Loading...

Kategorie: Gündem

En güncel gündem haberleri Sektörel TV Ekranlarında! Gündeme dair tüm ha…

UID Kurban Bayramı Şenliği renkli etkinliklerle büyük ve küçükleri neşelendirdi

Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) tarafından geleneksel hale getirilen Kurban Bayramı Şenliği’nin ikincisi Köln’de yoğun katılımla gerçekleşti.

İki gün süren etkinlik, Almanya’nın farklı bölgelerinden gelen vatandaşları, sivil toplum kuruluşlarını ve siyasi temsilcileri aynı çatı altında buluşturdu.
Programa, Türkiye Cumhuriyeti Köln Başkonsolosu Hüseyin Kantem Al, Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Parlamentosu Milletvekili Tülay Durdu, UID Genel Başkanı Kenan Aslan, UID Genel Merkez ve bölge teşkilatlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.


UID Genel Başkanı Kenan Aslan, Kurban Bayramı Şenliği’nin toplumun birlik ve beraberliğini güçlendiren önemli bir organizasyon haline geldiğini belirtti. Şenliğin kültürel değerlerin yeni nesillere aktarılmasına katkı sunduğunu ifade eden Aslan, etkinliğin geleneksel hale gelmesi için çalıştıklarını söyledi. Gençlerin ve çocukların organizasyonlara yoğun katılımının kendilerine umut verdiğini vurgulayan Aslan, bayramların dayanışma ruhunu yaşatmaya devam edeceklerini kaydetti.
Köln Başkonsolosu Hüseyin Kantem Al ise konuşmasında bayramların toplumsal dayanışmayı güçlendiren özel günler olduğuna dikkat çekti. Almanya’daki Türk toplumunun geleceğinde gençlerin önemli bir rol üstlendiğini belirten Al, gençlere eğitim, kariyer ve sosyal hayatta aktif olmaları yönünde tavsiyelerde bulundu. Türk toplumunun elde ettiği başarıların yeni nesiller tarafından daha ileri taşınacağına inandığını ifade eden Başkonsolos Al, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.
Konuşmaların ardından „Dombıra“ adlı eseriyle geniş kitleler tarafından tanınan Kazakistanlı sanatçı Arslanbek Sultanbekov sahne aldı.


Sultanbekov’un seslendirdiği „Dombıra“ şarkısına katılımcılar hep bir ağızdan eşlik ederek büyük coşku yaşadı. Konser alanında zaman zaman duygusal ve renkli anlar yaşanırken, vatandaşlar sanatçıya yoğun ilgi gösterdi.
Çocuklar ve aileler için renkli etkinlikler Şenlik alanında çocuklara yönelik çok sayıda etkinlik düzenlenirken, Selçuklu motifleriyle süslenen Han Otağı ziyaretçilerin büyük beğenisini topladı.
Gün boyunca Türk mutfağının zengin lezzetleri misafirlere ikram edilirken, yöresel halk oyunları gösterileri de etkinliğe renk kattı. Katılımcılar oyunlara eşlik ederek bayram coşkusunu birlikte yaşadı.


Etkinlik kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Köln Başkonsolosu Hüseyin Kantem Al ile UID Genel Başkanı Kenan Aslan, şenlik alanında kurulan stantları ziyaret ederek katılımcılar ve stant temsilcileriyle bir araya geldi.

Sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri hakkında bilgi alan Al ve Aslan, vatandaşlarla sohbet ederek hatıra fotoğrafları çektirdi. Ziyaretler sırasında samimi anlar yaşanırken, katılımcılar da etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
İki gün süren şenlikte Türkiye’nin sevilen çizgi film kahramanları Rafadan Tayfa da çocuklarla buluşarak onlara renkli ve neşeli anlar yaşattı.

AJet Hava Taşımacılığı A.Ş. ile görüşme gerçekleştirildi

Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı koordinasyonunda yürütülen Zonguldak Havalimanı Yeni Destinasyon Talep Araştırması kapsamında, AJet Hava Taşımacılığı A.Ş. ile bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi.

Toplantıya, AJet Üretim Planlama ve Filo Yönetimi Başkanı Ergün Altıyaprak ile Network Planlama ve Gelir Yönetimi müdürleri ve ilgili müdürlük uzmanları; Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı adına Yenilik ve Rekabetçilik Birimi Başkan Vekili Alper Erenler ve çalışmayı yürüten yüklenici firma temsilcileri katılım sağladı.

Görüşmede, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı’nca yürütülen talep araştırmasının sonuçları paylaşıldı; Zonguldak, Karabük ve Bartın illerini kapsayan bölgenin mevcut ve potansiyel hava yolu yolcu talebi, Filyos Vadisi Projesi kapsamında yürütülen yatırımlar, sanayi ve ticaret faaliyetleri ile bölgenin sosyoekonomik gelişim dinamikleri değerlendirildi.

Toplantıda ayrıca, AJet tarafından Zonguldak Havalimanı’ndan gerçekleştirilebilecek iç hat uçuşları ve yeni destinasyon alternatifleri ele alındı; hat planlaması, talep potansiyeli, operasyonel uygunluk ve sürdürülebilirlik kriterleri çerçevesinde karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

Batı Karadeniz Bölgesi’nin hava ulaşım bağlantılarının güçlendirilmesi ve Zonguldak Havalimanı’nın etkin kullanımının artırılmasına yönelik çalışmaların ilgili paydaşlarla iş birliği içerisinde sürdürülmesi konusunda mutabık kalındı.

Haber:M.T.

Quick Finansall ekosistemi Kocaeli’de büyüyor

QCAR Mobilite 47’nci şubesini Kocaeli’de açtı Maher Holding’in sigorta, finansman, ödeme sistemleri ve mobilite alanlarındaki gücünü aynı ekosistem içerisinde buluşturan Quick Finansall yapılanması büyümeye devam ediyor. QCAR Mobilite’nin Kocaeli’de hizmete giren yeni şubesi, bölgedeki bireysel ve kurumsal müşterilere mobilite çözümleri sunarken, Quick Finansall ekosisteminin sahadaki önemli temas noktalarından biri olarak faaliyet gösterecek.

Hızlı büyüme ivmesiyle dikkat çeken QCAR Mobilite, Türkiye genelindeki hizmet ağını genişletmeye devam ediyor. Şirket, Türkiye’nin en önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden biri olan Kocaeli’de 47’nci şubesini düzenlenen törenle hizmete açtı.

Otoshops Dede yatırımcısı ve aynı zamanda Quick Finans iş ortağı Özcan Okutulmuş liderliğinde faaliyet gösterecek yeni şube, başta ikame araç, günlük kiralama ve uzun dönem araç kiralama hizmetleri olmak üzere mobilite alanında bölgeye hizmet verecek.

Kent protokolü açılışta buluştu

Kocaeli’deki yeni hizmet noktasının açılış töreni, bölgenin mülki, yerel ve ticari yönetimini bir araya getirdi.

Açılışa Derince Belediye Başkanı Av. Sertif Gökçe, Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Necmi Bulut, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İstihdam Müdürü Öztekin Kaşukçi ve Kocaeli Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu katılırken, Kocaeli AK Parti Milletvekili Veysel Tipioğlu ve Kocaeli İl Ticaret Müdürü Veysi Uzun da tebrik mesajlarını iletti.

Kocaeli İş Adamları Derneği (KOGİAD), Kars Ardahan Iğdır İş Adamları Derneği (KAISİAD) yöneticileri ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisinin de yer aldığı açılış, bölge iş dünyasından yoğun ilgi gördü.

“Quick Finansall ekosisteminin önemli halkalarından biri”

Açılışta konuşan QCAR Mobilite Genel Müdür Vekili Mehmet Ali Özışık, yeni şubenin bölge için taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları söyledi:

“QCAR Mobilite olarak araç kiralama ve ikame araç hizmetlerinde önemli bir deneyime sahibiz. Kocaeli; üretim, ticaret ve lojistik açısından ülkemizin en önemli merkezlerinden biri. Bu nedenle burada bulunmayı stratejik olarak değerlendiriyoruz.

Aynı zamanda bu yatırım, Maher Holding bünyesinde geliştirdiğimiz Quick Finansall ekosisteminin sahadaki önemli halkalarından biri. Bugün sigorta, finansman, ödeme sistemleri ve mobilite alanlarında oluşturduğumuz ekosistemi, farklı temas noktalarıyla müşterilerimize daha yakın hale getiriyoruz. Kocaeli şubemizin de bu yapıya önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.”

“Bölgeye değer katacak bir merkez oluşturuyoruz”

Yeni şubenin yatırımcısı Özcan Okutulmuş ise açıklamasında şunları söyledi:

“Uzun yıllardır bölgemizde farklı alanlarda faaliyet gösteriyoruz. Bugün bu tecrübeyi QCAR Mobilite markasıyla yeni bir noktaya taşımanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Şubemiz, bireysel ve kurumsal müşterilerimizin mobilite ihtiyaçlarına cevap verirken aynı zamanda Quick Finansall ekosisteminin sunduğu çözümler konusunda da önemli bir temas noktası olacak. Bölge ekonomisine ve istihdama katkı sağlayacak bir yatırım gerçekleştirdiğimize inanıyoruz.”

“Kocaeli ekonomisine ve istihdamına katkı sağlayacak”

Açılışta konuşan Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Necmi Bulut ise Kocaeli’nin üretim, ticaret ve lojistik alanındaki gücüne dikkat çekerek şunları söyledi:

“Kocaeli bugün Türkiye ekonomisinin en önemli üretim ve ticaret merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Böylesine güçlü bir ekonomik yapıda gerçekleştirilen her yeni yatırım, hem istihdama hem de ticari canlılığa katkı sağlıyor. QCAR Mobilite’nin Kocaeli’de hizmet vermeye başlamasını bu açıdan değerli buluyorum. Özcan Bey’i ve emeği geçen tüm ekibi kutluyor, yatırımın ilimize ve bölgemize hayırlı olmasını diliyorum.”

