Loading...

Kategorie: Almanya

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Türk-Alman Medya Forumu düzenlendi

Türk-Alman Medya Forumu

1.Oturum: „İki Ülke, Ortak Hikâyeler: Medyada Türk-Alman İşbirliği“

Türk-Alman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Yıldız’ın moderatörlüğündeki oturumda, Almanya’nın eski Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz, Hürriyet Gazetesi Avrupa Koordinatörü Ahmet Külahçı, Stern Dergisi Diplomasi Muhabiri Steffen Gassel ve TV Berlin Genel Yayın Yönetmeni Dursun Yiğit konuşmacı olarak yer almıştır.

  1. Oturum: “Almanya’daki Türk Diasporası: Temsil ve Kültürel İlişkilerde Medyanın Rolü”

Türkiye Araştırmalar Vakfı Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Enes Bayraklı’nın moderatörlüğünü üstlendiği oturumda Almanya IKG Enstitüsü Başkanı Dr. Latif Çelik, Kanal Avrupa Genel Müdürü Ali Paşa Akbaş ve Türk-Alman Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Büşra Fadim Sarıkaya Tünalp konuşmacı olarak yer almıştır.

  1. Oturum: „Dezenformasyon Çağında Medyanın Sorumluluğu“

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü İdris Kardaş’ın moderatörlüğündeki oturumda siyasi analist ve gazeteci Klaus Jürgens, shiftdelete.net Kurucusu Hakkı Alkan, Anadolu Ajansı (AA) Teyit Hattı Müdürü Ömer Faruk Görçin ve WAZ Eski Redaktörü, NRW Haber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hayrettin Özcan konuşmacı olarak yer almıştır.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun’un Türk-Alman Medya Forumu’ndaki Mesajları

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, Başkanlık merkez binası konferans salonunda düzenlenen Türk-Alman Medya Forumu’ndaki konuşmasında etkinliğin medya alanında işbirliklerini güçlendirmek, stratejik diyalog zemini inşa etmek, dünyanın ve medyanın seyrini, dönüşümünü değerlendirmek ve sorunlara çözüm aramak amacıyla gerçekleştirildiğini belirtmiş ve Türkiye’nin global bir perspektifte hakikat ve basın özgürlüğü konularındaki kararlılığına değinmiştir. Altun konuşmasında özetle aşağıdaki hususlara değinmiştir:

„İsrail hükümetinin Filistin’de gerçekleştirdiği soykırımlarını sonlandırmak için Türkiye’nin 1,5 yıldır sürdürdüğü bu mücadelesine bütün dünya destek vermeli, bölgemizde yaşanan bu trajedi bitirilmeli ve insanlığı yakan bu ateşin yayılması önlenmelidir. İnsanlık olarak şimdi önümüzde duran en acil konu budur“

„Terör örgütü propagandası yapan isimlere medyada ‚uzman‘ sıfatıyla yer verilmesi gerçekten hakikat düşmanlığıdır. Terör örgütlerine propaganda için zemin hazırlamak, insan haklarına aykırı bir durumdur, insanlığa düşmanlıktır, kamu düzenine karşıtlıktır. Bu nedenle biz, terör örgütü propagandasının medyada asla kendisine yer bulmaması gerektiğine inanıyoruz“

„Türkiye ile Almanya arasında yakın işbirliği ve birlikte hareket etme iradesi, bölgesel ve küresel sorunların çözümünde kolaylaştırıcı rol oynayacaktır. İki ülke arasındaki kapsayıcı dostluğun, iletişim ve medya alanında işbirliklerini daha da güçlendirmesi en büyük temennimizdir“

“Türkiye istikrarlaştırıcı gücüyle, Suriye, Libya, Somali, Sudan, Kafkaslar ve Balkanlar’da çözümün ve barışın anahtarı olduğu gibi Filistin’de de savaşın son bulması için iradesini sürdürecektir”

„Ülkemizin ‚Daha adil bir dünya mümkün.‘ perspektifiyle tüm kriz bölgeleri için verdiği bu büyük mücadele giderek daha derin bir anlam kazanmaktadır. Ne yazık ki mevcut uluslararası sistem, itibar ve irtifa kaybetmektedir. Bugün ABD’nin yeni liderle birlikte değişen öncelikleri, uluslararası sistemin önemli bir bileşeni olan NATO’ya yaklaşımı ve ticari kararları, Avrupa’yı ciddi şekilde etkiliyor. Bu yeni dinamiklerle refah ve güvenlik dengesinin sarsıldığı, ekonomik kaygılardan çok güvenlik zafiyetinin gündeme geldiği bir süreç yaşanıyor. Avrupa Birliği, savunma bütçesini artırarak güvenlik arayışını sürdürüyor. Ancak şu çok açık ki Türkiye’nin içinde olmadığı bir güvenlik mimarisi, Avrupa için çözüm üretmez. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadeleriyle ‚Türkiye’nin hak ettiği şekilde yer almadığı Avrupa’nın, küresel bir aktör olarak varlığını sürdürmesi giderek imkânsız hal almaktadır. Açık söylemek gerekirse, Türkiye’siz bir Avrupa güvenliği düşünülemez.‘ NATO üyeliği, savunma sanayisi atılımları, güçlü ordusu ve insan gücü potansiyeliyle Türkiye, müttefikleri için vazgeçilmez bir aktördür. Bu çerçevede AB ve Almanya ile ilişkilerimizin bugün daha da güçlenmesi, evvela muhataplarımız açısından bir zorunluluk haline gelmiştir.”

“Almanya, İkinci Dünya Savaşı’nda büyük yıkımla karşı karşıya kalmıştır.  Enkazın kaldırılması, ülkenin yeniden imarı ve ayağa kalkması için ihtiyaç duyulan noktalarda Türkiye ve Türk vatandaşları aktif rol oynadı. O günden bugüne Türkler, dört nesildir Almanya’da yaşıyor. Bugünkü nüfusları 3,5 milyonun üzerinde. Almanya’da siyasetten sanata, ticaretten kültüre, ekonomiden spora kadar günlük hayatın tamamında Türklerin olması, ziyadesiyle memnuniyet vericidir. Ancak Almanya’da uzun süredir yaşayan, hayat kuran, kök salan Türklerin kendilerini güvende ve eşit hissetmeleri kritik önemdedir. Şüphesiz, ekonomik zorluklar, göç ve mülteci krizleri, dijital mecralarda yayılan marjinal söylemler, popülizmle keskinleştirilen milliyetçilik, siyasi kutuplaşma ve ideolojik çatışmalar bugün ırkçılığın tüm dünyada yükselmesine neden oluyor. Maalesef bu durum Avrupa için de bu yönde ilerliyor. Talihsiz siyasi söylemler ile otokontrolden yoksun ve ötekileştirici medya dili sonucu yaşanan çok acı olaylar, hafızalarımızdaki yerini korumaktadır. Çok açık ve net bir şekilde ifade etmeliyim ki ırkçılık, bir insanlık suçudur. Irkçılık insanlığın ortak sorunudur. Irkçılığa karşı ortak çözüm geliştirmek mecburiyetindeyiz. Burada hepimize düşen görev, ırkçılığın normalleştirilmesi, yaygınlaştırılması ve masum bir siyasi görüş gibi çerçevelendirilmesine karşı var gücümüzle mücadele etmektir.“

„Biz ırkçılıkla mücadele konusunda Almanya’ya elimizden gelen desteği vermeye, katkı sunmaya hazırız. Aramızdaki bağlar çok sağlam. Nitekim her yıl tatil için yaklaşık 7 milyon Alman’ın Türkiye’yi tercih etmesi, iki ülke arasında ortalama 50 milyar doları bulan ticaret hacmi, jeopolitik gelişmeler, güncel sınamalar ve kırılmalara karşı yoğunluk kazanan diplomatik temaslar, ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki yakınlığın önemli göstergeleri arasındadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın Almanya’yı ziyaretleri, Almanya Cumhurbaşkanı Sayın Steinmeier ve Şansölye Scholz’u ülkemizde ağırlamamız, ikili ilişkiler açısından son derece değerlidir. Bu önemli ziyaretlere, Türk-Alman Enerji Forumu’nu, Karma Ekonomi ve Ticaret Komisyonu toplantılarını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Çalışma Grubu toplantılarını da eklediğimizde, ülkelerimiz arasındaki diplomatik ilişkilerin mahiyeti daha iyi anlaşılacaktır. İnanıyorum ki Türkiye ile Almanya arasında yakın işbirliği ve birlikte hareket etme iradesi, bölgesel ve küresel sorunların çözümünde kolaylaştırıcı rol oynayacaktır. İki ülke arasındaki kapsayıcı dostluğun, iletişim ve medya alanında işbirliklerini daha da güçlendirmesi en büyük temennimizdir. Biz her ne olursa olsun ilişkileri daha nitelikli hale getirmek için hazırız. Bu forumu bir müzakere zemini inşa etmek ve doğrudan konuşmak için ortaya koyuyoruz. Biz konuşmaktan korkmuyoruz, konuşmaktan kaçmıyoruz.“

„Anadolu Ajansı, TRT Deutch, TRT World ve TRT Türk, faaliyetlerde bulunduğu her ülkede olduğu gibi Almanya’da da medya çoğulculuğuna katkı sunmaktadır. Medya kuruluşlarımız, Almanya başta olmak üzere farklı ülkelerde yayıncılık faaliyetlerini sürdürürken, bizler de mesleklerini yapmak üzere ülkemizde bulunan veya görevlendirilen gazetecilere her türlü desteği veriyoruz. Yabancı basın mensuplarının, akreditasyon işlemlerini ve çalışmalarını kolaylaştırıcı taleplerini ivedilikle yerine getirmeye büyük önem veriyoruz. Bu çerçevede, 2022-2024 yılları arasında 6 bin civarında geçici, 750’ye yakın daimî yabancı basın mensubunun akreditasyonu yapılmıştır.”

“Almanya özelinde ise 2024 yılında 18 kurumdan 31, 2025 yılında ise 21 kurumdan 41 basın mensubunun daimî akreditasyon işlemi gerçekleştirdik. Her iki ülkede görev yapan medya mensuplarını, iletişim ve medya alanında işbirliği için imkân olarak görüyoruz. Bu işbirliğini daha da derinleştirmek için İletişim Başkanlığı olarak Türkiye İletişim Modeli çerçevesinde, ortak projelerle haber, belgesel, dizi ve film gibi içeriklerin üretilmesini, Türk diasporasının medyada daha nitelikli temsilini, medya alanında etik ilkelere bağlı kalınmasında karşılıklı teşviki, dezenformasyonla mücadele işbirliklerini ve ortak medya okuryazarlığı ve gazeteci değişim programlarının artırılmasını önceliyoruz. Bu işbirliklerinin medyada hakikatin ve adil temsilin sağlanmasında önemli katkılar sunacağına inanıyorum.“

„Medyanın, İslamofobi, zenofobi gibi ırk, din, dil, kültür üzerinden duyguları körükleyen, ayrıştırıcı, tetikleyici ve genelleştirici bir düşüncenin aparatı olmaktan kaçınması, hakikat adına, küresel barış ve vicdan adına bir zorunluluktur. Medyada bahsettiğimiz kötücül akımların, örgütlerin kendilerine yer bulması, hatta medya üzerinden kendi propagandalarını yapmaları medyaya olan güveni sarsmakta, kaos ve kargaşaya neden olmakta ve hakikatin medyadaki temsilini zayıflatmaktadır. Terör örgütü propagandası yapan isimlere medyada ‚uzman‘ sıfatıyla yer verilmesi gerçekten hakikat düşmanlığıdır. Asla ve asla kabul edilemez bir durumdur.

