Loading...

Manset

SASAM Heyeti Almanya’da: Erasmus+ Yetişkin Eğitimi Kapsamında Temaslar Yoğunlaşıyor

SASAM (Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi) Genel Başkanı Süleyman Erdem ve Genel Başkan Yardımcısı Dr. Cihangir Aksakal, Erasmus+ Yetişkin Eğitimi Programı kapsamında

Almanya’da Zonguldak Çıkarması: Güç Birliği İçin Tarihi Adımlar Atılıyor!

Almanya ve Türkiye arasındaki gönül köprüleri, dev bir organizasyon ve stratejik bir birleşme kararıyla güçleniyor. Ziya ÖNCAN’ın birlik mesajları verdiği buluşmada,

ALMANYA’DA YENİ BİR DÖNEM: BATI KARADENİZ VAKFI (BAK‑VAK) GÜÇLÜ VİZYONUYLA TANITILDI

Almanya’daki Batı Karadeniz toplumunu kurumsal bir kimlikle geleceğe taşımayı hedefleyen Batı Karadeniz Vakfı (BAK-VAK), Gelsenkirchen şehrinde yer alan Bellavue Event Etkinlik

Hamburg’da Türk İşverenler Birliği kuruldu

HAMBURG’da iş dünyasını bir araya getirmeyi hedefleyen Hamburg Türk İşverenler Birliği (Türkischer Arbeitgeber Bund Hamburg -TAB Hamburg) adıyla yeni bir dernek

Hollanda’da Dev Yatırım: EG Veranda’nın Eindhoven’daki Büyük Açılışı

Avrupa’nın en modern üretim tesislerinden biri Türk girişimci Engin Güngör’ün öncülüğünde hizmete girdi; Lahey Büyükelçisi Fatma Çeren Yazgan diplomatik ilişkilerin ekonomik

Kayak Bölgeleri Yoğun İlgi Görüyor !

Kar yağışının tam olarak başlamamasına rağmen kayak bölgeleri şimdiden yoğun bir ilgi görmeye başladı. Turizm sektörü temsilcileri, “ Pandemi sürecinde evlerinde kalan insanlar artık tatile çıkmak istiyor. Yaşanan bu durum nedeniyle şimdiden kayak bölgelerine yapılan rezervasyonlarda yüksek oranda artış var. Eğer kar yağışında sıkıntı olmazsa kayak bölgelerinin büyük bir kısmı sezon boyunca %100′ e yakın doluluk ile hizmet verecektir.“ ifadelerini kullandı. Soğuk havaların iyice kendini hissettirmesiyle beraber kış tatili için de planlar yapılmaya başlandı. Pandemi sürecinde eve kapanan kişilerin kış tatili için şimdiden rezervasyon yaptırmaya başladığına dikkat çeken Turizm Sektörü temsilcileri, sonbahar aylarında kar yağmamasına rağmen doğa içerisindeki otellerin ve kayak bölgelerinin çok fazla ilgi gördüğünü dile getirdi. Daha kar yağmamış olmasına karşın Kartepe ve çevresine ilginin yüksek olduğuna yönelik vurgu yapan Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Doğu Marmara Bölge Temsil Kurulu Başkanı Aytekin Şahinbaş, “Kayakseverler için henüz tatil dönemi başlamadı. Ancak buna rağmen Kartepe ve Sapanca’ya inanılmaz bir talep var. Pandemide evinde sıkılan, doğayla kucaklaşmak isteyenler bölgemize akın etti. Kar yağışı ile birlikte talebin çok hızlı katlanacağını tahmin ediyoruz. Rezervasyonlar henüz tam olarak başlamasa da gelen taleplerden kış dönemini çok yoğun geçireceğimizi tahmin ediyoruz. Yılbaşı ile birlikte sezonu açmayı planlıyoruz. Kasımdan itibaren yerli-yabancı 200’e yakın seyahat acentesi bölgemize turlar düzenlemeye başladı. Yaşanan yoğunluk ve beklentiyi düşününce geçtiğimiz dönemde zorluk yaşayan turizm sektörünün rahat bir nefes alacağını söyleyebiliriz” açıklamasında bulundu.

Gaziantep‘ te Uyuşturucuya Özendiren Paylaşımlara Gözaltı !

Gaziantep‘ te sosyal medya üzerinden uyuşturucu kullanımına yönelik paylaşımda bulunduğu tespit edilen 5 kişi polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, sosyal medya hesapları üzerinden uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımına özendiren paylaşımlar yapıldığı tespit edildi. Ekipler tarafından gerçekleştirilen araştırma sonucunda uyuşturucuya özendiren paylaşımlarda bulunan 5 kişinin kimlikleri belirlendi. Şüpheliler savcılık kararıyla polis ekipleri tarafından adreslerine düzenlenen baskınla yakalandı. Adreslerinde yapılan aramanın sonunda isimleri açıklanmayan ve gözaltına alınan şüphelilerin emniyette sorgulanmaya başlandı.

Mısır‘ da Kum Fırtınası Nedeniyle 3 Kişi Yaşamını Yitirdi !

Mısır‘ ın farklı bölgelerinde meydana gelen kum fırtınası yaşamı olumsuz etkiledi. Başkent Kahire, Giza, Sina, Yukarı Mısır ve Delta  bölgelerinde etkili olan kum fırtınası nedeniyle gökyüzü sarıya büründü. Görüş mesafesi düşerken, bazı yollar ise trafiğe kapatıldı. Meteoroloji, önümüzdeki günlerde bölgede sert hava koşullarının devam etmesinin beklendiğini dile getirerek halkı evde kalmaları konusunda uyardı. Mısır devlet haberlerinde yer alan bilgilere göre Mısır’ın Garbiyye kentinde şiddetli rüzgar sebebiyle hareket halindeki ulaşım aracı Tuktuk‘ un (motor taksi) üzerine ağaç devrilmesinden dolayı 25 yaşındaki sürücü yaşamını yitirdi. İsmailiye kentinde  62 yaşındaki yaşlı kadının yolda yürüdüğü sırada üzerine ağaç devrilmesinin ardından hayatını kaybettiği belirtildi. Dekahliye kentinde ise 60 yaşında olan bir kişinin evinin çatısından düşerek öldüğü kaydedildi. Olumsuz hava şartlarının devam etmesi dolayısıyla 2 limanda geçici olmak üzere faaliyetlerine ara verdi.

Bayburt‘ ta Fırtına Nedeniyle Evlerin Çatısı Uçtu !

