oyuncu olma vizyonuna sahip güzide bir markamızdır. Bu vizyonun bir parçası olarak, Kuzey Ren-Vestfalya’nın başkenti Düsseldorf’ta açılan bu güzel mağazanın açılışında bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Müteşebbislerimize ve tüm ekip arkadaşlarına başarılar diliyor, böyle değerli bir şubeyi kazandırdıkları için kendilerini tebrik ediyorum.”

 

Dünyanın Her Yerindeyiz

Avrupa Satış Müdürü Sercan Karataş: “Dünyanın Her Yerindeyiz”
“Dünyada 4 kıtada, 80’in üzerinde ülkede 300’ü aşkın bayilikle hizmet veriyoruz. Geçtiğimiz hafta Cenevre, bir önceki hafta Paris mağazamızı açtık. Bugün Düsseldorf’tayız. Yıl sonuna kadar Avrupa’da 30 bayinin üzerine çıkmayı hedefliyoruz. Ayrıca NEWJOY (çocuk markamız) ve Weltew BEDDING ile üç markamızla büyümeye devam ediyoruz.”

 

Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Balcı, açılışın sonunda kurdeleyi kesmeden önce kısa bir konuşma yaparak katılımcılara teşekkür etti. Kurdele kesimiyle birlikte mağaza resmi olarak hizmete açıldı.

Açılış organizasyonu profesyonel bir ekip tarafından özenle hazırlandı. Katılımcılar, müzik eşliğinde sunulan ikramlar ve sıcak atmosfer, açılışı unutulmaz kıldı. Kurdele kesimi sonrası mağaza resmi olarak hizmete açıldı.

WELTEW HOME, Düsseldorf’taki yeni mağazasıyla sadece bir perakende noktası değil; Türk mobilya kalitesini temsil eden bir vitrin sunuyor. Avrupa’daki büyümesini istikrarlı adımlarla sürdüren firma, estetik, kalite ve fonksiyonelliği bir arada sunarak yaşam alanlarını güzelleştirmeye devam ediyor.

 

Zengin Ürün Yelpazesi
• Koltuk Takımları
• Köşe Koltukları
• Yatak Odası Takımları
• Yemek Odası Takımları
• Genç Odası
• Duvar Üniteleri
• Mutfak Masa & Sandalye
• Yatak, Baza & Başlık Setleri
• Tekil Bazalar
• Başlık Modelleri
• Orta ve Zigon Sehpa
• Aydınlatmalar
• Halılar
• Aynalar
• Kitaplık ve Puf

İletişim Bilgileri
Weltew Home Düsseldorf
Adres: Friedrichstraße 61 C, 40217 Düsseldorf, Almanya
Çalışma Saatleri: 10:00 – 18:30
Telefon: +49 151 50217307 | +49 211 69809870
Web: www.weltew.com/tr_tr

Murat Ali Davulcu Blach’tan Etkileyici Bir Eser: BİR BEDENDE İKİ RUH “Körükçü Ali” Raflarda Yerini Aldı

Alaska Yayınevi etiketiyle okurlarla buluşan Murat Ali Davulcu Blach’ın yeni kitabı “Bir Bedende İki Ruh Körükçü Ali”, edebiyatseverlerin beğenisine sunuldu.

Kitap roman tadında yazılmış, Körükçü Ali karakterin gerçek hayat hikayesinden alıntılar alınarak yazılmış bir eser.  Bu sadece Körükçü Ali’nin değil, bir kuşağın omuzlarında taşıdığı yüklerin, ayrılıkların ve sessiz kahramanlıkların romanıdır.

Vatanından uzaklarda yeni bir hayat kurarken, geride kalanları unutmadan yaşamanın ne anlama geldiğini anlatır.

Her sayfada geçmişin izini, bugünün gölgesini ve geleceğin umudunu göreceksin. Derin karakter analizleri ve güçlü anlatımıyla dikkat çeken eser, insan ruhunun derinliklerine inen etkileyici bir hikâye sunuyor.

Beraberinde toplumsal değerler, kişisel mücadeleler ve insanın iç dünyasında yaşadığı ikilemleri usta bir dille işleyen Blach, bu kitabıyla yine kendine has üslubunu ortaya koyuyor. “Bir Bedende İki Ruh Körükçü Ali”, yalnızca bir yaşam öyküsü değil, aynı zamanda insan ruhunun karanlık ve aydınlık yanları arasında gidip gelen bir yolculuğun da anlatımı.

Kitap, Türkiye’nin önde gelen online kitap platformlarından Kitapyurdu’nda ve seçkin kitabevlerinde satışa sunulmuş durumda.

Edebiyat dünyasına farklı bir soluk getiren bu etkileyici eseri keşfetmek isteyenler için “Bir Bedende İki Ruh Körükçü Ali”, kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor.

Eseri Türkiye’den ve Avrupa’dan sipariş vermek için:

https://www.kitapyurdu.com/kitap/bir-bedende-iki-ruh-korukcu-ali/717544.html&publisher_id=10623

 

 

Ali Yakardan kitap tanıtımı

1968 yılında işçi olarak Almanya’ya gelen Ali Yakar işçilik hayatında atıldığı yazarlığına devam ediyor. 14. Kitaplarını Umuda Yolculuk – Reise der HOFNUNG adı altında Almanca Türkçe çıkaran Şair yeni kitaplarını Duisburg merkez Kütüphanesinde tanıttı.

Tanıtım gününe Duisburg Anakent Belediye başkanı Sören Link, Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul, Duisburg Rheinhausen belediye başkanı Elisabet Liß, AKM Duisburg Rheinhausen başkanları Fatma Yaşar ve Zeki Çakır ve ADD Onursal başkanı Dursun Arı’nın yanısıra diğer davetliler katıldılar.

Ali Yakar açılış konuşmasında Almanya’ya geliş öykü”sünün yanısıra Türkçe şiirler okurken Belediye başkanı Bayan  Liß kitaptan Almanca şiirler okudu. Duisburg Anakent başkanı Sören Link konuşmasında, Ali Yakarın şiirlerini okudum, çok etkilendim, şiirleri içerik olarak hepimizi anlatıyor, çok duygusal olmasının yanısıra yol gösterici örnekler dolu ifadeli şiirler yer alıyor.  Bu kitaba ön söz yazmaktan onur duydum tebrikler Ali Yakar, yazmaya devam dedi.

Düsseldorf Baş Konsolosu Ali İhsan İzbul Konuşmasında, Ali Yakar Duisburg’da yaşayan ender şairlerden biri, her iki toplum arasında köprü oluşturan Ali Yakar’ın  şiirleri içerik köyden Şehire, şehirden gurbet hayatını anlatmaktadır. Şair gurbet hayatını anlatırken her kesimin birbirine benzeyen yaşantısını çok güzel işleyerek şiirlerle dile getirmiş Bende bu kitaba ön söz yazmaktan onur duydum’ yeni kitabının hayırlı uğurlu olmasını diliyor kendisinden yeni kitaplar bekliyoruz diyerek tebriklerini iletti. Kitap tanıtımı için gelen dernek başkanları Ali Yakar için övgü dolu sözler söyleyerek, imzalı kitapları aldılar. Yakarın Almanca – Türkçe çıkan kitapları Şehir Kütüphanesinde  yer aldı.

Ali Yakar Kimdir?

Ali Yakar, 1950 yılında Çorum’un Seyfe köyünde doğdu. 1957 yılında ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti ve gençlik yıllarının sonuna kadar burada yaşadı. İstanbul’da ilk yabancılık duygularını yaşadı; bu deneyimler onun sanatsal ve kültürel gelişimini derinden etkiledi. Burada dil ve edebiyata olan tutkusu da şekillenmeye başladı: Türkçenin standart formunu ve İstanbul ağzını benimsedi.

Ali Yakar, daha genç yaşlardan itibaren dünyaya geniş ve renkli bir siyasi ve kültürel perspektiften bakmaya başladı. 18 yaşına henüz basmadan, 1968 yılında, ağabeyinin isteği üzerine Almanya’ya göç etti. Almanya’ya doğru tren yolculuğu sırasında ilk şiiri „Can Dostum“u yazdı ve böylece edebi yolculuğuna adım attı.

Göçmenlik deneyimleri onun dünya görüşünü daha da genişletti: Duisburg’da Krupp Çelik Fabrikası’nda çalışırken gazeteciliğe ilgi duymaya başladı. 1988 yılında Milliyet gazetesinde amatör muhabir olarak çalışmaya başladı ve ilerleyen yıllarda Hürriyet, Star, Sabah, WAZ ve NRZ gibi önemli gazetelerde yazılar yazdı. Yerel ve uluslararası basınla yaptığı çalışmalar sayesinde basın kartı sahibi oldu.

35 yıllık meslek hayatında Ali Yakar, 30 yılı aşkın süre basın fotoğrafçılığı yaptı ve birkaç yıl boyunca televizyonlarda şiir programı sundu. Samimi, dürüst ve güvenilir kişiliği sayesinde Türk toplumunda saygın bir yer edindi.

“Türk İş Dünyasından Vize Engellerine Acil Çözüm Çağrısı”

Bolu Gerede Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi  Ersin Kaşka, Almanya’da gerçekleştirdiği temaslar sırasında önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Kaşka, son dönemlerde  sanayicilerin vize konusunda büyük sıkıntılar yaşadığına vurgu yaparak, sorunun bir an önce çözüme kavuşmasını istedi.

“Avrupa-Türkiye Arasında Ticari ve Dostane İlişkileri Geliştirmeye Kararlıyız”

Ersin Kaşka: „Türkiye, Avrupa ile Daha Fazla İşbirliği Yapmalı“

Bolu Gerede Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Ersin Kaşka, Almanya’da gerçekleştirdiği temaslar sırasında önemli açıklamalarda bulundu.

Uzun yıllardır deri sektöründe faaliyet gösterdiğini belirten Kaşka, aynı zamanda yenilebilir gıda alanında da üretim ve ihracat çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Avrupa Türk Ekonomi Platformu iş birliğiyle Gerede’de düzenlenen bazı etkinliklere de değinen Kaşka, „Özellikle deri sektöründe Volkswagen başta olmak üzere, Avrupa ile nasıl işbirliği yapabiliriz sorusuna cevap aradık. Bu ilişkileri daha da geliştirmek istiyoruz“ dedi.

Vize Sorunlarına Dikkat Çekti

 

Son dönemde sanayicilerin vize konusunda büyük sıkıntılar yaşadığını belirten Kaşka, „Sanayicilerimiz fuar ve iş etkinliklerine katılamıyor. Gri pasaport gibi geçici çözümler konuşulsa da, iş dünyası yeşil pasaport ve vize işlemleri konusunda ciddi problemler yaşıyor“ diye konuştu.

