Loading...

Kategorie: Gündem

En güncel gündem haberleri Sektörel TV Ekranlarında! Gündeme dair tüm ha…

İstanbul Havalimanı Test Merkezi 7/24 Hizmetinizde!

Istanbul. İstanbul Havalimanı terminali içerisinde 5.000 metrekarelik PCR test merkezi yolcularımıza 7/24 hizmet vermektedir. Bu merkez, günde 20.000’den fazla test yapabilme kapasitesine sahip. Test merkezinde PCR, Antikor ve Antijen testlerinizi yaptırabilir, birden fazla test yaptırabileceğiniz sağlık kuruluşu sayesinde sıra beklemeden sonuçlarınızı hızlıca öğrenebilirsiniz.

https://www.istairport.com/tr​ Türkiye’ye giriş yapacak yolcularımız, tek kurumsal site olan ‚register.health.gov.tr‘ adresi üzerinden Türkiye’ye Giriş Formu’na ücretsiz olarak erişebilmektedir.

​Test merkezi ile ilgili detaylar aşağıdaki gibidir:
PCR testi 1.5 saat içinde sonuçlanır,
Antijen testi 20dk içinde sonuçlanır,
Antikor testi 45 dk içinde sonuçlanır,
Nakit veya kredi kartı ile ödeme yapılabilir,
Whatsapp’tan sonuçlarınızı hızlıca öğrenebilirsiniz.
Test hizmeti veren sağlık kuruluşları:
Şafak Sağlık Grubu
Biotest
TRG Uluslararası Sağlık Hizmetleri

İstanbul Havalimanı’nda PCR Test Süreci

Covid-19 PCR testini yaptırmak için aşağıdaki adımları takip etmeniz gerekmektedir.

​1. „Test yaptırmak istiyorum“ butonuna tıklayarak, sıra numaranızı alınız.
2. Nakit veya kredi kartı ile ödeme yapabilirsiniz.
3. Gişeden kayıt yaptırarak barkodunuzu alınız.
4. Numune verme bölümüne geçerek numune verebilirsiniz.
5. Test Sonucunu almak için numaratörden ‘‘Test sonucu almak istiyorum’’ butonunu tıklayarak sıra numarası almanız gerekmektedir.
Yolcuların daha önce koronavirüs (COVID-19) geçirip geçirmediklerini kontrol etmek için yaptırabilecekleri Antikor testi (kan testi) ile kişinin hasta olup olmadığını tanımlayan Antijen testlerini bu test merkezinde yaptırarak hızlıca sonuçlarına ulaşabileceklerdir.

Nerede Test Yaptırabilirim?

Testler doğrudan İstanbul Havalimanı’nda, Gelen Yolcu katı 14 Numaralı çıkış kapısının bulunduğu test merkezinde yapılmaktadır. PCR, Antikor ya da Antijen testi yaptıran yolcular, işlemleri için herhangi bir hastaneye gönderilmezken, testler İstanbul Havalimanı’nda kurulan laboratuvarlarda sonuçlandırılıyor.

Test Sonuçlarına Nasıl Ulaşabilirim?

TC vatandaşları, enabiz.gov.tr​ e-nabız sistemine giriş yaptıktan sonra sol menüde yer alan „Tahlillerim“ sekmesindeki Covid-19 sonucu hanesine tıklayarak test sonucunu öğrenebilirler.
Yabancı yolcularımız ise test sonuçlarını, test yaptırdıkları alandaki danışmalardan çıktı alarak öğrenebilmektedir.


