Loading...

Q Flats Kurtköy, 9. Türk‑Alman Ekonomi Günü’nde Yatırımcılarla Buluşmaya Hazırlanıyor

Avrupa Türk İş İnsanları ve Sanayicileri Derneği (ATİAD) tarafından düzenlenen 9. Türk‑Alman Ekonomi Günü, 18 Nisan 2026 tarihinde Düsseldorf’taki Congress Center Düsseldorf’ta gerçekleşecek.

Etkinlik, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendirmeyi hedeflerken, bu yıl özellikle Yapay ZekaMobilite 4.0Sosyal Ekonomi ve Dijitalleşen Dünyada Yeni Üretim Modelleri gibi geleceğin ekonomisini şekillendiren stratejik temalara odaklanıyor. Zirve; siyaset, ekonomi ve bilim dünyasının karar vericilerini bir araya getirerek dijital dönüşüm fırsatlarının ve sınır ötesi iş birliği modellerinin tartışılacağı seçkin bir platform sunuyor.

Bu önemli etkinlikte yer alacak markalardan biri de Q Flats Kurtköy. İstanbul’un hızla değer kazanan bölgelerinden birinde konumlanan proje, güvenli yatırım modeli ve avantajlı ödeme seçenekleriyle dikkat çekiyor.

Q Flats Kurtköy, Ekonomi Günü’nde Stand 15’te Tanıtım Yapacak

Q Flats ekibi, 18 Nisan Cumartesi günü 09.00 – 17.00 saatleri arasında CCD Congress Center Düsseldorf’ta kurulacak Stand 15’te ziyaretçileri ağırlayacak. Yatırımcılar, proje hakkında detaylı bilgi alırken, etkinliğe özel ödeme avantajlarını da yerinde inceleyebilecek.

Öne çıkan fırsatlar arasında:

  • %5 peşinat,
  • 48 ay vade,
  • Kademeli taksit,
  • 0,45 vade oranı,
  • Etkinliğe özel kampanyalar

yer alıyor.

Ertesi Gün KÖ59 Hotel Düsseldorf’ta Özel Sunum

Q Flats, Ekonomi Günü’ndeki tanıtımın ardından yatırımcılarla daha kapsamlı bir buluşma için ertesi gün özel bir etkinlik düzenliyor.

 

19 Nisan Pazar günü 09.30 – 17.00 saatleri arasında Düsseldorf KÖ59 Hotel’de gerçekleştirilecek sunumda, proje tüm yönleriyle detaylı olarak anlatılacak. Katılımcılar, hem ödeme avantajlarını hem de Kurtköy’ün yükselen değerini uzman ekipten birebir dinleme fırsatı bulacak.

Sunumda şu başlıklar öne çıkacak:

  • Projenin mimari yapısı ve yaşam konsepti
  • Kurtköy’ün ulaşım, teknoloji ve ticaret aksındaki stratejik konumu
  • Deprem performans analizi ve güvenlik standartları
  • MHR GYO güvencesi ve Tepe İnşaat ana yükleniciliği
  • Allianz Teknik tarafından yapılan teknik değerlendirmeler

Kurtköy’de Güvenli ve Değer Kazanan Bir Yatırım

Sabiha Gökçen Havalimanı’na 8 dakika, Viaport AVM’ye 3 dakika mesafede yer alan Q Flats Kurtköy; modern mimarisi, sosyal yaşam alanları ve güçlü teknik altyapısıyla hem oturum hem de yatırım için ideal bir seçenek olarak öne çıkıyor.

ALMANYA’DA YENİ BİR DÖNEM: BATI KARADENİZ VAKFI (BAK‑VAK) GÜÇLÜ VİZYONUYLA TANITILDI

Almanya’daki Batı Karadeniz toplumunu kurumsal bir kimlikle geleceğe taşımayı hedefleyen Batı Karadeniz Vakfı (BAK-VAK), Gelsenkirchen şehrinde yer alan Bellavue Event Etkinlik Salonu’nda düzenlenen görkemli bir tanıtım toplantısıyla kamuoyuna ilan edildi. Bölgesel nitelikli ilk ve tek vakıf olma özelliğine sahip olan BAK-VAK; eğitimden teknolojiye, medyadan sosyal uyuma kadar uzanan geniş vizyonuyla Avrupa’daki Türk sivil toplum dünyasına yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyor.

 

Açılış ve Sinevizyon Gösterimi

Toplantı, vakfın kurucu ekibinde yer alan ve yönetim kurulu üyesi olan deneyimli gazeteci Mustafa Tığlı’nın açılış ve selamlama konuşmasıyla başladı. Tığlı, Batı Karadenizlilerin Almanya’daki yarım asırlık serüveninin artık profesyonel bir vakıf çatısı altında taçlandığını ifade ederek, bu oluşumun bölge insanı için taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Programın devamında, Batı Karadeniz’in eşsiz doğasını, köklü kültürel mirasını ve vakfın kuruluş felsefesini anlatan özel tanıtım videosu misafirlerin beğenisine sunuldu.

Başkan Hüseyin Erdoğan: “Geleceğe Atılan Güçlü Bir İmza”

Vakfın kurucu başkanı, tanınmış iş insanı Hüseyin Erdoğan, kürsüye gelerek vakfın kuruluş amacını ve gelecek vizyonunu içeren kapsamlı bir konuşma gerçekleştirdi. Erdoğan, vakfın sadece bir hemşehri topluluğu değil, modern ve profesyonel bir vizyonun eseri olduğunu vurguladı: “Bugün burada sadece bir kuruluş ilan etmiyoruz; evlatlarımızın geleceğine, kültürel mirasımıza ve Almanya’daki varlığımıza güçlü bir imza atıyoruz. Batı Karadeniz Vakfı, hem köklerimize sadık kalan hem de modern dünyanın gerekliliklerini profesyonel bir disiplinle okuyan bir anlayışla yola çıkmıştır. Almanya’daki Batı Karadeniz kökenli bireylerin toplumsal başarılarını taçlandırmak ana gayemizdir.”

Çok Kültürlü ve Profesyonel Yönetim Yapısı

Vakfın yönetim yapısı, Almanya’nın çok kültürlü dokusunu ve profesyonel iş disiplinini yansıtacak şekilde titizlikle oluşturuldu. Yönetim kurulu ve mütevelli heyetinde, Alman idari ve hukuki sisteminde tecrübeli Alman yöneticilerin de yer alması, vakfın tam bir şeffaflık ve iş birliği içerisinde hareket edeceğinin en büyük teminatı olarak gösterildi. Alman Vakıflar Yasası’na tam uyumlu ve her türlü siyasi görüşten bağımsız bir yapıda kurulan BAK-VAK, Alman devlet makamları nezdinde kalıcı, saygın ve ciddi bir çözüm ortağı olmayı hedefliyor.

Eğitimde Fırsat Eşitliği ve Dil Okulu Projesi

Eğitim, vakfın faaliyetlerinin merkez üssü olarak belirlendi. Başkan Erdoğan, genç nesillerin akademik kariyerlerini burslarla destekleyeceklerini, okul takviye kursları ve uzman kariyer danışmanlığı ile başarılarını kalıcı hale getireceklerini belirtti. Özellikle dil bariyerini aşmak adına hayata geçirilen Dil Okulu projesiyle, hem topluma yeni katılan bireylere hem de öğrencilere Almanca konusunda profesyonel destek sunulacak.

Dijital Çağın Öncüsü: Teknoloji ve Medya Akademisi

Teknoloji ve medya alanındaki vizyoner projeler de lansmanda büyük dikkat çekti. Vakıf bünyesinde oluşturulan Teknoloji Atölyeleri ile gençlere kodlama ve yapay zeka eğitimleri verilerek, onların dijital çağın yetkin bireyleri olarak yetiştirilmesi hedefleniyor. Aynı zamanda bölgenin sesini daha gür duyurmak amacıyla kurulan Medya Akademisi ve Dijital Yayın Platformu, hem kültürel zenginliğimizi uluslararası arenada tanıtacak hem de gençlere yeni nesil iletişim dünyasının kapılarını açacak.

Toplumsal Uyum ve Kalıcı Eserler Hedefi

Vakfın sosyal sorumluluk projeleri arasında kadınlar ve çocuklar için özel gelişim akademileri yer alırken, sağlıklı bir nesil için spor organizasyonları ve sağlık seminerleri de faaliyet planının merkezine konuldu. Alman anayasal değerlerine bağlı, toplumla iç içe ve üretken bireyler yetişmesine katkı sunulurken, Alman komşularla kurulacak kültürel köprüler sayesinde toplumsal uyumun güçlendirilmesi amaçlanıyor. Ayrıca vakfın en büyük stratejik hedeflerinden biri olan; içinde dersliklerin ve laboratuvarların yer aldığı kalıcı bir “Eğitim ve Uyum Merkezi” mülkünün vakfa kazandırılması süreci de resmen başlatıldı.

Yönetim Kurulu Üyelerinin Kararlılığı

Başkan Hüseyin Erdoğan’ın sunumunun ardından yönetim kurulu üyeleri de söz alarak görüşlerini paylaştılar. Hukuk, eğitim, ticaret ve medya gibi farklı uzmanlık alanlarından gelen üyeler, vakfın şeffaf yönetim anlayışına ve toplumun her kesimini kucaklayan yapısına dikkat çektiler. Yönetim kurulu üyeleri, birlik ve beraberlik mesajı vererek, “Bu vakıf hepimizin ortak geleceğidir” vurgusunda bulundular. Tüzük hazırlık komitesinin titiz çalışmalarıyla yasal sürecini tamamlayan Batı Karadeniz Vakfı’nın lansmanı, davetlilerin ve yönetim kurulunun toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Toplantıda Yer Alan İsimler

Gerçekleştirilen bu tarihi toplantıda; Kurucu Başkan Hüseyin Erdoğan, Başkan Yardımcısı Mustafa Yağcı, Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Tığlı, Yönetim Kurulu Üyesi Özkan Yağcı, Yönetim Kurulu Üyesi Rasim Saka, iş insanı Mehmet Öztürk ve iş insanı Cenk Gezmiş yer aldı.