Kaşka, Türkiye’nin yatırım çekme konusunda yeterli seviyede olmadığını da vurguladı. Bolu ve çevresinde yabancı yatırımcıya ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Kaşka, „İki organize sanayi bölgemiz var. Savunma sanayii ile ilgili büyük firmalarımız da mevcut. Yatırım için ciddi alanlara sahibiz ve Avrupa’dan yatırımcıları bekliyoruz“ ifadelerini kullandı.

 

„Bölgesel Tanıtımda İş Birliği Şart“

Bolu’nun orman ve doğa açısından Türkiye’nin en zengin bölgelerinden biri olduğunu belirten Kaşka, Karadeniz bölgesindeki illerin iş birliği yaparak kıt bütçeleri daha verimli kullanması gerektiğini ifade etti. “Bölgeye yapılacak yatırımları artırmak ve dört mevsim turizm potansiyelini tanıtmak için daha planlı ve ortak adımlar atılmalı” dedi.

„Filyos Projesi Bölgenin Umudu“

Zonguldak’ta düzenlenen ekonomi zirvesine de değinen Kaşka, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ve Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Demir’in öne çıkardığı Filyos Projesi’ni „Bölge için umut verici ve Türkiye’nin kalkınma hedeflerine katkı sunacak bir proje“ olarak tanımladı.

“Avrupa’daki Türk İş Dünyasıyla Daha Sıkı İş Birliği Yapmalıyız”

Türkiye’nin ekonomik büyümesine Avrupa’daki Türk iş dünyasının da dâhil edilmesi gerektiğini söyleyen Kaşka, “Orta ve uzun vadede Türkiye’ye yapılan yatırımların kazandıracağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Son olarak Avrupa Devrekler Derneği Başkanı Mustafa Yağcı’ya ve Avrupa Türk Ekonomi Platformu Başkanı Bünyamin Varol’a misafirperverliklerinden dolayı teşekkür eden Kaşka, “Görüşmelerimizden çıkan kararları Türkiye’ye döndüğümüzde ilgili kurumlarla paylaşacağız. Ekonomi, eğitim ve ticaret alanlarında bölgesel kalkınma için birlikte hareket etmeye devam edeceğiz” dedi.

Avrupa Türk Ekonomi Platformu’ndan Batı Karadeniz’e Ekonomik İşbirliği Çağrısı

Avrupa Türk Ekonomi Platformu  ( Europäisch Türkische Wirtschaftsplattform) Başkanı Bünyamin Varol, Almanya’da düzenlenen toplantı sonrasında açıklamalarda bulundu. Varol, 2015 yılından bu yana başkanlığını yürüttüğü platformun çalışmaları hakkında bilgi verdi.

“Avrupa Türk Ekonomi Platformu olarak bugün çok anlamlı bir toplantıya ev sahipliği yaptık,” diyen Varol, programda Gerede Ticaret Odası Başkanı Ersin Kaşka ve Avrupa Devrekliler Derneği Başkanı Mustafa Yağcı ile bir araya geldiklerini belirtti.

Toplantıda, özellikle Batı Karadeniz bölgesi ve çevresiyle yapılabilecek ekonomik iş birlikleri üzerine yoğunlaştıklarını vurgulayan Varol, “Gerçekten çok verimli bir toplantı gerçekleştirdik. Bu noktada sivil toplum kuruluşlarına büyük görev düşüyor,” dedi.

Varol, Almanya’nın Avrupa’daki Türk toplumu için önemli bir lokomotif olduğunu ifade ederek, “Hepimizin bildiği gibi Almanya ile Türkiye arasındaki ihracat ve ithalat hacmi oldukça büyük. Avrupa’da yaşayan Türk girişimcilerin bu ekonomik gücü doğru kullanması gerekiyor,” şeklinde konuştu.

Batı Karadeniz bölgesinde yaşayan Türk nüfusunun potansiyeline dikkat çeken Varol, bu potansiyelin doğru stratejilerle ekonomiye kazandırılması gerektiğini söyledi. “Bolu, Zonguldak, Karabük ve çevresindeki iş gücü ve girişimci potansiyelini Almanya’daki imkanlarla birleştirmeliyiz,” dedi.

Almanya’daki Türk nüfusuna da değinen Varol, “Almanya’da 3,5 milyon, genel olarak Avrupa’da ise yaklaşık 7 milyon Türk yaşıyor. Bu ciddi bir güç. Ancak ne yazık ki Türkiye’de yapılan bazı ekonomik planlamalar kısa vadeli kalıyor. Bizim daha uzun vadeli, sürdürülebilir projelere odaklanmamız gerekiyor,” ifadelerini kullandı.

Varol, Türkiye’nin Avrupa’ya ürün tedarik süresinde büyük avantaj sağladığını belirterek, “Çin’den Avrupa’ya bir konteynerin ulaşması 40 günü bulabiliyor. Ancak Türkiye’den kara yolu ile gönderilen ürünler bir haftada Avrupa’ya ulaşabiliyor. Bu çok büyük bir avantaj,” dedi.

Son olarak sivil toplum kuruluşlarının daha organize çalışması gerektiğini söyleyen Varol, “Türkiye, enerji yolları ve lojistik anlamda çok kritik bir konumda. Bu fırsatları iyi değerlendirmeliyiz. Elimizde yüz yılda bir gelebilecek bir ekonomik potansiyel var. Bu potansiyeli doğru kullanırsak, küresel ekonomide Türkiye önemli bir aktör olabilir,” diyerek sözlerini tamamladı.

STK ve İş Dünyası Arasında Köprü

Avrupa Devrekliler Derneği Başkanı Mustafa Yağcı, Avrupa Türk Ekonomi Platformu Başkanı Bünyamin Varol, Bolu Gerede Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi  Ersin Kaşka ve Avrupa Malatyalı Girişimciler Derneği Başkanı Rasim Saka’ya katkılarından dolayı teşekkür ederek sözlerine başladı. Yağcı, “Almanya’da güçlü bir Türk iş insanı ve sivil toplum ağı mevcut; bu potansiyeli verimli projelere dönüştürmeliyiz” dedi.

Vize Sorunu Acilen Çözülmeli

Yağcı, Türkiye’den Almanya’ya iş yapmaya veya farklı amaçlarla gelmek isteyen iş insanlarının karşılaştığı en büyük engelin vize işlemleri olduğunu belirtti. “Her iki ülke arasındaki sağlıklı ekonomik ve kültürel faaliyetlerin devamı için vize sorununun bir an önce çözüme kavuşması gerekiyor. Ersin Başkan’ımız da bu konunun önemine değindi,” ifadelerini kullandı.

Alman Ekonomisine Katkı

Başkan Yağcı, “Bizler, Almanya’da hem STK hem de iş insanı olarak Alman ekonomisine ciddi katkılar sağlıyoruz. İki ülke arasında köprü vazifesi görüyoruz,” diyerek, Türk diasporasının hem kültürel tanıtım hem de iş dünyası faaliyetleriyle rolünü vurguladı.

Malatyalı Girişimcilerden Destek Çağrısı

Avrupa Malatyalı Girişimciler Birliği Başkanı Rasim Saka da konuşmasında, özellikle Almanya’daki Türk kökenli girişimcilerin Alman ekonomisine sunduğu katkılara dikkat çekti. “Vize başta olmak üzere yaşadığımız birçok sorunun acilen çözülmesini bekliyoruz,” diyerek, yetkililere çağrıda bulundu.

Toplantıda, Avrupa Türk Ekonomi Platformu Başkan yardımcıları Suat Durgut, Battal Varol ve Ali Akkoç hazır bulundu. Bundan sonraki toplantılarda, iki ülke arasında yapılacak projelerin hayata geçirilmesi gibi konular ele alınacağı ifade edildi.

 

Haber: Mustafa Tığlı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Türk-Alman Medya Forumu düzenlendi

Türk-Alman Medya Forumu

1.Oturum: „İki Ülke, Ortak Hikâyeler: Medyada Türk-Alman İşbirliği“

Türk-Alman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Yıldız’ın moderatörlüğündeki oturumda, Almanya’nın eski Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz, Hürriyet Gazetesi Avrupa Koordinatörü Ahmet Külahçı, Stern Dergisi Diplomasi Muhabiri Steffen Gassel ve TV Berlin Genel Yayın Yönetmeni Dursun Yiğit konuşmacı olarak yer almıştır.

  1. Oturum: “Almanya’daki Türk Diasporası: Temsil ve Kültürel İlişkilerde Medyanın Rolü”

Türkiye Araştırmalar Vakfı Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Enes Bayraklı’nın moderatörlüğünü üstlendiği oturumda Almanya IKG Enstitüsü Başkanı Dr. Latif Çelik, Kanal Avrupa Genel Müdürü Ali Paşa Akbaş ve Türk-Alman Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Büşra Fadim Sarıkaya Tünalp konuşmacı olarak yer almıştır.

  1. Oturum: „Dezenformasyon Çağında Medyanın Sorumluluğu“

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü İdris Kardaş’ın moderatörlüğündeki oturumda siyasi analist ve gazeteci Klaus Jürgens, shiftdelete.net Kurucusu Hakkı Alkan, Anadolu Ajansı (AA) Teyit Hattı Müdürü Ömer Faruk Görçin ve WAZ Eski Redaktörü, NRW Haber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hayrettin Özcan konuşmacı olarak yer almıştır.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun’un Türk-Alman Medya Forumu’ndaki Mesajları

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, Başkanlık merkez binası konferans salonunda düzenlenen Türk-Alman Medya Forumu’ndaki konuşmasında etkinliğin medya alanında işbirliklerini güçlendirmek, stratejik diyalog zemini inşa etmek, dünyanın ve medyanın seyrini, dönüşümünü değerlendirmek ve sorunlara çözüm aramak amacıyla gerçekleştirildiğini belirtmiş ve Türkiye’nin global bir perspektifte hakikat ve basın özgürlüğü konularındaki kararlılığına değinmiştir. Altun konuşmasında özetle aşağıdaki hususlara değinmiştir:

„İsrail hükümetinin Filistin’de gerçekleştirdiği soykırımlarını sonlandırmak için Türkiye’nin 1,5 yıldır sürdürdüğü bu mücadelesine bütün dünya destek vermeli, bölgemizde yaşanan bu trajedi bitirilmeli ve insanlığı yakan bu ateşin yayılması önlenmelidir. İnsanlık olarak şimdi önümüzde duran en acil konu budur“