“Zorlu ekonomik dönemde böylesi yatırımlar takdire şayan”

Açılışta söz alan Derince Belediye Başkanı Av. Sertif Gökçe ise şunları söyledi:

“Özcan gibi bölgemizde uzun süredir başarıyla ticaret yapan bir girişimci kardeşimizin, işini büyüterek böylesi güçlü ve kurumsal bir markanın yatırımcısı olması gurur verici. Ekonomimizin zorlu süreçlerden geçtiği bir dönemde, bu denli vizyoner ve büyük adımlar atılması takdire şayandır. Bu yeni işletmenin şehrimize, ilçemize ve tüm Kocaeli halkına hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”

Kocaeli Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu’nun yaptığı duanın ardından kurdele kesilerek hizmete açılan QCAR Mobilite Kocaeli Şubesi, bölgenin sanayi, lojistik ve ticaret merkezindeki konumuyla önemli bir mobilite noktası olarak faaliyet gösterecek.

Yeni şube aynı zamanda Maher Holding’in sigorta, finansman, ödeme sistemleri ve mobilite alanlarında geliştirdiği Quick Finansall ekosisteminin Kocaeli’deki önemli temas noktalarından biri olarak hizmet verecek.

QCAR Mobilite, yıl sonuna kadar 100 şubeye ulaşmayı hedefleyen büyüme stratejisi doğrultusunda Türkiye genelindeki yatırımlarını sürdürürken, Quick Finansall ekosistemini de yeni noktalarla genişletmeye devam edecek.

Daha fazla bilgi için:

www.qcar.com.tr

“Anadolu Ezgileri 12” Essen’de Büyük İlgi Gördü

Almanya’nın Essen kentinde faaliyet gösteren Ruhr Türk Halk Müziği Birlik Korosu, geleneksel hale gelen “Anadolu Ezgileri 12” konserini tarihi bir mekânda, yoğun katılımla gerçekleştirdi.

Türkiye’nin önemli halk ozanlarından olan ve aynı zamanda da Birlik Korosu‘ nun şefi olan Kazım Birlik ‚in yönettiği, Türk halk müziğinin sevilen eserlerinin seslendirildiği gece, müzikseverlerden büyük ilgi gördü.

Ruhr Türk Halk Müziği Veliler Birliği çatısı altında, sunuculuğunu Kamuran Gündoğan ‚ın yaptığı, Ruhr Veliler Birliği Eş Başkanları Fatime Okuyucu ve Doktor Ali Sak ‚ın açılış konuşması ile gerçekleşen geceye Türkiye Cumhuriyeti Essen Başkonsolosluğu Muavin Konsolosu Nurullah Ayvaz, bölgede faaliyet gösteren koro yöneticileri, temsilcileri ve türkü severler katıldı.

Türk halk müziğinin seçkin eserlerinin seslendirildiği gece, müzikseverlerden büyük ilgi gördü.

“Ruhr Veliler Birliği” çatısı altında kurulan Ruhr Türk Halk Müziği Birlik Korosu tarafından organize edilen konser, şef Kazım Birlik yönetiminde sahnelendi. Kuruluşunun 13. yılında olan koro, bu yıl 12. konserini başarıyla tamamlamış oldu.

Konserin sunumunu Kamuran Turan Gündoğan üstlenirken, gece boyunca Anadolu’nun farklı yörelerinden seçilen türküler seslendirildi. Koro ve solistler, performanslarıyla izleyicilerden tam not aldı.

Geniş Katılımlı Koro ve Orkestra Sahnedeydi

Konserde sahne alan Ruhr Türk Halk Müziği Birlik Korosu, çok sayıda üyeden oluşan güçlü yapısıyla dikkat çekti.

Koro üyeleri arasında Adnan Kaya, Ahmet Değirmenci, Ali Sak, Behram Toural, Berrin Kapyapar, Bilge Çırakoğlu, Burcu Sağlık, Cemil Yılmaz, Çiğdem Tuna, Dila Yazgı, Dilek Yılmaz, Dilek Sak, Fatoş Polat, Fikret Tokmak, Funda Tunçtürk, Güler Cıbır, Hüseyin Gül, Hüseyin Dağ, İlona Beck, İnci Yıldırım, Kemal Cıbır, Kemal Yalcin, Kezban Kızıltan, Lütfiye Aslan, Mehmet Kapyapar, Melek Şenyürek, Meral Bektaş, Murat Pehlivan, Musa Karakaş, Neriman Gider, Nevin Meriç, Nilgün Doğum, Nuri Noyan, Olcay Yıldız, Özden Özdoğan, Ramazan Yıldız, Sabire Bayraklı, Sakine Karademir, Serap Yöndem, Serpil Öztürk, Seyhan Dağ, Yasemin Yüksel, Yelda Arslaner, Yunus Ülger ve Zehra Öztürk yer aldı.

Orkestrada ise Arif Doğum (bağlama), Bayram Aydemir (bendir), Bilgin Kılıç (bas gitar), Cengiz Eşkin (divan bağlama), Güner Saim Kılıç (bağlama), Hakan Sezek (hollo), Hürşehit Özmeral (bağlama), İnam Altuntaş (bağlama), Menderes İpek (bağlama), Ruhi Filinte (bağlama), Sabri Yavuz (bağlama ve kabak kemane), Selman Sezek (bendir), Suat Borazan (darbuka), Refik Kantar (ney ve flüt) ve Yasin Göymen (akustik gitar) sahne aldı.

Anadolu’nun Dört Bir Yanından Türküler Seslendirildi

Konserin ilk bölümünde Amasya, Şanlıurfa, Kayseri, Kütahya, Elazığ, Zonguldak, Muğla, Sivas, Erzincan, Kahramanmaraş, Azerbaycan ve Isparta yörelerinden türküler seslendirildi. Solo performanslarda Çiğdem Tuna, Murat Pehlivan, Cemil Yılmaz, Yelda Arslaner ve Behram Toural sahne aldı.

İkinci bölümde ise Elazığ/Harput, Kırşehir, Kars, Sivas, İstanbul, Erzurum, Kahramanmaraş ve Emirdağ yörelerine ait eserler seslendirildi. Solo performanslarda İnci Yıldırım, Lütfiye Arslan ve Orhan Şener izleyicilerden büyük alkış aldı.

Türk Halk Müziği Gecesi Büyük Beğeni Topladı

Anadolu’nun farklı yörelerinden seçilen eserlerin seslendirildiği konser, gurbet elde yaşayan Türk vatandaşlarına memleket havası yaşattı. Katılımcılar, gece boyunca türkülere eşlik ederek salonu adeta bir Anadolu sahnesine dönüştürdü. Konser, uzun süre alkışlarla sona erdi.

Fotograflar: Haberin Saati ve Songül Korucu

Türkiye’den çıkan entegre finansal ekosistem modeli Paris’te dünya devleri arasında ödüllendirildi

Türkiye’de sigorta liderliğinde geliştirilen ilk entegre finansal ekosistem modellerinden biri olan Quick Finansall, dünyanın önde gelen finans profesyonelleri, bankacılık, sigorta ve fintech kuruluşlarını bir araya getiren uluslararası inovasyon platformu Qorus tarafından düzenlenen Reinvent Forum 2026’da gümüş ödüle layık görüldü.

Finans sektörünün küresel ölçekte dönüşümüne yön veren en önemli organizasyonlardan biri kabul edilen Qorus Reinvent Forum’da Quick Finansall, geliştirdiği bütünleşik dijital ekosistem modeliyle uluslararası rakiplerini geride bırakarak önemli bir başarıya imza attı.  Paris’te gerçekleştirilen organizasyonda ödül alan Quick Finansall; sigorta, finansman, ödeme sistemleri ve mobilite çözümlerini tek platform altında buluşturan yapısıyla, finansal hizmetlerde giderek büyüyen parçalı yapıya karşı geliştirdiği entegre model sayesinde dikkat çekti. Ödülü Quick Sigorta adına Dijital Kanallar Müdürü Kaan Tülü teslim aldı.

Finansal hizmetler tek platformda!

Bugün dünyada finansal hizmetler giderek daha parçalı bir yapıya dönüşüyor. Müşteriler farklı ihtiyaçları için farklı uygulamalar, farklı platformlar ve farklı sistemler arasında geçiş yapmak zorunda kalıyor. Maher Holding iştirakleri ise Quick Finansall ile bu parçalı yapıyı ortadan kaldıran, sigortayı merkeze alan, birbirini tamamlayan ve hayatın tamamına dokunan yeni nesil bir ekosistem modeli oluşturdu.

Quick Finansall sigorta, finansman, ödeme sistemleri ve mobilite çözümlerini tek platformda buluşturarak yalnızca yeni bir dijital deneyim değil, aynı zamanda sektörün geleceğine örnek gösterilen yeni nesil bir hybrid iş modeli ortaya koyuyor.

8 binden fazla acente finansal çözüm merkezlerine dönüştü

Sistem bugün QPORT altyapısı üzerinden 8 binden fazla acentenin kullanımına sunulurken, aynı zamanda Quick Finans’ın yaygın iş ortağı bayi yapılanmasıyla birlikte büyüyen güçlü bir finansal dağıtım ağı oluşturuyor. Böylece acenteler ve iş ortakları yalnızca ürün sunan yapılar olmaktan çıkarak müşterilerinin sigorta, finansman, ödeme ve mobilite ihtiyaçlarına aynı anda çözüm üretebilen yeni nesil finansal çözüm merkezlerine dönüşüyor.