 

EUROTÜRK GASTROHEROS 2026: Türk Gastronomisinin Avrupa Çıkarması Başlıyor

Türkiye’nin yeme‑içme kültürünü ulusal ve uluslararası arenada güçlendirmeyi amaçlayan Lezzet Dernekleri Federasyonu (LDF), 2026 yılına büyük bir vizyon ve güçlü projelerle giriyor. Hem yurt içindeki Lezzethanlar hem de yurt dışında başarılarıyla öne çıkan Gastrohero kardeşler için hazırlanan yeni dönem, gastronomi dünyasında önemli bir hareketliliğin habercisi niteliğinde.

 

LDF’ye bağlı yapılar; Lezzet Profesyonelleri Eğitim Derneği (LPD), Lezzet Markaları Derneği (LMD), Lezzet Dostları Derneği (LDD), Lezzet Yazarları Derneği (LYD) ve Lezzet İşletmeleri ve İş İnsanları Derneği (LİD) çatısı altında birleşen lezzet profesyonelleri, markalar, dostlar, yazarlar ve işletmelerden oluşuyor. Bu güçlü yapı, Türkiye’nin gastronomi mirasını daha geniş kitlelere ulaştırmak için 21. hizmet yılında da büyümeye devam ediyor. Federasyon, yeni üyelerle güçlenen yapısını “farklı ve etkin faaliyetlerle” destekleyerek hem Türkiye’de hem Avrupa’da ses getirecek projelere hazırlanıyor.

Baş Lezzethan Vasfi Pakman’ın Açıklaması

“Cumhuriyetimizin 100. yılı itibarıyla başlattığımız ‘Ülkemiz Lezzetlerini Avrupalıların damaklarına sunma’ misyonumuz, her geçen gün daha da büyüyor.

Avrupa’da HORECA (Hotel–Restaurant–Café) sektörüne ve market zincirlerine Türk gıda ürünlerini taşıyan, başarılarıyla dikkat çeken iş insanlarımızı ve gastronomi profesyonellerimizi onurlandırmak için düzenlediğimiz EUROTÜRK GASTROHEROS Ödülleri Töreni’nin ikincisini bu yıl yine Berlin’de gerçekleştireceğiz.

Gastronomik hayatın franchising markalarını Avrupa kentlerine taşıyacak, Türk lezzet profesyonellerimizi etkinlikler ve yarışmalarla tanıtmaya devam edeceğiz.

Lütfen bizi izlemeye devam edin, sürprizlerimizle tanışın, talep ve önerilerinizi bana iletin.

Tüm destekçilerimize ve vefakâr üyelerimize selam olsun dedi.

2026’da Öne Çıkan Başlıklar

  • Berlin’de düzenlenecek EUROTÜRK GASTROHEROS 2026 Ödülleri, Avrupa’daki Türk gastronomi profesyonellerini bir araya getirecek.
  • Türk markalarının Avrupa şehirlerinde daha görünür olması için franchising destek programları devreye alınacak.
  • Lezzet profesyonelleri, yarışmalar ve etkinliklerle uluslararası platformlarda temsil edilecek.
  • LDF, yeni üyelerle büyüyen yapısını daha güçlü projelerle desteklemeyi sürdürecek.

Türk gastronomisinin Avrupa’daki yükselişi, sadece bir lezzet yolculuğu değil; kültür, emek ve başarı hikâyesinin de bir yansıması. LDF’nin öncülüğünde gerçekleşecek EUROTÜRK GASTROHEROS 2026, bu hikâyeyi daha geniş kitlelere ulaştıracak önemli bir adım olacak. Lezzetin birleştirici gücüyle büyüyen bu yolculukta, tüm lezzetseverler ve profesyoneller davetli.

Fotograflar:LokalBakis

Hamburg’da Türk İşverenler Birliği kuruldu

HAMBURG’da iş dünyasını bir araya getirmeyi hedefleyen Hamburg Türk İşverenler Birliği (Türkischer Arbeitgeber Bund Hamburg -TAB Hamburg) adıyla yeni bir dernek kuruluyor.

5 aydır çalışmalar devam eden kuruluş sürecinde son aşamaya gelindi. Mundsburg’da kiralanan derneğin kendi ofisinde gerçekleştirilen ilk resmi toplantıda yönetim kurulu belirlenerek notere gönderilirken, resmi kuruluş sürecinin kısa süre içerisinde tamamlanacağı bildirildi. TAB Hamburg, Hamburg ve çevresindeki Türk iş insanları başta olmak üzere farklı milletlerden girişimcileri, akademisyenleri ve profesyonelleri bir araya getirerek güçlü bir ekonomik ağ oluşturmayı amaçlıyor. Dernek, ilk kez 18 Ocak 2026 tarihinde kardeş kuruluş TAB Kiel’in Yeni Yıl Resepsiyonu’nda kamuoyuna duyuruldu. Hamburg yapılanmasının kısa sürede tamamlanarak resmi tanıtımının yapılacağı ve üyelik başvurularının yakında başlayacağı ifade edildi.

Amaç, güçlü iş birliği ve ekonomik ağ
TAB Hamburg’un temel hedefleri arasında; iş insanları arasında iş birliğini güçlendirmek, girişimciler arası deneyim paylaşımını artırmak, eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri düzenlemek, kurumlar ve akademik yapılarla iş birlikleri geliştirmek, meslek eğitimine katkı sağlamak, yeni iş kuranları bilgilendirmek ve destekleme ve farklı kökenlerden iş insanları arasında diyalog ve dayanışmayı artırmak yer alıyor. Dernek bünyesinde seminerler, bilgilendirme toplantıları ve kültürel etkinlikler düzenlenerek Hamburg’daki girişimciler arasında güçlü bir iletişim ağı kurulması hedefleniyor.

Yönetim Kadrosu Belirlendi
Kuruluş sürecinde yapılan toplantılar sonucunda derneğin kurucu yönetimi şu şekilde belirlendi:
•⁠  ⁠Başkan: Erdal Altuntaş
•⁠  ⁠Başkan Yardımcıları: Av. Subhan Özseçilmiş, Uğur Ünnü
•⁠  ⁠Genel Sekreter: Özlem Alagöz-Bakan
•⁠  ⁠Sayman: Suzan Yıldız
Yönetim Kurulu Üyeleri:
Nermin Başbuğ, Moritz Tim Ebert, Abdullah Akgün, Ufuk Pişkin, Şenol Ünlü, Tunay Buğdaycı.
TAB Hamburg bünyesi altında ayrıca sektörel komisyonlar da kurularak, farklı sektörlerdeki işverenlerin sorunları yakından takip edilecek. Böylece komisyon üyeleri kendi aralarında toplanarak üç ayda bir yönetime rapor vererek her keismdeki esnafların temeline ulaşmayı hedefliyor.

Derneğin faaliyetlerini daha etkin yürütmek amacıyla 6 farklı sektörel komisyon oluşturuldu. Bu komisyonlara ise şu isimler getirildi:•⁠  ⁠Gastronomi ve Turizm: Ramazan Zülfigar (Hardal Restaurant)
•⁠  ⁠Hizmet, Ulaşım ve İnşaat: Ömer Mousuli (İnşaat Mühendisi), Mehmet Beyoğlu (Bis beyoğlu Logistik)
•⁠  ⁠Dijitalleşme ve İletişim: Şenol Ünlü (Deutsche Telekom)
•⁠  ⁠Finans ve Muhasebe: Halis Başbuğ (Five Broker Finans)
•⁠  ⁠Start-up ve Yeni Girişimler: Ufuk Pişkin (Yazılımcı)
•⁠  ⁠Serbest Meslek ve Akademisyenler: Erdal Altuntaş (Waldhalle Büchen), Rıdvan Gündoğdu (Autohaus Kuhn & Witte)

Kuzey Almanya’ya Yayılma Hedefi
Kuruluş toplantılarında yapılan değerlendirmelerde, TAB Hamburg’un ilerleyen süreçte Kiel, Bremen ve Hannover gibi şehirlerde kurulacak benzer yapılarla iş birliği yaparak Kuzey Almanya genelinde daha geniş bir ekonomik ağ oluşturabileceği ifade edildi. Derneğin merkezinin Hamburg olacağı açıklanırken, üyelik aidatının aylık 20 Euro olarak belirlendiği bildirildi. Hamburg’da faaliyet gösteren girişimciler için önemli bir platform olması beklenen TAB Hamburg’un, iş dünyasında dayanışmayı artırarak yeni iş birliklerinin önünü açması hedefleniyor. Derneğin resmi tanıtımının önümüzdeki dönemde yapılması ve üyelik sürecinin başlatılması planlanıyor. Ekim ayında ise büyük bir tanıtım gecesi yapılması planladı.

 

ATİK GENEL BAŞKANI AZİZ ŞAHİN SAYIN BİLAL ERDOĞAN İLE DİKKAT ÇEKEN TEMAS

Dünya Etnospor Konfederasyonu Genel Başkanı Sayın Bilal Erdoğan ile ATİK – Avrupa Türk İşbirliği Konseyi Genel Başkanı Sayın Aziz Şahin, güzel Antalya’da sıcak ve samimi bir atmosferde bir araya geldi.