„Terör örgütü propagandası yapan isimlere medyada ‚uzman‘ sıfatıyla yer verilmesi gerçekten hakikat düşmanlığıdır. Terör örgütlerine propaganda için zemin hazırlamak, insan haklarına aykırı bir durumdur, insanlığa düşmanlıktır, kamu düzenine karşıtlıktır. Bu nedenle biz, terör örgütü propagandasının medyada asla kendisine yer bulmaması gerektiğine inanıyoruz“

„Türkiye ile Almanya arasında yakın işbirliği ve birlikte hareket etme iradesi, bölgesel ve küresel sorunların çözümünde kolaylaştırıcı rol oynayacaktır. İki ülke arasındaki kapsayıcı dostluğun, iletişim ve medya alanında işbirliklerini daha da güçlendirmesi en büyük temennimizdir“

“Türkiye istikrarlaştırıcı gücüyle, Suriye, Libya, Somali, Sudan, Kafkaslar ve Balkanlar’da çözümün ve barışın anahtarı olduğu gibi Filistin’de de savaşın son bulması için iradesini sürdürecektir”

„Ülkemizin ‚Daha adil bir dünya mümkün.‘ perspektifiyle tüm kriz bölgeleri için verdiği bu büyük mücadele giderek daha derin bir anlam kazanmaktadır. Ne yazık ki mevcut uluslararası sistem, itibar ve irtifa kaybetmektedir. Bugün ABD’nin yeni liderle birlikte değişen öncelikleri, uluslararası sistemin önemli bir bileşeni olan NATO’ya yaklaşımı ve ticari kararları, Avrupa’yı ciddi şekilde etkiliyor. Bu yeni dinamiklerle refah ve güvenlik dengesinin sarsıldığı, ekonomik kaygılardan çok güvenlik zafiyetinin gündeme geldiği bir süreç yaşanıyor. Avrupa Birliği, savunma bütçesini artırarak güvenlik arayışını sürdürüyor. Ancak şu çok açık ki Türkiye’nin içinde olmadığı bir güvenlik mimarisi, Avrupa için çözüm üretmez. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadeleriyle ‚Türkiye’nin hak ettiği şekilde yer almadığı Avrupa’nın, küresel bir aktör olarak varlığını sürdürmesi giderek imkânsız hal almaktadır. Açık söylemek gerekirse, Türkiye’siz bir Avrupa güvenliği düşünülemez.‘ NATO üyeliği, savunma sanayisi atılımları, güçlü ordusu ve insan gücü potansiyeliyle Türkiye, müttefikleri için vazgeçilmez bir aktördür. Bu çerçevede AB ve Almanya ile ilişkilerimizin bugün daha da güçlenmesi, evvela muhataplarımız açısından bir zorunluluk haline gelmiştir.”

“Almanya, İkinci Dünya Savaşı’nda büyük yıkımla karşı karşıya kalmıştır.  Enkazın kaldırılması, ülkenin yeniden imarı ve ayağa kalkması için ihtiyaç duyulan noktalarda Türkiye ve Türk vatandaşları aktif rol oynadı. O günden bugüne Türkler, dört nesildir Almanya’da yaşıyor. Bugünkü nüfusları 3,5 milyonun üzerinde. Almanya’da siyasetten sanata, ticaretten kültüre, ekonomiden spora kadar günlük hayatın tamamında Türklerin olması, ziyadesiyle memnuniyet vericidir. Ancak Almanya’da uzun süredir yaşayan, hayat kuran, kök salan Türklerin kendilerini güvende ve eşit hissetmeleri kritik önemdedir. Şüphesiz, ekonomik zorluklar, göç ve mülteci krizleri, dijital mecralarda yayılan marjinal söylemler, popülizmle keskinleştirilen milliyetçilik, siyasi kutuplaşma ve ideolojik çatışmalar bugün ırkçılığın tüm dünyada yükselmesine neden oluyor. Maalesef bu durum Avrupa için de bu yönde ilerliyor. Talihsiz siyasi söylemler ile otokontrolden yoksun ve ötekileştirici medya dili sonucu yaşanan çok acı olaylar, hafızalarımızdaki yerini korumaktadır. Çok açık ve net bir şekilde ifade etmeliyim ki ırkçılık, bir insanlık suçudur. Irkçılık insanlığın ortak sorunudur. Irkçılığa karşı ortak çözüm geliştirmek mecburiyetindeyiz. Burada hepimize düşen görev, ırkçılığın normalleştirilmesi, yaygınlaştırılması ve masum bir siyasi görüş gibi çerçevelendirilmesine karşı var gücümüzle mücadele etmektir.“

„Biz ırkçılıkla mücadele konusunda Almanya’ya elimizden gelen desteği vermeye, katkı sunmaya hazırız. Aramızdaki bağlar çok sağlam. Nitekim her yıl tatil için yaklaşık 7 milyon Alman’ın Türkiye’yi tercih etmesi, iki ülke arasında ortalama 50 milyar doları bulan ticaret hacmi, jeopolitik gelişmeler, güncel sınamalar ve kırılmalara karşı yoğunluk kazanan diplomatik temaslar, ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki yakınlığın önemli göstergeleri arasındadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın Almanya’yı ziyaretleri, Almanya Cumhurbaşkanı Sayın Steinmeier ve Şansölye Scholz’u ülkemizde ağırlamamız, ikili ilişkiler açısından son derece değerlidir. Bu önemli ziyaretlere, Türk-Alman Enerji Forumu’nu, Karma Ekonomi ve Ticaret Komisyonu toplantılarını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Çalışma Grubu toplantılarını da eklediğimizde, ülkelerimiz arasındaki diplomatik ilişkilerin mahiyeti daha iyi anlaşılacaktır. İnanıyorum ki Türkiye ile Almanya arasında yakın işbirliği ve birlikte hareket etme iradesi, bölgesel ve küresel sorunların çözümünde kolaylaştırıcı rol oynayacaktır. İki ülke arasındaki kapsayıcı dostluğun, iletişim ve medya alanında işbirliklerini daha da güçlendirmesi en büyük temennimizdir. Biz her ne olursa olsun ilişkileri daha nitelikli hale getirmek için hazırız. Bu forumu bir müzakere zemini inşa etmek ve doğrudan konuşmak için ortaya koyuyoruz. Biz konuşmaktan korkmuyoruz, konuşmaktan kaçmıyoruz.“

„Anadolu Ajansı, TRT Deutch, TRT World ve TRT Türk, faaliyetlerde bulunduğu her ülkede olduğu gibi Almanya’da da medya çoğulculuğuna katkı sunmaktadır. Medya kuruluşlarımız, Almanya başta olmak üzere farklı ülkelerde yayıncılık faaliyetlerini sürdürürken, bizler de mesleklerini yapmak üzere ülkemizde bulunan veya görevlendirilen gazetecilere her türlü desteği veriyoruz. Yabancı basın mensuplarının, akreditasyon işlemlerini ve çalışmalarını kolaylaştırıcı taleplerini ivedilikle yerine getirmeye büyük önem veriyoruz. Bu çerçevede, 2022-2024 yılları arasında 6 bin civarında geçici, 750’ye yakın daimî yabancı basın mensubunun akreditasyonu yapılmıştır.”

“Almanya özelinde ise 2024 yılında 18 kurumdan 31, 2025 yılında ise 21 kurumdan 41 basın mensubunun daimî akreditasyon işlemi gerçekleştirdik. Her iki ülkede görev yapan medya mensuplarını, iletişim ve medya alanında işbirliği için imkân olarak görüyoruz. Bu işbirliğini daha da derinleştirmek için İletişim Başkanlığı olarak Türkiye İletişim Modeli çerçevesinde, ortak projelerle haber, belgesel, dizi ve film gibi içeriklerin üretilmesini, Türk diasporasının medyada daha nitelikli temsilini, medya alanında etik ilkelere bağlı kalınmasında karşılıklı teşviki, dezenformasyonla mücadele işbirliklerini ve ortak medya okuryazarlığı ve gazeteci değişim programlarının artırılmasını önceliyoruz. Bu işbirliklerinin medyada hakikatin ve adil temsilin sağlanmasında önemli katkılar sunacağına inanıyorum.“

„Medyanın, İslamofobi, zenofobi gibi ırk, din, dil, kültür üzerinden duyguları körükleyen, ayrıştırıcı, tetikleyici ve genelleştirici bir düşüncenin aparatı olmaktan kaçınması, hakikat adına, küresel barış ve vicdan adına bir zorunluluktur. Medyada bahsettiğimiz kötücül akımların, örgütlerin kendilerine yer bulması, hatta medya üzerinden kendi propagandalarını yapmaları medyaya olan güveni sarsmakta, kaos ve kargaşaya neden olmakta ve hakikatin medyadaki temsilini zayıflatmaktadır. Terör örgütü propagandası yapan isimlere medyada ‚uzman‘ sıfatıyla yer verilmesi gerçekten hakikat düşmanlığıdır. Asla ve asla kabul edilemez bir durumdur.

“Terör örgütlerine propaganda için zemin hazırlamak, insan haklarına aykırı bir durumdur, insanlığa düşmanlıktır, kamu düzenine karşıtlıktır. Bu nedenle biz, terör örgütü propagandasının medyada asla kendisine yer bulmaması gerektiğine inanıyoruz. Elbette basın özgürlüğü, etik ilkeler çerçevesinde tüm ülkelerin ve insanlığın en büyük kazanımlarından biridir, demokrasinin güvencesidir. Lakin basın özgürlüğü kisvesi altında dezenformasyonun yayılmasına, kara propaganda ve algı operasyonları yapılmasına asla göz yumulamaz. Toplum karşıtlarının ve terör örgütlerinin medyada temsili söz konusu olduğunda öne sürülen basın özgürlüğü, İsrail hükümetinin Filistin’deki soykırımı gündeme geldiğinde göz ardı ediliyorsa bu kavram suistimal ediliyor demektir. Basın özgürlüğü adı altında mesnetsiz, kurgusal haberler ve manipülatif bilgiler havada uçuşup, yorgun mermi misali zihinlere isabet ediyorsa, kavramın içi boşaltılıyor demektir. Kötücül odaklar, basın özgürlüğüne sığınarak dijital mecralarda dezenformatif içerikleri yayabiliyorsa kavram değersizleştiriliyor demektir. Bugün bizlere düşen görev, basın özgürlüğünün dezenformasyon aparatı ya da maskesi olarak kullanılmasının önüne geçmek ve hakikati bütün gücümüzle savunmaktır. Yeni teknolojilerin doğru bilgiyi ve hakikati değersizleştiren yapısına karşı, kurumsal medya yapıları bizler için muazzam imkanlar sunmaktadır. Uluslararası işbirlikleriyle bu imkanlardan daha iyi faydalanabileceğimize yürekten inanıyorum.“

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Büyükelçi Sayın Akif Çağatay Kılıç’ın Türk-Alman Medya Forumu’ndaki Mesajları

Konuşmasında iki ülke ilişkilerinin 300 yıllık geçmişinin olduğuna dikkat çeken Büyükelçi Sayın Çağatay Kılıç, Türkiye ve Almanya’nın bazı anlaşmazlıklara rağmen her zaman yakın ilişkiler içinde olacağına vurgu yaparak hem Türkiye’deki hem de Almanya’daki medyanın buna katkı sağlayacağını umduklarını ifade etmiştir. Sayın Kılıç özetle şu mesajları vermiştir: “Dünya, gelecek 50-100 yıl içindeki gelişmelere yön verecek, bunun temellerini atacak ilginç bir zamandan geçmektedir”

“Türkiye ile Almanya’nın devletler arası, uluslararası ilişkiler açısından 300 yıllık geçmişinin bulunmaktadır. 1960’taki İş Gücü Anlaşması’yla devletler arası ilişkilerin, insanlar arası ilişkilere de evrilmiştir.”