“Terör örgütlerine propaganda için zemin hazırlamak, insan haklarına aykırı bir durumdur, insanlığa düşmanlıktır, kamu düzenine karşıtlıktır. Bu nedenle biz, terör örgütü propagandasının medyada asla kendisine yer bulmaması gerektiğine inanıyoruz. Elbette basın özgürlüğü, etik ilkeler çerçevesinde tüm ülkelerin ve insanlığın en büyük kazanımlarından biridir, demokrasinin güvencesidir. Lakin basın özgürlüğü kisvesi altında dezenformasyonun yayılmasına, kara propaganda ve algı operasyonları yapılmasına asla göz yumulamaz. Toplum karşıtlarının ve terör örgütlerinin medyada temsili söz konusu olduğunda öne sürülen basın özgürlüğü, İsrail hükümetinin Filistin’deki soykırımı gündeme geldiğinde göz ardı ediliyorsa bu kavram suistimal ediliyor demektir. Basın özgürlüğü adı altında mesnetsiz, kurgusal haberler ve manipülatif bilgiler havada uçuşup, yorgun mermi misali zihinlere isabet ediyorsa, kavramın içi boşaltılıyor demektir. Kötücül odaklar, basın özgürlüğüne sığınarak dijital mecralarda dezenformatif içerikleri yayabiliyorsa kavram değersizleştiriliyor demektir. Bugün bizlere düşen görev, basın özgürlüğünün dezenformasyon aparatı ya da maskesi olarak kullanılmasının önüne geçmek ve hakikati bütün gücümüzle savunmaktır. Yeni teknolojilerin doğru bilgiyi ve hakikati değersizleştiren yapısına karşı, kurumsal medya yapıları bizler için muazzam imkanlar sunmaktadır. Uluslararası işbirlikleriyle bu imkanlardan daha iyi faydalanabileceğimize yürekten inanıyorum.“

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Büyükelçi Sayın Akif Çağatay Kılıç’ın Türk-Alman Medya Forumu’ndaki Mesajları

Konuşmasında iki ülke ilişkilerinin 300 yıllık geçmişinin olduğuna dikkat çeken Büyükelçi Sayın Çağatay Kılıç, Türkiye ve Almanya’nın bazı anlaşmazlıklara rağmen her zaman yakın ilişkiler içinde olacağına vurgu yaparak hem Türkiye’deki hem de Almanya’daki medyanın buna katkı sağlayacağını umduklarını ifade etmiştir. Sayın Kılıç özetle şu mesajları vermiştir: “Dünya, gelecek 50-100 yıl içindeki gelişmelere yön verecek, bunun temellerini atacak ilginç bir zamandan geçmektedir”

“Türkiye ile Almanya’nın devletler arası, uluslararası ilişkiler açısından 300 yıllık geçmişinin bulunmaktadır. 1960’taki İş Gücü Anlaşması’yla devletler arası ilişkilerin, insanlar arası ilişkilere de evrilmiştir.”

Alman medyasının zaman zaman Türkiye’ye yönelik çeşitli ithamlarda bulunulmakta ve ithamlar Almanya’da yaşayan Türk vatandaşlarını da içine alabilmektedir.”

„Türkiye’yi sürekli insan hakları, basın özgürlüğü, bunlarla alakalı olarak demokrasi gelişimi içerisinde ağır eleştirilere tabi tutan, tutmaya çalışan, bunları dile getiren medya organlarına baktığınız zaman aslında birçoğunun çok derin ikiyüzlü tutum sergilediğini de görmeniz mümkün.“

„Gazze’deki katliama, ‚katliam‘ diyemeyeceksiniz, Gazze’deki yaşananları doğru, tarafsız bir şekilde yansıtamayacaksınız, İsrail’i tarihsel veyahut da birtakım gerekçelerle eleştiremeyeceksiniz ya da çok düşük dozda eleştireceksiniz ama sokakta İsrail’e karşı eleştiride bulunan insanları yeri geldiği zaman gözaltına alacaksınız, yeri geldiği zaman tutuklayacaksınız, yeri geldiği zaman toplanma özgürlüklerini, ifade özgürlüklerini kısıtlayacaksınız ama bu, Alman medyasında hiç doğru dürüst yer almayacak ama Türkiye söz konusu olduğu zaman, ‚demokrasi eksiği, toplanma özgürlüğünün kısıtlanması, sosyal medya kısıtlamaları, tırnak içerisinde siyasetin her şeyin üzerinde vesayet uyguladığını‘ dile getireceksiniz.“

„Bugün hala Almanya’da Türkiye tarafından ciddi manada olumsuz birtakım veriler ve deliller ışığında aranan, geri iadesi istenen insanlar, bırakın geri iade edilmeyi, elini kolunu sallayarak sokakta gezmeyi de bir kenara koyalım, medya organlarına çıkıp Türkiye hakkında sözüm ona uzman olarak ahkam kesiyorlar. Medyadaki bazı yöneticilerin de maalesef kendilerine uygun birer maşa olarak kullandıkları bu kişilere alan vermeleri dolayısıyla bir kamuoyu oluşuyor, bir algı oluşuyor. Bu algılara ve kamuoyuna baktığınız zaman dışarıdan Türkiye’ye bakılmış olduğu için inanıyorum ki Türkiye’de görev yapan birçok Alman kökenli veya Alman iş adamı, gazeteci, diplomat, farklı alanlarda akademisyenler aslında orada anlatılanların ve dile getirenlerin Türkiye’deki gerçeklik olmadığını gördüklerinde şaşırıyordur.“

“Eleştiri farklı bir konudur.  Birçok ülkenin uluslararası ilişkilerdeki tutumunu biz de eleştiriyoruz. Ancak,  eleştirmekle ön yargılı kabul açısından yaklaşıp manipülasyon yapmak veya algı yönetmeye çalışmak başka bir şeydir”

“Emin olun bugün dünyanın bir çok ülkesinde Türkiye’deki kadar hakaretamiz ifadeler içeren basın yayını yapılamaz. Sorsanız ve algıya baksanız “Türkiye’de fikirler bastırılıyor, Türkiye’de görüş ayrılıklarının dile getirilmesi yasaklanıyor.” Çok değerli katılımcılar şu anda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanı terörsüz Türkiye ismi ve düşüncesi altında, siyasi anlamda risk de alarak bir duruş ortaya koyarak bir süreç başlatmış vaziyettedir. Türkiye etrafındaki bir çok kriz ve savaş ortamında bırakın birtakım yayın organlarının, basının sesini kısmayı en ağır tartışmaları kamuya açık bir şekilde her akşam onlarca kanalda masaya yatırılmaktadır.”

Almanya’da kamuoyu araştırmasına göre daha seçimin üzerinden henüz bir ay geçtikten sonra AfD %25 oranında oy oranına ulaşmıştır. Şu anda hükümeti kurmakla görevli CDU‘nun oy oranı %24-25. Herkesin kendi içerisinde siyasi konular olabilir ama biz alman medyasına şunu tavsiye ediyoruz; bunun sebeplerini araştırın. Neden ırkçı parti olarak gördüğümüz aşırı sağ olarak gördüğünüz uç olarak gördüğünüz bir siyasi parti bu kadar yükseliştedir.

Şunu da söylemem lazım Türkiye Almanya ilişkileri tarihi ve kuvvetli ilişkilerdir. Zaman zaman birbirimizle anlaşamadığımız konular olur ama genel ortak tarihi geçmiş içerisine baktığınızda ve özellikle insanlarımızın birbiriyle olan iletişiminin ne kadar yoğun bir seviyeye geldiğine baktığımızda Türkiye ve Almanya her zaman yakın ilişki içerisinde olacaklardır. Ümit ederiz ki hem Türkiye’deki hem Almanya’daki medya buna katkı sağlar, destek verir ve daha da ileriye gitmesine vesile olur.   “

KRV Türk Topluluğu, Demokrasi ve Katılım Projesini Başarıyla Tamamladı

29 Kasım 2024 Cuma günü Essen’deki BEW Eğitim Merkezi’nde düzenlenen proje kapanış etkinliğinde, Kuzey Ren-Vestfalya Türk Topluluğu (TB NRW), „Kuzey Ren Vestfalya(KRV)‘daki Türkiye Kökenli Vatandaşlar için Demokrasi ve Katılım“ projesinin başarılı bir şekilde tamamlandığını duyurdu.

Etkinliğin moderatörlüğünü TB NRW Yönetim Kurulu üyeleri Sinem Akbaş ve Cihat Şengül üstlenirken siyaset, sivil toplum ve bilim dünyasından birçok konuk; projenin sonuçları hakkında bilgi alarak demokrasiye gönül vermiş uzmanlar ile fikir alışverişinde bulunma imkani buldular. TB NRW Başkanı Serhat Ulusoy’un selamlama ve açılış konuşması ile başlayan etkinlik sırasıyla, Essen Büyükşehir Belediye Başkanı Thomas Kufen, Türkiye Cumhuriyeti Essen Başkonsolosu Taylan Özgür Aydın, KRV Eyaleti Çocuk, Gençlik, Aile, Eşitlik, Göç ve Uyum Bakanlığı Uyum Bölüm Başkanı Aslı Sevindim ve KRV Eyalet Meclisi Üyesi Volkan Baran’nın konuşmaları ile devam etti.

Alanlarında uzman iki önemli ismin interaktif sunumları dinleyicilerin büyük ilgisini çekti. Öncelikle, Türkiye ve Uyum Araştırmaları Merkezi Vakfı(Stiftung Zentrum für Türkeistudien und Integrationsforschung)’nın bilimsel direktörü Prof. Dr. Hacı-Halil Uslucan Türkiye kökenli vatandaşların seçim tercihleri hakkında bilimsel bir bakış açısı sundu. Ardından, KRV Eyaleti Uyum Konseyi Baskanı Tayfun Keltek „Uluslararası Aile Geçmişine Sahip İnsanlar İçin Politikada Perspektif Değişikliği“ konulu sunumu ile toplumun farklı kesimlerini bir araya getirerek daha kapsayıcı ve adil bir ortam yaratmayı hedeflediklerini belirterek dinleyicileri düşünmeye sevk etti.