İstanbul Havalimanı’nda Covid Önlemleri

İstanbul Havalimanı’nda koronavirüs tedbirleri kapsamında yolcular ve çalışanlar için tüm önlemler alınmıştır. Detaylı bilgi için Covid-19 sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. ​

Kaynak: İstanbul Havalimanı Basın Bürosu

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından “Hello Türkiye” kampanyası

İletişim Başkanlığı, ülkenin ulusal ve uluslararası isminin “Türkiye” olarak kullanımını, uluslararası mecralarda daha etkin bir şekilde duyurmak amacıyla “Hello Türkiye” adlı bir kampanya başlattı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun:

“Türkiye  her alanda olduğu gibi dilde ve iletişimde de kendi benliğini ve kimliğini güçlendiriyor”

“Türkiye markasını güçlendirmek için bir Türkiye Marka Ofisi oluşturacağız. Tabii burada toplumumuzun her kesiminin hassasiyet göstererek, destek vermesi çok önemli. Topyekün bir şekilde hareket ederek Türkiye markasını tüm dünyada daha da güçlendirebiliriz”

 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, ülkenin ulusal ve uluslararası isminin “Türkiye” olarak kullanılmasını, uluslararası mecralarda daha etkin bir şekilde duyurmak amacıyla “Hello Türkiye” adlı bir kampanya başlattı.

 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından “Hello Türkiye” kampanyası 

 

Türkiye markasını güçlendirme çalışmaları kapsamında hazırlanan tanıtım videosu, İletişim Başkanlığı sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından “Hello Türkiye” kampanyası

Tanıtım videosunda Türkiye’nin farklı yerlerindeki yabancı turistlerin kendi telaffuzlarıyla  “Hello Türkiye” diyerek mesajlarını gönderdiği görüntüler yer aldı.

 

Söz konusu video, global infuencerların  #helloTürkiye etiketleri ile sosyal medya paylaşımlarıyla bir çok ülkede etkileşime giriyor.

Kampanya ile sosyal medya üzerinden yabancıların ülkemiz adının farklı dillerdeki kullanımlarının önüne geçerek, “Türkiye” ibaresinin kullanımını amaçlıyor. Bu kapsamda İletişim Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren yurtdışı basın müşavirleri de kampanyanın duyurulması için çeşitli çalışmalar yapıyor.

 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Aralık ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla ülkemizin adının uluslararası mecralarda sadece “Türkiye” olarak kullanılmasına yönelik genelgenin yayımlandığını hatırlatarak, bu kararın söylem birliğinin sağlanması ve uluslararası arenada Türkiye markasının güçlendirilmesi hedefi doğrultusunda atılmış önemli bir adım olduğunu söyledi.

 

Altun, Türkiye’nin her alanda olduğu gibi dilde ve iletişimde de kendi benliğini ve kimliğini güçlendirdiğini vurguladı.

 

 “Türkiye markasını hep birlikte güçlendireceğiz”

 

Türkiye markasını güçlendirmek için bir Türkiye Marka Ofisi oluşturacaklarını bildiren Altun, bu ofisin Türkiye’nin küresel marka kimliği alanında çalışmalar yapacağını ve ülke imajı ile marka değerinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Söz konusu ofisin özel sektör ve kamu kurum ve kuruluşlarıyla birlikte çalışacağına işaret eden Altun, “Tabii burada toplumumuzun her kesiminin hassasiyet göstermesi, destek vermesi çok önemli. Kamu kurumlarımızın, STK’larımızın, akademi dünyamızın, basınımızın çalışmalarında, yazışmalarında, faaliyetlerinde, gittikleri organizasyonlarda ülkemizin ismini “Türkiye” olarak kullanmaları ve telaffuz etmelerini bizim için çok önemli. Topyekün bir şekilde hareket ederek Türkiye markasını tüm dünyada daha da güçlendirebiliriz.” dedi.

 

Kurumsal Paylaşımlar:

 

https://www.instagram.com/iletisim/reel/CYqS62OIACa/?utm_medium=copy_link

 

https://twitter.com/iletisim/status/1481521501304238080?s=21

 

https://twitter.com/communications/status/1481521794683125763?s=21

 

https://youtu.be/yLBQHecOmxw

 

https://www.instagram.com/tv/CYqTZjMjgKZ/?utm_medium=copy_link

 

https://www.linkedin.com/posts/iletisimbaskanligi_hellot%C3%BCrkiye-activity-6887287722084581376-DK0x

 

https://youtu.be/ZxJWS78HKnU

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tuzla Halk Eğitimi Merkezi Norveç’de