Alman medyasının zaman zaman Türkiye’ye yönelik çeşitli ithamlarda bulunulmakta ve ithamlar Almanya’da yaşayan Türk vatandaşlarını da içine alabilmektedir.”

„Türkiye’yi sürekli insan hakları, basın özgürlüğü, bunlarla alakalı olarak demokrasi gelişimi içerisinde ağır eleştirilere tabi tutan, tutmaya çalışan, bunları dile getiren medya organlarına baktığınız zaman aslında birçoğunun çok derin ikiyüzlü tutum sergilediğini de görmeniz mümkün.“

„Gazze’deki katliama, ‚katliam‘ diyemeyeceksiniz, Gazze’deki yaşananları doğru, tarafsız bir şekilde yansıtamayacaksınız, İsrail’i tarihsel veyahut da birtakım gerekçelerle eleştiremeyeceksiniz ya da çok düşük dozda eleştireceksiniz ama sokakta İsrail’e karşı eleştiride bulunan insanları yeri geldiği zaman gözaltına alacaksınız, yeri geldiği zaman tutuklayacaksınız, yeri geldiği zaman toplanma özgürlüklerini, ifade özgürlüklerini kısıtlayacaksınız ama bu, Alman medyasında hiç doğru dürüst yer almayacak ama Türkiye söz konusu olduğu zaman, ‚demokrasi eksiği, toplanma özgürlüğünün kısıtlanması, sosyal medya kısıtlamaları, tırnak içerisinde siyasetin her şeyin üzerinde vesayet uyguladığını‘ dile getireceksiniz.“

„Bugün hala Almanya’da Türkiye tarafından ciddi manada olumsuz birtakım veriler ve deliller ışığında aranan, geri iadesi istenen insanlar, bırakın geri iade edilmeyi, elini kolunu sallayarak sokakta gezmeyi de bir kenara koyalım, medya organlarına çıkıp Türkiye hakkında sözüm ona uzman olarak ahkam kesiyorlar. Medyadaki bazı yöneticilerin de maalesef kendilerine uygun birer maşa olarak kullandıkları bu kişilere alan vermeleri dolayısıyla bir kamuoyu oluşuyor, bir algı oluşuyor. Bu algılara ve kamuoyuna baktığınız zaman dışarıdan Türkiye’ye bakılmış olduğu için inanıyorum ki Türkiye’de görev yapan birçok Alman kökenli veya Alman iş adamı, gazeteci, diplomat, farklı alanlarda akademisyenler aslında orada anlatılanların ve dile getirenlerin Türkiye’deki gerçeklik olmadığını gördüklerinde şaşırıyordur.“

“Eleştiri farklı bir konudur.  Birçok ülkenin uluslararası ilişkilerdeki tutumunu biz de eleştiriyoruz. Ancak,  eleştirmekle ön yargılı kabul açısından yaklaşıp manipülasyon yapmak veya algı yönetmeye çalışmak başka bir şeydir”

“Emin olun bugün dünyanın bir çok ülkesinde Türkiye’deki kadar hakaretamiz ifadeler içeren basın yayını yapılamaz. Sorsanız ve algıya baksanız “Türkiye’de fikirler bastırılıyor, Türkiye’de görüş ayrılıklarının dile getirilmesi yasaklanıyor.” Çok değerli katılımcılar şu anda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanı terörsüz Türkiye ismi ve düşüncesi altında, siyasi anlamda risk de alarak bir duruş ortaya koyarak bir süreç başlatmış vaziyettedir. Türkiye etrafındaki bir çok kriz ve savaş ortamında bırakın birtakım yayın organlarının, basının sesini kısmayı en ağır tartışmaları kamuya açık bir şekilde her akşam onlarca kanalda masaya yatırılmaktadır.”

Almanya’da kamuoyu araştırmasına göre daha seçimin üzerinden henüz bir ay geçtikten sonra AfD %25 oranında oy oranına ulaşmıştır. Şu anda hükümeti kurmakla görevli CDU‘nun oy oranı %24-25. Herkesin kendi içerisinde siyasi konular olabilir ama biz alman medyasına şunu tavsiye ediyoruz; bunun sebeplerini araştırın. Neden ırkçı parti olarak gördüğümüz aşırı sağ olarak gördüğünüz uç olarak gördüğünüz bir siyasi parti bu kadar yükseliştedir.

Şunu da söylemem lazım Türkiye Almanya ilişkileri tarihi ve kuvvetli ilişkilerdir. Zaman zaman birbirimizle anlaşamadığımız konular olur ama genel ortak tarihi geçmiş içerisine baktığınızda ve özellikle insanlarımızın birbiriyle olan iletişiminin ne kadar yoğun bir seviyeye geldiğine baktığımızda Türkiye ve Almanya her zaman yakın ilişki içerisinde olacaklardır. Ümit ederiz ki hem Türkiye’deki hem Almanya’daki medya buna katkı sağlar, destek verir ve daha da ileriye gitmesine vesile olur.   “

BVS Cranes Bülbüloğlu Vinç, 40. Yılında TURQUALITY® Marka Destek Programına Dahil Oldu!

BVS Cranes Bülbüloğlu Vinç San. ve Tic. A.Ş., T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, 20 Ocak 2025 itibarıyla TURQUALITY® Marka Destek Programı kapsamına alınmıştır.

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Bülbüloğlu Vinç Yönetim Kurulu Başkanı Önder
Bülbüloğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:


„TURQUALITY® Marka Destek Programı’na dahil olmamız, yarım yüzyıla yaklaşan
tecrübemizle global çapta sektör liderlerinden biriyken küresel çapta çok daha iyi bilinen bir marka olmak hedefimizde önemli bir adım. Bu program, yalnızca şirketimize sağladığı desteklerle değil, Türkiye’nin en seçkin markalarının yer aldığı bu değerli aileye katılmamız açısından da büyük bir anlam taşıyor.“ 1985 yılında küçük bir atölyede başlayan BVS Cranes’in başarı hikayesi, bugün 500’ü aşkın çalışanı, 100.000 m²’yi aşan üretim tesisleri ve 90’ı aşkın ülkeye yayılan ihracat gücüyle global ölçekte bir başarıya dönüşmüştür. Şirket, yenilikçi ürünleri ve sektörün öncüsü konumuyla 2023 yılında Borsa İstanbul’da halka açılan ilk ve tek vinç üreticisi olma başarısını göstermiştir.

Önder Bülbüloğlu, uluslararası pazarlardaki güçlü varlıklarını da vurgulayarak şunları söyledi:“Almanya, Avusturya, İsviçre, ABD gibi ülkelerdeki satış ve servis merkezlerimizle, Avrupa ve Amerika başta olmak üzere 6 kıtada 90’ı aşkın ülkeye ulaşan ihracatımızla sektöre yön veriyoruz. Ancak hedeflerimiz burada bitmiyor. Halihazırda var olduğumuz pazarlarda markamızı daha ileri taşımak ve yeni pazarlarda Türk mühendisliğini tanıtmak için stratejik adımlar atmaya devam edeceğiz. TURQUALITY® programı, bu yolculuğumuzda önemli bir itici güç olacak.“

 

Son olarak Bülbüloğlu, sürdürülebilirlik ve inovasyon odaklı yaklaşımıyla sektörde fark
yaratmaya devam edeceklerini vurguladı:

„BVS AR-GE Merkezi ve BVS Akademi’deki güçlü mühendislik altyapımızla, bilim ve teknoloji ışığında geleceğin ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretiyoruz. TURQUALITY® programı kapsamında global marka yolculuğumuzda yeni bir kilometre taşını geride bırakırken, Türk mühendisliğinin gücünü dünyaya taşımaya devam edeceğiz. ‚Dünyanın her yerinde, dünyanın yükünü kaldırmaya‘ kararlıyız.”

 

Saltuk Erdemli, BVS Bülbüloğlu Vinç Sanayi Genel Müdürü Olarak Atandı

Ankara, Türkiye — Saltuk Erdemli, Türkiye’nin en büyük ve Avrupa’nın en saygın vinç üreticilerinden biri olan BVS Bülbüloğlu Vinç Sanayi’nin Genel Müdürü olarak atanmıştır. 2025 yılı Ocak ayında göreve başlayan Erdemli, 2010-2016 yılları arasında başarıyla yürüttüğü BVS Genel Müdürlük görevine geri dönerek, şirketin büyümesinde yeni bir dönemi başlatmayı hedefliyor.

Yönetim, iş stratejisi ve mühendislik alanlarında 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Erdemli, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olmuş ve Illinois Üniversitesi’nde (University of Illinois at Chicago) Finans ve Pazarlama alanında MBA derecesi almıştır. Kariyerinde Arlight Aydınlatma ( İsveç Sermayeli ) ve Ereğli Gemi İnşa gibi şirketlerde üstlendiği liderlik pozisyonlarıyla, yenilikçilik ve operasyonel mükemmeliyeti teşvik etme konusundaki başarısını kanıtlamıştır.

BVS Cranes: Vinç Sektöründe Güvenilir Bir İnovasyon Merkezi

BVS Cranes, 2023 yılında gerçekleştirdiği halka arz (IPO) ile Borsa İstanbul’da Türkiye’nin ilk ve tek vinç üreticisi olmuştur. Ankara’da bulunan üç modern fabrikasında 100.000 metrekarenin üzerinde üretim alanına sahip olan şirket, 500’den fazla çalışanıyla sektöre hizmet vermektedir. BVS , altı kıtada 93 ülkeye ihracat yaparak sektöründe güvenilir bir yenilikçi olarak konumlanmıştır.