Bayburt‘ a bağlı olan Saraycık köyünde gece saatlerinde etkili olan fırtına nedeniyle 5 evin çatısı uçtu. Bayburt‘ a 30 kilometre uzaklıkta bulunan Saraycık köyü etkili olan fırtınadan etkilendi. Fırtına sebebiyle 5 evin çatısının uçmasının yanı sıra enerji nakil hatları da hasar gördü. Saraycık köyünün muhtarı olan Hacı Arif Öztürk, akşam saatlerinde etkisini gösteren fırtınanın Süleyman Okumuş, Hacı Osman Çınar, Cengiz Akbaba, Süleyman Çınar ve Hüsamettin Çağlar isimli vatandaşların evlerinin çatılarını uçurduğunu dile getirdi. Meydana gelen fırtına da maddi hasarlar oluşurken, can kaybı yaşanmadı. Elektrik kesintisi olan köyde, yaşayan vatandaşlar fenerler eşliğinde çatıları uçan komşularına yardıma koştu.

Çocuğunuz Egemenliğini mi İlan Etti?

2 yaş bebeklikten çocukluğa geçiş dönemi olarak açıklanabilir. Bu nedenle kritik bir eşik olarak görülür. Ebeveynler için zorlu bir süreç olabilen 2 yaş döneminde çocuklarının kendini ispat etmeye çalıştığı davranışlar söz konusudur. Artık büyüdüğünün farkında olan çocuk kendi egemenliğini ilan etmeye çalışır. Çocuğun bağımsız bir birey olma çabası içerisine girmesi ise anne ve babalar için zorlayıcı olabilir. Bu dönemdeki çocukların artık kendi istek ve fikirleri ön plandadır. Kıyafet, yiyecek, aktivite konusunda seçici olmaya başlamaları ağlama nöbetlerini de beraberinde getirebilir. Hırçın ve inatçı olma eğiliminde olan 2 yaş dönemi çocukları için “hayır“ kelimesi özgürlüklerine çekilmiş bir settir. Hatta bazen durum o kadar vahim bir hal alır ki istedikleri şeyler yapılmadığında etrafa vurma, kendilerine zarar verme gibi davranışlara da başvurabilirler. Bu süreçte ebeveynler sakin ve sabırlı olmalı, çocuklarına tepki ile karşılık vermemelidir. Onu anlamaya çalışmak ve destek olmak yerine çocuklarının üzerine gitmeleri halinde durum daha karmaşık bir hal alabilir.

2 Yaş Sendromu Nedir?

2 yaş sendromu genellikle 18. ayda başlayıp 36. ayda son bulsa da bazen 16. ayda da başlayabilir. 2 yaş sendromunun bazen 42. aya kadar devam etme durumu da söz konusudur. 2 yaşındaki bir çocuğun en önemli çabası kendini dışarıya ispatlama isteğidir. Her şeyi kendi başına yapabileceğini göstermeye çalışan çocuk yardım taleplerine sıcak bakmaz. Ebevenylerini taklit etmek ise en sevdiği işlerin başında gelir. Kontrol altında tutulmaktan hoşlanmayan çocuk karşısında ebeveynler öfkeli tavırlar sergilerse çocuk daha da hırçınlaşacaktır. 2 yaş dönemindeki çocukların ani ruh hali değişimleri söz konusudur. Bazen ebeveynler çocuklarının neye öfkelendiğini anlamakta bile güçlük çekebilirler. Söylenen şeyleri yapmak istememe, ya da zıttını yapma eğiliminde olma 2 yaş dönemindeki çocuklarda sıklıkla görülen daranışlar arasındadır. Bu yaş grubundaki çocukların çevreyi keşfetme merakı da ön plandadır. Bu nedenle durdurulmaktan hiç hoşlanmazlar. 2 yaşındaki çocukların henüz dil ya da el becerileri henüz çok fazla gelişmemiş olduğu için ebeveynleri tarafından yönlendirirler. Ancak 2 yaşındaki çocukların hoşlanmadıkları davranışlardan biri de yönlendirilmektir. Ayrıca henüz yeterli kelime dağarcığına sahip olamamaları ve motor becerilerinin yeterince gelişmemiş olmamasından dolayı da öfkelenmeleri normaldir. Örneğin; lego oynarken parçaları düzgünce takıp çıkartamamaları halinde sinirlenip, legoları etrafa fırlatabilirler. Öfke nöbetleri bazen çok uzun sürebilir. 2 yaş dönemindeki çocukların zaman algısı da yeterince gelişmediğinden beklemekten nefret ederler. Son derece sabırsız ve hareketli olurlar.

2 Yaş Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

2 yaş dönemindeki bir çocukta görülen en yaygın belirtiler şu şekilde sıralanabilir;

l Her şeyi kendisi yapmak ister.

l Yardım teklif edildiğinde sinirlenir.

l Başarızlıkla sonuçlanan bir girişimi sinir krizi geçirmesine neden olabilir.

l Dışarıda elinden tutularak yürümekten hoşlanmaz.

l Mevsimine uygun olmayan giyisiler giymekte ısrarcı olabilir. Örneğin; yaz gününde kalın bir şapka ya da eldiven giymek konusunda inatçı olabilir.

l Yemek seçmeye başlar, sadece kendi istediği yiyecekleri yemek isteyebilir.

l Çok hareketlidir, yorulmak bilmez. Bu da ebeveynler için oldukça yorucu ve yıpratıcı olabilir.

l Söylenilenin tersini yapma konusunda istikrarlıdır. Daima ‚ben bilirim‘ havası içerisindedir.

l Saldırganlık, öfke nöbetleri, etrafa ya da kendine zarar verme eğilimi yüksektir.

l İstediklerini genelde ağlayarak elde etmeye çalışır. 2 yaş dönemindeki çocukların en büyük silahı ağlamak ve öfkelenmektir.

l Yaklaşık 30 dakika süren ağlama krizleri yaşar.

2 Yaş Döneminde Ebeveynler Nasıl Bir Yaklaşım Sergilemelidir?

 

l Öncelikle aileler tarafından bu sürecin geçici olduğu unutulmamalıdır. Çocuğun bu dönemde kendi bireyselliğini kabul ettirme çabası içinde olduğu anlayışla karşılanmalıdır.

l Aileler bu dönemde çocuklarının istek ve duygusal durumlarına karşı sabırlı olmalılardır. Yanlış olan daranışlar ve kurallar çocuğa oyunlar sırasında aşılanabilir. Bu yaş grubundaki çocuklar aileleriyle oyun oynamaktan çok hoşlanırlar. Çocuk ile sağlıklı iletişim kurmak adına oyun ve aktivite ağırlıklı zaman geçirmek bu sürecin daha hafif atlatılması için faydalı olacaktır.

l Kızmak, sürekli bağırmak ya da fiziksel şiddet çocuğun daha da hırçınlaşmasına neden olur. Çocuk tehlikeli ya da yanlış bir davranış yaptığında aile sinirli şekilde çocuğa bağırmak yerine “ bu yaptığın çok da doğru bir davranış değil, istersen bir dahaki sefere şu şekilde yapmayı deneyebilirsin“ şeklinde uyarıda bulunursa daha doğru olabilir. Çocuğun uyması gereken kural sevimli bir dille anlatılırsa ters tepki vermeyecektir.