Görüşmede ATİK Genel Başkanı Sayın Aziz Şahin, Sayın Erdoğan’ı ATİK’in çalışmaları ve hedefleri hakkında ayrıntılı biçimde bilgilendirdi. 78 ülke ve 179 başkanlık yapılanmasıyla dünya genelinde köklü bir ağa sahip olan ATİK’in, dünyanın dört bir yanında yaşayan Türkler arasında dayanışmayı ve iş birliğini güçlendirme yolundaki kararlı duruşunu aktardı.

Sayın Şahin, ATİK’in geliştirdiği özgün “Nerelisiniz?” üye sistemi sayesinde yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının hem kendi aralarında hem de bulundukları ülkelerde çok daha anlamlı ve kalıcı bağlar kurduğunu özellikle vurguladı.
Sayın Erdoğan’la  gerçekleşen bu verimli görüşmede pek çok önemli konu içtenlikle ele alındı:
∙    Türk gençlerinin anavatanlarıyla olan manevi ve kültürel bağlarının daha da pekiştirilmesi,
∙    Köklü kültürel ve manevi değerlerimizin gelecek nesillere aktarılması,
∙    İslam dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesi,
∙    Başta Suudi Arabistan olmak üzere çeşitli ülkelerle düzenlenebilecek iş forumları hakkında bilgi verildi.

Görüşme; ATİK in ülkemiz ve dış temsilciliklerimizde Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Zatı alilerine duyulan derin saygı ve samimi iyi niyet dileklerinin dile getirilmesiyle son buldu. Bu anlamlı buluşmanın gerçekleşecek ATİK faaliyetlerinde  iş birliği ve dayanışmaya güçlü bir zemin oluşturması temennisiyle sona erdi.

TSB Genel Kurulu’nda Yeni Başkan Ahmet Yaşar Oldu

Türkiye sigorta sektörünün en üst temsil organı olan Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı İstanbul Ataşehir’de sektörün geniş katılımıyla gerçekleştirildi. Sigorta sektörünü temsil eden 68 üye şirketin yer aldığı toplantı, sektörün geleceğine yönelik önemli mesajların verildiği bir platforma dönüştü.

Açılış bölümünde; görev süresi sona eren TSB Başkanı Uğur Gülen, SEDDK Başkanı Davut Menteş ve Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik sektörün ekonomik yapı içindeki stratejik rolüne dikkat çeken konuşmalar yaptı.

“Dayanıklı ekonomi sigortacılıkla mümkündür”

Görevini devreden Uğur Gülen, Türkiye ekonomisinin yeni küresel düzende daha güçlü bir konuma ulaşacağına inandıklarını belirterek sigorta sektörünün bu dönüşümde kritik bir rol üstleneceğini ifade etti. Gülen, sektörün hâlâ önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığını vurguladı.

SEDDK: “Önceliğimiz sigortalı haklarının korunması”

SEDDK Başkanı Davut Menteş, düzenleyici otorite olarak temel amaçlarının sigortalıların hak ve menfaatlerini korumak olduğunu belirtti. Menteş, ayrıca kurulun 2026 yılına yönelik 14 maddelik gündem planına ilişkin bilgiler paylaştı.

“Sigorta sektörü ekonomik istikrarın temel unsuru”

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik ise sigorta sektörünün makroekonomik dengeler açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, sektörün finansal sistemin sağlıklı işleyişinde vazgeçilmez bir unsur olduğunu söyledi.

TSB’nin Yeni Başkanı Ahmet Yaşar

Genel Kurul’da yapılan seçim sonucunda Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, 30 oy alarak Türkiye Sigorta Birliği’nin 22’nci Başkanı seçildi. Yaşar, iki yıl boyunca görev yapacak.

“Ortak akılla daha güçlü bir sektör inşa edeceğiz”

Yeni Başkan Ahmet Yaşar, teşekkür konuşmasında sigorta sektörünün Türkiye ekonomisindeki stratejik konumuna vurgu yaptı. Yaşar, önümüzdeki dönemde katılımcı, kapsayıcı ve yenilikçi bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini belirterek şu mesajı verdi:“Sigorta sektörü yalnızca riskleri güvence altına alan bir yapı değil; ekonomik istikrarın ve toplumsal refahın da önemli bir güvencesidir. Sigorta bilincini toplumun tüm kesimlerine yaymak, sektörün derinliğini artırmak ve yenilikçi çözümlerle büyümeyi desteklemek önceliklerimiz arasında olacak. Tüm paydaşlarımızla ortak akıl ve güçlü iş birliğiyle sektörümüzü daha ileri taşıyacağız.”

Fotoğraf:Türkiye Sigorta Birliği

Hollanda’da Dev Yatırım: EG Veranda’nın Eindhoven’daki Büyük Açılışı

Avrupa’nın en modern üretim tesislerinden biri Türk girişimci Engin Güngör’ün öncülüğünde hizmete girdi; Lahey Büyükelçisi Fatma Çeren Yazgan diplomatik ilişkilerin ekonomik temelini vurguladı

Eindhoven, 4 Nisan 2026 — Hollanda’nın Eindhoven kentinde, veranda üretim sektöründe Avrupa’nın en kapsamlı tesislerinden biri olma iddiasıyla EG Veranda, Cumartesi günü görkemli bir açılış törenine sahne oldu. 27.500 metrekarelik yapı, üretim alanları, satış showroom’u ve geniş stok deposundan oluşan kompleks, Türk-Hollanda ticari ilişkilerine yeni bir boyut kazandırmaya hazırlanıyor.
Devlet Desteğiyle Büyük Adım
Açılışa Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi Fatma Çeren Yazgan, Rotterdam Başkonsolosu Sevgi Kısacık, Müfit Gültekin (Gölcük Kaymakamı), Mustafa Ayhan (Kocaali Vali Yardımcısı), Rasim Arı (Nevşehir Belediye Başkanı), Yaşar Aksanyar (Göç İdaresi Uyum İletişim Genel Müdürü), Necdet Ada (Dışişleri Bakanlığı Dış Hizmetleri Genel Müdürü), Fatih Gültekin, MÜSİAD Hollanda Başkanı Ali Köklü ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Davetlıların yoğunluğu, projenin hem Türkiye hem de Hollanda tarafından ne denli önemli görüldüğünü ortaya koydu.
Entegre Üretim Modeli ve Hız
Şirket sahibi Engin Güngör, işletmenin başarısının temelini açık ve net şekilde tanımladı: „Tüm ürünlerimiz kendi fabrikamızdan çıkıyor. Bu sayede hem kaliteyi kontrol ediyor hem de müşterilerimize çok daha hızlı teslimat sağlıyoruz. Bir verandayı ortalama iki hafta içinde teslim edebiliyoruz.“ Dikey entegrasyon stratejisi, sektörde nadir bulunan bir avantaj sunuyor ve EG Veranda’yı rakiplerinden belirgin şekilde farklılaştırıyor.
Girişimcinin Vizyonunda Değer ve Güvenilirlik
.
Açılış konuşmasında, Güngör sadece ticari başarıyı değil, daha geniş bir misyon çizgisini ortaya koymak istedi. „Sadece büyüyen bir firma olmak değil, aynı zamanda güvenilirliği, sürdürülebilirliği ve yenilikçi yaklaşımıyla sektörde örnek gösterilen bir marka olmayı hedefliyoruz“ diye vurguladı. „Helal kazanmak, birlikte büyümek ve değer üretmek“ ilkeleri ile „yüksek teknoloji, yüksek ahlak“ prensibi çerçevesinde çalışacağını belirtti.
Güngör, projenin sadece bir üretim tesisi olmaktan öte bir anlam taşıdığını şu sözlerle ortaya koydu: „Bu yapı, Türkiye ile Hollanda arasındaki ticaretin gelişmesine katkı sağlayan güçlü bir köprüdür. İki ülke arasında üretim, istihdam ve ekonomik değer oluşturarak katkı sunabilmek benim için büyük bir gurur kaynağıdır.“
Lahey Büyükelçisinden Stratejik Perspektif
Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi Fatma Çeren Yazgan, konuşmasında projenin diplomatik ve stratejik önemini vurgulayarak, EG Veranda’yı Türk-Hollanda işbirliğinin somut örneği olarak sundu. Yazgan, fabrikada alüminyum ekosisteminin nasıl kurulduğunu analiz ederek, ihracatçılardan tedarikçilere, üretime ve satış ağlarına kadar uzanan zincirleme ilişkiler üzerine dikkati çekti. „Bu sadece Türkiye ile ilgili değil, aynı zamanda Hollanda, Belçika, Almanya’yı da kapsayan geniş bir ticari ağdır“ dedi.
Büyükelçi, başarının arkasındaki dinamiklerin sadece işletmeci değil, aile desteği ve eşlik etme ile mümkün olduğunu vurgulayarak, uzun vadeli girişimlerin gerçek yapısını anımsattı. „Bunlar kısa dönemli işler değil. Büyük kararlar, büyük sorumluluklar“ gerektirdiğini belirtti.
Tarihi Bağlam ve Yeni Dönüm Noktası
Yazgan, Türkiye-Hollanda arasındaki 450 yıllık ilişkiye atıfta bulunarak, Türk vatandaşlarının bölgede son 60 yıldır yerleştiklerini hatırlattı. Ancak önemli bir nokta üzerinde özellikle durdu: „Şu koca tarihte ilk defa burada üretim yapıyorlar.“ Bu cümlesi, EG Veranda’nın sadece bir fabrika açılışından daha fazla—bir tarihsel dönüm noktası olduğunu göstermektedir.
Büyükelçi, Osmanlı Devleti’nden beri Avrupa’da Avrupalı kimliğiyle üretim yapan Türk nesillerinin sayısının henüz üç olduğunu hatırlatarak, „Türklerin Avrupa’ya ve AB’ye katkısını soranlara EG Alüminyum’u örnek gösterebilirsiniz“ dedi.
Açılış Etkinliği ve Davet
Konuşmaların ardından, Nevşehir Belediye Başkanı tarafından yapılan dua eşliğinde kurdele kesildi. Lahey Büyükelçisi Yazgan ve misafirler, kırmızı halı üzerinde hatıra fotoğrafları çektirdikten sonra, davetliler fabrika alanına geçerek yetkili satıcılardan ürünler ve işletme hakkında ayrıntılı bilgi aldılar. Hollanda pazarında böyle bir üretim tesisinin kurulmasının Türk işletmeleri için stratejik bir avantaj oluşturduğu yinelendi.
Açılış Hediyesi ve Promosyonlar
Açılış etkinliğinde, ziyaretçiler için çekiliş yapılacağı duyurulmuştu; üç veranda ödül olarak belirlenmiş, talihliler seçildi. Ayrıca, tören boyunca hizmete katılan ilk 100 ziyaretçiye veranda alımlarında yüzde 30 indirim sunuldu. Davetlilere çeşitli mekanlarda içecek ve aperitif yiyecekler ikram edilerek, etkinlik dostça bir atmosferde tamamlandı.
Bölgenin Yeni Dinamiği
EG Veranda’nın açılışı, Eindhoven’da ve daha geniş Hollanda coğrafyasında Türk işletme dinamiklerinin güçlendiğinin kanıtı olarak değerlendirildi. Entegre üretim kapasitesi, hızlı teslimat ve kalite kontrol, avrupa pazar taleplerine hızla yanıt verebilecek bir operasyon sunuyor. Proje, Türk-Hollanda ekonomik ilişkilerine ilişkin güven ve karşılıklı yatırımın güçlü temeller üzerine inşa edildiğini göstermektedir.
Haber: Sedat TAPAN