Henüz bir yılı tamamlamadan binlerce finansman ve mobilite başvurusu alan Quick Finansall, sahada gördüğü güçlü karşılığın yanında medya ve uluslararası platformların da dikkatini çekmeye devam ediyor.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar şu ifadeleri kullandı: “Sigortayı artık yalnızca hasar anında devreye giren bir yapı olarak görmüyoruz. Sigorta; finansı, ödemeyi, mobiliteyi ve müşterinin günlük hayatındaki birçok ihtiyacı birbirine bağlayan güven mimarisinin merkezinde yer alıyor. Quick Finansall tam olarak bu anlayışla ortaya çıktı. Hedefimiz sadece dijital bir platform kurmak değildi; acenteyi merkeze alan, müşteriye hayatın farklı alanlarında kesintisiz çözüm sunabilen ve finansal hizmetlerdeki parçalı yapıyı ortadan kaldıran güçlü bir ekosistem oluşturmaktı.

Bugün geldiğimiz noktada bu modelin yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da dikkat çekmesi ve finans sektörünün küresel ölçekte en saygın inovasyon platformlarından biri olan Qorus tarafından ödüllendirilmesi bizim için son derece kıymetli. Bu ödül Türkiye’den çıkan vizyoner finansal modellerin küresel ölçekte de karşılık bulabileceğini gösteriyor.

Başta çalışma arkadaşlarımız, 8 binden fazla acentemiz, Quick Finans iş ortaklarımız ve tüm ekosistem paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde de sigortadan fazlasını üreten, sektöre yön veren ve önleyici sigortacılık yaklaşımını büyüten projeler geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”

 

TOGG’un Avrupa Çıkarması: Hollanda’daki İlk Sürüş Büyük Yankı Uyandırdı

Hollanda’da faaliyet gösteren EG Veranda üretim tesisinde, Türkiye’nin milli otomobili olan TOGG için anlamlı bir ziyaret gerçekleştirildi. Sayın Murat Ateşalpin’in katkılarıyla Hollanda plakası alınan TOGG’un ilk sürüşünü, DEİK-DTİK Avrupa Başkanı Turgut Torunoğulları gerçekleştirdi.

Gerçekleşen ziyarette, DTİK üyesi ve EG Veranda sahibi Engin Güngör ile bir araya gelen heyet, şirketin üretim kapasitesi, büyüme stratejileri ve Avrupa pazarına yönelik hedefleri hakkında kapsamlı bilgiler aldı. Görüşmede şirketin vizyoner yaklaşımı ve Avrupa’daki yatırım hedefleri dikkat çekti.

EG Veranda Müdürü Zafer Gültekin ise sürdürülebilir ticaret anlayışı, kurumsal büyüme ve profesyonel yönetim süreçleri üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.

Ziyaret sırasında TOGG aracını inceleyen Turgut Torunoğulları, araç hakkında olumlu düşüncelerini paylaşarak TOGG’u “yollarda gezen uçak” sözleriyle tanımladı. Bu ifadeler ziyarete damga vururken, katılımcılar arasında gurur dolu anlar yaşandı.
Açılış programına katılamadığı için hayırlı olsun ziyaretinde bulunan Turgut Torunoğulları, fabrikayı gezerek yapılan yatırımlardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ziyaret boyunca kendisine, Engin Güngör, Zafer Gültekin ve Murat Ateşalp eşlik etti.

Program sonunda konuşan heyet üyeleri, Avrupa’da Türk girişimcilerinin gerçekleştirdiği bu tür yatırımların gurur verici olduğunu belirterek, gelecekte daha fazla büyük yatırımcının ortaya çıkması temennisinde bulundu. Ziyaretin, Türkiye ile Avrupa arasındaki ticari iş birliklerine önemli katkılar sunacağı vurgulandı.

 

Kaynak:Nhaber.nl

ENERCON ve POLAT Enerji Köklü Ortaklıklarını Güçlendiriyor

“YEKA 2025 – Balıkesir 1” Projesi İçin 23 Adet E-175 EP5 E2 Rüzgar Türbinini Kapsayan Yeni Tedarik Sözleşmesi İmzalandı

ENERCON, Türkiye’deki büyük bir başka dev proje için daha türbin teknolojisi sağlamaya hazırlanıyor. Ülkenin kuzeybatısında kurulacak olan “Balıkesir 1” Rüzgar Enerjisi Santrali (RES) için işletmeci Polat Enerji, ENERCON’un yeni amiral gemisi modeli olan E-175 EP5 E2 rüzgar türbininden 23 adet sipariş etti. Tedarik sözleşmesi 27 Nisan’da İstanbul’da imzalandı. Toplam 161 MW kurulu güce sahip olacak rüzgar santrali, Polat Enerji’nin yakın zamanda Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan tahsis aldığı YEKA 5 ihalesinin bir parçasını oluşturuyor.

Türkiye’de Ortaklaşa 1 Gigawatt Barajı Aşılıyor

ENERCON CEO’su Udo Bauer, Polat Enerji ile Türkiye’de rüzgar enerjisinin geliştirilmesinde uzun yıllara dayanan yakın ve güçlü bir iş birliğine sahip olduklarını belirtti. Bauer, Balıkesir 1 projesiyle birlikte Türkiye’de toplamda 1 Gigawatt’ın üzerinde kurulu gücü ortaklaşa hayata geçirmiş olacaklarını vurgulayarak, enerji dönüşümüne hizmet eden bu ortaklığı gelecekte de sürdürmek istediklerini ve projeyi yeni türbin modelleri E-175 EP5 E2 ile gerçekleştirecek olmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.

Polat Enerji CEO’su Evren Güvenç ise yolculuklarının çeyrek asır önce Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyeline olan erken ve sarsılmaz inançlarıyla başladığını dile getirdi. Bugün Polat Enerji’nin Türkiye ve Avrupa’da büyük ölçekli yatırımları yöneten stratejik bir aktör haline geldiğini belirten Güvenç, YEKA ihaleleri kapsamında güvence altına alınan Balıkesir 1 projesinin sürekli büyümelerinin bir kanıtı olduğunu söyledi. Kendileri için liderliğin sadece artan bir kurulu güçten daha fazlasını ifade ettiğini ekleyen Güvenç, ilerlemelerini yalnızca enerji üretimiyle değil, aynı zamanda optimizasyon yetenekleri ve sistemlerinin esnekliğiyle de ölçtüklerini, yatırımdan işletmeye kadar uçtan uca uzmanlıklarını kullanarak tüm enerji ortamının dönüşümünü şekillendiren öncü bir aktör olarak konumlarını güçlendirdiklerini vurguladı.

İmza töreninde tedarik sözleşmesini ENERCON CAMEA Bölge Başkanı Arif Günyar (solda) ve Polat Enerji CEO’su Evren Güvenç ekiple birlikte mühürledi.

Yeni Amiral Gemisi E-175 EP5 E2 Türkiye Pazarına Giriyor

7.0 MW nominal gücü ve 175 metre rotor çapıyla ENERCON’un en yeni tepe modeli olan E-175 EP5 E2, Avrupa’nın en yüksek verimli karasal (onshore) rüzgar türbinlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu model aynı zamanda şirketin pazar stratejisinin merkezi bir sütununu ve ENERCON’un müşterilerini desteklediği ürün portföyünün temelini oluşturuyor.

„Balıkesir 1“ rüzgar santrali için yapılan bu tedarik anlaşması, E-175 EP5 E2 modelinin Türkiye pazarına sunulmasında yeni bir dönüm noktasını temsil ediyor. Türkiye, ENERCON için uluslararası alanda önemli ve stratejik bir hedef pazar konumunda bulunuyor. Türk müşterilerin rüzgar santrali projelerine yeni E-175 EP5 E2 modelini tedarik etmek için ENERCON, köklü Türk üretim ortaklarıyla yürüttüğü başarılı yerlileştirme stratejisini devam ettiriyor ve yeni amiral gemisi modelinin belirli ana bileşenlerini gelecekte Türkiye’de üreteceğini açıklıyor.

Yerli Üretim (Local Content) Şartları Karşılanıyor

Orta Asya/Orta Doğu/Afrika (CAMEA) Bölge Başkanı Arif Günyar, bu yerlileştirme adımı sayesinde Türkiye’deki ihale sisteminin yerli malı (local content) gereksinimlerini karşıladıklarını belirtti. Türk pazarına ve Türkiye’deki enerji dönüşümüne olan bağlılıklarını açıkça taahhüt ettiklerini dile getiren Günyar, Polat Enerji’nin yanı sıra diğer Türk müşterileri ve potansiyel ortaklarıyla olan iş birliklerinde yeni bir sayfa açmayı sabırsızlıkla beklediklerini ifade etti.

Inşaat ve Devreye Alma Takvimi

Balıkesir 1 rüzgar santrafinin inşaatına Eylül 2027‚de başlanması planlanıyor. Tesisin işletmeye alınmasının ise Aralık 2027 sonu itibarıyla gerçekleşmesi öngörülüyor. Sipariş edilen 23 adet rüzgar türbini çelik kuleler üzerine kurulacak.

ENERCON Hakkında

Entegre edilmiş yeşil enerji ekosistemi çözümleri sunucusu olan ENERCON, karasal (onshore) rüzgar enerjisi projelerinin gerçekleştirilmesinde müşterilerini desteklemektedir. Proje potansiyelini maksimum seviyeye çıkarmak için şirket; yüksek performanslı ve yüksek verimli rüzgar türbinlerini, tamamlayıcı çözüm bileşenleri ve servislerle birleştirerek müşteri faydasını ve rüzgar enerjisinin değerini artırmaktadır. Müşterilerin kendi ihtiyaçlarına göre içinden bileşen seçebildiği çözüm portföyü yelpazesi; planlama ve kurulumdan yönetim, kontrol, servis ve bakıma, hatta işletme aşamasında tesis performansının optimizasyonuna kadar uzanmaktadır.