2021 – 2024 Döneminin Değerlendirmesi

Daha sonra söz alan proje koordinatörü Yusuf Sarı; projenin başlangıcından bugüne kadar olan süreci özetleyerek, katılımcılara proje başlangıç durumu, sonuçlar ve geleceğe yönelik perspektifler hakkında bilgi verdi. Türkiye kökenli vatandaşların demokratik hayata ve içinde yaşadıkları topluma katılımını teşvik etmek için başarılı bir şekilde çalışan TB NRW yürüttükleri proje ile, KRV’deki Türkiye kökenlilerin perspektiflerini ve ihtiyaçlarını görünür kılmak ve bunları siyasi karar alma süreçlerine dahil etmeyi amaç edinmiştir. Projenin hedefi, kırsal bölgelerdeki derneklerde demokratikleşme süreçlerini harekete geçirmek, mevcut yapıları güçlendirmek ve demokrasi elçileri eğiterek bu süreci ilerletmekti. Yetiştirilen demokrasi elçileri, eğitim, kültür ve spor gibi çeşitli alanlarda aktif rol alarak; proje süresince çeşitli atölye çalışmaları, seminerler ve bilgilendirme toplantıları organize etmişlerdir.

Demokrasi Elçileri’nin Günü

Program akşam yemeğinin ardından, proje kapsamında eğitim almış demokrasi elçilerinden Aleyna Er, Ciğdem Er, Faik Berke Özcan, Kubilay Bayrak, Esma Akbayram ve Sinem Akbaş’ın kendilerini tanıtması ve sunumları ile sürdü. Aleyna, Çiğdem ve Sinem, Almanya’daki Türk topluluğunun zorluklarını ve çatışmalarını aydınlatmak için, öncelikle bu grubunun günlük yaşamını ve katılımını etkileyen çok katmanlı sosyal, kültürel ve ekonomik engelleri anlamanın önemli olduğunu vurguladılar. Bu zorlukları aşmak ve kapsayıcı ve adil bir birlikte yaşamı teşvik etmek için optimize edilmiş bir dernek çalışması taslağı tanıtarak izleyicilere fikirlerini derledikleri bir podcast dinlettiler.
Sonrasında, „World-Café“ adlı interaktif platformda, farklı kimlik ve kültürel konular ele alındı: „Kimlik Çatışması: Alman mısın, Türk mü?“, „Aile ve Gelenekler: Kökleri korumak mı, yeni yollar izlemek mi?“, „Ayrımcılık ve Stereotipler: Deneyimler ve başa çıkma yöntemleri“ ve “ Rol Anlayışı ve Toplumsal Cinsiyet İmgeleri: İki Kültürün Etkisi“ gibi başlıklar üzerinde derinlemesine tartışmalar yapıldı. Bu önemli konular, Berke, Kubilay ve Esma tarafından sunuldu ve katılımcılar arasında yoğun bir fikir alışverişi için temel oluşturdu.
Başarılı bir sekilde tamamlanan organizasyonda, Doğan Bicer seslendirdigi Türkçe türküler ile misafirlere unutulmaz anılar yasatti.

TB NRW Kimdir?

TB NRW, Almanya Türk Toplumu’nun (TGD) resmi eyalet birliğidir. 10 yılı aşkın süredir, NRW’deki Türkiye kökenli vatandaşların çıkarlarını savunmaktadır. TB NRW, kültürler arasında köprü kurucu görevi üstlenerek Kuzey Ren-Vestfalya’da demokratik çerçevede çeşitliliği ve birlikte yaşamı teşvik etmektedir.

Haber: Sinem Akbaş

Almanya’da kurulan İlk ve En Eski İşverenler Derneği 35. Yılını Kutladı!

Almanya’dan ve Türkiye’den önemli isimlerin katıldığı, 300’den fazla iş insanını bir araya getiren kutlamada, Almanya’daki en eski Türk işverenler derneği olan TDU-NRW, 35. yılını Köln’de büyük bir coşkuyla kutladı.

Köln’deki Hyatt Regency Otel’de, 09.11.2024 tarihinde gerçekleşen gala gecesi, Türk ve Alman iş dünyasının önemli isimlerini bir araya getirerek büyük bir dayanışma ve başarı öyküsüne ev sahipliği yaptı.

Kutlama, Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Prof. Cevdet Kocaş’ın Açılış Konuşmasıyla Başladı

 

Kutlama, TDU NRW Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Prof. Cevdet Kocaş’ın etkileyici açılış konuşmasıyla başladı. Başkan Kocaş, konuşmasında derneğin 35 yıllık geçmişine, şu anki faaliyetlerine ve gelecekteki önemine vurgu yaparak, TDU’nun Almanya’daki Türk iş dünyasına olan katkılarından ve gelecekte üstleneceği önemli rollerden bahsetti. Cevdet Kocaş, TDU’nun, Almanya ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerde nasıl bir köprü görevi gördüğünü ve Türk iş insanlarına sağladığı destekle toplumdaki güçlü yerini bir kez daha gözler önüne serdi.

 

Almanya ve Türkiye’den Katılan Önemli İsimler

 

Etkinliğe Almanya’dan Avrupa Parlamentosu Milletvekili Thomas Geisel, Almanya Meclis Üyesi Serap Güler, Köln Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Ralf Heinen ve Köln Başkonsolosu Hüseyin Kantem Al, Düsseldorf Ticaret Ataşesi İrem Ekmekçi Konuk gibi önemli isimler katıldı. Ayrıca, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve NRW Başbakanı Hendrik Wüst, Almanya eski Sağlık Bakanı Jens Spahn, Köln ile Kardeş Şehir olan İstanbul’un  Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu geceye video mesajlarıyla katılarak TDU-NRW’nin Türk-Alman iş dünyasındaki kritik rolünü ve 35 yıllık başarı hikayesini kutladılar.

 

Başkan Cevdet Kocaş’tan İki Büyük Müjde; TDU BÜYÜYOR ve TDU APP

 

Cevdet Kocaş, konuşmasının devamında TDU-NRW’nin geleceği ile ilgili iki büyük müjde verdi. İlk olarak, Almanya genelinde TDU şubelerinin açılacağını ve bu doğrultuda Hessen ile Bavyera eyaletlerinde yeni TDU derneklerinin faaliyete geçtiğini duyurdu. İkinci olarak, üyeler arasındaki iletişimi ve iş birliğini daha da güçlendirmek amacıyla geliştirilen TDU mobil uygulamasının tanıtımını yaptı. Gala Esnasında  TDU NRW Üyeleri TDU Uygulamasini telefonlarina  indirildiler ve kullanmaya başladılar Kocaş, bu dijitalleşme adımıyla derneğin daha erişilebilir ve güçlü bir ağ oluşturacağını belirtti.

Kutlamaya Sponsorluk Yapan Türk Şirketlerine Teşekkür Plaketi

 

Gala gecesinin sonunda, TDU NRW’ye bu büyük Kutlama için destek veren büyük Türk şirketlerine teşekkür edildi. Ana Sponsor Kiğılı, ve diğer sponsorlar Suntat, Acıbadem Healthcare, Kölnbusiness, Yalçınlar Aluminyum, Komagene,  MAD Parfumeur, Peker Holding  gibi önemli Türk markaları, TDU’ya olan katkılarından ötürü plaketle onurlandırıldı. Başkan Cevdet Kocaş, bu firmalara teşekkür ederken, Türk ve Alman iş dünyası arasındaki dayanışmanın önemini bir kez daha vurguladı.

 

TDU-NRW, 35 yıldır Almanya’da faaliyet gösteren Türk iş insanlarını bir araya getirerek, Türk ve Alman ekonomileri arasında sağlam bir köprü kurmakta ve iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari bağları güçlendirmeye devam etmektedir. Bu özel gece, TDU-NRW’nin Almanya’daki Türk iş dünyasındaki lider rolünü ve sağladığı katkıları bir kez daha göstermiştir.

Türk-Alman ilişkilerine bu kez de Müzik damgasını vurdu!

Köln-İstanbul kardeş şehir kapsamında düzenlenen etkinlik Köln-Ehrenfeld Bürgerzentrum’da gerçekleşti.

Program önce Köln Yunus Emre Enstitüsü müdürü Dr. Yılmaz Bulut‘un açılış konuşmasıyla başladı. Ardından şeref konuğu olarak Belediye Başkanı Dr. Ralf Heinen (SPD) katılanlara seslenerek; „bu faaliyet sadece Köln-İstanbul arasındaki bir köprüden ziyade, Türk-Alman ilişkilerinde büyük rol oynadığını, gelecekte de tekrar üzerine düşen desteği daima sürdürecekleri sözünü verdi.

Seyirciler ayrıca Köln Yunus Emre Enstitüsünün düzenlediği kardeş Şehir Korosu (Klangbrücke) Aynur & 3K Müzik korosunun birbirinden güzel hazırlamış olduğu şarkılarını dinlemenin yanısıra, Köln’ün kültürel çeşitliliğini de deneyimledi.

 

Köln-İstanbul Şehir Kardeşliği Derneği (Verein zur Förderung der Städtepartnerschaft) katkılarıyla bu özel müzik gecesinde dernek adına dernek yetkilisi Monika Bongartz konuşmasında; her yıl düzenledikleri bu ve benzeri etkinlikler çerçevesinde her iki şehir arasındaki gönül bağlarının daha da güçlendiği ve hatta kültürel, sosyo-ekonomik ilişkilerinin sağlam temeller zeminine vesile kıldığına canı gönülden inandıklarını belirtti,

Yeni kurulan Kölner Städtepartnerschaftschor-Klangbrücke koro sahnede önce şef Cronauer’in  İstanbul Kafası” şarkısının solo icrasıyla başladı. Koro daha sonra Türkçe, Yunanca, Almanca dillerinde geleneksel ve modern şarkıların karışımından oluşan; Telgrafın telleri, Hayat Bayram olsa, Hatırla Sevgili, Aman Doktor, Bir Dalda iki Kiraz, eserlerini seslendirdiler. Konserin doruk noktasını „Üsküdar’a Gider iken“ (Kâtibim) şarkısını tüm seyircilerin hep bir ağızdan söylenmesi oluşturdu. Koro Şefi Aynur ve koro tarafından hazırlanan sürpriz eser olarak işaret dili eşliğinde sunulması güne damgasını vurdu. Şef Cronauer “koro elemanının söyledikleri şarkı eşliğinde işaret dilini öncelikle Almanca-Türkçe dillerinde seyirciye açıklanmasının ve de en önemlisi toplumun her bireyine özellikle de engelli vatandaşlara bunu aktarabilmelerinin gururunu yaşadıklarını” belirtti.