l Özellikle “hayır“ kelimesi 2 yaş dönemindeki çocukları çıldırtan bir kelimedir. Doğrudan “hayır“ demektense dolaylı şekilde çocuğu uyarmak mantıklı bir davranış olur.

l Bu süreçte çocuklar son derece itaatsiz olurlar. Emrivaki yapmamak çocuğun daha sakin bir dönem geçirmesi için önemlidir. Bu süreçte ebeveynler çocuklarını asla tehdit etmemelidir.

l Eğer çocuk bir işi kendi başına yapabildiyse övülmeli ve “aferin, çok başarılı bir iş çıkardın gibi ifadeler ile kendini değerli hissetmesi sağlanmalıdır.

l Çocuk öfke nöbetine girdiğinde ilgisini bir başka yöne çekmeye çalışabilirsiniz. Sevdiği bir çizgi filmi açmak, hoşuna giden bir konuda sohbet başlatmak faydalı olabilir.

l Çocuğunuza basit sorumluluklar vermeniz de ona iyi gelecektir. Örneğin; ev temizliği sırasında eline bir vileda vererek yerleri silmesini talep edebilirsiniz. Ya da birlikte kek, kurabiye yapmayı teklif edebilirsiniz.

l Eğer bir kez “hayır“ dediyseniz, çocuğunuz ağlama krizine girdikten sonra kararınızı “evet“ olarak değiştirmeyin. Bu; çocuğun kafasında “demek ki ağlarsam annem izin verecek“ olarak kodlanabilir.

l Çocuk tehlikeli işler peşinde değilse sürekli kısıtlanmamalı ve “dur, yapma“ gibi kelimeler devamlı söylenmemelidir.

Tıbbi Yardım Almak Gerekli mi?

 

2 yaş döneminde çocuğun başına buyruk olmak istemesi ve baskı altına girmekten hoşlanmaması çok normaldir. Ancak bazen ebeveynler hangi yolu denerse denesin çocuklarının davranışları ile mücadele edemeyebilirler. Eğer çocuğun duygu ve davranışları kontrolden çıktıysa profesyonel bir yardım almak gerekiyor olabilir;

 

l Eğer öfke ve ağlama krizleri yarım saatten daha uzun sürüyorsa,

l Çocuk kendine ya da başkalarına sürekli zarar verme eğilimi içindeyse,

l Göz temasından kaçınıyorsa,

l İçine kapanık ve sürekli somurtkansa,

l Aşırı agresif tavırlar sergiliyorsa uzman bir çocuk doktoruna danışmakta fayda olacaktır. Çünkü çocukta 2 yaş sendromunun yanı sıra davranış bozukluğu söz konusu olabilir.

Çocukların agresif, öfkeli ve inatçı davranışları genellikle 4 yaşın sonunda tamamen kaybolur. 2 yaş döneminde şiddetli olan özgür davranışlar aileler için her ne kadar zor olsa da sakin ve anlayışlı tavır sergilenmesi halinde kolaylıkla atlatılacaktır.

Yasak Elma‘ nın Kumru‘ su Koronavirüse Yakalandı !

Şevval Sam ve Eda Ece‘ nin başrol oyunculuğu yaptığı Yasak Elma dizisinin Kumru‘ su koronavirüse yakalandı. İşte Biran Damla Yılmaz‘ ın sağlık durumu.

Fatih Aksoy‘ un patron olduğu Medyapım imzalı fenomen dizi Yasak Elma, 5. sezonunda da olduğunca ilgi görüyor. Pazartesi akşamları seyirciyi ekranlara toplanan dizinin setinde geçen günlerde koronavirüs şoku yaşandı. Fenomen dizinin Kumru‘ su Biran Damla Yılmaz‘ ın ateşi yükselmesinin yanı sıra kendisini kötü hisseden oyuncunun yapılan test sonrası sonucunun pozitif olduğu öğrenildi. Bunun üzerine sette panik yaşandı. Tüm sete yapılan koronavirüs testlerin negatif çıkması halinde rahat bir nefes alındı. Biran Damla Yılmaz‘ ın neredeyse bütün sahneleri çekildiği için karantina süreci çekimlere yansımadı. Genç oyuncunun sağlığına kavuştuğu öğrenildi.

Kayseri‘ de Tırın Altına Giren Oğlunu Ezerek Öldürdü !

Kayseri‘ nin Sarıoğlan ilçesinde bir kişi tırın altına giren çocuğunu fark etmeyerek üzerinden geçti. Küçük çocuk olay yerinde hayatını kaybetti. Sarıoğlan ilçesinde meydana gelen olayda 4 yaşındaki D. T. babası N.T‘ nin kullanmış olduğu tırın altına habersizce girdi. Baba N.T oğlunun tırın altında olduğundan habersiz tırı çalıştırıp hareket ettirince, tırın altında kalan talihsiz çocuğun üzerinden geçti. Alınan ihbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptıkları ilk müdahale sonucunda küçük çocuğun yaşamını yitirdiği belirlendi. D.T‘ nin cansız bedeni yapılan incelemeden sonra hastane morguna kaldırıldı. Olay ile ilgili soruşturma başlatıldı.

Almanya‘ da Bir Aile Yok Oldu !

Almanya‘ da ilk eşini ve sonra 10, 8, 4 yaşlarındaki 3 çocuğunu öldüren baba daha sonra kendini öldürdü. Alman baba bıraktığı mektupta, sahte aşı kartı dolayısıyla korktuğunu ve çocuklarının elinden alınacağını düşündüğü için bu olayı gerçekleştirdiğini belirtmiş.

Almanya‘ nın  Brandenburg eyaletinde bulunan Königs Wusterhausen kasabasında bir aile dramı yaşandı. Beş kişilik ailede, 40 yalında olan baba David R. önce eşini ve ardından ise 10, 8 ve 4 yaşında olan üç çocuğunu öldürdükten sonra intihar etti. Başsavcı Gernot Bantleon‘ ın yaptığı açıklamaya göre, çocuklarını ve eşini öldüren babanın kendini öldürmeden önce bir mektup yazdığını söyledi. Baba David‘ in sahte aşı kartı dolayısıyla korktuğunu ve çocuklarının elinden alınacağına dair endişeler yaşadığını dile getiren Bantleon, olayın bu yüzden gerçekleştiğini söyledi. Hayatını kaybedenlerin silahla öldürüldüğü yetkililer tarafından açıklandı.

Fatih Terim Bel Fıtığı Sebebiyle Tedaviye Alındı !