Yenilenebilir enerji alanında 40 yılı aşkın deneyime ve değişen bir enerji sisteminin gereksinimlerine dair derin bir anlayışa sahip bir öncü olan ENERCON’un faaliyet alanı, öteden beri sadece rüzgar türbini üretmekle sınırlı kalmamıştır. „Dünya için Enerji“ misyonuyla şirket, 1984 yılından beri karasal rüzgardan sürdürülebilir enerji üretimi için çalışmaktadır. Yenilikçi tesis teknolojisi, yüksek kalite standartları ve 65 Gigawatt’tan fazla toplam kurulu gücü sayesinde ENERCON, dünya çapında önde gelen yenilenebilir enerji şirketleri arasında yer almaktadır.

„Bütünsel proje geliştirme“, „bağlantılı işletim“ ve „akıllı optimizasyon“ alanlarındaki kapsamlı uzmanlığı, yaygın servis ağı ve geniş ortak ile hizmet sağlayıcı ağı ile ENERCON, projelerin tüm aşamalarında müşterileri için yetkin ve güvenilir bir ortaktır. Merkezi Almanya’nın Aşağı Saksonya eyaletindeki Aurich şehrinde bulunan şirket için dünya çapındaki yönetim, satış, üretim ve servis lokasyonlarında yaklaşık 13.000 kişi istihdam edilmektedir.

SIFIR KM’DE CAZİP KAMPANYA İNDİRİMLERİ, İKİNCİ EL OTO’DA İSE GERİLEYEN REEL FİYATLAR SATIŞLARA YANSIMIYOR

Quick Finans’ın SmartIQ iş birliğiyle yayınladığı 2. El Oto Raporu’nun Nisan ayına ait verilerinin yer aldığı güncel sayısında, sektöre dair en yeni trendler paylaşıldı.

Türkiye 0 km otomobil ve hafif ticari araç satışları, 2026 yılı Nisan ayında geçen yıl Nisan ayına göre %1 oranında daralarak 104.298 adet olarak gerçekleşerek, geçen aya göre %2 oranında artış oldu. 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %3,13 oranında daralarak 369.696 adet olarak gerçekleşti. Geçen yıla göre devam eden daralmanın boyutu aylar bazında azalarak Nisan ayında minimum seviyeye geldi. Diğer taraftan, yılbaşından itibaren satış trendi aylara göre yükselerek sürüyor. Pazardan alınan bilgilere göre; satışlarda savaş etkilerini azaltmaya yönelik distribütörlerin agresif fiyat indirimi ve kampanyaların etkili olduğu anlaşılıyor.

15 yaş ve 350.000 km sınırına kadar olan 2. el oto satışlarında ise; geçen yılın aynı aylarına göre yıl başından itibaren her ay görülen gerileme trendi Nisan ayında %15’e ulaştı. Gözlenen bu trendde, 0 km otodaki distribütörlerin agresif fiyat indirimleri yanında altın fiyatlarındaki servet etkisinin savaş ile birlikte sonlanmasının da etkili olduğu değerlendirilmektedir. İkinci el oto reel fiyat endeksinde, 2025 yılından bu yana devam eden düşüş trendi sürmektedir. Yılbaşından itibaren aylık bazlı gelişim trendi ise inişli çıkışlı dalgalı seyrine devam etmektedir.

Mevcut veriler, 2. El oto sektörünün savaş ortamı ve Dünya’daki ve Ülkemizdeki konjoktürel koşullardan 0 km otoya göre çok daha fazla etkilendiğini göstermektedir.

Rapordaki verilere göre;

İkinci El Oto Satışlarında Nisan Ayında Sınırlı Toparlanma Görülse de Pazar Geçen Yılın Gerisinde Kaldı

İkinci El Oto Pazarı’nda yılın ilk çeyreğinde görülen dalgalı seyir, Nisan ayında yerini sınırlı bir toparlanmaya bıraktı. Mart ayında 323.570 adet seviyesinde gerçekleşen satışlar, Nisan ayında 334.154 adede yükselerek aylık bazda yaklaşık %3’lük artış kaydetti.

Buna karşın pazar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla hala belirgin şekilde geride seyrediyor. Nisan ayında gerçekleşen satışlar, 2025 yılının aynı ayındaki 392.231 adetlik seviyenin yaklaşık %15 altında kaldı. Bu tablo, aylık bazda toparlanma sinyalleri görülse de ikinci el otomobil pazarında talebin henüz geçen yılki seviyelerden gittikçe uzaklaştığını göstermektedir.

İkinci El Pazarında Stokta Kalma Süreleri Nisan Ayında Sınırlı Artış Gösterdi

Nisan ayında ikinci el oto pazarında stokta kalma süreleri sınırlı artış gösterdi. Mart ayında 45 gün olan pazar ortalaması, Nisan’da 46 güne yükseldi. Binek araçlarda da süre 45 günden 46 güne çıktı.

Ticari araçlarda ise stokta kalma süresi 44 gün seviyesinde sabit kaldı. Bu tablo, Nisan ayında satış adetlerinde kısmi toparlanma yaşansa da araçların stoktan çıkış hızında belirgin bir iyileşme olmadığını gösteriyor.

Genel görünüm, pazarda talebin mevcut koşullarda temkinli ilerlediğini; doğru fiyatlama ve rekabetçi stok yönetiminin önemini koruduğunu işaret ediyor.

İkinci El Hafif Ticari Araç Satışlarında Nisan Ayında Sınırlı Toparlanma Görüldü

 

İkinci El Hafif Ticari Pazarı’nda Nisan ayında sınırlı bir toparlanma yaşandı. Mart ayında bir önceki aya göre %4 düşüşle 46.125 adet olan satışlar, Nisan’da 47.398 adede yükselerek aylık bazda yaklaşık %3 artış gösterdi. Yılbaşından bu yana görülen dalgalı seyirde düşüşlerin sert, artışların ise daha yavaş olduğu gözlenmektedir.

Bu paralelde pazar, geçen yılın aynı dönemine göre zayıf görünümünü sürdürdü. Nisan 2025’te 62.326 adet olan satışların, Nisan 2026’da 47.398 adette kalması yıllık bazda yaklaşık %24’lük düşüşe işaret ediyor.

Veriler, Nisan ayında aylık bazda toparlanma görülse de hafif ticari araç pazarında talebin geçen yılki seviyelerin belirgin şekilde altında seyrettiğini gösteriyor.

15 Yaş Üzeri Araçlarda Nisan Ayında Satış ve Fiyat Artışı Sürdü

 15 yaş üstü araç pazarında Nisan ayında hareketlilik devam etti. Mart ayında bir önceki aya göre %1,4 artış ile126.052 adet olan satışlar, Nisan’da 129.451 adede yükselerek yaklaşık %3’lük artış gösterdi.

Aynı dönemde ortalama fiyatlar da 411 bin TL’den 414 bin TL seviyesine çıkarak sınırlı bir yükseliş kaydetti. Stokta kalma süresi ise Mart ayında olduğu gibi Nisan’da da 50 gün seviyesinde sabit kaldı.

Tablo, ulaşılabilir fiyatlı araçlara olan ilginin sürdüğünü; satış adetleri ve fiyatlarda sınırlı artış yaşanırken, stok devir hızında belirgin bir değişim olmadığını gösteriyor.

 

Uyarı: Bültende verilen bilgiler ve yorumlar, SmartIQ tarafından geçmiş dönem verilerden ve piyasa araştırması sonuçlarından faydalanılarak oluşturulmuş olup, taşıtların özelliklerine veya bölgesine göre değişkenlik gösterebilecektir. Belirtilenlerin herhangi bir ürün veya markaya yönelik tavsiye veya yönlendirme olarak algılanmaması, müşteriler tarafından gerekli araştırmaların yapılması gerekmektedir.

 

SunExpress, Köln-Bonn’dan Elazığ Uçuşlarına Başladı: Türkiye Ağı Genişliyor

KÖLN / BONN – SunExpress, Köln-Bonn Havalimanı’ndan (CGN) Türkiye’ye yönelik uçuş ağını genişletmeye hız kesmeden devam ediyor. Havayolu şirketi, yaz uçuş planı kapsamında Anadolu’nun köklü şehirlerinden Elazığ’ı da doğrudan uçuş rotalarına eklediğini duyurdu. Bugünden itibaren başlayacak olan seferlerle birlikte şirket, Köln-Bonn Havalimanı’ndan Elazığ’a her hafta perşembe günleri olmak üzere haftada bir kez karşılıklı uçuş gerçekleştirecek.

Bu yaz sezonunda Trabzon ve Çukurova gibi iki önemli yeni destinasyonu daha Köln-Bonn kalkışlı uçuş listesine dahil eden SunExpress, özellikle Avrupa’da yaşayan ve Türkiye’deki aile ile dostlarını ziyaret etmek isteyen gurbetçi vatandaşlar için cazip seyahat alternatifleri sunuyor. Şebeke genişletme stratejisinin bir parçası olarak havayolu, en popüler tatil merkezlerinden biri olan Antalya uçuşlarının frekansını da sabah saatlerine eklediği yeni bir seferle artırdı.