Avrupa’da Üretim Gücü Artıyor: EG Veranda Eindhoven’da Kapılarını Açtı

Avrupa’nın en modern üretim tesislerinden biri Türk girişimci Engin Güngör’ün öncülüğünde hizmete girdi; Lahey Büyükelçisi Fatma Çeren Yazgan diplomatik ilişkilerin ekonomik temelini vurguladı

Eindhoven, 4 Nisan 2026 — Hollanda’nın Eindhoven kentinde, veranda üretim sektöründe Avrupa’nın en kapsamlı tesislerinden biri olma iddiasıyla EG Veranda, Cumartesi günü görkemli bir açılış törenine sahne oldu. 27.500 metrekarelik yapı, üretim alanları, satış showroom’u ve geniş stok deposundan oluşan kompleks, Türk-Hollanda ticari ilişkilerine yeni bir boyut kazandırmaya hazırlanıyor.
Devlet Desteğiyle Büyük Adım
Açılışa Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi Fatma Çeren Yazgan, Rotterdam Başkonsolosu Sevgi Kısacık, Müfit Gültekin (Gölcük Kaymakamı), Mustafa Ayhan (Kocaali Vali Yardımcısı), Rasim Arı (Nevşehir Belediye Başkanı), Yaşar Aksanyar (Göç İdaresi Uyum İletişim Genel Müdürü), Necdet Ada (Dışişleri Bakanlığı Dış Hizmetleri Genel Müdürü), Fatih Gültekin, MÜSİAD Hollanda Başkanı Ali Köklü ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Davetlıların yoğunluğu, projenin hem Türkiye hem de Hollanda tarafından ne denli önemli görüldüğünü ortaya koydu.
Entegre Üretim Modeli ve Hız
Şirket sahibi Engin Güngör, işletmenin başarısının temelini açık ve net şekilde tanımladı: „Tüm ürünlerimiz kendi fabrikamızdan çıkıyor. Bu sayede hem kaliteyi kontrol ediyor hem de müşterilerimize çok daha hızlı teslimat sağlıyoruz. Bir verandayı ortalama iki hafta içinde teslim edebiliyoruz.“ Dikey entegrasyon stratejisi, sektörde nadir bulunan bir avantaj sunuyor ve EG Veranda’yı rakiplerinden belirgin şekilde farklılaştırıyor.
Girişimcinin Vizyonunda Değer ve Güvenilirlik
.
Açılış konuşmasında, Güngör sadece ticari başarıyı değil, daha geniş bir misyon çizgisini ortaya koymak istedi. „Sadece büyüyen bir firma olmak değil, aynı zamanda güvenilirliği, sürdürülebilirliği ve yenilikçi yaklaşımıyla sektörde örnek gösterilen bir marka olmayı hedefliyoruz“ diye vurguladı. „Helal kazanmak, birlikte büyümek ve değer üretmek“ ilkeleri ile „yüksek teknoloji, yüksek ahlak“ prensibi çerçevesinde çalışacağını belirtti.
Güngör, projenin sadece bir üretim tesisi olmaktan öte bir anlam taşıdığını şu sözlerle ortaya koydu: „Bu yapı, Türkiye ile Hollanda arasındaki ticaretin gelişmesine katkı sağlayan güçlü bir köprüdür. İki ülke arasında üretim, istihdam ve ekonomik değer oluşturarak katkı sunabilmek benim için büyük bir gurur kaynağıdır.“
Lahey Büyükelçisinden Stratejik Perspektif
Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi Fatma Çeren Yazgan, konuşmasında projenin diplomatik ve stratejik önemini vurgulayarak, EG Veranda’yı Türk-Hollanda işbirliğinin somut örneği olarak sundu. Yazgan, fabrikada alüminyum ekosisteminin nasıl kurulduğunu analiz ederek, ihracatçılardan tedarikçilere, üretime ve satış ağlarına kadar uzanan zincirleme ilişkiler üzerine dikkati çekti. „Bu sadece Türkiye ile ilgili değil, aynı zamanda Hollanda, Belçika, Almanya’yı da kapsayan geniş bir ticari ağdır“ dedi.
Büyükelçi, başarının arkasındaki dinamiklerin sadece işletmeci değil, aile desteği ve eşlik etme ile mümkün olduğunu vurgulayarak, uzun vadeli girişimlerin gerçek yapısını anımsattı. „Bunlar kısa dönemli işler değil. Büyük kararlar, büyük sorumluluklar“ gerektirdiğini belirtti.
Tarihi Bağlam ve Yeni Dönüm Noktası
Yazgan, Türkiye-Hollanda arasındaki 450 yıllık ilişkiye atıfta bulunarak, Türk vatandaşlarının bölgede son 60 yıldır yerleştiklerini hatırlattı. Ancak önemli bir nokta üzerinde özellikle durdu: „Şu koca tarihte ilk defa burada üretim yapıyorlar.“ Bu cümlesi, EG Veranda’nın sadece bir fabrika açılışından daha fazla—bir tarihsel dönüm noktası olduğunu göstermektedir.
Büyükelçi, Osmanlı Devleti’nden beri Avrupa’da Avrupalı kimliğiyle üretim yapan Türk nesillerinin sayısının henüz üç olduğunu hatırlatarak, „Türklerin Avrupa’ya ve AB’ye katkısını soranlara EG Alüminyum’u örnek gösterebilirsiniz“ dedi.
Açılış Etkinliği ve Davet
Konuşmaların ardından, Nevşehir Belediye Başkanı tarafından yapılan dua eşliğinde kurdele kesildi. Lahey Büyükelçisi Yazgan ve misafirler, kırmızı halı üzerinde hatıra fotoğrafları çektirdikten sonra, davetliler fabrika alanına geçerek yetkili satıcılardan ürünler ve işletme hakkında ayrıntılı bilgi aldılar. Hollanda pazarında böyle bir üretim tesisinin kurulmasının Türk işletmeleri için stratejik bir avantaj oluşturduğu yinelendi.
Açılış Hediyesi ve Promosyonlar
Açılış etkinliğinde, ziyaretçiler için çekiliş yapılacağı duyurulmuştu; üç veranda ödül olarak belirlenmiş, talihliler seçildi. Ayrıca, tören boyunca hizmete katılan ilk 100 ziyaretçiye veranda alımlarında yüzde 30 indirim sunuldu. Davetlilere çeşitli mekanlarda içecek ve aperitif yiyecekler ikram edilerek, etkinlik dostça bir atmosferde tamamlandı.
Bölgenin Yeni Dinamiği
EG Veranda’nın açılışı, Eindhoven’da ve daha geniş Hollanda coğrafyasında Türk işletme dinamiklerinin güçlendiğinin kanıtı olarak değerlendirildi. Entegre üretim kapasitesi, hızlı teslimat ve kalite kontrol, avrupa pazar taleplerine hızla yanıt verebilecek bir operasyon sunuyor. Proje, Türk-Hollanda ekonomik ilişkilerine ilişkin güven ve karşılıklı yatırımın güçlü temeller üzerine inşa edildiğini göstermektedir.
Haber: Sedat TAPAN

ATİK GENEL BAŞKANI AZİZ ŞAHİN SAYIN BİLAL ERDOĞAN İLE DİKKAT ÇEKEN TEMAS

Dünya Etnospor Konfederasyonu Genel Başkanı Sayın Bilal Erdoğan ile ATİK – Avrupa Türk İşbirliği Konseyi Genel Başkanı Sayın Aziz Şahin, güzel Antalya’da sıcak ve samimi bir atmosferde bir araya geldi.

Görüşmede ATİK Genel Başkanı Sayın Aziz Şahin, Sayın Erdoğan’ı ATİK’in çalışmaları ve hedefleri hakkında ayrıntılı biçimde bilgilendirdi. 78 ülke ve 179 başkanlık yapılanmasıyla dünya genelinde köklü bir ağa sahip olan ATİK’in, dünyanın dört bir yanında yaşayan Türkler arasında dayanışmayı ve iş birliğini güçlendirme yolundaki kararlı duruşunu aktardı.