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim bel fıtığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Hemen tedavisine başlanan Terim‘ in sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Deneyimli hocanın sağlık durumu ile ilgili çıkan haberlerin ardından tedirginlik yaşandı. Teknik direktörün iyi olduğu bilgisi ise yürekleri rahatlattı. Sağlığıyla alakalı gelişmeler kısa süre içerisinde sosyal medyada gündeme düşen deneyimli teknik direktöre, rakip taraftarları da dahil olmak üzere spor camiasından geçmiş olsun mesajları geldi. Galatasaray‘ ın, Fatih Terim‘ in sağlık durumuyla ilgili yaptığı açıklamada, „Teknik Direktörümüz Sayın Fatih Terim, son üç gündür mide bağırsak sistemi ile ilgili yaşadığı sorun nedeniyle dün akşamüstü hastaneye sevk edildi. Sponsor hastanelerimizden Liv Hospital’ın Vadi İstanbul şubesinde son 24 saat içinde çeşitli kontroller ve testler uygulanan teknik direktörümüz, bugün doktorlardan aldığı iki saatlik özel izinle takımın başında antrenmana çıktı.“ ifadelerini kullandı. Antrenman sonrasında yeniden hastanede müşahede altına alınan ve durumu hassas bir şekilde takip edilen deneyimli hoca hakkında verilecek olan tıbbi karar, sağlık durumunda olacak ilerlemeye bağlı olarak netlik kazanacak.

Öğrenci Yurdundaki Dehşet Tüyler Ürpertti !

Antalya‘ da bulunan özel bir öğrenci yurdunda aşçılık görevi yapan İhsan Güney, yurdun yemekhanesinde üniversite öğrencisi olan Mehmet Sami Tuğrul‘ un kafasını satırla keserek göğsünün üzerine koydu. İhsan Güney, olayın ardından „Deccal‘ i vurdum“ diyerek bağırdı.

Antalya İlim ve Kültür Derneği’nin (Alim Derneği) 4 katlı bir öğrenci yurdunun yemekhanesinde saat 14.30 sularında akıllara durgunluk veren bir olay meydana geldi. Meydana gelen olay duyanların tüylerini ürpertti.  Kepez İlçesi Kültür Mahallesi Hürriyet Caddesi üzerinde bulunmakta olan yurtta aşçılık görevi yapan İhsan Güney henüz bilinmeyen bir sebeple mutfakta duvara dayadığı Akdeniz Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 1. sınıf öğrencisi olan Mehmet Sami Tuğrul‘ un kafasını satırla kesti. Güney, Tuğrul‘ un kestiği kafasını göğsünün üzerine koydu ve „Deccal‘ ı vurdum“ diyerek bağırdı. Sonrasında satırı da göğsünün üzerine bıraktı. Yaşanan olaya tanıklık eden öğrencilerden biri yemekhanenin kapısını kapatarak kilitledi ve polisi aradı. Öğrencinin ihbarı üzerine öğrenci yurduna sevk edilen polis, aşçı İhsan Güney‘ i gözaltına aldı. Yurtta ki aşçılık görevine kısa bir süre önce başladığı öğrenilen İhsan Güney, Antalya Emniyeti asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğine götürüldü. Polisin olay yeri incelemesi devam ediyor.

Avrupa’da Yaşamış İmamdan Kadın Cinayetleri Çıkışı

Almanya’da uzun yıllar yaşamış ve eğitim almış Hafız Mustafa Özcan Güneşdoğdu Cuma Hutbesi’nde cemaate seslendi.

Güneşdoğdu Cuma Hutbesi konuşması sırasında Ataşehir’de yolda yürürken Başak Cengiz’i takip ederek kılıç ile öldüren Göktuğ B.’yi hatırlatarak „Hadi diyelim ki bu şizofren, sapık. Geçen sene kocası, babası tarafından öldürülen kadın sayısı 460 civarında“ dedi.

Bu rakamın korkunç olduğunu vurgulayan Mustafa Özcan Güneşdoğdu bu rakamın sadece Türkiye’de mi böyle acaba diyerek uzun yıllar yaşadığı Almanya ile kıyasladı:

Çocukluğum orada geçti. Alman gazeteleri bizim kadar velveleci değildir. Burada biri birini bıçaklamış haberi yapıyorlar. Almanya’da böyle bir haber yok. Haberler orada 5 dakika sürer. Ana haberler 10 dakikayı geçmez. Burada 1 – 1,5 saat haber. İletişim okuyan bir kardeşim anlatmıştı; „Gelişmemiz ülkelerde insanları bunlarla meşgul ederler. Onun için oralarda haberler uzun verilir“ demişti.

Almanya’da da Türkiye ile eşit oradan kadın cinayetleri mevcut. O da 400’ün üzerinde.  Aynı bizimle beraber. Demek dert aynı. Müslümanda olsa, gayrimüslim de olsa, gelişmiş ve maddi imkanları bol da olsa bela aynı bela

 

90 Yazılımcı Büyük Ödül İçin Yarıştı !

Hasan Kalyoncu Üniversitesi‘ nin Gaming, Dynamic ve IEEE öğrenci topluluklarının beraber düzenlemiş olduğu 48 saatlik oyun geliştirme maratonu „HKU Game Jam“ (HGJ) etkinliğine katılım sağlayan 90 yazılımcı büyük ödül için birbiriyle yarıştı. Bu sene teması „yükselmek“ olarak belirlenen HGJ etkinliği için HKÜ Öğrenci Merkezi‘ nde bir araya toplanan oyun geliştiricilerinin oluşturduğu 17 takım uykusuz geçirdikleri 48 saatin ardından 13 oyun geliştirmeyi başardılar. Uykusuz ve Yorucu geçirilen 48 saatlik maratonun sonucunda üretilen oyunların sunumlarının yapılmasının sonunda konuşan HKÜ Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli “48 saat gibi kısa bir sürede bir kısmı son kullanıcıya sunulmaya hazır 13 oyunun geliştirilmesi büyük bir başarı. Henüz hazırlık sınıfında olan öğrenci arkadaşlarımızın geliştirdikleri oyunlar dahi takdire şayan. Hepiniz, yorgun ama mutlusunuz. Birlikte üretmenin mutluluğunu yaşıyorsunuz. Takım halinde çalışabilmek de son derece önemliydi. Bugün aslında hepiniz kazandınız. Eşit şartlarda, verilen kısa süre içerisinde açıklanan temaya uygun oyunlar geliştirdiniz. Geliştirilen tüm oyunları başarılı buluyorum ve bazılarının ticari başarı potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum. Etkinliğe katılan tüm oyun geliştiricileri tebrik ediyorum ve yazılım geliştirmeye devam etmelerini diliyorum“ diyerek sözlerini ifade etti. Konuşma sonrasında, jüri değerlendirmesi sonucunda dereceye giren takımlar açıklandı. Birinci olan Ancrow, ikinci olan Finishers ve üçüncü olan Volunteers takımlarına hediye çekleri HKÜ Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli tarafından kendilerine takdim edildi.

