Loading...

Autor: Mustafa Gülec

Çaycuma Heyeti ile kardeş kenti Lennestadt’ta temaslarına başladı.

Çaycuma Heyeti ile kardeş kenti Lennestadt’ta temaslarına başladı.

Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, 8 kişilik Çaycuma Heyeti ile birlikte kardeş kenti Lennestadt’ta temaslarına başladı.

Çaycuma. Lennestadt Belediye Başkanı Tobias Puspas’ın, Kardeş Okul Projesi Koordinatörü Christa Orth-Sauer ve Yeşiller Partisi Belediye Meclisi Üyesi Andreas Verbeek’le birlikte Çaycuma Heyeti’nin kaldığı otele gelerek “Hoş geldiniz” demesiyle başlayan temaslar, okul ziyaretleriyle devam etti.

BU kapsamda ilk ziyaret Nihat Kantarcı Anadolu Lisesi kardeş okulu,

Şehir Lisesi Gymnasium’a yapıldı. Son derece yapıcı geçen ziyarette birlikte geliştirilecek projeler üzerinde duruldu.

Çaycuma Heyeti Lennestadt Belediye Başkanı Tobias Puspas’la birlikte, onur konukları” olarak “Lennestadt Şehir Festivali”nin açılışına katıldı.

Kaynak: Çaycuma Belediyesi

YTB’nin Dijital Medya Eğitim Programı Şumnu’da Tamamlandı

YTB ve TRT iş birliğinde Bulgaristan Başmüftülüğü ve bölge müftülüklerinde görevli personellere yönelik Bulgaristan’ın Şumnu kentinde düzenlenen Dijital Medya Eğitim Programı kapanış ve sertifika töreni ile sona erdi.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT) iş birliğinde Bulgaristan Başmüftülüğü ve bölge müftülüklerinde görevli personellere yönelik düzenlenen Dijital Medya Eğitim Programı bu yıl kuruluşunun 100. yıl dönümünü kutlayan Şumnu Nüvvab Mektebi’nde gerçekleştirildi. Eğitim programı kapsamında katılımcılar 4 gün boyunca alanında uzman isimlerden Sosyal Medya, Video ve Fotoğraf Çekim Teknikleri, Dijital PR ve Raporlama, Tasarım ve İnfografik gibi dijital medyaya yönelik uygulamalı eğitimler aldı.

Eğitim programının ardından düzenlenen kapanış ve sertifika törenine Bulgaristan Başmüftülüğü Yüksek İslam Şura Başkanı Vedat Ahmet, Başmüftü Yardımcısı Beyhan Mehmed, TRT Eğitim ve Araştırma Daire Başkan Yardımcısı Ubeydullah Yener, YTB Medya ve İletişim Koordinatörü Mustafa Öcalan, bölge müftüleri ve personeli katıldı.

Kapanış programı protokol konuşmalarının ardından sertifika ve hediye takdimi ile sona erdi.

Kaynak: YTB

YTB Dünyanın Dört Bir Yanından Gençleri Teknofest’te Davet Ediyor

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Türkiye’de milli teknolojinin geliştirilmesi konusunda kritik rol oynayan TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde yurt dışında yaşayan vatandaşların yer alması için her yıl çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda 30 Ağustos-4 Eylül 2022 tarihleri arasında Samsun’da yapılacak olan TEKNOFEST’te yurt dışındaki gençlerin katılımını sağlamak için YTB tarafından bu yılki destek programı ilan edildi.

Hazırlanan destek programı sayesinde dünyanın dört bir yanında yaşayan genç vatandaşlar TEKNOFEST’te yerini alacak. Festivale katılım sağlayacak olan gençler teknoloji firmalarını yakından tanıma imkânı bulacak. Bunun yanında ise; hava gösterileri, teknoloji yarışmaları, teknoloji gündemine ilişkin seminerler, tanıtım stantları ve söyleşiler gibi birçok faaliyete katılma şansı elde edecek.