 

Son yıllarda şirket, uluslararası alanda hızlı bir büyüme göstermiş; Almanya’da Duisburg ve Mannheim, Avusturya’da Salzburg, İsviçre’de Sisseln ve ABD’de Chicago’daki servis merkezlerini faaliyete geçirmiştir. Bu genişlemeler, şirketin yüksek kaliteli çözümler ve üstün hizmet sunma misyonuyla uyumlu olarak gerçekleştirilmiştir.

Erdemli, bu ivmeyi daha da ileri taşımayı ve BVS markasını uluslararası vinç pazarında daha da yükseltmeyi hedefliyor. “BVS Bülbüloğlu Vinç Sanayi’ye geri dönmek ve başarısına katkıda bulunmak benim için bir onurdur,” diyen Erdemli, “Hedefimiz, yenilikçiliği geliştirmek, operasyonel verimliliği artırmak ve dünya genelindeki müşterilerimiz için güvenilir bir iş ortağı olmaya devam etmek ” dedi.

Saltuk Erdemli’nin liderliğindeki bu yeni dönem, BVS ’nin küresel vinç sektöründe ileri görüşlü ve müşteri odaklı bir şirket olarak konumunu daha da güçlendirecek.

 

Saltuk Erdemli hakkında:

İş dünyasında geniş bir deneyime sahip olan Erdemli, farklı sektörlerdeki yöneticilik tecrübesi ve akademik birikimiyle dikkat çekiyor.

1974 yılında Ankara’da doğan Saltuk Erdemli, 1992 yılında Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ortadoğu Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünü 1996 yılında başarıyla tamamladı. Kariyerine 1995-1997 yılları arasında TMA Mühendislik Firmasında Mekanik Dizayn Mühendisi olarak adım atan Erdemli, 2000-2007 yılları arasında Hazine Müsteşarlığı’nda Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğünde Uzman olarak çalışarak kamu sektöründe önemli bir deneyim kazandı.

Erdemli’nin profesyonel kariyerinde bir dönüm noktası ise 2005 yılında University of Illinois at Chicago’da tamamladığı Finans ve Pazarlama alanındaki MBA eğitimi oldu. Bu süreç, onun yönetim ve strateji konularında derinleşmesini sağladı. Daha sonra Ereğli Gemi İnşa Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de Tersane Müdürü (2008-2010) ve Bülbüloğlu Vinç Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de Genel Müdür (2010-2016) görevlerini başarıyla üstlendi.

2016-2024 yılları arasında Arlight Aydınlatma A.Ş.’de Genel Müdür olarak görev alan Erdemli, burada da sektöre liderlik eden projelere imza attı. Ocak 2025’te eski yuvası Bülbüloğlu Vinç’e dönerek Genel Müdür olarak yeniden göreve başlaması, şirket için önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor.

Erdemli’nin özel yaşamı da oldukça ilgi çekici. Evli ve bir çocuk babası olan Erdemli, ailesiyle kaliteli vakit geçirmeye büyük önem veriyor. Spor tutkusu lise ve üniversite dönemlerinde voleybol oyunculuğu ile başlayan Erdemli, doğa sporlarına olan ilgisiyle dikkat çekiyor. Kapadokya’da 38 km’lik bir patika koşusunu tamamlayan ve uzun mesafeler koşmayı hedefleyen Erdemli, 45 yaşında başladığı tenis sporunda ise yerel turnuvaların hevesli bir katılımcısı.

Bilim kurgu, kişisel ve profesyonel gelişim ile seyahat kitaplarına olan ilgisiyle sürekli öğrenmeyi yaşam tarzı haline getiren Saltuk Erdemli, hem iş hem de özel hayatında örnek bir lider olarak öne çıkıyor. İngilizceye ileri düzeyde hakim olan Erdemli’nin, Bülbüloğlu Vinç A.Ş.’ye liderlik edeceği yeni dönemde şirketi ulusal ve uluslararası alanda daha ileriye taşıması bekleniyor.

KRV Türk Topluluğu, Demokrasi ve Katılım Projesini Başarıyla Tamamladı

29 Kasım 2024 Cuma günü Essen’deki BEW Eğitim Merkezi’nde düzenlenen proje kapanış etkinliğinde, Kuzey Ren-Vestfalya Türk Topluluğu (TB NRW), „Kuzey Ren Vestfalya(KRV)‘daki Türkiye Kökenli Vatandaşlar için Demokrasi ve Katılım“ projesinin başarılı bir şekilde tamamlandığını duyurdu.

Etkinliğin moderatörlüğünü TB NRW Yönetim Kurulu üyeleri Sinem Akbaş ve Cihat Şengül üstlenirken siyaset, sivil toplum ve bilim dünyasından birçok konuk; projenin sonuçları hakkında bilgi alarak demokrasiye gönül vermiş uzmanlar ile fikir alışverişinde bulunma imkani buldular. TB NRW Başkanı Serhat Ulusoy’un selamlama ve açılış konuşması ile başlayan etkinlik sırasıyla, Essen Büyükşehir Belediye Başkanı Thomas Kufen, Türkiye Cumhuriyeti Essen Başkonsolosu Taylan Özgür Aydın, KRV Eyaleti Çocuk, Gençlik, Aile, Eşitlik, Göç ve Uyum Bakanlığı Uyum Bölüm Başkanı Aslı Sevindim ve KRV Eyalet Meclisi Üyesi Volkan Baran’nın konuşmaları ile devam etti.

Alanlarında uzman iki önemli ismin interaktif sunumları dinleyicilerin büyük ilgisini çekti. Öncelikle, Türkiye ve Uyum Araştırmaları Merkezi Vakfı(Stiftung Zentrum für Türkeistudien und Integrationsforschung)’nın bilimsel direktörü Prof. Dr. Hacı-Halil Uslucan Türkiye kökenli vatandaşların seçim tercihleri hakkında bilimsel bir bakış açısı sundu. Ardından, KRV Eyaleti Uyum Konseyi Baskanı Tayfun Keltek „Uluslararası Aile Geçmişine Sahip İnsanlar İçin Politikada Perspektif Değişikliği“ konulu sunumu ile toplumun farklı kesimlerini bir araya getirerek daha kapsayıcı ve adil bir ortam yaratmayı hedeflediklerini belirterek dinleyicileri düşünmeye sevk etti.

2021 – 2024 Döneminin Değerlendirmesi

Daha sonra söz alan proje koordinatörü Yusuf Sarı; projenin başlangıcından bugüne kadar olan süreci özetleyerek, katılımcılara proje başlangıç durumu, sonuçlar ve geleceğe yönelik perspektifler hakkında bilgi verdi. Türkiye kökenli vatandaşların demokratik hayata ve içinde yaşadıkları topluma katılımını teşvik etmek için başarılı bir şekilde çalışan TB NRW yürüttükleri proje ile, KRV’deki Türkiye kökenlilerin perspektiflerini ve ihtiyaçlarını görünür kılmak ve bunları siyasi karar alma süreçlerine dahil etmeyi amaç edinmiştir. Projenin hedefi, kırsal bölgelerdeki derneklerde demokratikleşme süreçlerini harekete geçirmek, mevcut yapıları güçlendirmek ve demokrasi elçileri eğiterek bu süreci ilerletmekti. Yetiştirilen demokrasi elçileri, eğitim, kültür ve spor gibi çeşitli alanlarda aktif rol alarak; proje süresince çeşitli atölye çalışmaları, seminerler ve bilgilendirme toplantıları organize etmişlerdir.

Demokrasi Elçileri’nin Günü

Program akşam yemeğinin ardından, proje kapsamında eğitim almış demokrasi elçilerinden Aleyna Er, Ciğdem Er, Faik Berke Özcan, Kubilay Bayrak, Esma Akbayram ve Sinem Akbaş’ın kendilerini tanıtması ve sunumları ile sürdü. Aleyna, Çiğdem ve Sinem, Almanya’daki Türk topluluğunun zorluklarını ve çatışmalarını aydınlatmak için, öncelikle bu grubunun günlük yaşamını ve katılımını etkileyen çok katmanlı sosyal, kültürel ve ekonomik engelleri anlamanın önemli olduğunu vurguladılar. Bu zorlukları aşmak ve kapsayıcı ve adil bir birlikte yaşamı teşvik etmek için optimize edilmiş bir dernek çalışması taslağı tanıtarak izleyicilere fikirlerini derledikleri bir podcast dinlettiler.
Sonrasında, „World-Café“ adlı interaktif platformda, farklı kimlik ve kültürel konular ele alındı: „Kimlik Çatışması: Alman mısın, Türk mü?“, „Aile ve Gelenekler: Kökleri korumak mı, yeni yollar izlemek mi?“, „Ayrımcılık ve Stereotipler: Deneyimler ve başa çıkma yöntemleri“ ve “ Rol Anlayışı ve Toplumsal Cinsiyet İmgeleri: İki Kültürün Etkisi“ gibi başlıklar üzerinde derinlemesine tartışmalar yapıldı. Bu önemli konular, Berke, Kubilay ve Esma tarafından sunuldu ve katılımcılar arasında yoğun bir fikir alışverişi için temel oluşturdu.
Başarılı bir sekilde tamamlanan organizasyonda, Doğan Bicer seslendirdigi Türkçe türküler ile misafirlere unutulmaz anılar yasatti.

TB NRW Kimdir?

TB NRW, Almanya Türk Toplumu’nun (TGD) resmi eyalet birliğidir. 10 yılı aşkın süredir, NRW’deki Türkiye kökenli vatandaşların çıkarlarını savunmaktadır. TB NRW, kültürler arasında köprü kurucu görevi üstlenerek Kuzey Ren-Vestfalya’da demokratik çerçevede çeşitliliği ve birlikte yaşamı teşvik etmektedir.

Haber: Sinem Akbaş

Almanya’da kurulan İlk ve En Eski İşverenler Derneği 35. Yılını Kutladı!

Almanya’dan ve Türkiye’den önemli isimlerin katıldığı, 300’den fazla iş insanını bir araya getiren kutlamada, Almanya’daki en eski Türk işverenler derneği olan TDU-NRW, 35. yılını Köln’de büyük bir coşkuyla kutladı.

Köln’deki Hyatt Regency Otel’de, 09.11.2024 tarihinde gerçekleşen gala gecesi, Türk ve Alman iş dünyasının önemli isimlerini bir araya getirerek büyük bir dayanışma ve başarı öyküsüne ev sahipliği yaptı.