Damar Sertliğinin Belirtileri, Riskleri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Damar Sertliğinin Belirtileri, Riskleri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Damar sertliği olarak da bilinen ateroskleroz, kalp ve damar hastalıkları arasında en yaygın görülenlerden biridir. Özellikle 40-45 yaş üstü bireylerde sıkça görülen ve görülme oranı da artan damar sertliği, tedavi edilmezse ciddi sonuçlar meydana getirebilir.

Avrasya Hastanesi Başhekimi ve Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Cenal, konuyla ilgili önemli detayları açıklıyor.

Damar Sertliği Nedir?

Sağlıklı kişilerin damarları esnek bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla damarlar yapısı gereği zaman zaman genişleyebilir ya da daralabilir. Böylece kan akış hızı gibi pek çok durum kontrol altında tutulur.

Damar sertliği hastalığı olan bireylerde damar duvarlarında kolesterol birikmesi meydana gelebilir. Ayrıca bağ dokusu oluşumunun artmasıyla damarlarda esneklik ve sertleşme kayıpları yaşanır.

Damarlardaki sertleşen bölümlerden iç kısımlara doğru oluşan plaklar, zamanla damarın tıkanmasına ve kan akışının sağlanamamasına neden olur. Eğer önlem alınmazsa ya da tedavi edilmezse ölümle sonuçlanabilen ciddi sorunlara zemin hazırlar. Kalp krizi ve beyin kanaması gibi ölüme sebep olan hastalıkların çoğunda temel neden damar sertliğidir.

Damar Sertliği Belirtileri Nelerdir?

Damar sertliği, genellikle kendine özgü belirtilere sahip değildir. Ancak neden olduğu diğer önemli sağlık sorunlarıyla teşhisi konulabilir. Oluşan belirtiler, damar sertliğinin görüldüğü bölgeye göre farklılaşır.

Kalp damarlarının sertleşmesi sonucu kalp kasının kasılıp gevşemesinde sorunlar ortaya çıkar. Bu sorunlar kalpte ritim bozukluğu gibi pek çok ciddi probleme neden olabilir. Bu tarz problemlerde vücudun çeşitli bölgelerinde morarmalar ve göğüs ağrısı görülebilir. Kalp damar tıkanıklığı durumlarında kalp krizi de riski çok fazladır.

Ayak ya da bacak damarlarından birinde sertleşme oluştuğunda kasılmalar ve kramplar meydana gelebilir. Beyin damarlarında oluşan sertleşme, görme ve konuşma bozuklukları, bilinç kaybı gibi durumlara yol açabilir. Böbreklerde olan damar sertliği ise böbrek yetmezliği ve hipertansiyon gibi çeşitli sorunlar meydana getirebilir.

Damar Sertliği Neden Oluşur?

Hastalığın oluşumunda çevresel ve genetik faktörler bir arada rol oynar. Ailesinde damar sertliği görülen bireylerde hastalığa yakalanma riski çok daha yüksektir. İleri yaşlarda damarlarda oluşan yapısal bozuklukların onarımı yavaşlar. Dolayısıyla 40 ve 45 yaş üstü bireylerde görülme sıklığı daha fazladır.

Bunların dışında damar sertliğinin oluşumunda risk artırıcı faktörleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Erkek cinsiyet
  • Menopoz sonrasında kadınlarda östrojen hormonunun koruyucu etkisinin azalması
  • Kanda kolesterol, LDL kolesterol ve trigliserit seviyelerinin yüksek, dislipidemi yani iyi kolesterol olarak bilinen HDL düzeylerinin düşük olması
  • Sigara kullanımı
  • Yüksek tansiyon
  • Şeker hastalığı
  • Obezite
  • Yetersiz fiziksel aktivite
  • Sağlıksız beslenme
  • Stresli yaşam

Damar Sertliği Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Çeşitli görüntüleme teknikleri sayesinde damar sertliği teşhisi koyulabilir. Teşhis sonrası ilk aşamada damar tıkanıklığının başka bölgelerde olup olmadığının kontrol edilmesidir.

Tedavi sürecinde hangi yöntemin kullanılacağı hastalığın evresine göre değişmektedir. İleri evrede olmayan durumlarda ilaç tedavisi uygulanabilir. Fakat daha ciddi durumlarda bypass ameliyatı veya minimal invaziv cerrahi yöntemleriyle tedavi uygulanır.

Son yıllarda gelişen minimal invaziv cerrahi yöntemi, küçük kesikle yapılabilmesi ve kalbi daha az yorması nedeniyle damar sertliği tedavisinde tercih edilmektedir. İnvaziv tedavi yöntemi kangren oluşumuyla kesilme riski bulunan ayaklarda oldukça etkilidir.

Kalp krizi, beyin kanaması gibi yüksek ölüm tehlikesi taşıyan ve yaygın olarak rastlanan hastalıkların temelinde yatan damar sertliğinden korunmak amacıyla düzenli olarak sağlık kontrolünden geçmelisiniz. Bunun dışında damar sertliği teşhisi koyulmuş bireylerin ise rutin kontrollerini aksatmadan yaptırması ve tedavi sürecini doktoruyla planlaması hayati önem taşır.

Burun Estetiği ile Uykusuz Gecelere Veda Edin

Burun estetiği ile uykusuz gecelere veda edin

Dünyada ve ülkemizde modern zamanların en çok tercih edilen operasyonlarının başında burun estetiği geliyor. Hem estetik kaygıları ortadan kaldırıyor hem de solunum yollarını iyileştirerek daha iyi bir uyku kalitesi vaat ediyor.

Burun estetiği sadece güzellik algısı için yapılmaz. Travmalara karşı gelişen hasarda ya da sağlık problemi yaratacak hastalıklarda da burun estetiği önemli bir rol oynar. Avrasya Hastanesi’nden Kulak Burun Boğaz Uzmanı Uzm. Dr. Koray Cengiz Burun estetiğine dair merak edilen soruları yanıtladı.

Burun estetiği (Rinoplasti) nedir?

Rinoplasti ya da yaygın kullanılan adıyla burun estetiği, burnu yeniden şekillendirmek amaçlı yapılan cerrahi bir yöntemdir. Gelişen teknoloji ile birlikte artık burundaki yapı ve şekil bozuklukları pek çok farklı ve güvenilir yöntemle giderilebilmektedir. Rinoplasti işlemi iki nedenle önerilmektedir. Birincisi, estetik görünümü iyileştirmek, ikincisi ise fonksiyonel yönleri iyileştirmektir.