 

Ayrıca Cronauer sözlerine; “bu konserin gerçekleşmesinde katkıda bulunan Almanya’daki faaliyeti için başta Köln Yunus Emre Enstitüsü müdürümüz Dr. Yılmaz Bulut ve tüm kurum çalışanlarına, Köln-İstanbul Şehir Kardeşliği Derneğine, Belediye Başkanı sayın Dr. Ralf Heinen’e ve de her an yanımda olan Koro müzisyenleri ve Koristlerine desteklerinden dolayı teşekkürlerini iletti.

 

Misafirler arasında Köln ve çevresindeki sivil toplum dernekleri temsilcileri ‚ yerel medyadan basın mensupları, Köln-İstanbul Şehir Kardeşliği Derneği başkanı Walter Kluth, Haydi Komm Derneği başkanı Canan Durna, Almanya Kırım Tatarları Derneği Başkanı Mehmet Akyel ve aktif Siyasetçi Zafer Topak‘da yer aldılar.

Haber: Serkan Çağatay / Fotoğraflar: Halil Koç

 

Mucize Kadın Elvan Çardak’ın Kişisel Analizleri Büyük ilgi Görüyor

SektörelTV  olarak, Elvan Çardak’ı daha yakından tanımak için Almanya Düsseldorf’ta bulunan ve ünlü sanatçılar, siyasetçiler, devlet büyüklerinin uğrak noktası olan Mediator Restaurant’ta bir araya geldik. Kendisi, siz değerli okuyucularımıza yaşam yolculuğunu ve başarı hikayesini anlattı.

 

„Çocukluğumdan beri pek çok enteresan olay yaşadım ve kendimde bazı yetiler olduğunu keşfettim. Bunları kabul edip anlamak zamanımı alsa da, bana verilmiş olan bu hediyeyi hayatı anlamak ve şekillendirmek için kabul ettim,“ diyen Çardak, hayat serüveninin kendisini birçok sınavdan geçirdiğini belirtti. Özgür ruhunun sürekli arayış içinde olduğunu, parçaları birleştirerek ve deneyimler yaşayarak öğrendiğini vurguladı.

Kişisel analiz uzmanı ve „Mucize Kadın Elvan“ olarak bilinen Elvan Çardak, yaptığı kişisel analizlerle büyük talep görüyor. İstanbul, Hollanda, Almanya, İngiltere gibi ülkelerde yoğun talepler doğrultusunda analizler gerçekleştiren Çardak, analizlerinin yüksek doğruluk payı ile dikkat çekiyor. Özellikle Türk sanat camiasının ünlü isimleri, Elvan Çardak’tan analiz yapmasını talep ediyor.

 

Kişisel gelişim ve spiritüel alanlarda halen yoğun çalışmalar yaptığını söyleyen Çardak, „İnsan öğrendikçe ve paylaştıkça mutlu olan bir varlık. Ve ben bu alanda yo- lumun kesiştiği kişilerle birlikte bu yolu yürümekten çok mutluyum,“ diye ekledi.

Şu anda İstanbul’da bulunan Elvan Çardak, yoğun talep üzerine Dubai ve Amerika’ya gitmeye hazırlanıyor. Durugörü ve hissediş yetenekleriyle insanlara yardımcı olmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Çardak, „İyi ki buluştuk“ diyerek tüm hayatına dokunduğu kişilerle ruhsal düzeyde tanıştığını ifade etti.

Yol güzel, yolculuk güzel…

Hayatı bir oyun alanı olarak gören Elvan Çardak, „Bu oyunu güzel oynamak için kuralları bilmek gerekiyor. İşte ben de tam bu noktada artık kendimi daha fazla saklamamaya karar verdim,“ dedi. İçindeki bilgiyi ve gücü insanlarla paylaşmayı, onlara yardımcı olmayı ve hayat planında yeni dostlar edin- meyi sevdiğini ifade etti.

Doğuştan var olan enerjisiyle sanat camiasından hukuk alanına, bürokrasiden iş dünyasına kadar birçok kişiyle tanışıp çalışma fırsatı bulduğunu belirten Çardak, „İş ve kariyerinde tıkanıklık yaşayan, hak ettiği kalitede ilişkiyi yaşayamayan pek çok insanın hayatına dokun- dum,“ dedi. Tek isteğinin, kendisine gelen her danışanın sorununa çözüm olabilmek olduğunu dile getirdi.

SektörelTV/Düsseldorf

CHAMAY’dan Düsseldorf Moda Şöleni: TEBA ile Renkli Defile

Düsseldorf. CHAMAY FASHION ve Turkish European Business Association (TEBA) işbirliğiyle Düsseldorf’ta düzenlenen defile, iş ve sanat dünyasından birçok tanınmış ismin katılımıyla muazzam bir etkinlik haline geldi.

İstanbul Nişantaşı’nda merkezi bulunan CHAMAY Fashion mağazası, 2023 yılında gerçekleştirdiği görkemli açılışın ardından, Düsseldorf Königsallee‚de bulunan mağazasıyla adeta bir uğrak noktası haline gelerek, özellikle abiye ve gelinlik koleksiyonlarıyla dikkat çekiyor.

T.C. Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul, T.C. Düsseldorf Ticaret Ataşesi İrem Ekmekçi Konuk ve TEBA’nın yönetim kurulu üyeleri ile birlikte, Düsseldorf’un önde gelen simalarından bir araya gelerek, CHAMAY FASHION’ın zarif ve büyüleyici abiye ve gelinlik modellerinden oluşan renkli bir defile izledi.

CHAMAY’ın sahibesi ve tasarımcısı Birgül Ergün, davetlilere selamlarını sunduktan sonra başlayan defilede, birbirinden şık modellerde ve renklerde abiye kıyafetler sergilendi.

TEBA Başkanı Mehmet Yaşaroğlu, defilede yaptığı açıklamada, TEBA’nın kuruluş amacını vurgulayarak, Türk ve Alman iş dünyasını bir araya getirme, networking oluşturma çabalarını anlattı. Yaşaroğlu, Türk ve Alman firmalarının birbirleriyle olan ilişkilerini geliştirerek yatırım fırsatlarına dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtti. Ayrıca, CHAMAY gibi Türk markalarının Almanya’da daha çok yer edinmesi gerektiğini ifade ederek, Birgül Hanım’ın başarılarını takdir etti.

Yaşaroğlu, „TEBA olarak Birgül Hanım’ın her bağlamda her türlü destekçisi olacağız. Sizin gibi önemli markaların Almanya’ya daha sık gelmesi ve Almanya pazarında da bir yer edinmesi çok önemli. Türk modasının Türk dizaynının nereye gittiğini belirtmesi açısından son derece önemli, sizi tebrik ediyorum, başarılarınızın devamını diliyorum.“ şeklinde konuştu.

CHAMAY FASHION’ın sahibi Birgül Ergün, yeni koleksiyonlarını muazzam bir katılımla tanıttıklarını belirterek, TEBA’nın onuruna düzenledikleri defileyi özel bir gösteri haline getirdiklerini ifade etti. Düsseldorf’ta yoğun ilgi gördüklerini ve bundan sonraki süreçte de etkileyici tasarımlara imza atacaklarını belirten Ergün, „Düsseldorf’ta çok güzel adımlarla ilerliyoruz. Chamay’ın üstünlüğü çok yüksek. Dolayısıyla beklentimizin ötesinde bir ilgi ile karşılaştık. Çok güzel adımlarla ilerliyoruz.“ dedi.

Fotograflar ve Video: LokalBakis

Türkiye-Almanya İş Ve Yatırım Forumu’nun Gaziantep’deki toplantısına TİAD e.V’de katıldı

Almanya Büyükelçiliği ve İpekyolu Kalkınma Ajansı tarafından düzenlenen Türkiye-Almanya İş ve Yatırım Forumu Gaziantep’de gerçekleştirildi. Düzenlenen Foruma TİAD e.V. yönetim kurulu üyeleri Özcan Yavuz, Zihni Günes ve Yavuz Gencer’de katıldı. Ayrıca Forum’da enerji, otomotiv gibi sektörlerin yanı sıra tekstil, süpermarket zinciri ve finans sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerin üst düzey yöneticileri de yer aldı.

„ÖNEMLİ BİR TİCARET ORTAĞI“

İpekyolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Burhan Akyılmaz Gaziantep ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkileri genişletmek istediklerini belirterek: „Dost ülke Almanya, Türkiye’nin ve Gaziantep’in en önemli ticari paydaşları arasında yer almaktadır. Bu düşüncede Almanya ile geçmişten gelen güçlü dostluk ilişkilerimizi, efektif bir şekilde ticari ilişkilerimize yansıtmak ve ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmini tüm taraflara fayda sağlayacak şekilde artırmak gayretindeyiz. Avrupa Birliğinin en büyük ekonomisine sahip olan ve lokomotif bir rol üstlenen Almanya, Türkiye AB ilişkilerinde daima belirleyici ve öncü olmuştur. Türkiye’yi AB’ye yakınlaştıran her kararda Almanya’nın desteği olmuştur. Türkiye-AB ilişkilerinin gündemine baktığımızda özellikle Almanya’nın desteğine daha çok ihtiyaç duyduğumuz kanısındayız. Özellikle yeşil ve dijital dönüşüm, gümrük birliği modernizasyonu ve Türk vatandaşları için vize serbestisi bu konuların başında yer almaktadır. Ülke olarak, Gaziantep olarak Almanya ile olan ekonomik ilişkilerimizi genişletmek ve derinleştirmek istiyoruz” dedi.

„TÜM ÜLKENİN EKONOMİ MERKEZLERİNDEN“

Forumun katılımcılarından Federal Alman Cumhuriyeti Büyükelçisi Jürgen Schulz yaptığı açıklamada: “ Almanya ve Türkiye ekonomik olarak birbirine çok yakındır. Ticaret hacmimiz geçen yıl yeni bir rekor seviyeye ulaştı ve Türkiye’de 8 binin üzerinde Alman şirketi faaliyet gösteriyor. Gaziantep’in tüm bölge ile ekonomik işbirliğinin hala büyük bir potansiyel olduğuna inanıyoruz. Gaziantep sadece Türkiye’nin güneydoğusunda bir merkez değil tüm ülkenin ekonomi merkezlerinden birisidir” ifadelerini kullandı.

„BU ŞEHİRDE NE İSTERSENİZ ÜRETİLİR“

Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi ise: „Ben 160 alanda üretim yapan bir şehirim. Gözünüzü kapatın, ne istiyorsanız bu şehirde üretiliyor ve ben dünyadaki her iş insanıyla bir araya gelip aynı dili konuşabilirim. Çünkü ben iş insanıyım, benim görevim istihdam etmek. Benim işim üretmek ve ürettiğimi de dünyaya pazarlamak ama ben ne zamanki Almanya’ya gitmek istiyorum vize sorunuyla karşı karşıya kalıyorum” dedi.