Tuzla Halk Eğitimi Merkezi, Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen ERASMUS Plus
‘‘ Yetişkin Eğitiminde Sığınmacıların Sosyal Bütünleşmesi ve Çok Kültürlülük (Y.E.S.)’’
adlı proje kapsamında 2-6 Aralık 2021 tarihleri arasında Norveç’in Oslo şehrinde 5 günlük
yapılandırılmış kurs faaliyetine katıldı.
Çağdaş andragoji yaklaşımları kapsamında Norveç’in Oslo şehrinde gerçekleşen
yapılandırılmış kurs faaliyetinin içeriği şu şekildedir.
1.Gün: Yetişkin öğrenmesi, pedagoji ve andragoji kavramları, andragojinin
ilkeleri, eğitimde
androgojik yaklaşım.
2.Gün: Yetişkin eğitimde eğitimcinin rolü, yetişkinler nasıl öğrenir?
Yetişkinler öğrenme sürecinde ne isterler?
3 Gün: Yetişkin eğitimi yöntemleri, yetişkin öğrenimi anlamadaki sorunlar.
4 Gün: Yetişkin eğitimi için uygun ortamın oluşturulması.
5 Gün: Yetişkin eğitimde eğitimcinin rolü. Bölgesel yetişkin eğitim kurumu
ziyaretidir.
Tuzla Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Metin ÇANGIR, Türkiye Ulusal Ajansı tarafından
desteklenen ‘‘ Yetişkin Eğitiminde Sığınmacıların Sosyal Bütünleşmesi ve Çok Kültürlülük’’
adlı Erasmus+ projemiz kapsamında; yapılacak kapasite geliştirme eğitimlerinin sonucunda,
androgoji ve çok kültürlülük eğitimlerinin önemi kavranmıştır.
Tuzla Halk Eğitimi Merkezi, uluslararası değişimin; kurumsal gelişim için önemli olduğunu
bilen yetişkin eğitim kurumudur. Kurumumuz 200 çalışanıyla yılda ortalama 40 bin kursiyere
hizmet vermektedir dedi.

Avrupa’da Yaşamış İmamdan Kadın Cinayetleri Çıkışı

Almanya’da uzun yıllar yaşamış ve eğitim almış Hafız Mustafa Özcan Güneşdoğdu Cuma Hutbesi’nde cemaate seslendi.

Güneşdoğdu Cuma Hutbesi konuşması sırasında Ataşehir’de yolda yürürken Başak Cengiz’i takip ederek kılıç ile öldüren Göktuğ B.’yi hatırlatarak „Hadi diyelim ki bu şizofren, sapık. Geçen sene kocası, babası tarafından öldürülen kadın sayısı 460 civarında“ dedi.

Bu rakamın korkunç olduğunu vurgulayan Mustafa Özcan Güneşdoğdu bu rakamın sadece Türkiye’de mi böyle acaba diyerek uzun yıllar yaşadığı Almanya ile kıyasladı:

Çocukluğum orada geçti. Alman gazeteleri bizim kadar velveleci değildir. Burada biri birini bıçaklamış haberi yapıyorlar. Almanya’da böyle bir haber yok. Haberler orada 5 dakika sürer. Ana haberler 10 dakikayı geçmez. Burada 1 – 1,5 saat haber. İletişim okuyan bir kardeşim anlatmıştı; „Gelişmemiz ülkelerde insanları bunlarla meşgul ederler. Onun için oralarda haberler uzun verilir“ demişti.

Almanya’da da Türkiye ile eşit oradan kadın cinayetleri mevcut. O da 400’ün üzerinde.  Aynı bizimle beraber. Demek dert aynı. Müslümanda olsa, gayrimüslim de olsa, gelişmiş ve maddi imkanları bol da olsa bela aynı bela

 

Damar Sertliğinin Belirtileri, Riskleri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Damar Sertliğinin Belirtileri, Riskleri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Damar sertliği olarak da bilinen ateroskleroz, kalp ve damar hastalıkları arasında en yaygın görülenlerden biridir. Özellikle 40-45 yaş üstü bireylerde sıkça görülen ve görülme oranı da artan damar sertliği, tedavi edilmezse ciddi sonuçlar meydana getirebilir.