Sayın Şahin, ATİK’in geliştirdiği özgün “Nerelisiniz?” üye sistemi sayesinde yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının hem kendi aralarında hem de bulundukları ülkelerde çok daha anlamlı ve kalıcı bağlar kurduğunu özellikle vurguladı.
Sayın Erdoğan’la  gerçekleşen bu verimli görüşmede pek çok önemli konu içtenlikle ele alındı:
∙    Türk gençlerinin anavatanlarıyla olan manevi ve kültürel bağlarının daha da pekiştirilmesi,
∙    Köklü kültürel ve manevi değerlerimizin gelecek nesillere aktarılması,
∙    İslam dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesi,
∙    Başta Suudi Arabistan olmak üzere çeşitli ülkelerle düzenlenebilecek iş forumları hakkında bilgi verildi.

Görüşme; ATİK in ülkemiz ve dış temsilciliklerimizde Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Zatı alilerine duyulan derin saygı ve samimi iyi niyet dileklerinin dile getirilmesiyle son buldu. Bu anlamlı buluşmanın gerçekleşecek ATİK faaliyetlerinde  iş birliği ve dayanışmaya güçlü bir zemin oluşturması temennisiyle sona erdi.

Genç Destek Programı 2026

Yarım asırdan uzun süredir vatan toprakları dışında Türk dili, kadim kültürü, hoşgörü geleneği ve irfanının tohumlarının filizlenmesinde büyük emeği olan genç ve dinamik Türk diasporası gerek bulunduğu ülke toplumuna gerekse gönül bağlarını her daim muhafaza ettiği anavatanına birçok alanda önemli katkılar sağlamıştır.

Batı Avrupa başta olmak üzere, dünyanın çeşitli bölgelerinde bulundukları ülke toplumuyla ahenk içerisinde varlık gösteren Türk diasporasının genç mensupları, duyarlı ve sorumlu bireyler olarak, toplumsal hayata etkin katılımları, sahip oldukları aktif ve girişimci ruh ile hem ülkemiz hem de yaşadıkları ülkeler için kıymetli birer insan hazinesidir.

Bu anlamda, Türk diasporasının genç mensupları, çok kültürlülüğü çok yönlülükle perçinleyerek; farklı dilleri, kültürleri, gelenekleri ve yaşam tarzlarını, öz kimliklerini kaybetmeden uzlaştırabilmiştir. Gençlerimizin yaşadıkları ülkelerde yürüttükleri sosyal, kültürel, eğitici, sportif ve özgün çalışmalarını desteklemek, fikirlerini hayata geçirmelerine yardımcı olarak gelecek umutlarına ortak olabilmek Başkanlığımızın hassasiyetle yaklaştığı bir konudur. Bu yaklaşımdan hareketle, yurt dışındaki Türk varlığının teminatı, ülkeler arasındaki ilişkilerin geleceği gençlerimizin anadillerini koruyup, kültürel birikimlerine sahip çıkarken, aynı zamanda içinde yaşadığı ülke tarafından kabul ve saygı gören gayretlerinin görünür kılınması, yeni fikirlerin teşvik edilmesi, mevcut çalışmalarının etkinliklerinin artırılması ve farklı ülkelerde yaşayan Türk gençleri arasındaki etkileşim ve iş birliği ağlarının geliştirilmesi için Başkanlığımız tarafından Genç Destek Programı geliştirilmiştir.

Program marifetiyle, gençlerimizin bulundukları ülkelerde pozitif değişime öncülük edecek projelerinin desteklenmesi, sivil toplum nezdindeki çalışmalarının etki alanının geliştirilmesi, ihtiyaç duydukları alanlara yönelik eğitim destek programlarıyla kariyer gelişimlerine katkı sağlanması ve ufuk açıcı fikirlerini hayata geçirmelerinde yeni olanaklarla tanışmalarına aracılık edilmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda, genç Türk diasporasının liderlik, girişimcilik ve savunuculuk becerilerini, sosyal sorumluluk bilincini, ulusal ve uluslararası dostluklarını pekiştirme misyonu çerçevesinde geliştirilen Genç Destek Programının, gelecek vadeden yenilikçi fikirleri teşvik etmesi ümit edilmektedir.

Genç Destek Programı başvuru rehberi için tıklayınız.

Başvuru için pbys.ytb.gov.tr

Macit Karaahmetoğlu’ndan Almanya’da “Gençlik Krizi” Uyarısı: Beyin Göçünü Tersine Çevirmek İçin Acil Reform Çağrısı

SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Almanya’da yayımlanan son gençlik araştırmalarını değerlendirerek, ülkenin bir “gençlik krizi” ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Federal Vekil, teşhisin ötesine geçilerek somut çözüm önerileri hayata geçirilmezse, Almanya’nın sadece genç nüfusunu değil, geleceğe dair umudunu ve rekabet gücünü de kaybedeceği uyarısında bulundu.

Ayrıca bu kapsamda yapılan araştırmaya göre, gençlerin yaklaşık yüzde 29’unun psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu, işsiz gençlerde bu oranın yüzde 42’ye kadar çıktığını ifade etti. Gençlerin yüzde 23’ünün borçlu olduğunu vurgulayan Federal Milletvekili, artan yaşam maliyetlerinin özellikle öğrenciler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu söyledi. Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından birinin de gençlerin ülkeyi terk etme eğilimi olduğunu belirten Karaahmetoğlu, “Gençlerimizin yüzde 21’i ülkeyi terk etmeyi planlarken, yüzde 41’i ise bu fikre açık olduğunu ifade ediyor. Bu oranlar, şüphesiz ki ülkemizin geleceği için korkunç bir tablo çiziyor” dedi. Bugün karşı karşıya olunan durumun tam bir “gençlik krizi” olduğunu vurgulayan Karaahmetoğlu, bu krizin ekonomi, eğitim, istihdam ve sağlık politikalarının kesişiminde oluştuğunu belirterek, “Artık teşhisi bırakıp tedaviyi konuşma zamanıdır” ifadelerini kullandı.

Karaahmetoğlu, somut ve uygulanabilir çözüm önerilerini kamuoyunun bilgisine sunduğunu belirterek şu başlıkları sıraladı:

“Gençler için ekonomik güvenlik paketi oluşturulmalı”
30 yaş altı gençler için vergi indirimi ve ilk işe giriş teşvikleri düzenlenmesi gerektiğini belirten Karaahmetoğlu, öğrenci ve yeni mezunlara yönelik kira destek programlarının önünün açılması gerektiğini söyledi. Genç borçluluğunu azaltmak için ise düşük faizli, kamu destekli yapılandırma modelleri geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Ruh sağlığına erişimde reform şart”
Üniversitelerde ve kamu kurumlarında ücretsiz psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Federal Milletvekili, psikoterapiye erişim sürelerinin kısaltılmasının da önemine dikkat çekti.

“Genç istihdamı için acil eylem planı”
Üniversite – özel sektör iş birliklerinin teşvik edilmesi gerektiğini ayrıca belirten Karaahmetoğlu, genç işsizliğini azaltmaya yönelik hedef bazlı teşvik programlarının düzenlenmesinin faydalı olacağını ifade etti.
Öte yandan Macit Karaahmetoğlu, yurt dışında yaşayan gençlere yönelik geri dönüş teşvik paketleri ile yüksek nitelikli gençlere yönelik hızlandırılmış kariyer programları düzenlenmesi gerektiğini söyledi ve “Gençlerin karar alma süreçlerine katılımının artırılarak kamu politikalarında genç temsil oranının yükseltilmesi gerekmektedir. Gençleri kaybetmek her anlamda umudu ve geleceği kaybetmek anlamına gelir. Gençlik krizi derinleşmeden bu alandaki reformların acil ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir„ dedi.

Aile ve Sosyal Destek Proje Programı

Dinamik bir toplumun sağlam bir aile kurumu ile mümkün olduğundan hareketle programın odak noktasında, her geçen gün değeri daha iyi anlaşılan aile bütünlüğü kavramı yer almaktadır. Bu kapsamda sunulacak mali ve uzmanlık destekleriyle yurt dışında yaşayan ailelerimizin, günlük hayatta karşılaştıkları zorlukları ve toplumsal sınırlılıkları aşmaya yönelik verdikleri mücadelede güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Program, yurt dışındaki ailelerin bütünlüğünü tehdit eden her türlü konuda korunmasına dair tedbirlerin yanı sıra; yaşlılık, engellilik, bağımlılık ve hükümlülük gibi alanlarda dezavantajlı gruplara yönelik sosyal desteklerin çeşitlenmesini öngörmektedir.

YTB Aile ve Sosyal Destek Proje Programı ile, diasporamıza yönelik yukarıda sayılan alanlarda her türlü eğitsel, sosyal, bilimsel, sanatsal ve sportif etkinlik ile basılı/dijital materyal üretimi desteklenecek olup Türk toplumunun yaşadığı ülkelerde kendine özgü sivil çözüm üretme mekanizmalarını geliştirmesine katkıda bulunulması hedeflenmektedir.