Sağlık sorunları tetikleyici neden

İnsanlar pek çok farklı nedene bağlı olarak burun estetiğini tercih edeler. Operasyon kişinin tercihine göre üç ana başlık altında toplanabilir;

Kişisel görünüm

Estetik kaygılar kişide özgüven eksikliği, kendinden memnuniyetsizlik gibi psikolojik sorunlar yaratabilir. Eğrilik, burun kemeri, burun ve burun deliği asimetrisi, çok büyük ya da çok küçük burun gibi durumlar kişileri burun estetiğine yönlendirebilir.

Nefes problemi

Kişilerdeki işlevsel ve yapısal problemlerde burun estetiği ihtiyacı doğurabilir. Genellikle görünüme dair sorunlarla beraber görülen bu tür bozukluklar temel nefes alma probleminin yanı sıra, uyku apnesi ve horlama gibi ciddi rahatsızlıklara da neden olur.

Darbe ve yaralanma

Kaza, düşme gibi etmenler sonucu alınan darbe burunda hasarlar yaratabilir. Söz konusu şekil bozuklukları fiziksel olduğu kadar psikolojik olarak da olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle kişi burun estetiğine yönelebilir.

Ameliyat iki ana teknik ile yapılıyor

Kapalı Rinoplasti tekniği: Bu teknikte cilde herhangi bir kesi yapılmaz. Burun deliklerinin iç kısmından yapılan kesilerle işlem yapılır. İşlem tamamlandığında kesiler dikiş ile kapatılır.

Açık Rinoplasti tekniği: Burun deliklerinizin arasındaki deri şeridi boyunca bir kesi yerleştirilir. Bu kesi burun deliklerinizin etrafındaki kesiler ile birleştirilir. Daha sonra burun ucu dikkatlice yukarı kaldırılır ve gerekli işlem gerçekleştirilir.

İyileşme süresi bünyeye de bağlı olarak değişkenlik gösterebilir

İyileşme süresi ilk olarak estetik tipine ve uygulanacak cerrahi yönteme göre değişkenlik gösterir. Bu nedenle sabit bir süreden bahsetmek yanlış olacaktır.

Açık teknikle gerçekleştirilen ameliyatlarda bir aksilik yaşanmaması durumda ortalama 7-10 gün arasında iyileşme görülür. Operasyondan sonraki ilk iki gün boyunca yoğun olarak ödem, şişlikler, morluklar görülebilir. Ancak bu şikayetler genel olarak 1 haftanın sonunda ciddi oranda azalır. Şişlik ve ödemden tamamıyla kurtulmak 3 ayı bulurken tamamen bir iyileşme için 1 yıl kadar zaman gereklidir.

Kapalı tekniklerde gerçekleştirilen ameliyatlarda ise iyileşme süresi 7-10 arasında değişir. Ameliyat bitiminde burnun iç kısmına takılan silikon ateller ile dış kısıma yapıştırılan koruyucu bant 3-4 gün sonra çıkartılır. Ameliyat sonrasında ortaya çıkan şişlik ve morluklar kısa sürede iyileşme gösterir.

İnsülin Direnir, Geriye Verilemeyen Kilolar Kalır

İnsülin Direnir, Geriye Verilemeyen Kilolar kalır

İnsülin direnci, metabolik ve Tip 2 diyabet sendromunun gelişmesine neden olan önemli bir risk sebebidir. Pankreasın ürettiği normal miktardaki insülin, kas, yağ ve karaciğer hücrelerinde yeterli derecede tepki oluşturamaması nedeniyle ortaya çıkar. Şekeri enerji olarak kullanabilmek için insülin hormonuna ihtiyaç vardır. Pankreas, kas, yağ ve karaciğer gibi doku ve organlarda insülin hormonuna karşı duyarsızlık meydana gelmesi sonucu insülin direnci oluşur. İnsülin direncinin önemini vurgulayan Avrasya Hastanesi iç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sedat Işık, konuyla ilgili önemli bilgiler veriyor.

İnsülin direnci neden oluşur?

İnsülin direnciniz artış gösterdiğinde kanda bulunan şekerin hücreye girebilmesi için daha fazla insülin hormonu salgılanması gerekir. Pankreastan elde edilen insülin hormonunun üretimi, bir süre sonra pankreas bezinin çok yorulması nedeniyle azalır. Bu sebeple, öncelikle aşırı acıkma hissi olarak görülen şeker düşüklüğü daha sonrasında da gizli şeker hatta aşikar şeker hastalığı olarak karşımıza çıkabilir.

İnsülin direnci kilolu kişilerde daha fazla gözlemlenir. Bu nedenle kilo artışına bağlı olarak dirençle birlikte şeker hastalığına yakalanma olasılığı da artar.  İnsülin direnci yüksek kişiler çok hızlı kilo alabilir ve zor kilo verebilirler. İnsülin direnci olan kişilerde, halsizlik, yorgunluk, ani kilo alma, zor kilo verme, sık acıkma, doymama, uyku hali, gün içinde acıkma atakları, tatlıya olan düşkünlük, özellikle de karın çevresinde yağlanma gibi belirtiler görülebilir.

İnsülin direnci belirtileri nelerdir?

İnsülin direncinin en belirgin belirtileri çabuk acıkma ve doymama hissidir. Yemeklerden hemen sonra birkaç saat içinde tekrar acıkma hissi ve tatlı yeme isteği oluşuyorsa insülin direncinizin yüksek olduğunu söyleyebiliriz. İnsülin direncinin diğer belirtileri ise;

  • Sıklıkla tatlı tüketme isteği,
  • Sık ve çabuk acıkma,
  • Düzensiz ve aşırı kilo artışı,
  • Kilo vermede zorluk çekme,
  • Bitmeyen yorgunluk hissi,
  • Koltuk altı, kasık, boyun bölgelerinde esmerleşme,
  • Kadınlarda adet düzensizlikleri,
  • Karaciğerde yağlanma.

 

İnsülin direncinin tedavisi var mıdır?

 

Günümüzde ofislerde oturarak çalışan ve spor yapmaya fırsat bulamayan kişilerde insülin direnci sıklıkla görülen bir hastalıktır. Ayrıca günlük yaşamınız aşırı stres altında geçiyorsa; stres hormonlarında bozukluk meydana gelebilir ve bu nedenle kilo alımı görülebilir.

Yüksek insülin düzeyleri, sık acıkma ve şekerli gıdalar yeme eğilimini arttırır. Konsantrasyonda azalma meydana gelir, sabahları yorgun kalkma ve gün boyu yorgunluk hissi artar.

Özellikle öğleden sonraları bitkinlik hali, enerjisizlik, halsizlik, gün içinde uyuklamalar ve uyku bozuklukları gibi şikayetleriniz varsa insülin direnci olma ihtimali yüksektir.