„POTANSİYEL ÇOK YÜKSEK“

Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım iki ülke arasındaki potansiyele değinerek: “ Gaziantep Ticaret Odası olarak bu güzel organizasyonun bir parçası olmaktan mutluluk duyduğumu ifade etmek isterim. Hem Türkiye’de hem de ilimizin güçlü ticaret partnerlerinden biri olan Almanya için Gaziantep İş birliği fırsatları potansiyellerinin yüksek olduğu bir şehirdir. İnanıyorum ki bugün burada gerçekleştirdiğimiz iş forumunda da potansiyeli daha yakından incelemek ve iş birliği imkânlarını değerlendirebilmek için bir araya geldiğimiz bir platform olacaktır” ifadelerini kullandı.

„İŞBİRLİĞİ DEVAM EDECEK“

Gaziantep Valisi Kemal Çeber‚de iki ülke arasındaki işbirliğinin devam edeceğini belirterek: “ Almanya Büyükelçisi Gaziantep’teki ilk görevimde ziyaretime geldiklerinde, Almanya’nın yaptığı faaliyetlerden bahsettiğinde ben de teşekkürlerimi sunmuştum. Aynı iş birliğinin devam etmesini ümit ediyorum. Biz her zaman Gaziantep şehri olarak Alman iş insanlarını, tüm Alman vatandaşlarını ne için olursa olsun buraya geldiklerinde kucaklamaya hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

TIAD STANDINA YOĞUN İLGİ

Forumda ziyaretçiler TIAD standında yoğun ilgi gösterdiler. Standı ziyaret eden katılımcılar Almanya’da nasıl iş yatırımı yapacakları konusunda TIAD Başkan Yardımcısı Özcan Yavuz, Zihni Günes ve Yavuz Gencer‚den bilgi aldılar.

„GEREKLİ BİLGİLERİ ALDIK“

Düzenlenen foruma ilişkin görüşlerini paylaşan TIAD Başkan Yardımcısı Özcan Yavuz: „Gaziantep’deki foruma yönetimden arkadaşlarla beraber katıldık. Burada Gaziantep iş insanlarıyla görüştük. 30’dan fazla görüşme gerçekleştirdik. Gerekli bilgiler aldık. Yoğun bir talep vardı. Şehir merkezinde de temaslarımız oldu. Gerçekten verimli görüşmeler yaptık. Gaziantep’de ticaret potansiyeli büyük bir kent. Almanya’da da yapmış olduğumuz çalışmaları değerlendireceğiz“ dedi.

Video: LokalBakis

Türkü Tutkunları için Ratingen’de Unutulmaz bir Gece

CC Events’in organize ettiği muhteşem türkü gecesi için Ratingen’deki AHI Event Location, müzikseverlere büyülü atmosferiyle ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Müziğin kalbinden gelen özel bir akşam için çalışmalar tüm hızıyla sürüyor

Sevcan Orhan’ın etkileyici sesi, halk müziğinin dehası Oğuz Aksaç ve sazın ustası Tuncay Balcı, misafirlerini unutulmaz bir geceye davet etmekte

Unutulmaz bir türkü ziyafeti için hazırlıklar tam gaz devam ediyor

NRW’nin önde gelen etkinlik merkezlerinden biri olan Ahi Location, yemekli gala’da Sevcan Orhan’ın zengin repertuarı ve sıcak sesiyle gönüllerde taht kurmuş bir sanatçı olduğu bu gece, Oğuz Aksaç’ın derin Anadolu ezgilerini modern bir yorumla dinleyicilere aktaracağı ve Tuncay Balcı’nın sazıyla melodilere hayat vereceği özel bir buluşmaya ev sahipliği yapacak.

Türkü dolu bir geceyi Halay Night ile taçlandırılacak.. Şıklığınızla ışıldayacağınız bu gece için Dress Code’a uyum göstermeniz rica edilmektedir.

23 Aralık 2023 tarihinde gerçekleşecek bu muhteşem etkinliği kaçırmayın!

Organizatörler, tüm türkü severlerin davetli olduğu bu özel gecede, Türkiye’nin seçkin sanatçıları Oğuz Aksaç, Sevcan Orhan ve Tuncay Balcı, eşsiz eserlerini seslendirecekler. Gala yemeğimizde sizleri ağırlamaktan onur duyacağız. Mezeler, meyve ve alkolsüz içecekler gala paketinizin bir parçası olacak. Alkollü içecekler ekstra olarak servis edilecektir.Bu özel gece için biletlerin GeceTix.de üzerinden temin edilebileceğini ve masa rezervasyonlarınız için  bilet aldıktan sonra aşağıdaki numaradan irtibata geçmeyi unutulmamasını rica ederiz. Gecenin gerçekleşmesine büyük katkılarından dolayı Ahi Location, Steinberger Hotel&Spa, Medien Europa, Burhan Üzgeç, Konfident, Can Erzincan, Bizim Ciğköfte, Elite, Mediator Restaurant ve destek veren herkese teşekkür eder, yemekli Gala sonrası düzenlenecek olan After Halay Partisi ile misafirlerimiz halaya‘da doyacaklar dedi.

Irtibat:

CC Events +49 177 4737718

KELEBEK ÇOCUKLARINA ALMANYADAN YARDIM ELI

Duisburg. Isinsani ve Anadolu Diyarı programının yapımcısı ve sunucusu Mümin Uluç’un öncülüğünde, Duisburg’un Hamborn semtinde Kelebek Çocuklar Derneği’ne destek olundu.

Bugaz Restoranı’nda düzenlenen anlamlı kahvaltı etkinliğine, Kelebek Çocuklar Derneği başkanı ve bir zamanlar sahnelerin vazgeçilmezi Fulden Uras‚ın da katılımıyla cemiyet ve iş dünyasından Üçler Köksal, Mehmet İbiş, Cevdet Gün gibi bölgede tanınan birçok isim çocuklara destek oldu.

Organizasyonun duygusunu aktaran Mümin Uluc, Avrupa’daki vatandaşların Türkiye’deki 1700’den fazla kelebek hastası çocuğa yardım eli uzattıklarını belirtti. Duisburg’un Hamborn bölgesindeki Bugaz Süd ve Hocfeld’deki Mehmet Efendi Restoranı’nda gerçekleştirilen kahvaltı programına davetli misafirler katılarak destek verdiler. Türkiye’den davet edilen Kelebek Hastası Derneği Başkanı ve Fulden Uras, hastalık ve hasta çocukların durumları hakkında konuşarak yapılan çalışmalardan bahsettiler.

Anlamlı programa Mehmet Bugaz ve Mehmet Efendi Restoranı’nın sahibi Mehmet Sönmez kapılarını açarak destek verdiler. Ayrıca, Acıbadem Hastanesi Almanya sorumlusu Nazlı Konrad, Dilek Eskitürk, Bayram Köylü, Tolga Canga, Hikmet Yazıcı, Mehmet İbiş, Gürsel Doğan, Muhammet Aycicek, Üçler Köksal, Umudum Ol Derneği Başkanı Öznur Yücetaş Uysal, yazar Burhanettin Uysal, şair Gülen Akbulut, basın mensubupları ve birbirinden değerli isimler etkinliğe katıldılar.

Mümin Uluc, bu anlamlı organizasyonun başarılı çalışmaları dolayısıyla Kelebek Hastası Derneği Başkanı Fulden Uras‚a, şair Gülen Akbulut’a ve Umudum Ol Derneği Başkanı Öznur Yücetaş‚a teşekkür ederek plaket takdim etti. „Çocuklarımıza sahip çıkalım“ düşüncesiyle destek veren ve emeği geçen herkese ayrıca teşekkür ettiğini ifade etti.

Yardım kahvaltısından elde edilen 1800 € geliri Fulden Uras’a takdim ettiğini belirten Mümin Uluc, çocukların yaralarını sarmak için çaba sarf ettiklerini vurguladı.

Kelebek Çocuklar Derneği: Hayal Kurdukları Gerçekleşsin

Kelebek Çocuklar Derneği, misyonunu kelebek ve diğer hastalıkları olan çocukların yüzlerinde tebessüm oluşturmak, yaşamlarına renk katmak ve küçük hayallerine destek olmak olarak belirliyor. Vizyonları ise iyiliğin pahalı olmadığını göstererek yardımseverleri bir araya getirip toplumu birlik içinde örgütlemek ve farklılıklara bakmaksızın kalıcı çözümler üreterek birlikte hareket etmektir.

Dernek, dil, din, ırk veya cinsiyet ayrımı yapmaksızın herkese yardım etmeyi ve ihtiyaçlara yönelik çözümler sunmayı hedeflerken, projelerde ve organizasyonlarda işbirliği yapmayı önemser. Hizmet kalitesini artırmak için herkesin desteğine ihtiyaçları olduğunu vurgularlar.

Dernek, insan hayatındaki en büyük değer olan sağlığa destek olmak amacıyla kurulmuş ve gönüllülerin desteğiyle ve bağışlarla çocukların hayallerini gerçekleştirme gayretindedir.

Kelebek hastalığı, epidermis ve dermis tabakalarının yapışma eksikliği olarak tanımlanır ve cildin üst ve alt tabakalarında tutunma sorunu yaşatan bir durumdur. Bu dernek, bu gibi hastalıklarla mücadele eden çocuklara destek olmayı amaçlar.

İletişim Bilgileri:

KELEBEK ÇOCUKLAR DERNEĞİ

E-posta: bilgi@kelebekcocuklar.com

Web:      https://www.kelebekcocuklar.com

Bağış yapmak için hesap bilgilerimiz:

TL HESABI

ALICI ADI:KELEBEK ÇOCUKLAR EĞİTİM VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ
BANKA:İŞ BANKASI
ŞUBE
KODU:
1361
HESAP
NO:
0038388
IBAN
NO:
TR35 0006 4000 0011 3610 0383 88
  

TL HESABI

ALICI ADI:KELEBEK ÇOCUKLAR EĞİTİM VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ
BANKA:ZİRAAT BANKASI
ŞUBE
KODU:
2493
HESAP
NO:
2493 7464 2171 5002
IBAN
NO:
TR 0500 0100 2493 7464 2171 5002
  

Fotograflar: Özel

Düsseldorf’da 100. yıl coşkusu

Cumhuriyetimizin 100. yılı Düsseldorf Başkonsolosluğu’nda büyük bir coşku ile kutlandı.

T.C.Düsseldorf Başkonsolosluğu’nda gerçekleşen Cumhuriyet kutlamasına siyaset ve iş dünyasından birçok isim katıldı. Parlamento Başkan 1’inci Yardımcısı Rainer Schmelzer, SPD milletvekili Gülistan Yüksel ve SDP Eyalet milletvekili Volkan Baran geceye katılan önemli siyasiler oldu. 

Türk toplumunun önde gelen temsilcileri de kultamada yer aldı. Kutlama Ahi Location’ın başarılı teknik ve personel desteğiyle görsel bir şölene dönüştü. Ayrıca Mediator Restoran’ın birbirinden lezzetli Türk yemekleri geceye damga vurdu.