Başvuru Alınan Ülkeler

    • ABD
    • Almanya
    • Avustralya
    • Avusturya
    • Belçika
    • Birleşik Krallık
    • Çekya
    • Danimarka
    • Finlandiya
    • Fransa
    • Hollanda
    • İsveç
    • İsviçre
    • İtalya
    • Kanada
    • Macaristan
    • Norveç
    • Rusya
    • Polonya
    • Suudi Arabistan
Destek Miktarı
Proje başına 10 bin avrodur. Avro bölgesi dışındaki ülkelerden gelen projelerde, 10 bin avronun tekabül ettiği değer esas alınır.
Destek Kalemleri
Başkanlık tarafından projelere sağlanacak destekler yalnızca aşağıdaki kalemleri kapsamaktadır:
  • < >Proje kapsamında yapılacak hizmet alımları ve kısa süre ile kiralama giderleri,Materyal, ekipman temini ve diğer yan giderlerFikir ve sanat eserleri üretimi< >Başvuru dilekçesiTüzel kişiler için Proje Yürütücüsü Yetkilendirme Belgesi (Proje sisteminden otomatik indirilerek imzalanacaktır.)Tüzel kişiler için Faaliyet Belgesi (Kuruluşun kayıtlı ve faal olduğunu gösteren ilgili ülke makamlarından alınmış resmî belgedir.)Projede görev alacak idari personelin öz geçmişleriProje ortaklarına ait dokümanlar ve taahhütnamelerProje kapsamında çalışma takvimihttps://pbys.ytb.gov.tr/ (Başvurular yalnız çevrim içi olarak sistem üzerinden alınacaktır.)
    Detaylı bilgi için YTB Aile ve Sosyal Destek Proje Programı Başvuru Rehberi

DORTMUND’DA ATILAN BÜYÜK ADIM: “HEDEF 2035 – KONU EĞİTİM”

Almanya’daki toplumumuzun örgütlü gücü olan Almanya Türk Toplumu (TGD)’nin desteğiyle; Almanya Türk Veli Dernekleri Federasyonu (FÖTED), Almanya Türk Öğretmen Dernekleri Federasyonu (ATÖF) ve Almanya Türkçe ve Çok Dilli Eğitim Federasyonu (BTMB) tarafından Dortmund’da önemli bir toplantı gerçekleştirildi.

Almanya’nın çeşitli eyaletlerinden gelen 115 öğretmen ve veli temsilcisinin katıldığı “HEDEF 2035 – KONU EĞİTİM” başlıklı toplantıda alınan kararlar, Almanya’daki eğitim politikaları ve Türkçe derslerinin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.

Federasyon başkanları Mehtap Çağlar, Dr. Aysun Aydemir, Kemal Ülker, Yücel Tuna, Bilge Yörenç ve Zülfü Gürbüz yaptıkları konuşmalarda eğitim alanında güç birliğinin gerekliliğine dikkat çektiler.

Kenan Kolat’ın başarılı moderasyonuyla yürütülen seminerde 55 konuşmacı, dörder dakikalık konuşmalarla eğitim alanındaki sorunları ve çözüm önerilerini dile getirdi.

TOPLANTIDA ÖNE ÇIKAN BAŞLIKLAR

■ Velilerin okul ve öğretmenlerle iş birliğinin güçlendirilmesi ve Alman eğitim sistemi hakkında bilinçlendirilmesi
■ Göçmen kökenli veli ve öğrencilerin eğitim sistemine daha etkin katılımının sağlanması
■ Ayrımcı uygulamalara son verilmesi; denetim mekanizmalarının geliştirilmesi ve Ayrımcılıkla Mücadele Birimi kurulması
■ Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler ve eğitim kurumlarıyla iş birliğinin artırılması
■ Sosyal ve kültürel etkinliklerin yaygınlaştırılması; dinî ve millî bayramların okullarda kutlanması
■ Çok dilli eğitimin güçlendirilmesi; Türkçenin müfredata alınması, haftada en az üç saat okutulması ve notunun sınıf geçmeye etkili olması
■ 4. sınıftan sonra başlayan erken yönlendirme sisteminin kaldırılarak 8. sınıf sonrasına ertelenmesi
■ Eğitim politikalarının eyaletler düzeyinde güçlü destekle yürütülmesi
■ Almanya Türk Eğitim Vakfı ve Almanya Türk Eğitim Bilim Kurulu’nun kurulması
■ Federasyonlar arasında düzenli ve koordineli çalışma kültürünün geliştirilmesi
■ Kurumların dijitalleşmesi; Argümantasyon Destek Sistemi ve Bilgi Bankası oluşturulması
■ “Policy Paper” niteliğinde siyasi tutum belgelerinin hazırlanması ve güncellenmesi

SONUÇ

“HEDEF 2035” semineri; öğretmenler, veliler ve kurumlar arasındaki iş birliğini güçlendiren önemli bir başlangıç olmuştur. Bu toplantı, Almanya’daki Türkçe eğitimi ve genel eğitim mücadelesine önemli katkılar sunmaktadır.

Önümüzdeki süreçte ayrıntıları kamuoyuyla paylaşılacak olan önerilerin hayata geçirilmesi için hepimize önemli görevler düşmektedir.

EĞİTİM ATILIMI İÇİN ÖNERİLERİM: 

Almanya’daki Türkçe derslerine ilişkin görüşlerimi, “Çocuğunuzun Başarısı Sizin Elinizde” adlı kitabımda ayrıntılı olarak kamuoyunun dikkatine sunuyorum.

TÜRKÇE DERSİNİN BAŞARILI OLMASI İÇİN

■ Anadilde eğitim desteği okul öncesinde, anaokullarında Almanca ile paralel olarak başlatılmalıdır. İlkokulda okuma-yazma eğitimi iki dilli olarak verilmelidir. Birinci ve ikinci dil edinimi arasındaki farklar dikkate alınmalı, iki dilli öğretim yöntemleri uygulanmalıdır. Bu amaçla iki dilli öğretmenler yetiştirilmeli ve istihdam edilmelidir.

■ İki dilli eğitim materyalleri geliştirilmelidir. İkidillilik teşvik edilmeli; Türk yayınevleri ve yazarların çalışmaları desteklenmelidir.

■ Anadili dersi, normal ders programı içinde yer almalı; haftada en az 3, ideal olarak 5 saat okutulmalıdır. Bu dersin notu sınıf geçmeye etki etmeli ve diğer yabancı dil dersleriyle eşdeğer kabul edilmelidir. Derse kayıt, okul başlangıcında yapılmalı ve eğitim süresince geçerli olmalıdır. Ders açılması için ilkokullarda en az 10, sonraki kademelerde en az 15 öğrenci yeterli olmalıdır.

■ Türk öğrencilerin Türkçe dersine katılımı 6. sınıfa kadar zorunlu olmalı; ancak velinin yazılı talebi halinde muafiyet tanınmalıdır. 6. sınıftan itibaren Türkçe, ikinci veya üçüncü yabancı dil olarak seçilebilmelidir.

■ Anadili dersleri içerik, organizasyon ve personel açısından güçlendirilmelidir. Öğretmenlerin hizmet içi eğitimine önem verilmeli; öğretmen kadroları göçmen nüfus oranına göre planlanmalıdır.

■ Anadili dersine katılım teşvik edilmeli; bazı okul yöneticileri veya öğretmenler tarafından yapılan engellemelere izin verilmemelidir. Özellikle okul kayıtlarının yapıldığı şubat ayında öğretmenler, veli dernekleri, eğitim ataşelikleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından bilgilendirme kampanyaları düzenlenmelidir.

■ Almanca eğitim dilidir; ancak okul dili değildir. Çocukların okul ortamında Türkçe konuşmaları engellenmemelidir.

■ Türkçe öğretmeni bulunmayan okullara atama yapılmalı; emekli olan öğretmenlerin yerleri doldurulmalı ve uzun süreli hastalık durumlarında vekil öğretmen görevlendirilmelidir. Öğretmenlerin çalışma koşulları iyileştirilmeli ve yerli -göçmen öğretmenler arasındaki ücret eşitsizliği giderilmelidir.

■ Almanya’da en az beş eyalette üniversiteler bünyesinde Türkçe öğretmenliği kürsüleri açılmalıdır.

YURTDIŞINDA TÜRKÇEYİ YAŞATMAK İÇİN

Yurtdışında anadilimizi ve kültürümüzü korumak için bireyler, kurumlar ve temsilciler planlı ve uzun vadeli bir strateji izlemelidir:

  1. Göçmen örgütleri eyalet düzeyinde bir araya gelmeli; Türkçe eğitimi konusunda düzenli ve kapsamlı çalışmalar yürütmelidir. Bu çalışmalar federal düzeyde koordine edilmelidir.
  2. Anadili öğrenme hakkı anayasal bir haktır. Türkçe, diğer yabancı diller gibi müfredata alınmalı ve eşit statüde okutulmalıdır. Bu konuda gerekli hukuki ve siyasi girişimler yapılmalıdır.
  3. Türkiye, yurtdışında faaliyet gösteren öğretmen ve veli derneklerini her alanda desteklemeli ve iş birliği içinde hareket etmelidir.
  4. Eğitim kurultayları, paneller ve sempozyumlar düzenlenerek bilim insanları, eğitimciler ve yetkililer bir araya getirilmelidir.
  5. Ana-baba eğitimi güçlendirilmeli; Türkçenin önemi konusunda bilinç artırıcı broşürler, afişler ve kamu spotları hazırlanmalıdır.
  6. Başta TRT olmak üzere medya kuruluşları, Türkçe ve eğitim konularında toplumsal farkındalığı artırmalıdır.
  7. Sanatçılar, yazarlar, sporcular ve bilim insanlarının katılımıyla kültürel etkinlikler düzenlenmelidir.
  8. 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos ve 29 Ekim gibi millî bayramlar kitlesel katılımla kutlanmalı; bu etkinliklerde anadili konusu gündeme getirilmelidir.
  9. Alman kurumlarıyla (siyasi partiler, sendikalar, üniversiteler, kiliseler) ilişkiler geliştirilmeli ve destek sağlanmalıdır.
  10. Eğitim sisteminde karşılaşılan haksızlıklara karşı hızlı ve ortak tepki verilmelidir. Ders kitaplarında ayrımcı içeriklere karşı girişimlerde bulunulmalıdır.
  11. Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet değerlerinin ders kitaplarında yer alması için çalışmalar yapılmalıdır.