Bu hastalığın öncelikle teşhis edilebilmesi için Endokrinoloji uzmanına başvurmak ve hormon testleri yaptırmak gerekir. Testler sonucunda hastalığın kesinliği belirlenir ve uzman doktor tarafından tedavi süreci başlar.

Pandemi ve Çocuklarda Aşının Önemi

Pandemi ve Çocuklarda Aşının Önemi

Güçlü bir bağışıklık sisteminin temelleri, bebeklik döneminde atılır. Anne sütüyle zamanında alınan gıda takviyeleri ve ayrıca aşıların doğru zamanda yapılması bu temelin oluşmasındaki önemli etkenlerdir. Fakat bu unsurların birbirini tamamlaması gerekir. Herhangi birinin yetersiz kalması durumunda çocuğun hastalıklara karşı olan savunma mekanizması zayıflar.

Anne sütüyle beslenen bebeklerin enfeksiyon kapma riski daha düşük olsa da anne sütü tek başına bulaşıcı bir hastalıkla baş edemeyebilir. Bulaşıcı hastalıkların yol açabileceği kalıcı rahatsızlıkları ve ölümü önleyecek en büyük unsurun aşı olduğunu vurgulayan Avrasya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Ali Talay, konu hakkında önemli bilgiler veriyor.

Aşı en güçlü önlemdir

Aşı, bebek ve çocukların çeşitli enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı korunması için en gerekli tıbbi uygulamalardan biridir. Aşı sadece oluşabilecek hastalıklara karşı korumaz, aynı zamanda Covid-19 gibi çeşitli hastalıkların gelişmesine ve bulaşmasına da engel olur. Fakat ne yazık ki dünyada her yıl hastaların neredeyse 2 milyon kadarı aşı olmadığı için hayatını kaybediyor. Gerekli aşıların yapılmadığı çocuklarda hastalık, sakatlık ve ölümler oldukça sık görülüyor. Tetanoz, polio, kızamık, tüberküloz, difteri, boğmaca ve hepatit B’ye karşı yapılan aşılar bebek ve çocuk sağlığı için hayati önem taşıyor.

Aşı ve anne sütü bebeklerin ve çocukların en büyük savunma mekanizmasını oluşturur. Yeni doğan bebekler, anne sütünden aldıkları antikorlarla hastalıklara karşı korunur. Ancak bu korunma, zaman geçtikçe azalarak kaybolur. Bu yüzden ilerleyen dönemler için aşı olunması gerekir. Ayrıca boğmaca gibi hastalıklar için anne sütünden alınan antikor yoktur. Dolayısıyla bu tür durumlara karşı aşı şarttır.

Bebekler ve çocuklar için aşı rehberi

Yeni doğan bebeklere ilk olarak Hepatit B1 aşısı yapılır. Bebek doğduğunda ilk doz hastanede uygulanır ve taburcu olmadan mutlaka yaptırılması gerekir.

1. ayın sonunda bebeğe Hepatit B2 aşısı uygulanır. Hepatit B2 aşısının yapılma nedeni özellikle bebeklerde ağır karaciğer enfeksiyonuna neden olan bir virüs türü olmasıdır.

2. ayın sonunda bebeğe sırayla KPA1 (bacak kası içi), BCG (verem – sol omuz deri içi), 5’li veya (2, 3 ayda) karma aşı (Difteri, Tetanoz, Asellüler Boğmaca, Polio- bacak kası içi) ve rotavirüs (ağızdan) yapılır.

4. ayın sonunda DaBT – İPA – HİB 2 – (Beşli Karma Aşı- bacak kas içi), KPA2 (Pnömokok- bacak kası içi), rotavirüs (ağızdan) aşısı yapılır.

6. ayın sonunda Hep B3 (Hepatit B), KPA 3 – (Pnömokok- bacak kası içi), DaBT – İPA – HİB 3- (beşli karma aşı- bacak kas içi), OPA 1 – Oral Polio aşısı yapılır.

9. ayda Meningogok 1 aşısı uygulanır. Bu aşının yapılma sebebi, menenjit olarak da bildiğimiz, omuriliği ve beyni saran zar enfeksiyonu olarak tanımlanan Meningoogok hastalığıdır.

12. ayın sonunda uygulanan aşılar ise sırasıyla KKK-1 (Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak aşısı), KPA-4 – (Pnömokok- bacak kas içi), Su Çiçeği-1 (Varicella- kol deri içi), Meningokok aşısıdır.

24. ayda, Hepatit A, ilköğretim 1.sınıf KKK (Kızamık, Kızamıkçık ve Kabakulak), DaBT-İPA, Su Çiçeği, ilköğretim 8.sınıf TD aşısı yaptırılır.

Sağlam Çatı Nasıl Olmalı?

SAĞLAM ÇATI NASIL OLMALI?

Binalarda hava şartlarına en çok maruz kalan bölüm olan çatıların inşasında profesyonel işçilik ve statik hesap büyük önem taşıyor.

Kış mevsiminin gelmesiyle yağmur, kar ve rüzgarın etkisi kendisini göstermeye başladı. Bu tür mevsimsel olaylarda mağdur olmamak için binaların çatı inşasında çok dikkatli olmak gerekiyor. Ayrıca çatılar, binanın ısı yalıtımı açısından da oldukça önemli.

Binaların hassas bölümlerinden olan çatı, özellikle yapım aşamasında inşaat konusunda uzman ekipler tarafından, profesyonel yöntemlerle yapılmalı. Sonradan oluşabilecek sıkıntılara karşı da çatılar, düzenli olarak kontrol edilmeli ve bakımı yapılmalı.

Çatı ile ilgili sorunların genellikle işçilik hataları ve doğru malzeme kullanmamaktan meydana geldiğini belirten Home Yapı Kurucu Ortağı İnşaat Mühendisi Nevzat Ülküseven, “Öncelikle çatı projesini tüm detaylarıyla oluşturmak gerekiyor. Çünkü çatı yerinde uygulanan bir bölüm olduğu için titiz bir çalışma istiyor. Ahşap, betonarme, çelik en çok kullanılan çatı tipleri. Çatı tipi her neyse, ona göre doğru tekniği kullanarak düzgün bir işçilikle yapılması çok önemli.

Her bir çatı tipinin ayrı statik hesabı var. Bu hesap yapılmadan geleneksel yöntemlerle, kara düzen metotlarla yapılan çatılar büyük problemler çıkarıyor. Konusunda uzman olmayan kişiler maalesef çatıları bu yöntemlerle yapıyor.