İstiklal Marşı ve Almanya Milli Marşı’nın çalınmasıyla başlanan kutlamada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görüntülü 100 yıl mesajı yayınlandı. Törenin açılış konuşmasını Düsseldorf Başkonsoloslu Ali İhsan İzbul gerçekleştirdi. Ardından Parlamento Başkan 1’inci Yardımcısı Rainer Schmelzer bir konuşma yaptı.  Konuşmacılar Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nden övgüyle bahsettiler.


Etkinlikte Soprano Günay Acar ve Pianist Nihan Ulutan eşliğinde aryalar seslendirildi. Ana Ludel Çağdaş Sanat Galerisi tarafından organize edilen muhteşem yağlıboya tablolar ve Nadir Serin’in konsolosluk bahçesine getirdiği Trıumph marka Dostluk Rallisi otomobili törene katılıanların beğenisini kazandı.


Davetliler Mediator Restoran’ın hazırladığı muhteşem Türk yemeklerinden tattılar. Ahi Location’ın organizasyonu da büyük beğeni topladı. Katılımcılar her iki kurumu da tören sonunda teşekkür ettiler.

Video: LokalBakis

TIAD e.V. Kongresi büyük bir başarıyla gerçekleşti

Duisburg merkezli Türk -Alman İş Adamları ve Akademisyenleri Derneği, (TIAD e.V.) 2023 yönetim kurulu seçimini gerçekleştirdi. Taubenstrasse’deki merkez binasındaki seçim, Başkan Erkan Dural’ın üyeleri selamlama konuşmasıyla başladı.

NEVZAD YALÇIN ONURLANDIRILDI

Başkan Dural geçtiğimiz Eylül Ayı’nda vefat eden sevilen yardımsever ve dernek üyesi Nevzad Yalçın için anlamlı bir konuşma yaptı. Dernek binasının satın alınması ve tadilattan geçirilmesinin ardından yönetim kurulu aldığı kararla Nevzad Yalçın’ın anısını yaşatmak için toplantı salonuna onun ismini verdi. Ayrıca seçimde Nevzad Yalçın’ı anlatan kısa bir filmde seyredildi ve salonda duygusal anlar yaşandı.

Seçimin divan heyeti ise Ali Aydın, Sevket Avcı ve Ersin Taşcı isimlerinden oluştu. Protokol tutanağını Ülkücan Öz tuttu. Yönetim Kurulu Üyelerinden İsmail Ünal geçmiş dönem faliyetlerini anlatarak, gelir ve giderleri açıkladı. Denetim Kurulu Başkanı Ramazan Demirtaş’ın onayladığı faaliyet raporu yönetim kurulu tarafından oy birliğiyle doğrulandı.

Üye yoklamasının yapılmasının ardından yeni yönetim kurulu adayları belirlendi. Seçimde toplamda 65 oy kullanıldı.

.

SEÇİM SONUCUNDA YENİ YÖNETİM KURULU ŞU İSİMLERDEN OLUŞTU:

– Erkan Dural

– Özcan Yavuz

– İsmail Ünal

– Hüseyin Gökce

– Teyfik Gülkün

– Sahin Sentürk

– Yavuz Gencer

– Zihni Günes

– Kamil Öztürk

DENETLEME KURULUNA SEÇİLEN İSİMLER:

– Ersoy Arık

– Ramazan Demirtaş

– Bayram Köylü

„DERNEĞİMİZ BÜYÜYECEK“

Kapanış konuşmasını yapan Erkan Dural: „Üyelerin güvenine ve yoğun katılımına teşekkür ediyorum. Yeni dönemde derneğimiz üyelerimize ve çevremize daha fazla fayda sağlayacak. Bu doğrultuda yeni çalışmalar planladık. İleride büyüyerek daha fazla başarıya ulaşacağız“ dedi.

„AİLECEK ONURLANDIK“

Toplantının sonunda Nevzad Yalçın’ın kardeşi Harun Yalçın yönetim kuruluna teşekkür ederek: „Ağabeyim Nevzad’ın isminin toplantı salonuna verilmesinden dolayı ailemiz adına teşekkür ediyoruz. Tüm aile olarak onurlandık“ dedi.

Video: LokalBakis

TIAD e.V. Derneği, T.C. Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul‘a hoşgeldin ziyaretinde bulundu.

Başkonsolos Izbul, Türk -Alman İş Adamları ve Akademisyenleri Derneğinden gelen misafirlerini T.C. Düsseldorf Başkonsolosluğu makamında ağırladı.

Merkezi Duisburgta bulunan Türk -Alman İş Adamları ve Akademisyenleri Derneği (TİAD e.V.) dernek adına Yönetim Kurulu ile T.C. Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul‘u yeni
görevine hoş geldin ziyaretinde bulundu.

TIAD e.V., farklı sektörlerden girişimcileri ve akademisyenleri bir araya getiren bir platform olarak faaliyet gösteren, iş dünyasında yeni fikirlerin gelişmesine ve işletmelerin stratejik konularda fikir alışverişinde bulunmasına olanak sağlıyan TIAD, üyelerine ve çevrelerindeki kişilere sunduğu eğitimlerle daima ileride olmayı hedeflediği bilinen, güncel ve yeni bilgileri titizlikle araştırarak üyelerine sunma amacı güdüyor ve bu sayede iş dünyasında her zaman güncel kalmayı hedefliyor. Kaliteli eğitimler ve sürekli gelişim anlayışıyla TIAD, Türk-Alman iş ilişkilerine katkı sağlamaya devam etmekte.

Görüşmede, Duisburg ve çevresindeki işgücünün gücü ve önemi vurgulanarak, TIAD‘ ın özveri ile yaptığı çalışmaları Başkonsolos takdir ettiğini, Türk-Alman ilişkilerinin gelişimine katkı sağlayan bu tür  inisiyatiflerin önemini vurguladı.

Türk-Alman iş ilişkilerinin gelişimine katkı sağlayan bu tür Dernekler, her iki ülke arasındaki işbirliğini daha da güçlendirmeye devam edecektir.

T.C. Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul

Marmarabirlik Anuga Fuarı’nda

Almanya’nın Köln şehrinde düzenlenen Anuga 2023 Gıda ve İçecek Fuarı kapılarını ziyaretçilerine açarken, gıda endüstri dünyasının devleri bu fuarda buluştu. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe ülkemizin lider markası olan Marmarabirlik, binlerce katılımcının boy gösterdiği fuarda zengin ürün yelpazesi ile dikkat çekti.

BURSA (İGFA) – Gıda sektörünün dünya devleri Anuga 2023 Gıda Fuarı’nda buluştu. Almanya’nın Köln kentinde başlayan ve iki yılda bir düzenlenen fuar 11 Ekim’de sona erecek.

Ülkemizde sektörün lideri konumunda bulunan ve 62 ülkeye yaptığı ihracatla dünya markası haline gelen Marmarabirlik, gıda sektörünün tüm öncülerini bir araya toplayan Anuga Fuarı’nın gözdeleri arasındaydı. Kalitesi ve ürün çeşitliliği ile ilgi odağı olan Marmarabirlik standına ziyaretçiler yoğun ilgi gösterirken, konuklara ürünlerin tadımı da yaptırıldı.

Gıda sektörünün önemli oyuncularını buluştuğu Anuga Fuarı’na katılan Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, Yönetim Kurulu Üyeleri Osman Bostancı, Kemal Dinç, İhracat Müdürü Onur Dağlı, Köln Şubesi temsilcisi Süleyman Davarcı, dünya genelindeki bayileri ve ulusal zincir marketlerin temsilcileri ile yeni pazarlar için önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Marmarabirlik bünyesinde salamura başta olmak üzere, yağlı seleden kuru seleye, yeşil zeytinin her çeşidinden, doğal fermantasyon yönetimiyle olgunlaştırılmış çekirdeksiz Gemlik tipi zeytine kadar 380 barkodlu ürün bulunuyor.

62 ülkeye ürün gönderdiklerini ve toplam zeytin satış miktarının yüzde 25’ini ihraç ettiklerini ifade eden Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, geçen yıl 21 milyon dolarlık ihracat yaptıklarını, bu yıl bu rakamı 30 milyon dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Sektöründe 7 kez ihracat şampiyonu olan Marmarabirlik’in 62 ülkeye ürün gönderdiğini  ve toplam zeytin satış miktarının yüzde 25’ini ihraç ettiklerinin altını çizen  Hidamet Asa, “Marmarabirlik’in geleceği ihracattadır, onun için dış pazar payını artırmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz” dedi.

BTSO üyeleri Anuga Fuarı’nı ziyaret etti.

Küresel Fuar Acentesi kapsamında Bursa gıda sektörü temsilcileri, Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen dünyanın en büyük gıda fuarı Anuga 2023 Gıda ve İçecek Fuarı’nı ziyaret etti.

BURSA (İGFA) – Dünyanın en köklü ve kapsamlı fuarları arasında yer alan Anuga, 100 yılı aşkın süredir gıda endüstrisini tek çatı altında buluşturdu.

Bu yıl “Sürdürülebilir Büyüme” teması ile düzenlenen fuarda 118 ülkeden 8 bine yakın katılımcı yer alıyor. Unlu mamullerden dondurulmuş gıdaya, et ve süt ürünlerinden organik gıda ve içeceklere kadar gıda sektörünün tüm bileşenlerinin yer aldığı fuarda Türkiye 400’e yakın firma ile temsil ediliyor. Katılımcı sayılarına göre Türkiye bu yıl ev sahibi Almanya, İtalya ve İspanya ile birlikte en büyük 4 ülke arasında yer alıyor. Fuara Bursa’dan ise 20’yi aşkın firma katıldı.

Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Murat Bayizit, Anuga Fuarı’na ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Anuga, yaklaşık 8 bin firmanın katıldığı, 200 bine yakın ziyaretçi ağırlayan dünyanın en büyük gıda fuarı. Türkiye bu fuara yaklaşık 400 firma ile katılıyor. Bursa’dan ise 20’yi aşkın firmamız fuarda yer alıyor. Dünya gıda endüstrisinin kalbinin attığı bir yer. Fuarda genel olarak etnik gıdaların öne çıktığını, sürdürülebilirlik ve daha az kimyasalın kullanıldığı doğal ürünlerin trend haline geldiğini görüyoruz. Yine son yıllarda vegan ve bitkisel protein bazlı ürünlerin çok ön planda olduğunu görüyoruz. Daha çok şekersiz ürünler revaçta. Sağlık açısından trendler öncelikli gidiyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin gastronomide yükselen bir trend yakaladığını kaydeden Bayizit, bu ivmeyi gıda sanayisine de yansıtmayı hedeflediklerini ifade ederek, Türkiye’nin gıda sektöründe belirli ürünlerde dünyada söz sahibi bir ülke olduğunu söyledi.