Kutlama, Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Prof. Cevdet Kocaş’ın Açılış Konuşmasıyla Başladı

 

Kutlama, TDU NRW Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Prof. Cevdet Kocaş’ın etkileyici açılış konuşmasıyla başladı. Başkan Kocaş, konuşmasında derneğin 35 yıllık geçmişine, şu anki faaliyetlerine ve gelecekteki önemine vurgu yaparak, TDU’nun Almanya’daki Türk iş dünyasına olan katkılarından ve gelecekte üstleneceği önemli rollerden bahsetti. Cevdet Kocaş, TDU’nun, Almanya ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerde nasıl bir köprü görevi gördüğünü ve Türk iş insanlarına sağladığı destekle toplumdaki güçlü yerini bir kez daha gözler önüne serdi.

 

Almanya ve Türkiye’den Katılan Önemli İsimler

 

Etkinliğe Almanya’dan Avrupa Parlamentosu Milletvekili Thomas Geisel, Almanya Meclis Üyesi Serap Güler, Köln Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Ralf Heinen ve Köln Başkonsolosu Hüseyin Kantem Al, Düsseldorf Ticaret Ataşesi İrem Ekmekçi Konuk gibi önemli isimler katıldı. Ayrıca, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve NRW Başbakanı Hendrik Wüst, Almanya eski Sağlık Bakanı Jens Spahn, Köln ile Kardeş Şehir olan İstanbul’un  Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu geceye video mesajlarıyla katılarak TDU-NRW’nin Türk-Alman iş dünyasındaki kritik rolünü ve 35 yıllık başarı hikayesini kutladılar.

 

Başkan Cevdet Kocaş’tan İki Büyük Müjde; TDU BÜYÜYOR ve TDU APP

 

Cevdet Kocaş, konuşmasının devamında TDU-NRW’nin geleceği ile ilgili iki büyük müjde verdi. İlk olarak, Almanya genelinde TDU şubelerinin açılacağını ve bu doğrultuda Hessen ile Bavyera eyaletlerinde yeni TDU derneklerinin faaliyete geçtiğini duyurdu. İkinci olarak, üyeler arasındaki iletişimi ve iş birliğini daha da güçlendirmek amacıyla geliştirilen TDU mobil uygulamasının tanıtımını yaptı. Gala Esnasında  TDU NRW Üyeleri TDU Uygulamasini telefonlarina  indirildiler ve kullanmaya başladılar Kocaş, bu dijitalleşme adımıyla derneğin daha erişilebilir ve güçlü bir ağ oluşturacağını belirtti.

Kutlamaya Sponsorluk Yapan Türk Şirketlerine Teşekkür Plaketi

 

Gala gecesinin sonunda, TDU NRW’ye bu büyük Kutlama için destek veren büyük Türk şirketlerine teşekkür edildi. Ana Sponsor Kiğılı, ve diğer sponsorlar Suntat, Acıbadem Healthcare, Kölnbusiness, Yalçınlar Aluminyum, Komagene,  MAD Parfumeur, Peker Holding  gibi önemli Türk markaları, TDU’ya olan katkılarından ötürü plaketle onurlandırıldı. Başkan Cevdet Kocaş, bu firmalara teşekkür ederken, Türk ve Alman iş dünyası arasındaki dayanışmanın önemini bir kez daha vurguladı.

 

TDU-NRW, 35 yıldır Almanya’da faaliyet gösteren Türk iş insanlarını bir araya getirerek, Türk ve Alman ekonomileri arasında sağlam bir köprü kurmakta ve iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari bağları güçlendirmeye devam etmektedir. Bu özel gece, TDU-NRW’nin Almanya’daki Türk iş dünyasındaki lider rolünü ve sağladığı katkıları bir kez daha göstermiştir.

Başkent’te BALKANTÜRKSİAD Rüzgarı

Balkan Rumeli Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BALKANTÜRKSİAD) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen ‚BALKANTÜRKSİAD Başkent Buluşması‘, 18 Ekim 2024 tarihinde Ankara’da görkemli bir organizasyonla gerçekleştirildi.

 

Ankara Divan Otel’de yapılan etkinlik, Balkan ve Rumeli coğrafyasının önde gelen iş insanlarını, siyasetçilerini ve diplomatlarını bir araya getirdi.

 

 

Etkinliğe, Kosova Başbakan Yardımcısı Emilija Redzepi ve Kosova Kalkınma Bakanı Fikrim Damka gibi üst düzey isimlerin yanı sıra Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Karadağ, Kuzey Makedonya, Moldova ve Romanya’nın Ankara Büyükelçileri katılım sağladı. Türkiye’den ise AK Parti Bursa Milletvekilleri Ahmet Kılıç, Refik Özen, Emine Yavuz Gözgeç ve Ayhan Salman, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ile İyi Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun yanı sıra Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Aydın Saldız ve çok sayıda üst düzey yönetici yer aldı.

 

Açılış konuşmasını yapan BALKANTÜRKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Şakir, dostluk ve barış temelli ekonomik ilişkilerin önemine değindi. Başkan Şakir, “Biliyoruz ki ekonomik ilişkiler bir merhaba ile başlar ve geliştikçe ülkeler arasındaki sınırlar adeta ortadan kalkar. Biz de bu anlayışla, hem ülkemize hem de Balkan ülkelerine fayda sağlayacak iş birlikleri kurmak için çaba sarf ediyoruz” dedi.

Başkan Şakir ayrıca Bursa’nın sosyo-ekonomik yapısına ve BALKANTÜRKSİAD’ın faaliyetlerine de değinerek, “400’ü aşkın Balkan ve Rumeli kökenli iş insanının üye olduğu BALKANTÜRKSİAD, hem Bursa hem de Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır. Balkan coğrafyasında bugüne kadar sayısız toplantı ve iş ziyaretleri gerçekleştirdik.

 

Bu akşam da sizlerle burada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‚Yurtta Sulh, Cihanda Sulh‘ sözünü her daim hatırlamalıyız” ifadelerini kullandı.

 

 

BALKANTÜRKSİAD Hakkında?

BALKANTÜRKSİAD: Bölgenin Ekonomik ve Kültürel Lokomotifi

2011 yılında Kurucu Başkan Naci Şahin önderliğinde, Balkan ve Rumeli kökenli 41 iş insanının ortak vizyonuyla kurulan BALKANTÜRKSİAD, her yıl Türkiye ekonomisine milyarlarca dolar katma değer sağlayan iş insanlarını aynı çatı altında buluşturmayı amaçlamaktadır. 400’ü aşkın üyesiyle Bursa’nın en etkili iş dünyası örgütlerinden biri olan bu dernek, yatırım, üretim, istihdam ve ihracat alanlarında öncülük etmektedir.

BALKANTÜRKSİAD, yalnızca ekonomik kalkınmayı değil, aynı zamanda Türkiye’nin sosyal ve kültürel gelişimine de katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Atatürk’ün çağdaş uygarlık hedefini kendisine rehber edinen dernek, bölgesel ve sektörel potansiyelleri en iyi şekilde değerlendirmeye çalışmakta ve girişimciliğin yaygınlaşması için önemli adımlar atmaktadır. Demokratik, laik ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir sistem içinde sivil toplumun kurumsallaşmasını ve girişimciliği teşvik etmek, derneğin en önemli amaçları arasında yer alır.

BALKANTÜRKSİAD, bu topraklardan aldığı enerjiyi yine bu topraklara armağan etme misyonunu üstlenmiş bir yapıdır. Bu bağlamda, sanayici ve iş insanlarının sorunlarını çözmek için çalışmakla kalmayıp, onların toplumda daha girişimci ve öncü bireyler olarak yer almasını sağlamak için çeşitli projeler üretmektedir.

 

 

BALKANTÜRKSİAD: Geçmişten Geleceğe Güçlü Bir Köprü

Bu vizyon ve misyonla hareket eden BALKANTÜRKSİAD, bölgesel dayanışmayı ve iş birliğini güçlendirmek için her yıl çeşitli etkinlikler, ticaret heyeti ziyaretleri ve iş forumları düzenlemekte, hem Türkiye hem de Balkan ülkeleri arasında köprü görevi görmektedir.

 

 

 

Fotograflar: SektorelTV, BALKANTÜRKSIAD

Türk-Alman ilişkilerine bu kez de Müzik damgasını vurdu!

Köln-İstanbul kardeş şehir kapsamında düzenlenen etkinlik Köln-Ehrenfeld Bürgerzentrum’da gerçekleşti.

Program önce Köln Yunus Emre Enstitüsü müdürü Dr. Yılmaz Bulut‘un açılış konuşmasıyla başladı. Ardından şeref konuğu olarak Belediye Başkanı Dr. Ralf Heinen (SPD) katılanlara seslenerek; „bu faaliyet sadece Köln-İstanbul arasındaki bir köprüden ziyade, Türk-Alman ilişkilerinde büyük rol oynadığını, gelecekte de tekrar üzerine düşen desteği daima sürdürecekleri sözünü verdi.

Seyirciler ayrıca Köln Yunus Emre Enstitüsünün düzenlediği kardeş Şehir Korosu (Klangbrücke) Aynur & 3K Müzik korosunun birbirinden güzel hazırlamış olduğu şarkılarını dinlemenin yanısıra, Köln’ün kültürel çeşitliliğini de deneyimledi.

 

Köln-İstanbul Şehir Kardeşliği Derneği (Verein zur Förderung der Städtepartnerschaft) katkılarıyla bu özel müzik gecesinde dernek adına dernek yetkilisi Monika Bongartz konuşmasında; her yıl düzenledikleri bu ve benzeri etkinlikler çerçevesinde her iki şehir arasındaki gönül bağlarının daha da güçlendiği ve hatta kültürel, sosyo-ekonomik ilişkilerinin sağlam temeller zeminine vesile kıldığına canı gönülden inandıklarını belirtti,

Yeni kurulan Kölner Städtepartnerschaftschor-Klangbrücke koro sahnede önce şef Cronauer’in  İstanbul Kafası” şarkısının solo icrasıyla başladı. Koro daha sonra Türkçe, Yunanca, Almanca dillerinde geleneksel ve modern şarkıların karışımından oluşan; Telgrafın telleri, Hayat Bayram olsa, Hatırla Sevgili, Aman Doktor, Bir Dalda iki Kiraz, eserlerini seslendirdiler. Konserin doruk noktasını „Üsküdar’a Gider iken“ (Kâtibim) şarkısını tüm seyircilerin hep bir ağızdan söylenmesi oluşturdu. Koro Şefi Aynur ve koro tarafından hazırlanan sürpriz eser olarak işaret dili eşliğinde sunulması güne damgasını vurdu. Şef Cronauer “koro elemanının söyledikleri şarkı eşliğinde işaret dilini öncelikle Almanca-Türkçe dillerinde seyirciye açıklanmasının ve de en önemlisi toplumun her bireyine özellikle de engelli vatandaşlara bunu aktarabilmelerinin gururunu yaşadıklarını” belirtti.