Avrasya Hastanesi Başhekimi ve Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Cenal, konuyla ilgili önemli detayları açıklıyor.

Damar Sertliği Nedir?

Sağlıklı kişilerin damarları esnek bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla damarlar yapısı gereği zaman zaman genişleyebilir ya da daralabilir. Böylece kan akış hızı gibi pek çok durum kontrol altında tutulur.

Damar sertliği hastalığı olan bireylerde damar duvarlarında kolesterol birikmesi meydana gelebilir. Ayrıca bağ dokusu oluşumunun artmasıyla damarlarda esneklik ve sertleşme kayıpları yaşanır.

Damarlardaki sertleşen bölümlerden iç kısımlara doğru oluşan plaklar, zamanla damarın tıkanmasına ve kan akışının sağlanamamasına neden olur. Eğer önlem alınmazsa ya da tedavi edilmezse ölümle sonuçlanabilen ciddi sorunlara zemin hazırlar. Kalp krizi ve beyin kanaması gibi ölüme sebep olan hastalıkların çoğunda temel neden damar sertliğidir.

Damar Sertliği Belirtileri Nelerdir?

Damar sertliği, genellikle kendine özgü belirtilere sahip değildir. Ancak neden olduğu diğer önemli sağlık sorunlarıyla teşhisi konulabilir. Oluşan belirtiler, damar sertliğinin görüldüğü bölgeye göre farklılaşır.

Kalp damarlarının sertleşmesi sonucu kalp kasının kasılıp gevşemesinde sorunlar ortaya çıkar. Bu sorunlar kalpte ritim bozukluğu gibi pek çok ciddi probleme neden olabilir. Bu tarz problemlerde vücudun çeşitli bölgelerinde morarmalar ve göğüs ağrısı görülebilir. Kalp damar tıkanıklığı durumlarında kalp krizi de riski çok fazladır.

Ayak ya da bacak damarlarından birinde sertleşme oluştuğunda kasılmalar ve kramplar meydana gelebilir. Beyin damarlarında oluşan sertleşme, görme ve konuşma bozuklukları, bilinç kaybı gibi durumlara yol açabilir. Böbreklerde olan damar sertliği ise böbrek yetmezliği ve hipertansiyon gibi çeşitli sorunlar meydana getirebilir.

Damar Sertliği Neden Oluşur?

Hastalığın oluşumunda çevresel ve genetik faktörler bir arada rol oynar. Ailesinde damar sertliği görülen bireylerde hastalığa yakalanma riski çok daha yüksektir. İleri yaşlarda damarlarda oluşan yapısal bozuklukların onarımı yavaşlar. Dolayısıyla 40 ve 45 yaş üstü bireylerde görülme sıklığı daha fazladır.

Bunların dışında damar sertliğinin oluşumunda risk artırıcı faktörleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Erkek cinsiyet
  • Menopoz sonrasında kadınlarda östrojen hormonunun koruyucu etkisinin azalması
  • Kanda kolesterol, LDL kolesterol ve trigliserit seviyelerinin yüksek, dislipidemi yani iyi kolesterol olarak bilinen HDL düzeylerinin düşük olması
  • Sigara kullanımı
  • Yüksek tansiyon
  • Şeker hastalığı
  • Obezite
  • Yetersiz fiziksel aktivite
  • Sağlıksız beslenme
  • Stresli yaşam

Damar Sertliği Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Çeşitli görüntüleme teknikleri sayesinde damar sertliği teşhisi koyulabilir. Teşhis sonrası ilk aşamada damar tıkanıklığının başka bölgelerde olup olmadığının kontrol edilmesidir.

Tedavi sürecinde hangi yöntemin kullanılacağı hastalığın evresine göre değişmektedir. İleri evrede olmayan durumlarda ilaç tedavisi uygulanabilir. Fakat daha ciddi durumlarda bypass ameliyatı veya minimal invaziv cerrahi yöntemleriyle tedavi uygulanır.

Son yıllarda gelişen minimal invaziv cerrahi yöntemi, küçük kesikle yapılabilmesi ve kalbi daha az yorması nedeniyle damar sertliği tedavisinde tercih edilmektedir. İnvaziv tedavi yöntemi kangren oluşumuyla kesilme riski bulunan ayaklarda oldukça etkilidir.