Bayizit, KFA ile milli katılım organizasyonları da düzenlemeye başladıklarını belirterek, Kasım ayında Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da önemli bir fuarda BTSO olarak yerlerini alacaklarını kaydetti.

Fotoğraflar; Murat Bayizit

#anuga

#fuar

#köln

#almanya

#btso

#murat bayizit

#bursa

#gida

Türk-Alman Girişimciler Akademisyenler Derneği (TIAD e.V.), Bowling Buluşmasıyla Bir Araya Geldi

Duisburg. TIAD e.V., Türk ve Alman girişimcilerin ve akademisyenler Dernek üyeleri, genellikle her pazartesi akşamı, derneğin TIAD Cafe’sinde buluşup istişarelerde bulunarak keyifli zaman geçirirlerdi.

Ancak, TIAD Cafe’nin tadilat süreci nedeniyle bu buluşmalar gerçekleşemedi ve tekrar bir araya gelme arzusu, dernek yöneticileri tarafından Bowling merkezinde buluşma fikriyle hayata geçirildi.

Üyelere yöneltilen çağrıda, „Umarım hepiniz iyisinizdir ve sonbaharın ilk günlerinin tadını çıkarıyorsunuzdur. Sizlerle tekrar güzel zaman geçirmek istiyoruz, bu yüzden sizi bir bowling akşamına davet ediyoruz!“ denilerek üyeler bir araya gelmeye teşvik edildi. Bu davet, üyeler tarafından memnuniyetle karşılandı ve Dinslaken’de bulunan Super Bowl’da keyifli bir akşam geçirmek için bir araya geldiler.

Dernek başkanı Erkan Dural, üyelere selamlayarak, „Bildiğiniz gibi uzun zamandır tadilat süreci sebebiyle bir araya gelemiyorduk. Bu ayrılığı daha da uzatmamak için burada buluşmayı uygun gördük. Yakında tadilatımız bitmiş olacaktır. Tamamlandığında, sizi TIAD Cafe’de ağırlamaktan mutluluk duyacağız.“ şeklinde konuşarak etkinliği sonlandırdı.

Yurt dışında Engelli kimlik kartı sahipleri, Türkiye’deki avantajlardan da yararlanabilecekler

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Dış İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Zafer Sirakaya, yaptığı açıklamada yurt dışında yaşayan „engelli kimlik kartı“ sahibi vatandaşlara önemli bir duyuru yaparak, yurt dışı engelli kimlik kartlarının yasal ve teknik altyapılarının Türkiye’de tamamlandığını belirtti.

Sirakaya’nın açıklamasına göre, yurt dışında yaşayan engelli kimlik kartı sahibi vatandaşlar, yaşadıkları ülkenin devlet makamlarından aldıkları engelli kimlik kartlarını öncelikle Türkçe’ye tercüme ettirip ardından Türkiye’nin dış temsilciliklerinde onaylatmaları gerekmektedir.

Daha sonra, Türkiye’ye döndüklerinde, valilik makamlarında yaptıracakları apostil işlemlerini gerçekleştiren vatandaşlar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı İl Müdürlükleri veya Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlükleri’ne başvurarak işlemlerini tamamlayabileceklerdir. Bakanlık, Aile Bilgi Sistemi’nde özel bir modül oluşturarak, engelli kimlik kartı ve apostil belgesini kayıt altına alacak ve vatandaşlara „uygunluk belgesi“ verecektir.

Bu uygunluk belgesine sahip olan yurt dışındaki engelli vatandaşlar, Türkiye’de yaşayan engelli bireyler için sağlanan hak ve indirimlerden faydalanma imkanına sahip olacaklar. Böylece, yaşadıkları ülkelerdeki engelli kimlik kartıyla birlikte Türkiye’deki avantajlardan da yararlanabilecekler.

Zafer Sirakaya’nın bu açıklaması, yurt dışında yaşayan engelli vatandaşların haklarının korunması ve desteklenmesi amacıyla atılan önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. Bu adımın, yurt dışında yaşayan vatandaşların daha fazla entegrasyonu ve yaşam kalitesinin artırılmasına katkı sağlaması beklenmektedir.

Foto: Özel

Bellona, Avrupa’daki 27. Şubesini Köln’de Açtı

Köln’de İlk Mobilya Mağazasını Açan Mehmet Sar’ın Marka Tercihi Bellona Oldu

Köln. Türkiye’nin en iyi mobilya markalarından biri olan Bellona, Avrupa’nın başarılı iş adamlarından biri olan Mehmet Sar’ın girişimi ile Avrupa’daki 27. şubesini açtı. Almanya Köln’deki ilk mobilya mağazası olma özelliğine sahip Bellona Köln Şubesi, Almanya’da yaşayan çok sayıda Türk’ün katılımı ile muhteşem bir açılış ile gerçekleştirdi. Köln’de bulunan Alman’ların da ilgi gösterdiği açılışa Köln Büyükşehir Belediye Başkanyardımcısı Dr. Ralf Heinen ve Bellona Türkiye CEO’su Mustafa Karamemiş katıldı. Açılışa katılan tüm misafirlere yastık hediye edilerek canlı müzik eşliğinde ikramlar sunuldu.

Mustafa Karamemiş: “Köln Mağazamızdan Beklentimiz Büyük”

Açılışta LokalBakış’a açıklama yapan Bellona Türkiye CEO’su Mustafa Karamemiş, açılışın yoğun katılım ve coşku ile gerçekleşmiş olmasından duydukları mutluluğu dile getirerek bu oluşumu başlatan girişimci iş adamı Mehmet Sar’a tebrik ve teşekkürlerini iletti. Avrupa’daki 28. Bellona şubesinin yakın bir tarihte Fransa’da açılacağının müjdesini de veren Mustafa Karamemiş, “Bu mağazamızdan beklentimiz çok büyük çünkü gerek mağazanın fiziki konumu gerekse mağaza içerisindeki teşhir düzeni tam istediğimiz gibi başarılı oldu. En önemlisi ise Köln’deki ilk mobilya mağazası olma özelliğini taşıyor olması bizi ziyadesiyle mutlu etmektedir.” ifadelerini kullandı.

Mustafa Karamemiş: “Marka Bilinir ve Bulunur Olmak Zorunda”

Doğru lokasyonlarda, doğru yatırımcılarla mağaza açmaya ve Bellona markasını uluslararası arenada bilinir kılmaya devam edeceklerinin altını çizen Mustafa Karamemiş, konuşmasına şöyle devam etti:

“Çok güzel bir mağazayı harika bir açılış organizasyonu ile müşterilerimizin hizmetine sunmuş bulunmaktayız. Bellona olarak yatırımlarımızı arttırarak devam ettireceğiz. Büyüme için bir süreç gerekli olduğunu biliyoruz. Mağaza açmak kolay fakat doğru lokasyonu tespit etmek, bu lokasyondaki müşteri kitlesinin kriterlerine uygun ölçekte mimari tasarımlar yapmak gereklidir. Bu kriterleri dikkate alarak markamızı büyütmeye ve Bellona kalitesini tüm dünyada ulaşılabilir kılmaya gayret göstereceğiz. Zira marka bilinir ve bulunur olmak zorundadır. Türkiye’de bir mağaza açmak yurt dışında açmak gibi değil, ülkemizde bu süreç daha hızlı ve kolay ilerliyor. Avrupa’daki birtakım standartlardan dolayı mağaza açma süreci bu koşulların tamamının yerine getirilmesiyle mümkün olabiliyor. İnşaat aşamasında ve mimari tarafta, Türkiye’deki gibi hızlı olmuyor. Örneğin bu mağazamızın tüm hazırlığı Ocak ayında bitmiş olmasına rağmen yerel makamların onaylarını beklediğimiz için açılışı gecikti. Geç olsun güç olmasın diyoruz ve yolumuza devam ediyoruz. Çok şükür açılışımızı en güzel şekilde yaptık, satışımıza başladık.”

Mustafa Karamemiş, Bellona Türkiye olarak Avrupa’da yaşayan insanların zevkine hitap etmeyi nasıl başarıyorsunuz sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

“Hem yurt içinde hem de yurt dışı mağazalarımızda CRM sistemimiz var. Bu sistem sayesinde tüketicinin renk, tasarım, fonksiyon beklentileri ile ilgili verileri tüm bölgelerden toplayarak Ar-Ge departmanımız ile analiz ediyoruz. Analizlerimizden çıkan sonuçlar tasarımlarımıza yön veriyor. Bu Bellona’nın dinamik yapısı ile alakalı bir durum. Bünyemizde dünyanın farklı bölgelerinden gelen farklı analizleri değerlendiren 90 Ar-Ge personelimiz bulunmaktadır. Türkiye dışındaki mağazalarımızda daha çok Türk tüketicilerin beklentilerine uygun tasarımlara yer veriyoruz ancak her geçen gün mevcut ürünlerin arasına yabancı müşterilerimizin beklentilerine uygun tasarımları koyma hazırlığı içerisindeyiz. Bir anda ürünlerde değişim yapmak zor ancak Türkiye dışında gerçekleştirdiğimiz her mağaza açılışıyla beraber ürün gamı da değişmeye başlıyor. Yeni kitlenin beklentilerine uygun yeni tasarımlar yaparak mağazalarımızda teşhir ediyoruz. Tüketicilerin gösterdiği reaksiyon bizim için kıymetli. Bunu da sürdürülebilir kılmaya devam edeceğiz.”

“Bellona, Satış Sonrası Hizmet Konusunda En Hassas Markalardan Biridir”

Mustafa Karamemiş, Avrupalı Türkler neden Bellona’yı tercih etmeli sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

“En başta kalite ve tasarım konusunda iddialıyız ve müşterilerimizin olumlu geri dönüşleri de bu iddiamızın ispatı niteliğindedir. Bellona olarak en büyük diğer özelliğimiz ise satış sonrası hizmet noktasında gayet özenli çalışıyor olmamızdır. Markamız, satış sonrası hizmetleri yöneten SSH adında bir şirkete sahiptir. Bu şirketin en önemli misyonu tüketicilerden gelen geribildirimler doğrultusunda, ürünlerde satış sonrası oluşabilecek sorunları çözmek için çalışmasıdır. Bellona, bu hizmeti satış kadar önemseyerek hem yurt dışındaki mağazalarımızda hem yurt içindeki satışlarımızda ön planda tutmaktadır. Ayrıca Bellona’nın yurt dışı iştirak şirketleri var. New Jersey’de bulunan Bellona USA şirketimiz ile Amerika’da; Moskova’da bulunan Beta Furniture isimli şirketle de Rus coğrafyasında yapılanmaya devam ediyoruz. Rus coğrafyasında 103 satış noktamız bulunmakta olup yeni satış noktaları açma hazırlığı da devam ediyor. Hedefimiz, tüm dünyada Bellona kalitesini ulaşılabilir kılmaktır.”