YTB’den Ulaşım Ve Konaklama Desteği

Başvurular kapsamında yapılacak değerlendirme sonucunda programa katılmaya hak kazanan adayların festival süresince Samsun’da konaklamaları YTB tarafından karşılanacak. Ayrıca, her sabah konaklama yerinden festival alanına, her akşam da festival alanından konaklama yerine olan transfer ulaşımları da yine YTB tarafından sağlanacak. Bunların dışında, 2021-2022 eğitim öğretim yılında mezun olan katılımcılar ile hâlihazırda öğrenci olan katılımcılara, bu durumlarını belgelemeleri koşuluyla 150 Avro’ya kadar ulaşım desteği sunulacak.

Kimler Başvurabilecek?

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya Mavi Kart sahibi olanların başvurabileceği destek programından 30.08.2022 itibari ile 18 yaşını doldurmuş ve 30 yaşını doldurmamış adaylar yararlanabilecek. Ortaöğretimini yurt dışında tamamlamış olmak da başvuru şartları arasında yer alıyor.

Yurt dışında; havacılık, uzay ve mühendislik bilimleri alanında; öğrenim gören, mezun olan, uzmanlığı olan veya bu alanlara ilgi ve meşguliyeti olduğunu belgeleyenler bu programdan yararlanabilecek. Resmi belgesi olmayan adayların ise bu alanlara ilgisi olduğuna dair motivasyon mektubu sunmaları gerekiyor. Daha önceden YTB tarafından düzenlenen TEKNOFEST programlarından birine katılmış olanların başvurusu kabul edilmeyecek.

Nasıl Başvurabilirim?

Başvurular 14 Ağustos’a kadar https://obys.ytb.gov.tr adresi üzerinden gerçekleştirilecek. Ayrıntılı bilgi için de teknofest@ytb.gov.tr adresine e-posta yoluyla müracaat ediliyor. Program hakkında detaylı bilgiler ise https://www.ytb.gov.tr/ adresinde yer alıyor.

Kaynak: YTB

 Dünyada Türk Mermeri 1. Sırada!

Kuvars Mermer, ihracat alanında meslektaşlarıyla attığı adımlarla madencilik sektöründe Dünya çapında ses getirmeyi hedefliyor.

 

 

Dünyanın en gelişmiş sanayi kollarından biri olan ve ekonomiye doğrudan katkı sağlayan mermer madencilik sektöründe bulunun Kuvars Mermer, bej, Marmara ocaklarıyla, İstanbul’da ki üretim tesisiyle ve yurt dışı temsilcileriyle faaliyet göstermektedir. Dünyada yaşanan Korona sıkıntısını, avantaja çevirip, network, internet ve devletin verdiği imkanlarla Halihazırda devam eden ticaretini artırarak mermer maden ihracatına ağırlık vermektedir.

 

Aile firması Kuvars Mermer’in 2. Nesil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Keleş, aslen Trabzon Sürmene’li, evli ve bir çocuk babasıdır. Mustafa Keleş, babası Atilla Keleş yönetiminde ticaretini daha sağlıklı bir hale getirebilmesi için Yahudi alt yapılı iş adamının yanında yedi sene çalıştırılmıştır. MÜSİAD Genel Merkez, Genç Pesiad ve İmib gibi STK‚larda aktif olan Mustafa Keleş’in dilinden Kuvars Mermer ve dünyada mermerle alakalı bilgilerini aktarıyor; „Ailesi bünyemizde olan Kuvars Mermer firmamızda işimizi severek her geçen gün teknoloji ve yeniliğe adım atarak ilerliyoruz. Yirmi sene öncesinde ağırlıklı ihracat yaparken uluslararası sıkıntılardan dolayı iç piyasaya yönelip, Türkiye’de ki büyük konut projelerine mermer satış uygulama yapmaktaydı. Yeni nesil olarak ihracata gereken önemi verip, aktif olduğumuz STK’larla ve devletin ihracat için olanaklarını değerlendirip artırıyoruz.