Kalp krizi, beyin kanaması gibi yüksek ölüm tehlikesi taşıyan ve yaygın olarak rastlanan hastalıkların temelinde yatan damar sertliğinden korunmak amacıyla düzenli olarak sağlık kontrolünden geçmelisiniz. Bunun dışında damar sertliği teşhisi koyulmuş bireylerin ise rutin kontrollerini aksatmadan yaptırması ve tedavi sürecini doktoruyla planlaması hayati önem taşır.

Burun Estetiği ile Uykusuz Gecelere Veda Edin

Burun estetiği ile uykusuz gecelere veda edin

Dünyada ve ülkemizde modern zamanların en çok tercih edilen operasyonlarının başında burun estetiği geliyor. Hem estetik kaygıları ortadan kaldırıyor hem de solunum yollarını iyileştirerek daha iyi bir uyku kalitesi vaat ediyor.

Burun estetiği sadece güzellik algısı için yapılmaz. Travmalara karşı gelişen hasarda ya da sağlık problemi yaratacak hastalıklarda da burun estetiği önemli bir rol oynar. Avrasya Hastanesi’nden Kulak Burun Boğaz Uzmanı Uzm. Dr. Koray Cengiz Burun estetiğine dair merak edilen soruları yanıtladı.

Burun estetiği (Rinoplasti) nedir?

Rinoplasti ya da yaygın kullanılan adıyla burun estetiği, burnu yeniden şekillendirmek amaçlı yapılan cerrahi bir yöntemdir. Gelişen teknoloji ile birlikte artık burundaki yapı ve şekil bozuklukları pek çok farklı ve güvenilir yöntemle giderilebilmektedir. Rinoplasti işlemi iki nedenle önerilmektedir. Birincisi, estetik görünümü iyileştirmek, ikincisi ise fonksiyonel yönleri iyileştirmektir.

Sağlık sorunları tetikleyici neden

İnsanlar pek çok farklı nedene bağlı olarak burun estetiğini tercih edeler. Operasyon kişinin tercihine göre üç ana başlık altında toplanabilir;

Kişisel görünüm

Estetik kaygılar kişide özgüven eksikliği, kendinden memnuniyetsizlik gibi psikolojik sorunlar yaratabilir. Eğrilik, burun kemeri, burun ve burun deliği asimetrisi, çok büyük ya da çok küçük burun gibi durumlar kişileri burun estetiğine yönlendirebilir.

Nefes problemi

Kişilerdeki işlevsel ve yapısal problemlerde burun estetiği ihtiyacı doğurabilir. Genellikle görünüme dair sorunlarla beraber görülen bu tür bozukluklar temel nefes alma probleminin yanı sıra, uyku apnesi ve horlama gibi ciddi rahatsızlıklara da neden olur.

Darbe ve yaralanma

Kaza, düşme gibi etmenler sonucu alınan darbe burunda hasarlar yaratabilir. Söz konusu şekil bozuklukları fiziksel olduğu kadar psikolojik olarak da olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle kişi burun estetiğine yönelebilir.

Ameliyat iki ana teknik ile yapılıyor

Kapalı Rinoplasti tekniği: Bu teknikte cilde herhangi bir kesi yapılmaz. Burun deliklerinin iç kısmından yapılan kesilerle işlem yapılır. İşlem tamamlandığında kesiler dikiş ile kapatılır.

Açık Rinoplasti tekniği: Burun deliklerinizin arasındaki deri şeridi boyunca bir kesi yerleştirilir. Bu kesi burun deliklerinizin etrafındaki kesiler ile birleştirilir. Daha sonra burun ucu dikkatlice yukarı kaldırılır ve gerekli işlem gerçekleştirilir.

İyileşme süresi bünyeye de bağlı olarak değişkenlik gösterebilir

İyileşme süresi ilk olarak estetik tipine ve uygulanacak cerrahi yönteme göre değişkenlik gösterir. Bu nedenle sabit bir süreden bahsetmek yanlış olacaktır.