„Aile Ziyaretleri Artık Çok Daha Kolay“ Köln/Bonn Havalimanı CEO’su Thilo Schmid, yeni rotadan duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: „Elazığ’a başlatılan bu yeni bağlantı ile SunExpress, Türkiye’ye yönelik kapsamlı uçuş ağını mükemmel bir şekilde tamamlıyor. Bu rota, yolcularımıza aile ve akraba ziyaretlerini zahmetsizce gerçekleştirme konusunda harika bir imkan sunuyor. Havayolu şirketinin yeni rotalar ve artan uçuş frekansları ile havalimanımızın Türkiye arzını ek olarak zenginleştirmesinden büyük mutluluk duyuyoruz.“

Uçuş Frekanslarında Büyük Artış Yaz uçuş planına geçişle birlikte SunExpress, Köln-Bonn’dan haftalık bazda 13 yeni bağlantıyı devreye almıştı. Mart ayının sonundan bu yana haftada bir gün olarak hizmet veren Trabzon ve Çukurova hatları, Mayıs ayının ortasından itibaren haftada iki uçuşa çıkarılacak. Yeni takvime göre Trabzon uçuşları pazartesi ve cuma günleri, Çukurova uçuşları ise pazar ve çarşamba günleri düzenlenecek.

Bunun yanı sıra, Akdeniz’in gözde turizm merkezi Antalya’ya yönelik seferlerde de ciddi bir artışa gidildi. Mart sonundan itibaren her gün saat 07.45’te Köln-Bonn’dan ek bir sabah uçuşu konulurken, Antalya’dan Köln-Bonn’a dönüş için de saat 16.40’ta yeni bir sefer tanımlandı. Böylece tatilcilerin zamanı en verimli şekilde kullanmaları hedefleniyor. SunExpress, Köln-Bonn’dan Antalya’ya haftada toplamda 49 kez uçuş gerçekleştiriyor.

Havayolu, Türkiye’deki diğer noktalara olan frekanslarını da kademeli olarak artırıyor: 24 Haziran’dan itibaren Samsun uçuşları haftada bir yerine ikiye, 25 Haziran’den itibaren ise Kayseri uçuşları haftada iki yerine üçe çıkarılacak.

Yeni rotalara ait tüm uçuşlar için biletler havayolunun resmi web sitesi olan www.sunexpress.com adresi üzerinden satışa sunuldu.

Almanya’dan Rotterdam’a Anlamlı Ziyaret: Selçuk Kılıç Heyeti, Bülent Türker’in Çanakkale ve Atatürk Müzesi’nde Tarihle Buluştu

Almanya’dan iş insanı Selçuk Kılıç öncülüğünde oluşturulan özel heyet, Rotterdam’daki Bülent Türker Çanakkale ve Atatürk Müzesi’ni ziyaret ederek Türk tarihine, kültürel mirasa ve diaspora bilincine dair anlamlı bir buluşma gerçekleştirdi.

2 Mayıs Cumartesi günü Almanya’nın başarılı iş insanlarından Selçuk Kılıç öncülüğünde oluşturulan özel bir heyet, Hollanda’nın Rotterdam kentinde bulunan ve Avrupa’daki en önemli kültürel miras noktalarından biri olarak kabul edilen Bülent Türker Çanakkale ve Atatürk Müzesini ziyaret etti.

Ziyarete Prof. Dr. Erdal Kayacan, Raşit Tırman, Burçin Tırman Aydın, Ayla Görür Yılmaz ve seçkin bir davetli grubu katıldı. Heyet, yıllardır Türk tarihini, Çanakkale ruhunu ve Atatürk’ün mirasını Avrupa’da yaşatmak için büyük emek veren Bülent Türker tarafından sıcak ve samimi bir atmosferde ağırlandı.

Avrupa’da Tarihi Yaşatan Özel Bir Müze

Bülent Türker tarafından 30 yılı aşkın sürede toplanan eserlerle kurulan müze, ilk olarak 2015 yılında Çanakkale Zaferi’nin 100. yılı anısına “Çanakkale Müzesi” olarak açıldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı kapsamında kapsamı genişletilerek “Çanakkale ve Atatürk Müzesi” adını aldı.

Müze; savaş dönemine ait orijinal eserler, tarihi belgeler, madalyalar, dönemin silahları, Atatürk’ün balmumu heykeli, özel koleksiyon parçaları ve Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini simgeleyen birçok kıymetli esere ev sahipliği yapıyor. Avrupa’daki Türk gençlerine tarih bilinci kazandırmayı amaçlayan en özel girişimlerden biri olarak öne çıkıyor.

Selçuk Kılıç’tan Bülent Türker’e Büyük Takdir

Müzeyi daha önce de birçok kez ziyaret eden Selçuk Kılıç, bu buluşmanın kendisi için her defasında ayrı bir anlam taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

Bülent Ağabey’in ortaya koyduğu bu eser yalnızca bir müze değil; Avrupa’da yaşayan Türk milleti için bir tarih ve bilinç merkezidir. Her gelişimde yeni eserler görmek, verilen emeği daha yakından hissetmek beni derinden etkiliyor. Böyle değerli insanların bıraktığı miras gelecek nesiller için paha biçilemez.

Kılıç ayrıca, Bülent Türker’in yakında yayımlanacak olan ve yaşamını Hollanda perspektifiyle anlatan kitabının Almanca’ya kazandırılması sürecine destek vermekten büyük onur duyduğunu ifade etti.

Samimiyet, Tarih ve Kültür Bir Arada

Ziyaret boyunca yalnızca tarihi eserler incelenmedi; Türk kültürü, diaspora hafızası, Avrupa’daki Türk toplumunun geleceği ve genç nesillere aktarılacak değerler üzerine kapsamlı sohbetler gerçekleştirildi. Katılımcılar, bu özel atmosferin bir müze ziyaretinden öte, güçlü bir kültürel bağın yeniden pekiştirilmesi anlamı taşıdığını vurguladı.

Kültürel Mirasın Güçlü Temsilcisi

Bülent Türker’in kişisel çabalarıyla oluşturduğu bu özel müze, bugün yalnızca Hollanda’da değil, tüm Avrupa’da Türk tarihini temsil eden önemli merkezlerden biri haline gelmiş durumda. Selçuk Kılıç ve beraberindeki heyetin ziyareti ise, Avrupa’daki Türk iş insanlarının yalnızca ekonomik başarılarıyla değil, kültürel ve tarihsel değerlere sahip çıkma konusundaki sorumluluklarıyla da öne çıktığını bir kez daha gösterdi.

Bu anlamlı buluşma; dostluk, tarih bilinci, kültürel sahiplenme ve gelecek nesillere bırakılacak ortak miras açısından güçlü bir mesaj verdi.

Disiplin ve Kaliteyle Avrupa’da Zirveye: Migro-Hal ve Anatolia’nın Hikâyesi

AMSTERDAM / ROTTERDAM – Hollanda merkezli Migro-Hal Trading BV’nin basın toplantısı, gazeteci Yavuz Nüfel organizasyonuyla gerçekleştirildi. Nüfel’in davetiyle çok sayıda basın mensubunun katıldığı toplantıda, şirketin kurucu sahibi Sait Yılmaz ve kardeşi Mikail Yılmaz, firmanın 24 yıla yayılan büyüme sürecini, kalite odaklı üretim anlayışını ve Avrupa’daki stratejik hedeflerini anlattı.

Toplantıda verilen mesaj netti: Avrupa’da kalıcı bir Türk markası olmanın yolu, disiplinli çalışma, bilimsel üretim ve uluslararası standartlardan geçiyor.

Bu başarı tesadüf değil, disiplinin sonucu”

Basın mensuplarına hitap eden Sait Yılmaz, şirketin bugün geldiği noktanın yoğun emek ve istikrarlı çalışma sayesinde mümkün olduğunu vurguladı.“Günde 16-20 saat çalıştığımız dönemler oldu. Biz bu işi sadece ticaret olarak görmedik, bilimsel altyapısını kurduk. Disiplin ve kaliteye verdiğimiz önem bizi buraya taşıdı” dedi. Yaklaşık 24 yıllık süreçte kişisel kazanç yerine şirketin büyümesine yatırım yaptıklarını belirten Yılmaz, Avrupa’da güçlü ve sürdürülebilir bir Türk markası oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.

 

Uluslararası standartlar: Avrupa pazarının anahtarı

Firmanın sahip olduğu International Featured Standards (IFS) sertifikasının Avrupa’daki konumlarını belirleyen en kritik unsurlardan biri olduğunu belirten Yılmaz, bu belgenin sürekli denetime açık bir sistem gerektirdiğini söyledi.

“Her an denetlenebilir bir yapı kurduk. Bu da bizi sadece Hollanda’da değil, Avrupa genelinde güvenilir bir marka haline getirdi.” Gıda sektöründe 1990’lardan bu yana uygulanan HACCP temelli sistemlerin bugün IFS gibi daha kapsamlı standartlara evrildiğini belirten Yılmaz, bu dönüşüme erken adapte olduklarını vurguladı.

Helal sertifikasıyla genişleyen tüketici güveni

Şirketin bu yıl aldığı helal sertifikası da toplantının önemli başlıklarından biri oldu. Yılmaz, yalnızca ürün içeriğinde değil, üretim sürecinde kullanılan tüm bileşenlerde hassasiyet gösterdiklerini ifade etti. “160’tan fazla ürünümüz var ve tek bir üründe bile risk bırakmıyoruz. Bu, özellikle Avrupa’daki etnik tüketici için büyük bir güven unsuru.”