Kuvars Mermer olarak biz bir tasarım firması değiliz tasarım yapmıyoruz fakat genç dinamik yeniliğe ayak uyduran mimarlarla çalışıyoruz. Özellikle butik tarzda çalışan firma olduğumuz dan istenen tasarıma göre üretim yapabiliyoruz. Mermer madeni Allah’ın verdiği bir nimettir, bunu tabii ki en güzel şekilde değerlendiriyoruz. Önceliğimiz Kuvars Mermer olarak devletimize ihracat ve istihdam yaparak katkı sağlamak. İmalat olan çoğu sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzün de en önemli sıkıntısı olan nitelikli usta bulmak. Genç neslimiz maalesef nasıl kolay para  kazanırım derdinde. İşin sonunda bu zihniyette olan insanlarımız çoğu işsiz kalmaktadır. Emek vermeden zahmet yaşamadan gelir elde etmek imkansız. Gençlerimiz zengin insanlara bakıp onların hiçbir bedel ödemeden bulunduğu yerlere geldiğini zannediyorlar. Dünyanın en zengin insanların biyografisine bakabilirsiniz kimse kolay gelir elde etmemiştir.

 

Dünyaya en fazla mermer ihracatı yapan Çin devletidir. Biz bunu gerekse STK’larla iletişim halinde olup, gerekse yeni nesil genç meslektaşlarımızla bir araya gelip rekabet savaşını kenara koyup dünya da mermer ihracatını birinci sıraya almak için adımlar attık. Devamını getirmek için de elimizden gelen tüm gayret ve çabayı yeni nesil meslektaşlarımızla birlikte yapıyoruz. Güzel sonuçlar elbette elde ettik. Daha yüksek sonuçları görmek istiyoruz. Evet bir şeyi başlattık sonuç aldık ama tabiri caizse sıfırdı bir oldu ama neden daha fazla olmasın.“

 

 

İLETİŞİM

Telefon: +90 (216) 378 80 61

Gsm:  +90 (532) 798 49 61

Kurtköy Mah. Ankara Cad. Ormangülü Sok. No 2 D: 21

Kurtköy/Pendik

http://www.kuvarsmermer.com

 

 

Gurbetteki Türkçe

Batı Avrupa’da göçmen barındıran ülkelerdeki en büyük gruplardan birisini 60 yıl önce bu kervana katılan Türkler oluşturuyor. Dile kolay ama 60 yıla çok şeyler sığdırdı Türkler. Hem kendileri değişti hem de onların kimliğini oluşturan ana dilleri Türkçe. Her ne kadar yazının başlığı ‘Gurbetteki Türkçe’ olsa da gurbetteki Türkler şimdilerde ‘Diasporadaki Türkler’ ya da ‘Batı Avrupa Türkleri’, Türkçe ise ‘Avrupa’daki Türkçe’ oldu.

 

Ali Yagiz

Konu tüm Batı Avrupa’daki insanımızı ve Türkçemizi ilgilendirse de biz konuyu Almanya özelinde ele almayı yeğledik. Zira Almanya, Türklerin en yoğun olduğu bir ülke. Bu ülkedeki yoğunluğa paralel konuşulan Türkçe ise; sürekli kan kaybeden, her geçen gün popülaritesi düşen bir dil. Dildeki bu erimenin en temel sebebi ise; ana dili Türkçe olanların, Türkçeyi içi boş birtakım saiklerle sahiplenmemeleridir! Teşbihte hata olmaz ama Türkçe adeta gurbetteki garip konumunda.

 

 

İşte, bu vurdum duymazlığın farkında olan birtakım iyi niyetli insanların oluşturduğu çeşitli sivil toplum örgütlerinin vermiş olduğu bir de mücadele söz konusu. Her sosyal konuda olduğu gibi bu konuda da farklı bakış açıları ve farklı yorumların olması işin tabiatına aykırılık arz etmez.