Bellona Köln Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sar: “Bu Benim Hayalimdi”

Küçük yaşlardan beri ticaret yapan ve Avrupa’da başarılarıyla adından söz ettiren Bellona Köln Mağazası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sar, açılışta  LokalBakış’ ın sorularını yanıtlayarak yıllarca endüstriyel sektöründe hizmet veren başarılı bir şirkete sahip olmasına rağmen neden bir mobilya mağazası açmaya karar verdiğini açıkladı:

“Yıllarca endüstriyel sektöründe çalıştım. Sektörde halen hizmet vermeye devam eden bir şirketim var. Bensiz de işlerin yürütülebildiği başarılı bir sistem kurduğum için bu şirketimin faaliyetleri aksamadan devam edebiliyor. Bu fırsatı değerlendirerek hayalim olan mobilya sektörüne giriş yapmak istedim ve bu mağazayı açtım. Bellona bir dünya markası, burada her tür mobilyayı bulabiliyorsunuz. Yatak, baza, panel, koltuk takımları gibi her tür mobilyaya tek marka üzerinden kolayca ulaşılabiliyor.

Bellona ekibi ile müşterilerimize profesyonel, kaliteli ve hızlı hizmetin yanı sıra geniş bir ürün yelpazesi sunmanın keyfini yaşıyoruz. Türk mobilyasının kalitesini önce Almanya’ya sonra da tüm Avrupa’ya tanıtmayı amaç edindik. Çok mutluyum. Burada yaşayan Türk halkı bizi açılışta yalnız bırakmadı. Ayrıca Köln Büyükşehir Belediye Başkanyardımcısı da açılışımızı onurlandırdı, kendisine teşekkür ediyorum. Köln’de Türk nüfus çok fazla olduğu için burayı seçtim. Mobilya mağazası sahibi olmak hayalimdi. Köln’de yaşayan müşterilerimizi memnun etmek için elimizden geleni yapacağız. Mobilya ihtiyacı şu an olmasa bile tüm Türk vatandaşlarımızı çay-kahve içmeye bekliyoruz.”dedi.

Estetik Diş Protez Laboratuvarı Almanya IDS 2023 Fuarında Yerini Aldı

Estetik Diş Protez Laboratuvarı “Made in Turkey” Etiketini Avrupa’ya Taşıdı

Köln. Estetik Diş Protez Laboratuvarı, Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde faaliyet gösteren Özel Estetik Çok Amaçlı Diş Protez Laboratuvarı, bu yıl 38’inci kez kapılarını aralayan IDS 2023 fuarına katıldı.

14-18 Mart 2023 tarihleri arasında Almanya’nın Köln şehrinde gerçekleştirilen ve dental sektörün lider fuarlarından biri olan IDS 2023 fuarının Türkiye milli katılım organizasyonu, bu yıl da İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından yürütüldü.



Dental sektörde ihracat için büyük bir önem taşıyan IDS 2023 fuarına Türkiye’den, milli katılımla 10, bireysel katılımla ise 44 firma olmak üzere toplam 54 firma katıldı. Dental malzeme ve ekipmanlar sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı firmalar arasında bulunan Tekirdağ Estetik Diş Protez Laboratuvarı da ekibiyle birlikte IDS 2023 fuarında yerini aldı.

İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ilindeki kamu kuruluşlarına protez diş hizmeti veren ve üretimdeki kalitesi ile ülke çapında adından başarıyla söz ettiren Estetik Diş Protez Laboratuvarı, dünya dental sektöründe Türkiye’yi temsil etmek ve müşteri kitlesini genişleterek ekonomiye katkı sağlamak gayesiyle katıldığı fuarda, 4 gün boyunca yüzlerce ziyaretçiyi standında ağırladı.

Sektörel anlamda Türkiye’nin en yüksek kapasiteli dental tesisi olmasının yanı sıra Tekirdağ ilinde 400 kişiye istihdam sağlayan Estetik Diş Protez Laboratuvarı, yurt içinde 1997 yılından bu yana koruduğu ürün kalitesini IDS 2023 fuarı sayesinde “Made in Turkey” etiketini Avrupa’ya taşıma fırsatını elde etti.  Firmanın standını Almanya başta olmak üzere çeşitli ülkelerden çok sayıda diş hekimi ziyaret ederek ürünler hakkında bilgi aldı.

„Doç. Dr. Alptekin: Almanya’da Türk Diasporası Başlamıştır“

Duisburg`ta bulunan Türk -Alman İş Adamları ve Akademisyenleri Derneği (TİAD e.V.), kültürün gelişmesine katkı sunmak amacıyla düzenlediği seminerlere bir yenisini daha ekledi. „Almanya’da Türk Diasporası“ konulu seminere konuşmacı olarak davet edilen Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yavuz Alptekin, katılımcılara, Almanya’da hızla yükselişe geçen Türk diasporasının tarihi ve günümüzdeki ilerleyişine dair önemli bilgiler aktardı.

2022 yılında Duisburg -Essen Üniversitesi Türkiye Araştırmalar Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hacı Halil Uslucan‚ın daveti üzerine Essen’e gelerek Duisburg’da yaşayan Türk göçmenlerin dernekleşme sürecini ve kurulmuş bu derneklerin faaliyetleri kapsamında Türk diasporasının durumunu analiz eden Doç. Dr. Yavuz Alptekin, yürüttüğü bu çalışma kapsamında derlediği istatistiksel bilgileri seminerde dinleyicilerle paylaştı.

Çalışma kapsamında Essen ve Duisburg şehirlerinde 58 Türk derneği ile görüşmeler yapan Doç. Dr. Yavuz Alptekin 58 dernek başkanı ve 260 dernek üyesi ile anket yaptıklarını ifade ederek tüm bu derneklerin yönetim kurulu üyelerinin eğitim durumlarından mali durumlarına kadar birçok konuda sosyal profillerinin titizlikle çıkarıldığının ve çalışmaya eklendiğinin altını çizdi.

“Almanya’da Bir Diaspora Ortaya Çıkmazsa Dünyanın Hiçbir Ülkesinde Çıkma İhtimali Yok”

Yaptıkları çalışma ile elde edilen verilerin, Almanya’da bir Türk diasporasının başlamış olduğunu gösterdiğini belirten Doç. Dr. Alptekin, önemli bir kısmını tamamladıkları çalışmaya dair analizlerini ve toplanan tüm verileri dinleyicilere aktardı.

Almanya’da yaşayan Türklerin yoğun olarak yaşadığı bir şehir olması sebebiyle Duisburg kentinin araştırma sahası olarak belirlendiğini ifade eden Doç. Dr. Yavuz Alptekin, konuşmasına şöyle devam etti:

„Yurt dışında ortalama 7 milyon uluslararası göçmen konumunda Türk var. Bu insanların ayrı ayrı hareket etmeleri durumunda bir diasporadan bahsetmek mümkün değil ancak bir dernek çatısı altında toplanmaları durumunda bir lobileşmeden, diasporadan, toplumsal bir güçten bahsedebiliriz. Yaklaşık 7 milyon uluslararası Türk göçmenin 3 milyonu Almanya’da yaşıyor. Eğer Almanya’da bir Türk diasporası ortaya çıkmazsa dünyanın diğer ülkelerinde de ortaya çıkmaz diyebiliriz. Çünkü tek başına Almanya’da 3 milyon Türk yaşarken geriye kalan 3 milyonu da dünyanın diğer ülkelerine dağılmış durumdadır. Dolayısıyla Almanya’daki 3 milyon Türk’ün çok daha güçlü bir diaspora olarak ortaya çıkabileceğini düşünüyoruz.”

“Almanya’da İlk Türk Diasporası Solingen Vakası ile Başlamıştır”

Doç. Dr. Yavuz Alptekin: “Duisburg ve Essen’de Türk dernekleri ile ilgili yaptığımız çalışmanın verileri bize gösteriyor ki 1961 yılında misafir işçi olarak gelen insanımız bir yerden sonra uluslararası göçmen statüsünden çıkmıştır. 1983 yılı bu anlamda bir milattır. 1983 yılında Helmut Kohl hükumetinin çıkardığı „Geri Dönüşü Teşvik Yasası“ ile yaklaşık 700 bin insanımız, aileleriyle birlikte Türkiye’ye geri dönmüştür. O tarihten sonra her şeyi göze alarak Almanya’da kalmak isteyenler misafir işçi statüsünden çıkarak 1993 yılına kadar uluslararası göçmen olarak yaşamaya devam etmişlerdir. 1993’te meydana gelen Solingen Vakası gibi üzücü bazı hadiselerden sonra ise ilk kez bir diaspora olarak ortaya çıkmaya başlamışlardır. 2022 yılında TÜBİTAK desteğiyle yaptığımız çalışmanın bu gözlemimizi desteklediğini görüyoruz. Artık bir Türk diasporası ortaya çıkmaya başlamıştır. Önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde güçlü bir diaspora ortaya çıkacaktır diye düşünüyoruz.” dedi.

Seminerin sonunda dinleyicilerin sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Alptekin, programı noktalamadan önce TİAD Başkanı Erkan Dural şahsında tüm yönetim kuruluna ve üyelerine, veri toplama sürecinde verdikleri desteklerden dolayı teşekkürlerini sundu.

Altmışıncı Yılında Almanya Türk Toplumu

1961 yılında İşgücü Antlaşması ile Türkiye’den Almanya’ya gelen Türklerin tarihi geçen sene yapılan geniş katılımlı bilimsel bir sempozyum ile ele alınmıştı. Başta Türkiye ve Almanya’dan olmak üzere başka ülkelerden araştırmacıların da sunumlar yaptığı sempozyum Türklerin Almanya serüveninin farklı alanlarını göz önüne sunmuştur.

Almanya çapında tanınan başarılı  akademisyen Prof. Dr. Hacı-Halil Uslucan (Duisburg-Essen Üniversitesi) önemli bulgularıyla sempozyuma katkı sağlamıştır. Hacı-Halil Uslucan yanı sıra Almanya’dan Dr. Yaşar Aydın, Selin Aydın ve Emine Kır sunum yapmışlardır. Yapılan bu sunumlar geçen hafta kitaplaştırılmış ve satışa çıkmıştır. Kitaba bu linkten ulaşılabilmektedir. https://www.gavperspektif.com/altmisinci-yilinda-almanya-turk-toplumu

Almanya‘daki Türklerin son altmış yıldaki tarihi, gerek toplumsal, gerek dilbilimsel gerekse siyasal konular bilimsel olarak değerlendirilmiştir. Bu bağlamda Türklerin tarihine ilgi duyanlar veya göç konularını çalışanlar için önemli bir kaynak niteliğini taşımaktadır.

Yurtdışı Türkler Başkanlığı’nın (YTB) daha önce başkanlığını yapmış olan Mehmet Köse ve Necati Anaz kitabın editörlüğünü yapmışlardır.