 

Anatolia markası: 11 ülkede 3.600 satış noktası

Migro-Hal bünyesinde geliştirilen “Anatolia” markası, bugün Avrupa’da geniş bir dağıtım ağına ulaşmış durumda. 11 ülkede faaliyet gösteren marka, toplamda yaklaşık 3.600 satış noktasında tüketiciyle buluşuyor. Rotterdam’daki %100 öz sermayeli üretim tesisinde başta badem, fındık ve Antep fıstığı olmak üzere birçok ürünün işlenip paketlendiğini belirten Yılmaz, Türkiye ve Bulgaristan’daki üretim bağlantılarıyla tedarik zincirini güçlendirdiklerini söyledi. “Tazelik bizim en önemli iddiamız. Ürünler kavrulduktan kısa süre sonra raflara ulaşıyor.”

300 çeşit ürün, güçlü üretim altyapısı

Anatolia markasının ürün gamı bugün 300’e yaklaşmış durumda. Kuruyemişten kuru meyveye kadar geniş bir yelpazede üretim yapan firma, kaliteyi standartlaştırmak için modern tesisler ve ileri teknoloji kullanıyor. Hollanda’daki merkezde yaklaşık 40 kişilik bir ekip görev yaparken, dolaylı istihdamla bu sayı daha da artıyor.

Avrupa zincir marketlerine stratejik giriş

Yılmaz, Avrupa’daki büyük zincir marketlerle çalışmanın artık farklı kriterlere dayandığını belirterek, fiyat odaklı rekabetin yerini kalite ve sürdürülebilirlik odaklı modele bıraktığını söyledi. “Artık kimse fiyatla başlamıyor. Önce sertifikalarınıza bakıyorlar. Eğer sisteminiz yoksa o pazara girmeniz mümkün değil.” Şirketin ürünleri şu anda yüzlerce zincir mağazada test edilirken, her yıl kontrollü şekilde büyüme stratejisi izleniyor.


“Hızlı değil, sağlam büyüyoruz” 

Hollanda’daki büyük perakende zincirlerine giriş sürecinde temkinli ilerlediklerini belirten Yılmaz, “Bu pazara girmek zor ama çıkmak çok kolay. En küçük hata sizi sistem dışına iter. Bu yüzden altyapımızı güçlendirmeden büyümüyoruz” dedi.

2026 hedefi: 15 ülke ve dijital dönüşüm

Şirketin gelecek vizyonuna da değinen Yılmaz, 2026 yılına kadar faaliyet gösterilen ülke sayısını 15’e çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. Depo yönetimi ve kalite kontrol süreçlerinde yapay zekâ kullanımına geçileceğini belirtti.

 

Mısır Çarşısı projesi askıya alındı

Toplantıda dikkat çeken başlıklardan biri de “Mısır Çarşısı” projesi oldu. Yaklaşık 3 milyon euroluk yatırım planının güven sorunları nedeniyle askıya alındığını açıklayan Yılmaz, projenin hayata geçmesi durumunda yüzlerce kişiye istihdam sağlayacağını belirtti.


Avrupa’da Türk markası olmanın yeni formülü

Migro-Hal ve Anatolia markasının hikâyesi, Avrupa’daki Türk girişimciliğinin geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Disiplinli çalışma, kalite odaklı üretim ve uluslararası standartlara uyum, bu başarının temel yapı taşları olarak öne çıkıyor. Sertifikasyon, kurumsallaşma ve sürdürülebilir kalite olmadan büyüme artık mümkün değil.

Fotograflar: NFL Medya,LokalBakis

 

MHR GYO’ya GYODER Zirvesi’nde anlamlı ödül

Türkiye gayrimenkul sektörünün çatı kuruluşu GYODER tarafından bu yıl 20’ncisi düzenlenen Gayrimenkul Zirvesi, “Soruyu Değiştirmek” temasıyla Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren zirveye; GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, SPK Başkan Yardımcısı Ender Kurtulan ve Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz başta olmak üzere çok sayıda kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.

Zirvenin sponsorları arasında Garanti BBVA ve MHR GYO yer alırken, sigorta sponsorluğu Quick Sigorta tarafından üstlenildi.

Zirvede, MHR GYO, Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notunu En Çok Artıran GYO Ödülü (2025) ne layık görüldü.

Ödül, MHR GYO Genel Müdürü Nurkan Kaçmaz tarafından teslim alındı.

Bu ödül, şirketin kurumsal yönetim alanında gösterdiği gelişimi ve şeffaflık, sürdürülebilirlik ile yatırımcı güveni konularındaki güçlü performansını ortaya koydu.

Zirve kapsamında gün boyunca;
🔹 Kentsel dönüşüm
🔹 Ekonomik döngüler
🔹 Yapay zekâ ve veri merkezleri
🔹 Döngüsel ekonomi
🔹 Geleceğin yaşam alanları

gibi başlıklarda panel ve oturumlar gerçekleştirildi.

MHR GYO’nun aldığı bu ödül, sektörde güçlü yönetişim anlayışının ve sürdürülebilir büyüme vizyonunun somut bir göstergesi oldu.

 

2.El Oto Ekosisteminde Devrim!

Quick Finans, 15 Yaş Üzeri Araçları Krediyle Buluşturdu

  1. El Oto Ekosisteminin, tüm paydaşlarıyla birlikte kapsayıcı iş modelleriyle desteklenmesi ve gelişimine katkı sunulması vizyonuyla hareket eden Quick Finans,
    15 yaş sınırı nedeniyle finansmana erişemeyen
    6,5 milyon adetlik araç parkını kredi kullanımına açtı.

130 milyar USD büyüklüğe sahip 2. el oto pazarında devrim niteliğinde bir gelişmeyi paylaşan Quick Finans Genel Müdürü Nihat Karadağ, yaş sınırı nedeniyle kredi dışında kalan 15 yaş üzeri araç parkına yönelik finansman çözümlerini hayata geçirdiklerini belirtti.

Finansmana erişimdeki en önemli bariyerlerden biri olan “araç yaş sınırı” konusuna çözüm getirdiklerini vurgulayan Karadağ şöyle konuştu:
“2. El Oto Pazarı, sıfır araç pazarının 7-8 katı büyüklüğünde ve çok geniş paydaş yapısıyla dinamik bir şekilde işleyen devasa bir ekosistem. Quick Finans olarak, kuruluş vizyonumuzda yer alan ‘Sigorta ile Bütünleşik Yaratıcı ve Yenilikçi Ürün ve Hizmetler Geliştirme’ hedefimiz doğrultusunda, faaliyetlerimizin odağında bulunan 2. el oto ekosisteminin dinamizmine yeni bir ivme kazandıracak, istikrarlı ve sürdürülebilir gelişimine katkı sağlayacak devrim niteliğinde bir kredi uygulamasını başlatıyoruz.

Grubumuzun amiral gemisi Quick Sigorta’nın, özellikle geniş kitlelerin erişimini mümkün kılan KASKONOMIQyaklaşımıyla sunduğu uygun maliyetli kasko çözümleriyle desteklenen bu yeni modelle, finansmana erişimde yepyeni bir dönemi başlatıyoruz. Bu ürünümüz aynı zamanda ülkemiz ekonomi yönetimlerinin orta vadeli planlarında yer alan kapsayıcılık, ürün çeşitliliği ve finansmana erişim hedeflerine de katkı sağlayacaktır.”

TÜİK verilerine göre, 15 yaş üzeri araç adedi son 5 yılda yüzde 25,2 artışla 6,5 milyon adede ulaşırken, 33,6 milyonluk araç parkının yüzde 37’si bu segmentten oluşuyor. Quick Finans Genel Müdürü Nihat Karadağ, finans sektöründe 15 yaş üzeri araçlarda kredi imkânı bulunmaması nedeniyle bu geniş pazarın finansmana erişim dışında kaldığını belirterek, “Quick Finans olarak bu yaş grubuna yönelik kredi imkânı sunarak sektörde bir ilki başlatıyor ve yeni bir pazar açıyoruz.” dedi.

Ekonomik nedenlerle düşük bütçeli mobilite ihtiyacının arttığını ve bunun ikinci el pazarının özellikle yaşlı segmentini canlı tuttuğunu belirten Karadağ, yaş sınırı nedeniyle 6,5 milyonluk araç parkının sistem dışında kaldığını hatırlattı. Geliştirilen kredilendirme modeliyle bu büyük segmentin sisteme dahil edileceğini ifade eden Karadağ şunları söyledi:
“Bu denli önemli bir araç parkının sisteme dahil edilmesini sağlayacak bu model, yalnızca satış hacmini artırmakla kalmayacak; sektörde yaygın olarak uygulanan takas sisteminin daha güvenli ve etkin işlemesine katkı sağlayacak, ihale platformlarının gelişimini destekleyecek ve pazarın hızlı ve güvenli büyümesinde önemli rol oynayacaktır.

0 km araç pazarı dahil olmak üzere tüm ekosistemde yeni iş modellerinin gelişmesini teşvik ederek sürdürülebilir büyümeyi de destekleyecektir.”

“Her Yaşa ve Her Araca Kredi” mottosuyla hayata geçirilen bu yeni ürünle birlikte, 15 yaş üzeri araç almak isteyenler 24 aya varan vadelerde kredi kullanım imkânına kavuşacak. Karadağ, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Finansman desteğinin 2. el oto pazarının tamamını kapsadığı bu yeni modelin, sektör paydaşları tarafından memnuniyetle karşılanacağına ve pazarın büyümesine, güvenli gelişimine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Tüm otomotiv sektörü için hayırlı olmasını diliyoruz.”

Zonguldak ve Bursa İçin Güç Birliği: Almanya’da Stratejik Sağlık Turizmi Buluşması

Avrupalı Türk yatırımcılar ve Zonguldak Ticaret Odası heyeti, Datteln kentinde bir araya gelerek „Yaşlı Bakım Köyü“ projesi için istişarelerde bulundu.