Daha da açacak olursak; ana diline duyarlı her fert ve STK’nın farklı çıkış noktaları, farklı çözüm önerileri ve doğruları var.

Bize göre ise doğrusu şudur: Almanya’da, ana dilimiz Türkçe’nin yaşaması noktasında verilen mücadelenin iki ayağı vardır:

Bu işin birinci ayağı; gerek federal gerekse eyaletler bazında resmi kurum ve kuruluşlarla oluşturulan ilişkiler ve yapılan görüşmelerde inisiyatif üstlenen konsolosluklarımız, eğitim ataşeliklerimiz, öğretmen ve veli derneklerimizdir. Burada bir sıkıntı yok, zira hem Türkiye Cumhuriyeti temsilciliklerimiz ve hem de mevcut derneklerimiz bu görevi ifa etmeye çalışıyorlar.

Bu işin ikinci ayağı ise; muhatabı insanımız olan sahadaki çalışmalardır. Aslında sahadaki çalışmalar aynı zamanda bu işin ana eksenini de oluşturuyor. Zira sahadaki başarı masadaki başarının da ölçüsüdür. Siz sahada ne kadar başarılı iseniz, masada da o derece söz sahibi olursunuz.

Bu konuda yapılması gereken ise; saha çalışmalarını yapacak olan öğretmen ve özellikle de veli derneklerinin sayılarının arttırılmasıdır. Bunu yaparken de nicelik ve nitelik büyük bir önem arz eder. Bu nedenle; ehil ve gayretli kişilerin dernek yönetimlerinde yer almalarına azami derecede dikkat edilmelidir. Daha farklı bir ifadeyle; ‘derdi; bir şey olmaktan ziyade, derdi; bir şey yapmak olan’ kişilerin dernek yönetimlerinde yer almasına özen gösterilmelidir.

Peki bu yeterli mi? Elbette ki, değil! Dikkate alınması gereken bir başka konu ise; dernek yönetiminde görev alacak olanların -özellikle Türkiye’deki siyasi görüşlerle içli dışlı olan, ana vatandaki siyaseti buraya taşıyan, sürekli görüş beyan eden kişilerden oluşmasına fırsat verilmemelidir. Bu durum ne yazık ki, pek fazla irdelenmeyen ama gerek insanımızın ve gerekse hizmet amaçlı oluşturulan STK’ların ortak hareket alanını kısıtlayan ve hatta sekteye uğratan en büyük etken olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sahadaki gözlemler; dernek yönetiminde görev alan ve Türkiye’deki siyasi konularla ilgili görüşleriyle bilinen kişilerin, ortak paydamız olan Türkçe gibi önemli konuda dahi insanımızın bir araya gelmesine engel teşkil etmekte ve beraber hareket etme konusundaki opsiyonunu tamamen devre dışı bırakabilmektedir. Sıkça yaşadığımız bir durum; ‘falanca kişi varsa ben yokum’ ya da ‘falanca grup varsa biz yokuz’ şeklinde karşımıza çıkıyor.

Örnekleri çoğaltmak mümkün ancak özetleyecek olursak başarı; konunun birinci ayağını oluşturan resmi kurum ve kuruluşlarımız ve ikinci ayağı olan sahadaki eşgüdümlü, azimli ve kararlı çalışmalarıyla mümkündür. Yani her iki ayağın da aynı tempoda hareket etmesi elzemdir.

Detaydan özete geçecek olursak; farklı düşünmemiz, beraber olmamıza ve beraber hareket etmemize engel teşkil etmemelidir. Bu gemi hangi siyasi ve dünya görüşüne sahip olursak olalım; hepimizin içinde olduğu bir gemi. Bu geminin su alması, hepimizin batması anlamına gelir ki, sağ duyu sahibi hiçbir kişi geçmişimizi bugüne taşıyan, bugünümüzü yarına taşıyacak köprü olan ana dilimiz Türkçe’nin heba olmasına göz yummaz ve yummamalıdır da.

Ali Yağız