 

Ayrıca Cronauer sözlerine; “bu konserin gerçekleşmesinde katkıda bulunan Almanya’daki faaliyeti için başta Köln Yunus Emre Enstitüsü müdürümüz Dr. Yılmaz Bulut ve tüm kurum çalışanlarına, Köln-İstanbul Şehir Kardeşliği Derneğine, Belediye Başkanı sayın Dr. Ralf Heinen’e ve de her an yanımda olan Koro müzisyenleri ve Koristlerine desteklerinden dolayı teşekkürlerini iletti.

 

Misafirler arasında Köln ve çevresindeki sivil toplum dernekleri temsilcileri ‚ yerel medyadan basın mensupları, Köln-İstanbul Şehir Kardeşliği Derneği başkanı Walter Kluth, Haydi Komm Derneği başkanı Canan Durna, Almanya Kırım Tatarları Derneği Başkanı Mehmet Akyel ve aktif Siyasetçi Zafer Topak‘da yer aldılar.

Haber: Serkan Çağatay / Fotoğraflar: Halil Koç

 

Mucize Kadın Elvan Çardak’ın Kişisel Analizleri Büyük ilgi Görüyor

SektörelTV  olarak, Elvan Çardak’ı daha yakından tanımak için Almanya Düsseldorf’ta bulunan ve ünlü sanatçılar, siyasetçiler, devlet büyüklerinin uğrak noktası olan Mediator Restaurant’ta bir araya geldik. Kendisi, siz değerli okuyucularımıza yaşam yolculuğunu ve başarı hikayesini anlattı.

 

„Çocukluğumdan beri pek çok enteresan olay yaşadım ve kendimde bazı yetiler olduğunu keşfettim. Bunları kabul edip anlamak zamanımı alsa da, bana verilmiş olan bu hediyeyi hayatı anlamak ve şekillendirmek için kabul ettim,“ diyen Çardak, hayat serüveninin kendisini birçok sınavdan geçirdiğini belirtti. Özgür ruhunun sürekli arayış içinde olduğunu, parçaları birleştirerek ve deneyimler yaşayarak öğrendiğini vurguladı.

Kişisel analiz uzmanı ve „Mucize Kadın Elvan“ olarak bilinen Elvan Çardak, yaptığı kişisel analizlerle büyük talep görüyor. İstanbul, Hollanda, Almanya, İngiltere gibi ülkelerde yoğun talepler doğrultusunda analizler gerçekleştiren Çardak, analizlerinin yüksek doğruluk payı ile dikkat çekiyor. Özellikle Türk sanat camiasının ünlü isimleri, Elvan Çardak’tan analiz yapmasını talep ediyor.

 

Kişisel gelişim ve spiritüel alanlarda halen yoğun çalışmalar yaptığını söyleyen Çardak, „İnsan öğrendikçe ve paylaştıkça mutlu olan bir varlık. Ve ben bu alanda yo- lumun kesiştiği kişilerle birlikte bu yolu yürümekten çok mutluyum,“ diye ekledi.

Şu anda İstanbul’da bulunan Elvan Çardak, yoğun talep üzerine Dubai ve Amerika’ya gitmeye hazırlanıyor. Durugörü ve hissediş yetenekleriyle insanlara yardımcı olmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Çardak, „İyi ki buluştuk“ diyerek tüm hayatına dokunduğu kişilerle ruhsal düzeyde tanıştığını ifade etti.

Yol güzel, yolculuk güzel…

Hayatı bir oyun alanı olarak gören Elvan Çardak, „Bu oyunu güzel oynamak için kuralları bilmek gerekiyor. İşte ben de tam bu noktada artık kendimi daha fazla saklamamaya karar verdim,“ dedi. İçindeki bilgiyi ve gücü insanlarla paylaşmayı, onlara yardımcı olmayı ve hayat planında yeni dostlar edin- meyi sevdiğini ifade etti.

Doğuştan var olan enerjisiyle sanat camiasından hukuk alanına, bürokrasiden iş dünyasına kadar birçok kişiyle tanışıp çalışma fırsatı bulduğunu belirten Çardak, „İş ve kariyerinde tıkanıklık yaşayan, hak ettiği kalitede ilişkiyi yaşayamayan pek çok insanın hayatına dokun- dum,“ dedi. Tek isteğinin, kendisine gelen her danışanın sorununa çözüm olabilmek olduğunu dile getirdi.

SektörelTV/Düsseldorf

Hanibana.com Avrupa Pazarına Açılıyor!

E-ticaret sektöründe adını kaliteli hizmet anlayışıyla duyuran Hanibana.com, artık Avrupa’da da faaliyet gösterecek. 2015 yılından bu yana müşteri memnuniyetini ilke edinen ve dinamik bir ekiple hizmet veren platform, Avrupa’daki kullanıcıların da ihtiyaçlarına cevap verecek.

Şirketin temel değerleri arasında kalite, dürüstlük ve hızlı hizmet anlayışı yer alıyor. Bu doğrultuda, güçlü bir servis ağı ve iş ortaklarıyla işbirliği yaparak müşterilere ürünlerini zamanında ulaştırmayı hedefliyorlar.

Hanibana.com, müşteri memnuniyetini her zaman ön planda tutarak, çağın gerekliliklerine uygun olarak sürekli kendini yeniliyor ve rekabet ortamında öne çıkmayı hedefliyor.

Platformun en dikkat çeken özelliklerinden biri de kişiye özel hediyelik kategorileri sunması. Müşteriler, geniş bir seçenek yelpazesi arasından ihtiyaçlarına uygun özel hediyeleri bulabiliyorlar.

Ayrıca, iş dünyasında farklılık yaratmanın ve unutulmaz izler bırakmanın öneminin artmasıyla birlikte Hanibana.com, kurumsal dünyada sıradanlıktan uzaklaşmayı ve özel deneyimler sunmayı hedefliyor. Bu doğrultuda, ekip arkadaşları, iş ortakları ve müşteriler için etkileyici hediyelerle işlerini öne çıkarmayı amaçlıyor.

Hanibana.com’un Avrupa’daki kullanıcılarına özel kampanya ve avantajlar sunması planlanıyor. Platforma üyelik oluşturarak bu avantajlardan tam anlamıyla faydalanmak mümkün.

İletişim bilgileri: Turuncudan Koz. Itr. Gıda Paz. Yay. Hiz. Ltd. Şti. Kirazlıtepe Mah. Boğaziçi Cad. No:53/A Üsküdar – İstanbul 0(850) 441 14 61 destek@hanibana.com

http://www.hanibana.com

 

Hanibana.com ile alışverişin keyfini çıkarın, özel ve hızlı hizmetin tadını yaşayın! Avrupa’daki kullanıcılarımızı da ailemize katılmaya davet ediyoruz.

Mediator Restaurant: Dünyadan Lezzetlerle Görsel Bir Şölen sunuyor

Düsseldorf. Mediator Restaurant, misafirlerini dünya lezzetlerinden ilham alan unutulmaz bir gastronomi yolculuğuna davet ediyor. 40 yıl öncesine dayanan köklü geçmişiyle Mediator, farklı kültürlerin eşsiz dokularını ve kendine has lezzetlerini bir araya getirerek adından söz ettiriyor.

Akdeniz mutfağından ilham alan Mediator, Düsseldorf’a dünya lezzetlerini taşıyor. Mayıs 2022’de Medya Limanı’nda kapılarını açan restoran, konuklarına uluslararası mutfaklardan seçme lezzetler sunuyor.

Mediator’un merkezinde, kalite ve lezzet tutkusuyla hazırlanan alakart yemekler bulunuyor. Makarna çeşitlerinden, patateslerden, mükemmel şekilde kızartılmış jumbo karideslere kadar her yemek, damak tadına hitap eden bir ziyafet sunuyor.

Restoranın ambiyansı, Medya Limanı’nın modern ancak gizemli unsurlarını yansıtıyor. Akdeniz aksanları, mum ışığı ve yumuşak müzikle desteklenen hoş atmosfer, misafirlerine unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Konuklar için ücretsiz otoparkı ve 100 kişiye kadar ağırlayabilen geniş terasıyla Mediator, sosyal toplantılar ve özel günler için mükemmel bir mekan olarak öne çıkıyor.

Mediator ayrıca dünya mutfağının unutulmaz lezzetlerini evinize veya bir sonraki etkinliğinize taşımak için catering hizmetleri de sunuyor. Profesyonel ekip, size eşsiz bir mutfak deneyimi yaşatmaya hazır.

Mediator’un vizyonu, dünya kültürlerinin geniş yelpazesini birçok insan için erişilebilir kılmak ve geleneği modern bir konseptle birleştirmektir. Restoranın misyonu ise yüksek kaliteli ve taze yiyecekler sunmak ve misafirleriyle uzun vadeli bir ilişki kurmaktır.

Daha fazla bilgi için lütfen web sitesini ziyaret edin: www.mediator-restaurant.de

Rezervasyon ve daha fazla bilgi için lütfen iletişime geçiniz:

Mediator Restoran
Şehir Kapısı 1
40219 Düsseldorf

Ücretsiz otopark:
Lahnweg 15,
40219 Düsseldorf

Telefon/Whatsapp:
+49 157 8556 2228 veya +49 211 5665 6842

CHAMAY’dan Düsseldorf Moda Şöleni: TEBA ile Renkli Defile

Düsseldorf. CHAMAY FASHION ve Turkish European Business Association (TEBA) işbirliğiyle Düsseldorf’ta düzenlenen defile, iş ve sanat dünyasından birçok tanınmış ismin katılımıyla muazzam bir etkinlik haline geldi.

İstanbul Nişantaşı’nda merkezi bulunan CHAMAY Fashion mağazası, 2023 yılında gerçekleştirdiği görkemli açılışın ardından, Düsseldorf Königsallee‚de bulunan mağazasıyla adeta bir uğrak noktası haline gelerek, özellikle abiye ve gelinlik koleksiyonlarıyla dikkat çekiyor.

T.C. Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul, T.C. Düsseldorf Ticaret Ataşesi İrem Ekmekçi Konuk ve TEBA’nın yönetim kurulu üyeleri ile birlikte, Düsseldorf’un önde gelen simalarından bir araya gelerek, CHAMAY FASHION’ın zarif ve büyüleyici abiye ve gelinlik modellerinden oluşan renkli bir defile izledi.