            TÜRKİYE’DEN BEKLENTİLERİMİZ

  1. Yurtdışındaki eğitim paydaşlarının katılımıyla kapsamlı bir “Kültür ve Eğitim Programı” hazırlanmalıdır.
  2. Fırsat eşitsizliğini gidermek için Alman makamlarıyla bilimsel iş birliği yapılmalı ve projeler desteklenmelidir.
  3. Ailelerin eğitim konusundaki bilinç düzeyi artırılmalı; konsolosluklar ve ilgili kurumlar bu alanda aktif rol üstlenmelidir.
  4. Tüm öğretmenlerin özlük hakları korunmalı; yerel ve Türkiye’den gelen öğretmenler arasında eşitlik sağlanmalıdır.
  5. Anadili dersleri Alman devletinin sorumluluğunda olmalı ve finansmanı bu devlet tarafından karşılanmalıdır. Öğretmen ihtiyacı öncelikle Almanya’da yetişen öğretmenlerden karşılanmalıdır.
  6. Diploma denkliklerinde anadili eğitimi dikkate alınmalı; başarılı öğrenciler burslarla desteklenmelidir.
  7. Gençlerin Türkiye ile bağlarını güçlendirmek için öğrenci değişim programları ve eğitim seminerleri düzenlenmelidir.

 

 

Davut Güloğlu Almanya Moers’te Sahne Alıyor: Karadeniz Rüzgarı 8 Mayıs’ta Esecek!

Almanya’nın Moers kentinde Karadeniz müziğinin sevilen isimlerinden Davut Güloğlu hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. 8 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilecek konser, ViVA Event-& Freizeitpark salonunda düzenlenecek.

 

Enerjik sahne performansı ve sevilen şarkılarıyla bilinen Davut Güloğlu’nun sahne alacağı gecede, kemençe sanatçısı Hakan Yıldırım da sanatçıya eşlik edecek. Karadeniz ezgilerinin ön planda olacağı konserin, bölgedeki müzikseverlere unutulmaz anlar yaşatması bekleniyor.

Organizasyon yetkilileri, yoğun ilgi görmesi beklenen konser için biletlerin tükenmeden temin edilmesi gerektiğini belirterek müzikseverleri bu özel geceyi kaçırmamaya davet ediyor.

Konser adresi: Wilhelm-Reuter-Allee 1, 47506 Neukirchen-Vluyn, Almanya.

Online Bilet Satış: https://rogschticket.de/viva

Yerinden Edilmenin Sürekliliği: Suriye`ye Dönüş Mümkün mü?

SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Başbakan Merz ile Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında 30 Mart 2026 tarihinde gerçekleşen görüşmeye dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Karaahmetoğlu, Başbakan Merz ile Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında 30 Mart 2026 tarihinde gerçekleşen görüşmenin, Almanya’nın göç, insan hakları ve dış politika yaklaşımı açısından dikkatle ele alınması gerektiğini vurguladı. Macit Karaahmetoğlu, görüşme sonrası, Almanya’da yaşayan her 10 Suriyeliden 8’inin önümüzdeki üç yıl içinde Suriye’ye geri dönmesi konusunda mutabakat sağlandığı yönündeki açıklamaları şu şekilde değerlendirdi:

„Cumhurbaşkanı Ahmed Şara önderliğinde Suriye’de başlayan yeni dönem, bölgede barışın sağlanması ve bölgenin istikrara kavuşması açısından önemli bir fırsattır. Ancak Suriye’de hala geniş bölgelerde çatışmaların sürdüğü, güvenlik ve yaşam koşullarının istikrarlı olmadığı açıktır. Bu gerçeklik ortadayken, insanların Suriye’ye dönüşe zorlanması ya da buna zemin hazırlayan politikaların dillendirilmesini doğru bulmuyorum.“

Hiç kimsenin, kendisi ve ailesi için hayatını tehlikeye atacağı bir coğrafyaya, yeni bir ülke inşa etme baskısıyla dönmeye mecbur bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Karaahmetoğlu, Almanya’nın kendi toplumsal gerçekliğinin de bu tartışmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Karaahmetoğlu, Almanya’da sağlık sisteminde görev yapan yabancı kökenli doktorlar arasında en yüksek oranı Suriyeli hekimlerin oluşturduğuna dikkat çekerek, „Bu durum söz konusu grubun sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor. Pandemi döneminde ve sonrasında gösterilen özveri ise bu katkının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.“ ifadelerini kullandı.

Aynı zamanda Federal Meclis Anayasa Komisyonu Başkanlığı görevini de yürüten Macit Karaahmetoğlu, yüksek öğrenim görmemiş olsa da Almanya’da farklı sektörlerde aktif olarak çalışan Suriyeli mültecilerin ülkeye katkı sağladığına dikkat çekerek, „Topluma katkı sunan, sorumluluk üstlenen ve ortak yaşamın bir parçası haline gelen, toplumsal uyum sağlamış bireylerin belirsizlik içinde bırakılmaması gerekir“ değerlendirmesinde bulundu.

 

Gastronomi Dünyasında Dev Buluşma: Yeni Projeler ve Yapay Zeka Esintisi

Türkiye’nin lezzet haritasını şekillendiren isimler, hem gelecek vizyonlarını paylaşmak hem de literatüre yeni eserler kazandırmak üzere İstanbul’da bir araya geldi. Gastronomi dünyasının nabzını tutan Baş Lezzethan Vasfi Pakman, sektördeki son gelişmeleri ve heyecan verici yeni projeleri paylaştı.

„Bayim Olur Musun?“ Fuarında Sürprizlere Hazır Olun
Güne Kağıthane Daf Yapı’da hızlı bir başlangıç yapan Pakman, „Bayim Olur Musun?“ Fuarları Yönetim Kurulu Başkanı Özhan Erem ile bir araya geldi. 15-18 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek olan büyük fuar için hazırlanan „Yeni Proje“nin detaylarının görüşüldüğü toplantıdan, sektörü heyecanlandıracak bir mesaj çıktı: „Sürprizlerimize hazır olun!“ Gastronomi ve bayilik ekosistemini bir üst seviyeye taşıyacak bu iş birliği, Ekim ayında katılımcılarla buluşacak.

Akademiden Sofraya: Çifte Kitap Lansmanı
Günün ikinci yarısında ise rotayı Topkapı Üniversitesi Şişli Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’ne çeviren ekip, gastronomi dünyasına ışık tutacak iki önemli eserin lansmanına katıldı.


* Türk Lezzet Hareketlerine İstanbul’dan Yön Verenler: Bursa gastronomisinin efsane ismi İsmet Hacıbeyoğlu ve Dr. Ali Osman Taşlıca’nın kaleminden çıkan bu eser, Türk mutfağının köklü geçmişini ve İstanbul’un bu süreçteki stratejik rolünü ele alıyor.
* Mutfakta Yapay Zeka: Prof. Dr. Birol Y. Saygı tarafından kaleme alınan kitap, teknolojinin mutfağa girişini ve geleceğin dijital gastronomi dünyasını bilimsel bir perspektifle inceliyor.


Lezzet ve Bilgi Dolu Bir Gün
Oldukça verimli geçen etkinlikte, sektör paydaşları bir yandan yeni bilgileri harmanlarken diğer yandan başarı dileklerini paylaştılar. Baş Lezzethan Vasfi Pakman, bu anlamlı buluşmanın ardından tüm gastronomi camiasına selam ve sevgilerini iletti.
Editör Notu: Gastronomi dünyasındaki bu tür vizyoner adımlar, Türk mutfağının hem dijitalleşme sürecine hem de global ölçekte hak ettiği yere gelmesine büyük katkı sağlamaya devam ediyor. Yeni projeleri ve gelişmeleri takipte kalın!

Avrupa Devrekliler Derneği’nde Bayrak Değişimi: Yeni Başkan Cihan Bayram.

Almanya’nın Gladbeck şehrinde faaliyet gösteren Avrupa Devrekliler Derneği, gerçekleştirdiği Olağan Genel Kurul ile yeni yönetimini belirledi. Görevi devreden Mustafa Yağcı’nın duygusal vedası ve asrın felaketindeki dayanışma vurgusu güne damga vururken, tek liste ile girilen seçimde Cihan Bayram oy birliğiyle başkan seçildi.

 

Genel Kurulda Birlik ve Beraberlik Rüzgarı

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan genel kurulda, açılış konuşmasının ardından Divan Kurulu oluşturuldu. Divan başkanlığına Mehmet Karakulak seçilirken; Recep Çarşanba ve Şaban Bekçili ise katip üye olarak görev aldı. Toplantıda, derneğin geçmiş dönem faaliyetleri ve mali tablosu şeffaf bir şekilde üyelerle paylaşıldı.

Mustafa Yağcı: „Asrın Felaketinde Rüştümüzü İspat Ettik“

Görevi devreden Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Yağcı, veda konuşmasında derneğin geldiği kurumsal noktaya dikkat çekti. Özellikle 6 Şubat depremlerindeki yardım seferberliğine vurgu yapan Yağcı, şu ifadeleri kullandı:

„Görev süremiz boyunca en büyük sınavımızı ‚asrın felaketi‘ olarak adlandırılan deprem sürecinde verdik. Avrupa Devrekliler Derneği olarak bölgeye uzattığımız yardım eli ve sergilediğimiz üstün başarı, derneğimizi sadece gurbetçiler arasında değil, resmi kamu kuruluşları nezdinde de ciddiye alınan ve takdir edilen bir kurum haline getirdi. Bugün bayrağı, itibarı yüksek ve kurumsal yapısı oturmuş bir dernek olarak teslim etmenin gururunu yaşıyorum.“

Yeni Yönetim Oy Birliğiyle Seçildi

Yapılan oylama sonucunda mevcut yönetim kurulu ibra edilerek aklandı. Ardından geçilen seçimde, başkanlık için tek aday olan Cihan Bayram ve ekibi, katılımcı üyelerin tamamının oyunu alarak göreve getirildi. Yeni başkan Cihan Bayram, hizmetlerinden dolayı Mustafa Yağcı’ya teşekkür ederek çiçek takdim ederken; Yağcı da divan heyetine günün anısına kalem hediye etti.