DATTELN – Avrupa Zonguldaklılar Derneği ve Avrupa Bursalılar Derneği yöneticileri, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası (ZTSO) yönetimiyle Almanya’nın Datteln kentinde düzenlenen özel bir toplantıda buluştu. ZTSO Başkanı Metin Demir ve Meclis Başkanı Zafer Sağlam’ın katılımıyla gerçekleşen görüşmede, Avrupa’daki sağlık sisteminin Türkiye’ye entegre edilmesi masaya yatırıldı.

Metin Demir: „Avrupa’daki Tecrübeyi Şehrimize Kazandıracağız“

Toplantıda projenin önemine değinen ZTSO Başkanı Metin Demir, ticaret odası olarak bu tür vizyoner yatırımlara her türlü desteği vereceklerini belirtti. Demir, görüşmede şu ifadeleri kullandı:

„Avrupa’da yaşayan hemşehrilerimizin ve iş insanlarımızın ana vatanlarına yatırım yapma isteği bizler için çok kıymetli. Özellikle Almanya’da başarıyla uygulanan yaşlı ve hasta bakım sistemlerini Zonguldak ve Bursa gibi potansiyeli yüksek illerimize taşımak, hem ekonomik kalkınmaya destek olacak hem de sağlık turizminde bizi bir adım öne çıkaracaktır. ZTSO olarak yatırım sürecinin hızlanması için her türlü kolaylığı sağlamaya ve öncülük etmeye hazırız.“

Alman Sistemi Türkiye’ye Taşınıyor

Sektörün öncü isimlerinden İlhan Bükrücü (HHK GmbH) ve Teamsah GmbH gibi yaşlı bakımı ile hasta yoğun bakımı alanında uzmanlaşmış firmalar, Almanya’daki modern bakım sistemini Türkiye’de de kurmak için kolları sıvadı. Devletin sunduğu teşvikler ve ticaret odalarının rehberliğiyle, bölgede uluslararası standartlarda „Yaşlı Bakım Köyleri“ kurulması hedefleniyor.

Yatırım Yerleri Yerinde İncelenecek

Toplantıda alınan karar doğrultusunda, projeleri sahaya taşımak için geri sayım başladı. Önümüzdeki haftalarda Türkiye’ye yapılacak ziyarette, ZTSO ve dernek yöneticileri yatırım planlanan alanları yerinde inceleyerek teknik saha çalışmalarını gerçekleştirecek.

Bu kritik buluşma, Zonguldak ve Bursa’nın sağlık turizminde yeni bir döneme girmesi yolunda önemli bir eşik olarak değerlendirildi.

 

Haber: Mustaf Tığlı.

ATİK GENEL BAŞKANI AZİZ ŞAHİN SAYIN BİLAL ERDOĞAN İLE DİKKAT ÇEKEN TEMAS

Dünya Etnospor Konfederasyonu Genel Başkanı Sayın Bilal Erdoğan ile ATİK – Avrupa Türk İşbirliği Konseyi Genel Başkanı Sayın Aziz Şahin, güzel Antalya’da sıcak ve samimi bir atmosferde bir araya geldi.

Görüşmede ATİK Genel Başkanı Sayın Aziz Şahin, Sayın Erdoğan’ı ATİK’in çalışmaları ve hedefleri hakkında ayrıntılı biçimde bilgilendirdi. 78 ülke ve 179 başkanlık yapılanmasıyla dünya genelinde köklü bir ağa sahip olan ATİK’in, dünyanın dört bir yanında yaşayan Türkler arasında dayanışmayı ve iş birliğini güçlendirme yolundaki kararlı duruşunu aktardı.

Sayın Şahin, ATİK’in geliştirdiği özgün “Nerelisiniz?” üye sistemi sayesinde yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının hem kendi aralarında hem de bulundukları ülkelerde çok daha anlamlı ve kalıcı bağlar kurduğunu özellikle vurguladı.
Sayın Erdoğan’la  gerçekleşen bu verimli görüşmede pek çok önemli konu içtenlikle ele alındı:
∙    Türk gençlerinin anavatanlarıyla olan manevi ve kültürel bağlarının daha da pekiştirilmesi,
∙    Köklü kültürel ve manevi değerlerimizin gelecek nesillere aktarılması,
∙    İslam dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesi,
∙    Başta Suudi Arabistan olmak üzere çeşitli ülkelerle düzenlenebilecek iş forumları hakkında bilgi verildi.

Görüşme; ATİK in ülkemiz ve dış temsilciliklerimizde Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Zatı alilerine duyulan derin saygı ve samimi iyi niyet dileklerinin dile getirilmesiyle son buldu. Bu anlamlı buluşmanın gerçekleşecek ATİK faaliyetlerinde  iş birliği ve dayanışmaya güçlü bir zemin oluşturması temennisiyle sona erdi.

ATİK GENEL BAŞKANI AZİZ ŞAHİN SAYIN BİLAL ERDOĞAN İLE DİKKAT ÇEKEN TEMAS

Dünya Etnospor Konfederasyonu Genel Başkanı Sayın Bilal Erdoğan ile ATİK – Avrupa Türk İşbirliği Konseyi Genel Başkanı Sayın Aziz Şahin, güzel Antalya’da sıcak ve samimi bir atmosferde bir araya geldi.

Görüşmede ATİK Genel Başkanı Sayın Aziz Şahin, Sayın Erdoğan’ı ATİK’in çalışmaları ve hedefleri hakkında ayrıntılı biçimde bilgilendirdi. 78 ülke ve 179 başkanlık yapılanmasıyla dünya genelinde köklü bir ağa sahip olan ATİK’in, dünyanın dört bir yanında yaşayan Türkler arasında dayanışmayı ve iş birliğini güçlendirme yolundaki kararlı duruşunu aktardı.

Sayın Şahin, ATİK’in geliştirdiği özgün “Nerelisiniz?” üye sistemi sayesinde yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının hem kendi aralarında hem de bulundukları ülkelerde çok daha anlamlı ve kalıcı bağlar kurduğunu özellikle vurguladı.
Sayın Erdoğan’la  gerçekleşen bu verimli görüşmede pek çok önemli konu içtenlikle ele alındı:
∙    Türk gençlerinin anavatanlarıyla olan manevi ve kültürel bağlarının daha da pekiştirilmesi,
∙    Köklü kültürel ve manevi değerlerimizin gelecek nesillere aktarılması,
∙    İslam dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesi,
∙    Başta Suudi Arabistan olmak üzere çeşitli ülkelerle düzenlenebilecek iş forumları hakkında bilgi verildi.

Görüşme; ATİK in ülkemiz ve dış temsilciliklerimizde Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Zatı alilerine duyulan derin saygı ve samimi iyi niyet dileklerinin dile getirilmesiyle son buldu. Bu anlamlı buluşmanın gerçekleşecek ATİK faaliyetlerinde  iş birliği ve dayanışmaya güçlü bir zemin oluşturması temennisiyle sona erdi.

Genç Destek Programı 2026

Yarım asırdan uzun süredir vatan toprakları dışında Türk dili, kadim kültürü, hoşgörü geleneği ve irfanının tohumlarının filizlenmesinde büyük emeği olan genç ve dinamik Türk diasporası gerek bulunduğu ülke toplumuna gerekse gönül bağlarını her daim muhafaza ettiği anavatanına birçok alanda önemli katkılar sağlamıştır.

Batı Avrupa başta olmak üzere, dünyanın çeşitli bölgelerinde bulundukları ülke toplumuyla ahenk içerisinde varlık gösteren Türk diasporasının genç mensupları, duyarlı ve sorumlu bireyler olarak, toplumsal hayata etkin katılımları, sahip oldukları aktif ve girişimci ruh ile hem ülkemiz hem de yaşadıkları ülkeler için kıymetli birer insan hazinesidir.

Bu anlamda, Türk diasporasının genç mensupları, çok kültürlülüğü çok yönlülükle perçinleyerek; farklı dilleri, kültürleri, gelenekleri ve yaşam tarzlarını, öz kimliklerini kaybetmeden uzlaştırabilmiştir. Gençlerimizin yaşadıkları ülkelerde yürüttükleri sosyal, kültürel, eğitici, sportif ve özgün çalışmalarını desteklemek, fikirlerini hayata geçirmelerine yardımcı olarak gelecek umutlarına ortak olabilmek Başkanlığımızın hassasiyetle yaklaştığı bir konudur. Bu yaklaşımdan hareketle, yurt dışındaki Türk varlığının teminatı, ülkeler arasındaki ilişkilerin geleceği gençlerimizin anadillerini koruyup, kültürel birikimlerine sahip çıkarken, aynı zamanda içinde yaşadığı ülke tarafından kabul ve saygı gören gayretlerinin görünür kılınması, yeni fikirlerin teşvik edilmesi, mevcut çalışmalarının etkinliklerinin artırılması ve farklı ülkelerde yaşayan Türk gençleri arasındaki etkileşim ve iş birliği ağlarının geliştirilmesi için Başkanlığımız tarafından Genç Destek Programı geliştirilmiştir.

Program marifetiyle, gençlerimizin bulundukları ülkelerde pozitif değişime öncülük edecek projelerinin desteklenmesi, sivil toplum nezdindeki çalışmalarının etki alanının geliştirilmesi, ihtiyaç duydukları alanlara yönelik eğitim destek programlarıyla kariyer gelişimlerine katkı sağlanması ve ufuk açıcı fikirlerini hayata geçirmelerinde yeni olanaklarla tanışmalarına aracılık edilmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda, genç Türk diasporasının liderlik, girişimcilik ve savunuculuk becerilerini, sosyal sorumluluk bilincini, ulusal ve uluslararası dostluklarını pekiştirme misyonu çerçevesinde geliştirilen Genç Destek Programının, gelecek vadeden yenilikçi fikirleri teşvik etmesi ümit edilmektedir.