CHAMAY’ın sahibesi ve tasarımcısı Birgül Ergün, davetlilere selamlarını sunduktan sonra başlayan defilede, birbirinden şık modellerde ve renklerde abiye kıyafetler sergilendi.

TEBA Başkanı Mehmet Yaşaroğlu, defilede yaptığı açıklamada, TEBA’nın kuruluş amacını vurgulayarak, Türk ve Alman iş dünyasını bir araya getirme, networking oluşturma çabalarını anlattı. Yaşaroğlu, Türk ve Alman firmalarının birbirleriyle olan ilişkilerini geliştirerek yatırım fırsatlarına dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtti. Ayrıca, CHAMAY gibi Türk markalarının Almanya’da daha çok yer edinmesi gerektiğini ifade ederek, Birgül Hanım’ın başarılarını takdir etti.

Yaşaroğlu, „TEBA olarak Birgül Hanım’ın her bağlamda her türlü destekçisi olacağız. Sizin gibi önemli markaların Almanya’ya daha sık gelmesi ve Almanya pazarında da bir yer edinmesi çok önemli. Türk modasının Türk dizaynının nereye gittiğini belirtmesi açısından son derece önemli, sizi tebrik ediyorum, başarılarınızın devamını diliyorum.“ şeklinde konuştu.

CHAMAY FASHION’ın sahibi Birgül Ergün, yeni koleksiyonlarını muazzam bir katılımla tanıttıklarını belirterek, TEBA’nın onuruna düzenledikleri defileyi özel bir gösteri haline getirdiklerini ifade etti. Düsseldorf’ta yoğun ilgi gördüklerini ve bundan sonraki süreçte de etkileyici tasarımlara imza atacaklarını belirten Ergün, „Düsseldorf’ta çok güzel adımlarla ilerliyoruz. Chamay’ın üstünlüğü çok yüksek. Dolayısıyla beklentimizin ötesinde bir ilgi ile karşılaştık. Çok güzel adımlarla ilerliyoruz.“ dedi.

Fotograflar ve Video: LokalBakis

Türkiye-Almanya İş Ve Yatırım Forumu’nun Gaziantep’deki toplantısına TİAD e.V’de katıldı

Almanya Büyükelçiliği ve İpekyolu Kalkınma Ajansı tarafından düzenlenen Türkiye-Almanya İş ve Yatırım Forumu Gaziantep’de gerçekleştirildi. Düzenlenen Foruma TİAD e.V. yönetim kurulu üyeleri Özcan Yavuz, Zihni Günes ve Yavuz Gencer’de katıldı. Ayrıca Forum’da enerji, otomotiv gibi sektörlerin yanı sıra tekstil, süpermarket zinciri ve finans sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerin üst düzey yöneticileri de yer aldı.

„ÖNEMLİ BİR TİCARET ORTAĞI“

İpekyolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Burhan Akyılmaz Gaziantep ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkileri genişletmek istediklerini belirterek: „Dost ülke Almanya, Türkiye’nin ve Gaziantep’in en önemli ticari paydaşları arasında yer almaktadır. Bu düşüncede Almanya ile geçmişten gelen güçlü dostluk ilişkilerimizi, efektif bir şekilde ticari ilişkilerimize yansıtmak ve ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmini tüm taraflara fayda sağlayacak şekilde artırmak gayretindeyiz. Avrupa Birliğinin en büyük ekonomisine sahip olan ve lokomotif bir rol üstlenen Almanya, Türkiye AB ilişkilerinde daima belirleyici ve öncü olmuştur. Türkiye’yi AB’ye yakınlaştıran her kararda Almanya’nın desteği olmuştur. Türkiye-AB ilişkilerinin gündemine baktığımızda özellikle Almanya’nın desteğine daha çok ihtiyaç duyduğumuz kanısındayız. Özellikle yeşil ve dijital dönüşüm, gümrük birliği modernizasyonu ve Türk vatandaşları için vize serbestisi bu konuların başında yer almaktadır. Ülke olarak, Gaziantep olarak Almanya ile olan ekonomik ilişkilerimizi genişletmek ve derinleştirmek istiyoruz” dedi.

„TÜM ÜLKENİN EKONOMİ MERKEZLERİNDEN“

Forumun katılımcılarından Federal Alman Cumhuriyeti Büyükelçisi Jürgen Schulz yaptığı açıklamada: “ Almanya ve Türkiye ekonomik olarak birbirine çok yakındır. Ticaret hacmimiz geçen yıl yeni bir rekor seviyeye ulaştı ve Türkiye’de 8 binin üzerinde Alman şirketi faaliyet gösteriyor. Gaziantep’in tüm bölge ile ekonomik işbirliğinin hala büyük bir potansiyel olduğuna inanıyoruz. Gaziantep sadece Türkiye’nin güneydoğusunda bir merkez değil tüm ülkenin ekonomi merkezlerinden birisidir” ifadelerini kullandı.

„BU ŞEHİRDE NE İSTERSENİZ ÜRETİLİR“

Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi ise: „Ben 160 alanda üretim yapan bir şehirim. Gözünüzü kapatın, ne istiyorsanız bu şehirde üretiliyor ve ben dünyadaki her iş insanıyla bir araya gelip aynı dili konuşabilirim. Çünkü ben iş insanıyım, benim görevim istihdam etmek. Benim işim üretmek ve ürettiğimi de dünyaya pazarlamak ama ben ne zamanki Almanya’ya gitmek istiyorum vize sorunuyla karşı karşıya kalıyorum” dedi.

„POTANSİYEL ÇOK YÜKSEK“

Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım iki ülke arasındaki potansiyele değinerek: “ Gaziantep Ticaret Odası olarak bu güzel organizasyonun bir parçası olmaktan mutluluk duyduğumu ifade etmek isterim. Hem Türkiye’de hem de ilimizin güçlü ticaret partnerlerinden biri olan Almanya için Gaziantep İş birliği fırsatları potansiyellerinin yüksek olduğu bir şehirdir. İnanıyorum ki bugün burada gerçekleştirdiğimiz iş forumunda da potansiyeli daha yakından incelemek ve iş birliği imkânlarını değerlendirebilmek için bir araya geldiğimiz bir platform olacaktır” ifadelerini kullandı.

„İŞBİRLİĞİ DEVAM EDECEK“

Gaziantep Valisi Kemal Çeber‚de iki ülke arasındaki işbirliğinin devam edeceğini belirterek: “ Almanya Büyükelçisi Gaziantep’teki ilk görevimde ziyaretime geldiklerinde, Almanya’nın yaptığı faaliyetlerden bahsettiğinde ben de teşekkürlerimi sunmuştum. Aynı iş birliğinin devam etmesini ümit ediyorum. Biz her zaman Gaziantep şehri olarak Alman iş insanlarını, tüm Alman vatandaşlarını ne için olursa olsun buraya geldiklerinde kucaklamaya hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

TIAD STANDINA YOĞUN İLGİ

Forumda ziyaretçiler TIAD standında yoğun ilgi gösterdiler. Standı ziyaret eden katılımcılar Almanya’da nasıl iş yatırımı yapacakları konusunda TIAD Başkan Yardımcısı Özcan Yavuz, Zihni Günes ve Yavuz Gencer‚den bilgi aldılar.

„GEREKLİ BİLGİLERİ ALDIK“

Düzenlenen foruma ilişkin görüşlerini paylaşan TIAD Başkan Yardımcısı Özcan Yavuz: „Gaziantep’deki foruma yönetimden arkadaşlarla beraber katıldık. Burada Gaziantep iş insanlarıyla görüştük. 30’dan fazla görüşme gerçekleştirdik. Gerekli bilgiler aldık. Yoğun bir talep vardı. Şehir merkezinde de temaslarımız oldu. Gerçekten verimli görüşmeler yaptık. Gaziantep’de ticaret potansiyeli büyük bir kent. Almanya’da da yapmış olduğumuz çalışmaları değerlendireceğiz“ dedi.

Video: LokalBakis

Türkü Tutkunları için Ratingen’de Unutulmaz bir Gece

CC Events’in organize ettiği muhteşem türkü gecesi için Ratingen’deki AHI Event Location, müzikseverlere büyülü atmosferiyle ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Müziğin kalbinden gelen özel bir akşam için çalışmalar tüm hızıyla sürüyor

Sevcan Orhan’ın etkileyici sesi, halk müziğinin dehası Oğuz Aksaç ve sazın ustası Tuncay Balcı, misafirlerini unutulmaz bir geceye davet etmekte

Unutulmaz bir türkü ziyafeti için hazırlıklar tam gaz devam ediyor

NRW’nin önde gelen etkinlik merkezlerinden biri olan Ahi Location, yemekli gala’da Sevcan Orhan’ın zengin repertuarı ve sıcak sesiyle gönüllerde taht kurmuş bir sanatçı olduğu bu gece, Oğuz Aksaç’ın derin Anadolu ezgilerini modern bir yorumla dinleyicilere aktaracağı ve Tuncay Balcı’nın sazıyla melodilere hayat vereceği özel bir buluşmaya ev sahipliği yapacak.

Türkü dolu bir geceyi Halay Night ile taçlandırılacak.. Şıklığınızla ışıldayacağınız bu gece için Dress Code’a uyum göstermeniz rica edilmektedir.

23 Aralık 2023 tarihinde gerçekleşecek bu muhteşem etkinliği kaçırmayın!

Organizatörler, tüm türkü severlerin davetli olduğu bu özel gecede, Türkiye’nin seçkin sanatçıları Oğuz Aksaç, Sevcan Orhan ve Tuncay Balcı, eşsiz eserlerini seslendirecekler. Gala yemeğimizde sizleri ağırlamaktan onur duyacağız. Mezeler, meyve ve alkolsüz içecekler gala paketinizin bir parçası olacak. Alkollü içecekler ekstra olarak servis edilecektir.Bu özel gece için biletlerin GeceTix.de üzerinden temin edilebileceğini ve masa rezervasyonlarınız için  bilet aldıktan sonra aşağıdaki numaradan irtibata geçmeyi unutulmamasını rica ederiz. Gecenin gerçekleşmesine büyük katkılarından dolayı Ahi Location, Steinberger Hotel&Spa, Medien Europa, Burhan Üzgeç, Konfident, Can Erzincan, Bizim Ciğköfte, Elite, Mediator Restaurant ve destek veren herkese teşekkür eder, yemekli Gala sonrası düzenlenecek olan After Halay Partisi ile misafirlerimiz halaya‘da doyacaklar dedi.

Irtibat:

CC Events +49 177 4737718