Çatı statiği yapılırken kar yükü, rüzgar yükü, yağmur yükü ve deprem esnasında oluşabilecek yükler hesaba katılmalı. Sonra da kullanılacak malzemenin cinsine, çeşidine, kalınlığına, uzunluğuna göre çatı yerinde imal edilmelidir. Tabi bunu yaparken de sadece statik hesap yeterli olmuyor. Yapım tekniğine uygun şekilde yapılması gerekiyor. İşçilik hatalarının önüne geçmek için teknik bir elemanın kontrolünde yapılması şarttır.

Ahşap bir çatı yapılacaksa çivi yerine vidalı sistem uygulanmalıdır. Çelik ise betona ankrajlanarak kaynak ya da kolonlu sistemle yapılmalıdır. Kenar kısımlar, rüzgarın çok olacağını tahmin ettiğimiz yerler parapet yaparak daha güvenli hale getirilebilir.

İmar Yönetmeliği bizi çatı eğimi konusunda 33 ile 45 derece arasında sınırlıyor. Bu durum bölgeye, binanın özelliklerine ve yerine göre değişiyor. Statik hesaba uygun yapıldıktan sonra açının pek bir önemi kalmıyor. Açı, yağmur ve karın yoğun olduğu bölgelerde önemli bir faktör. Çatılarda çok fazla girinti, çıkıntı olmamalıdır, sade olmalıdır.

Toprak kiremit kullanılarak yapılan çatı örtüsü, ahşap çatılar için en doğru seçimdir diyebilirim. İzolasyon malzemesi olarak kullandığımız malzemelerden kaplama olarak yapılan çatılar da var. Ama bu tür çatıların şiddetli rüzgardan ötürü kalkma ve kopma ihtimali kiremit çatıya göre daha fazladır.” dedi.

Home Yapı Kurucu Ortağı Mimar Hasan Aksel Yağcıoğlu ise, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

„Kişisel isteklere göre evlerin çatı standardından uzaklaşmamak gerekiyor. Genelde belediyeler çatıların uygunsuz kullanımına müsaade etmiyorlar. Çünkü çatılar gereğinden fazla genişletilebiliyor, terasa çevrilebiliyor ya da eğimi değiştirilebiliyor. Bu durumlar da ciddi problemlere yol açabiliyor. Marmara Bölgesi’nde genelde normal eğimli çatı tavsiye ediliyor. Güney bölgelerde yağış vs. daha az olduğu için düz çatılar kullanılabiliyor. Çatı kesinlikle su almamalı, bunun için de eğiminin düzgün verilmesi gerekiyor.

Çatı, binanın ısınmasını ve soğumasını çok etkileyen bir faktör. Bu yüzden izolasyonun çok iyi yapılması gerekiyor. Bunun için de çeşitli yöntemler mevcut. Bununla birlikte bacaların çatı mahyasından 1 metre yüksekte olması gerekiyor. Rüzgar faktörü göz önüne alınarak dikkatli bir şekilde yapılması çok önemli. Rüzgar hesabı yapılmadan, çatı mahyasından 4 metre yükseklikte bir baca yapılırsa şiddetli bir rüzgarda uçması mümkündür.”

Ge-Man Enerji İçeceği 8. Helal Expo Fuarında!

Sektörel TV Ailesi olarak 8.Helal Expo 2021 fuarında sektörün nabzını tutmaya devam ettik. Sektöründe öncü birbirinden büyük firmaların katılımıyla gerçekleşen fuarda Ge-Man enerji içeceği firmasının konuğu olduk.

Merhaba Firmanız Hakkında Sizlerden Bilgi Alabilir miyiz?

2016 yılında kuruldu şirketimiz. Ge-Man içecek dağıtım pazarlama anonim şirketi adı altında.

Sektörde bayağı bir yer edindik. Türkiye çapında 65 bayimiz aynı zaman da yurt dışı bayilerimiz var ve 5 tane ülkeye ihracat yapıyoruz.

İlerleyen Dönemlerde Hedefleriniz Nelerdir? Aynı Zamanda Vatandaşlarımız Neden Ge-Man İçeceğini Kullanmalıdır?

Enerji içecekleri için şöyle kötü bir algı var mesela enerji içecekleri iyi değil, çarpıntı yapıyor kalp krizine sebep oluyor aslında öyle bir durum yok. Diğer gazlı içecek şirketleri aslında bu enerji içeceklerinin önünü kesmek için böyle bir algı yapıyor. Aslında öyle bir şey yoktur dedi.

Murat Bey’in Röportajından Satır Başları Şu Şekildedir;

Bizim bu fuara girmemizin amacı daha çok dünya ülkelerine yayılmak istiyoruz. Dış ticarete ağırlık vermek istiyoruz. İlgide şuanda çok güzel inşallah ilerleyen dönemlerde daha iyisi olacak. Biz üretip bayiliklerimize ürünlerimizi veriyoruz bayiliklerimizi perakende kanallarına gönderiyor.

2020 Yılında Yaşanan Kapanmalar Sizleri Etkiledi mi?

Bizleri çok etkiledi. Üretim kanallarımızda satışlarımız yüzde 90 civarı azaldı. Çünkü oteller kapalı aslında enerji içeceklerini satacağımız kanallar kapalı olduğu için bizlerde o dönemlerde pek fazla satış gerçekleştiremedik.

 

Sektörel TV Ailesi olarak Ge-Man enerji içeceklerine ve Murat Bey’e başarılarının devamını diliyoruz.

Haberimizin röportaj videosuna aşağıdan ulaşabilir, haberimizi izleyebilirsiniz;

https://www.youtube.com/watch?v=moCHMEz9adk

 

Noya Bilgisayar 2021 Win Avrasya Fuarında!

Sektörel TV Ailesi olarak 2021 Win Avrasya fuarında sektörün nabzını tutmaya devam ettik. Sektöründe öncü birbirinden büyük firmaların katılımıyla gerçekleşen fuarda Noya Bilgisayar firmasının konuğu olduk ve yanımızda firma genel müdürü Hakan Bey bulunmaktadır.

Merhabalar Hakan Bey Nasılsınız? Sizleri Tanıyabilir miyiz?
İsmim Hakan Emecen.
Noya Bilgisayarın hem genel müdürlüğünü yönetiyorum hem de kurucu ortaklarındanım…

Hakan Bey’in röportajından satır başları şu şekildedir;
Noya bilgisayar 27 yıllık bir şirkettir. 1994 yılında kurulmuştur. Endüstriyel bilişim alanında faaliyet göstermekteyiz. Müşterilerimize 24 ay garanti veriyoruz. Fuarlara hemen hemen her fuara kaılmaya çalışıyoruz. İlerleyen yıllarda fuarlara yeniden katılmayı planlıyoruz çünkü yurt dışına satışımız mevcuttur.

Haberimizin röportajına aşağıdan ulaşabilirsiniz;

https://www.youtube.com/watch?v=jjeAadnpkSQ