Genç Destek Programı başvuru rehberi için tıklayınız.

Başvuru için pbys.ytb.gov.tr

Aile ve Sosyal Destek Proje Programı

Dinamik bir toplumun sağlam bir aile kurumu ile mümkün olduğundan hareketle programın odak noktasında, her geçen gün değeri daha iyi anlaşılan aile bütünlüğü kavramı yer almaktadır. Bu kapsamda sunulacak mali ve uzmanlık destekleriyle yurt dışında yaşayan ailelerimizin, günlük hayatta karşılaştıkları zorlukları ve toplumsal sınırlılıkları aşmaya yönelik verdikleri mücadelede güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Program, yurt dışındaki ailelerin bütünlüğünü tehdit eden her türlü konuda korunmasına dair tedbirlerin yanı sıra; yaşlılık, engellilik, bağımlılık ve hükümlülük gibi alanlarda dezavantajlı gruplara yönelik sosyal desteklerin çeşitlenmesini öngörmektedir.

YTB Aile ve Sosyal Destek Proje Programı ile, diasporamıza yönelik yukarıda sayılan alanlarda her türlü eğitsel, sosyal, bilimsel, sanatsal ve sportif etkinlik ile basılı/dijital materyal üretimi desteklenecek olup Türk toplumunun yaşadığı ülkelerde kendine özgü sivil çözüm üretme mekanizmalarını geliştirmesine katkıda bulunulması hedeflenmektedir.

Başvuru Alınan Ülkeler

    • ABD
    • Almanya
    • Avustralya
    • Avusturya
    • Belçika
    • Birleşik Krallık
    • Çekya
    • Danimarka
    • Finlandiya
    • Fransa
    • Hollanda
    • İsveç
    • İsviçre
    • İtalya
    • Kanada
    • Macaristan
    • Norveç
    • Rusya
    • Polonya
    • Suudi Arabistan
Destek Miktarı
Proje başına 10 bin avrodur. Avro bölgesi dışındaki ülkelerden gelen projelerde, 10 bin avronun tekabül ettiği değer esas alınır.
Destek Kalemleri
Başkanlık tarafından projelere sağlanacak destekler yalnızca aşağıdaki kalemleri kapsamaktadır:
  • < >Proje kapsamında yapılacak hizmet alımları ve kısa süre ile kiralama giderleri,Materyal, ekipman temini ve diğer yan giderlerFikir ve sanat eserleri üretimi< >Başvuru dilekçesiTüzel kişiler için Proje Yürütücüsü Yetkilendirme Belgesi (Proje sisteminden otomatik indirilerek imzalanacaktır.)Tüzel kişiler için Faaliyet Belgesi (Kuruluşun kayıtlı ve faal olduğunu gösteren ilgili ülke makamlarından alınmış resmî belgedir.)Projede görev alacak idari personelin öz geçmişleriProje ortaklarına ait dokümanlar ve taahhütnamelerProje kapsamında çalışma takvimihttps://pbys.ytb.gov.tr/ (Başvurular yalnız çevrim içi olarak sistem üzerinden alınacaktır.)
    Detaylı bilgi için YTB Aile ve Sosyal Destek Proje Programı Başvuru Rehberi

Yerinden Edilmenin Sürekliliği: Suriye`ye Dönüş Mümkün mü?

SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Başbakan Merz ile Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında 30 Mart 2026 tarihinde gerçekleşen görüşmeye dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Karaahmetoğlu, Başbakan Merz ile Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında 30 Mart 2026 tarihinde gerçekleşen görüşmenin, Almanya’nın göç, insan hakları ve dış politika yaklaşımı açısından dikkatle ele alınması gerektiğini vurguladı. Macit Karaahmetoğlu, görüşme sonrası, Almanya’da yaşayan her 10 Suriyeliden 8’inin önümüzdeki üç yıl içinde Suriye’ye geri dönmesi konusunda mutabakat sağlandığı yönündeki açıklamaları şu şekilde değerlendirdi:

„Cumhurbaşkanı Ahmed Şara önderliğinde Suriye’de başlayan yeni dönem, bölgede barışın sağlanması ve bölgenin istikrara kavuşması açısından önemli bir fırsattır. Ancak Suriye’de hala geniş bölgelerde çatışmaların sürdüğü, güvenlik ve yaşam koşullarının istikrarlı olmadığı açıktır. Bu gerçeklik ortadayken, insanların Suriye’ye dönüşe zorlanması ya da buna zemin hazırlayan politikaların dillendirilmesini doğru bulmuyorum.“

Hiç kimsenin, kendisi ve ailesi için hayatını tehlikeye atacağı bir coğrafyaya, yeni bir ülke inşa etme baskısıyla dönmeye mecbur bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Karaahmetoğlu, Almanya’nın kendi toplumsal gerçekliğinin de bu tartışmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Karaahmetoğlu, Almanya’da sağlık sisteminde görev yapan yabancı kökenli doktorlar arasında en yüksek oranı Suriyeli hekimlerin oluşturduğuna dikkat çekerek, „Bu durum söz konusu grubun sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor. Pandemi döneminde ve sonrasında gösterilen özveri ise bu katkının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.“ ifadelerini kullandı.

Aynı zamanda Federal Meclis Anayasa Komisyonu Başkanlığı görevini de yürüten Macit Karaahmetoğlu, yüksek öğrenim görmemiş olsa da Almanya’da farklı sektörlerde aktif olarak çalışan Suriyeli mültecilerin ülkeye katkı sağladığına dikkat çekerek, „Topluma katkı sunan, sorumluluk üstlenen ve ortak yaşamın bir parçası haline gelen, toplumsal uyum sağlamış bireylerin belirsizlik içinde bırakılmaması gerekir“ değerlendirmesinde bulundu.

 

Avrupa Devrekliler Derneği’nde Bayrak Değişimi: Yeni Başkan Cihan Bayram.

Almanya’nın Gladbeck şehrinde faaliyet gösteren Avrupa Devrekliler Derneği, gerçekleştirdiği Olağan Genel Kurul ile yeni yönetimini belirledi. Görevi devreden Mustafa Yağcı’nın duygusal vedası ve asrın felaketindeki dayanışma vurgusu güne damga vururken, tek liste ile girilen seçimde Cihan Bayram oy birliğiyle başkan seçildi.

 

Genel Kurulda Birlik ve Beraberlik Rüzgarı

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan genel kurulda, açılış konuşmasının ardından Divan Kurulu oluşturuldu. Divan başkanlığına Mehmet Karakulak seçilirken; Recep Çarşanba ve Şaban Bekçili ise katip üye olarak görev aldı. Toplantıda, derneğin geçmiş dönem faaliyetleri ve mali tablosu şeffaf bir şekilde üyelerle paylaşıldı.

Mustafa Yağcı: „Asrın Felaketinde Rüştümüzü İspat Ettik“

Görevi devreden Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Yağcı, veda konuşmasında derneğin geldiği kurumsal noktaya dikkat çekti. Özellikle 6 Şubat depremlerindeki yardım seferberliğine vurgu yapan Yağcı, şu ifadeleri kullandı:

„Görev süremiz boyunca en büyük sınavımızı ‚asrın felaketi‘ olarak adlandırılan deprem sürecinde verdik. Avrupa Devrekliler Derneği olarak bölgeye uzattığımız yardım eli ve sergilediğimiz üstün başarı, derneğimizi sadece gurbetçiler arasında değil, resmi kamu kuruluşları nezdinde de ciddiye alınan ve takdir edilen bir kurum haline getirdi. Bugün bayrağı, itibarı yüksek ve kurumsal yapısı oturmuş bir dernek olarak teslim etmenin gururunu yaşıyorum.“

Yeni Yönetim Oy Birliğiyle Seçildi

Yapılan oylama sonucunda mevcut yönetim kurulu ibra edilerek aklandı. Ardından geçilen seçimde, başkanlık için tek aday olan Cihan Bayram ve ekibi, katılımcı üyelerin tamamının oyunu alarak göreve getirildi. Yeni başkan Cihan Bayram, hizmetlerinden dolayı Mustafa Yağcı’ya teşekkür ederek çiçek takdim ederken; Yağcı da divan heyetine günün anısına kalem hediye etti.

„Hizmet Bayrağını Daha İleriye Taşıyacağız“

Başkanlık koltuğuna oturan Cihan Bayram, tüm üyelere teşekkür ederek hedeflerini açıkladı: „Bize duyulan bu güvene layık olmak için çalışacağız. Amacımız, Avrupa’da yaşayan tüm hemşehrilerimizi bu çatı altında birleştirmek ve derneğimizi her alanda daha güçlü kılmaktır. Tüm Devreklileri ailemize katılmaya davet ediyorum.“

Avrupa Devrekliler Derneği Yeni Yönetim Listesi

Yönetim Kurulu:

  • Başkan: Cihan Bayram
  • Başkan Vekili: Şenol Kesbiç
  • Genel Sekreter: Kerem Terzi
  • Muhasebe Sorumlusu: Vedat Karagülle (Yardımcı: Ekrem Bakır)
  • Yardımcı Yöneticiler (Beisitzer): Saffet Kocadayı, İlyas Korkut, Ufuk Saraç

Denetleme ve Disiplin Kurulları:

  • Denetleme Kurulu Başkanı: Mustafa Yağcı (Yardımcılar: Recep Korkut, Cemal Karadayı)
  • Disiplin Kurulu Başkanı: Erol Yukarıbaş (Yardımcılar: Hüseyin Hızarcı, Erol Kalın)

 

Haber: Mustafa Tığlı.