„Hizmet Bayrağını Daha İleriye Taşıyacağız“

Başkanlık koltuğuna oturan Cihan Bayram, tüm üyelere teşekkür ederek hedeflerini açıkladı: „Bize duyulan bu güvene layık olmak için çalışacağız. Amacımız, Avrupa’da yaşayan tüm hemşehrilerimizi bu çatı altında birleştirmek ve derneğimizi her alanda daha güçlü kılmaktır. Tüm Devreklileri ailemize katılmaya davet ediyorum.“

Avrupa Devrekliler Derneği Yeni Yönetim Listesi

Yönetim Kurulu:

  • Başkan: Cihan Bayram
  • Başkan Vekili: Şenol Kesbiç
  • Genel Sekreter: Kerem Terzi
  • Muhasebe Sorumlusu: Vedat Karagülle (Yardımcı: Ekrem Bakır)
  • Yardımcı Yöneticiler (Beisitzer): Saffet Kocadayı, İlyas Korkut, Ufuk Saraç

Denetleme ve Disiplin Kurulları:

  • Denetleme Kurulu Başkanı: Mustafa Yağcı (Yardımcılar: Recep Korkut, Cemal Karadayı)
  • Disiplin Kurulu Başkanı: Erol Yukarıbaş (Yardımcılar: Hüseyin Hızarcı, Erol Kalın)

 

Haber: Mustafa Tığlı.

Balıkesirli Öğrencilerden Uluslararası Başarı: GastroErasmus 2026’da 6 Madalya

Balıkesir’in Karesi ilçesinde eğitim veren Gazi Mustafa Kemal Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, 2026 yılında düzenlenen GastroErasmus yarışmasında büyük bir başarıya imza attı. Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Karesi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün destekleriyle yarışmaya katılan okul, uluslararası platformda adından söz ettirdi.

Okul Müdürü Osman Gönülal liderliğinde yürütülen çalışmalar sonucunda öğrenciler, gastronomi alanındaki yetkinliklerini başarıyla sergiledi. Yarışmaya katılan öğrenciler Eylül Türkten, Mustafa Baran İçuz ve Naim Ege Gündüz; İngilizce Öğretmeni Nezahat Barbaros ile Yiyecek İçecek Hizmetleri Öğretmenleri Özgenur Savaşan ve Yıldız Altın Özkaraca rehberliğinde yoğun bir hazırlık sürecinden geçti.

 

Uluslararası gastronomi yarışmaları, öğrencilerin mesleki becerilerini geliştirmesinin yanı sıra yabancı dil yeterliliklerini artırmalarına ve farklı kültürleri tanımalarına katkı sağlamaktadır. Aynı zamanda bu tür organizasyonlar, öğrencilere yurt dışı staj ve kariyer fırsatları sunarak küresel iş gücü piyasasına hazırlanmalarında önemli rol oynamaktadır.

Okul yönetimi, uluslararası projeler ve yarışmalar aracılığıyla öğrencilerin sektörel yeterliliklerini artırmayı hedeflediklerini belirtirken, elde edilen başarı bu vizyonun güçlü bir göstergesi oldu.

🏆 Yarışmada elde edilen sonuçlar:
4 Altın 🥇 ve 2 Gümüş 🥈 madalya kazanarak büyük bir başarıya imza atıldı.
Özellikle ekip yarışmasındaki üstün performans büyük beğeni topladı.

 

MHR GYO, 489 milyon TL kar açıkladı

MHR GYO Genel Müdürü Nurkan Kaçmaz, 2025 yılında karlılıklarını, bir önceki yıla göre 4 kat artırarak, 489 milyon TL’ye çıkardıklarını açıkladı. Kaçmaz, 2025 yılındaki büyümeyi, tamamen kendi özkaynakları ile finanse ettiklerini de vurguladı.

MHR GYO, 2025 yılı mali sonuçlarını açıkladı. Buna göre, MHR GYO, 2025’i, 489 milyon TL karla kapattı. Finansal sonuçlar hakkında açıklama yapan MHR GYO Genel Müdürü Nurkan Kaçmaz, şirketin, 2025 yılı yatırım faaliyetlerindeki başarısı ve finansal yönetim performansı sonucu 489 milyon TL kar elde ettiklerini, bir önceki yılla mukayese edildiğinde karlılıklarını 4 kattan fazla artırdıklarını söyledi.

Kaçmaz, enflasyon düzeltmesine rağmen aktif toplamın 2024 yılına göre yüzde 10,5 oranında artarak, 10 milyar TL’yi geçtiğini ifade ederek, “2025 yılı, şirketimiz açısından yatırım odaklı dönüşüm ve büyüme yılı oldu. Yatırım harcamalarımızda kaydedilen artışa rağmen, operasyonel disiplin ve etkin finansal yönetimimiz sayesinde kârlılığımızı güçlü bir şekilde artırmayı başardık” dedi.

2025 yılı sonunda gayrimenkul portföyünün rayiç değer artışının, yıllık enflasyon oranının üzerine çıkarak yüzde 15 olarak gerçekleştiğine dikkat çeken Kaçmaz, “Bu büyüme reel bazda pozitif getiri üretti ve aktif büyüklüğümüz de önemli bir değer artışı yarattı” şeklinde konuştu.

SERMAYEMİZİ YÜZDE 50 ARTIRDIK

Nurkan Kaçmaz, 2025 yılında elde edilen güçlü kârlılık performansı sayesinde enflasyona rağmen özkaynakları büyüttüklerini, şirketin sermayesini yüzde 50 oranında arttırarak, sürdürülebilir büyüme için sağlam bir finansal zemin oluşturduklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

“Şirketimiz, 2025 yılındaki büyümesini, tamamen kendi özkaynakları ile finanse ederek, likiditesi yüksek borcu olmayan bir finansal görünümle tamamladı. MHR GYO olarak, 2026 yılında da yeni projeler, operasyonel verimlilik, kârlılık artışı ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Kapadokya Kültür Derneği ve Avrupa Nevşehirliler Platformu’ndan Dev Kongre Merkezine Ziyaret

Almanya/Gelsenkirchen. Almanya Kapadokya Kültür ve Dayanışma Derneği ile Avrupa Nevşehirliler Platformu, Avrupa’nın en modern etkinlik alanlarından biri olan Bellauvent Kongre ve Event Merkezi’ni ziyaret etti.

Nevşehirli hemşehrilerin ve bölgeye gönül veren dostların katıldığı bu anlamlı ziyarette, Türk girişimciliğinin ulaştığı modern nokta yerinde incelenirken Kapadokya kültürü Avrupa’nın kalbinde bir kez daha temsil edildi.

EKOM GmbH Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve Bellauvent Kongre Event’in sahibi Zonguldaklı iş insanı Mehmet Öztürk tarafından hayata geçirilen merkez, titiz tasarımıyla dikkat çekiyor. İki görkemli salonu ve büyük restoranı ile düğün, nişan, konser, iftar yemekleri ve kurumsal toplantılar için tasarlanan kompleks, bölgenin en prestijli organizasyon noktası olma özelliğini taşıyor.

Kapadokya Ruhu ve Kültürel Paylaşım

Ziyaret sırasında iş insanı Mehmet Öztürk ile yakından tanışma fırsatı bulan heyet, Kapadokya’dan özel olarak getirilen el dokuması halıyı hediye etti. Kültürel bağları güçlendirmek amacıyla çalışan hanımefendilere, birikim yapıp Kapadokya’da tatil yapmaları temennisiyle cüzdan takdim edildi. Ayrıca Nevşehir’in gururu, engelli şair-yazar Feridun Türkmen’in kitabı hediye edilerek Avanos ve Ürgüp’ün kültürel mirası paylaşıldı.

Başkan Mümün Uluç: „Büyük Bir Gurur Yaşıyoruz“

Ziyaret esnasında bir açıklama yapan Almanya Kapadokya Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Mümün Uluç, projenin önemine dikkat çekerek duygularını şu sözlerle ifade etti:

„Bugün burada hem bir Nevşehirli hem de bir dernek başkanı olarak tarif edilemez bir mutluluk içerisindeyim. Avrupa’nın en prestijli kongre merkezlerinden birini ziyaret etmek, milletimizin burada böylesine modern ve titiz bir esere imza attığını görmek bizleri onurlandırdı. Bu güzel salonun hem vatandaşlarımıza hem de Alman toplumuna hayırlı olmasını diliyorum. Bizim amacımız her zaman kültürümüzü yaşatmak ve başarıyı desteklemektir. Mehmet Öztürk ve ekibine gösterdikleri eşsiz misafirperverlik için teşekkür ediyor, tüm hemşehrilerimize bu kaliteli hizmeti tavsiye ediyorum.“

Ziyarete Katılan İsimler

Nevşehir dayanışmasının en güzel örneğinin sergilendiği ziyarete şu isimler eşlik etti: Kapadokya Kültür Derneği Başkanı Mümün Uluç, şair-yazar Nebiha Yücel, halk ozanı Mustafa Turgut, iş insanları Osman Ülkü ve Mustafa Mehmet Yaldız, sivil toplum kuruluşu üyeleri Dilek Alemdar ve Mehmet Güç. Basın dünyasından Murat Kubat ve Hasan Akdoğan ile Kapadokya sevdalısı Mustafa Güleç ve kızı Merve Güleç de bu özel günde heyeti yalnız bırakmadı.