Açık teknikle gerçekleştirilen ameliyatlarda bir aksilik yaşanmaması durumda ortalama 7-10 gün arasında iyileşme görülür. Operasyondan sonraki ilk iki gün boyunca yoğun olarak ödem, şişlikler, morluklar görülebilir. Ancak bu şikayetler genel olarak 1 haftanın sonunda ciddi oranda azalır. Şişlik ve ödemden tamamıyla kurtulmak 3 ayı bulurken tamamen bir iyileşme için 1 yıl kadar zaman gereklidir.

Kapalı tekniklerde gerçekleştirilen ameliyatlarda ise iyileşme süresi 7-10 arasında değişir. Ameliyat bitiminde burnun iç kısmına takılan silikon ateller ile dış kısıma yapıştırılan koruyucu bant 3-4 gün sonra çıkartılır. Ameliyat sonrasında ortaya çıkan şişlik ve morluklar kısa sürede iyileşme gösterir.

İnsülin Direnir, Geriye Verilemeyen Kilolar Kalır

İnsülin Direnir, Geriye Verilemeyen Kilolar kalır

İnsülin direnci, metabolik ve Tip 2 diyabet sendromunun gelişmesine neden olan önemli bir risk sebebidir. Pankreasın ürettiği normal miktardaki insülin, kas, yağ ve karaciğer hücrelerinde yeterli derecede tepki oluşturamaması nedeniyle ortaya çıkar. Şekeri enerji olarak kullanabilmek için insülin hormonuna ihtiyaç vardır. Pankreas, kas, yağ ve karaciğer gibi doku ve organlarda insülin hormonuna karşı duyarsızlık meydana gelmesi sonucu insülin direnci oluşur. İnsülin direncinin önemini vurgulayan Avrasya Hastanesi iç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sedat Işık, konuyla ilgili önemli bilgiler veriyor.

İnsülin direnci neden oluşur?

İnsülin direnciniz artış gösterdiğinde kanda bulunan şekerin hücreye girebilmesi için daha fazla insülin hormonu salgılanması gerekir. Pankreastan elde edilen insülin hormonunun üretimi, bir süre sonra pankreas bezinin çok yorulması nedeniyle azalır. Bu sebeple, öncelikle aşırı acıkma hissi olarak görülen şeker düşüklüğü daha sonrasında da gizli şeker hatta aşikar şeker hastalığı olarak karşımıza çıkabilir.

İnsülin direnci kilolu kişilerde daha fazla gözlemlenir. Bu nedenle kilo artışına bağlı olarak dirençle birlikte şeker hastalığına yakalanma olasılığı da artar.  İnsülin direnci yüksek kişiler çok hızlı kilo alabilir ve zor kilo verebilirler. İnsülin direnci olan kişilerde, halsizlik, yorgunluk, ani kilo alma, zor kilo verme, sık acıkma, doymama, uyku hali, gün içinde acıkma atakları, tatlıya olan düşkünlük, özellikle de karın çevresinde yağlanma gibi belirtiler görülebilir.

İnsülin direnci belirtileri nelerdir?

İnsülin direncinin en belirgin belirtileri çabuk acıkma ve doymama hissidir. Yemeklerden hemen sonra birkaç saat içinde tekrar acıkma hissi ve tatlı yeme isteği oluşuyorsa insülin direncinizin yüksek olduğunu söyleyebiliriz. İnsülin direncinin diğer belirtileri ise;

  • Sıklıkla tatlı tüketme isteği,
  • Sık ve çabuk acıkma,
  • Düzensiz ve aşırı kilo artışı,
  • Kilo vermede zorluk çekme,
  • Bitmeyen yorgunluk hissi,
  • Koltuk altı, kasık, boyun bölgelerinde esmerleşme,
  • Kadınlarda adet düzensizlikleri,
  • Karaciğerde yağlanma.

 

İnsülin direncinin tedavisi var mıdır?

 

Günümüzde ofislerde oturarak çalışan ve spor yapmaya fırsat bulamayan kişilerde insülin direnci sıklıkla görülen bir hastalıktır. Ayrıca günlük yaşamınız aşırı stres altında geçiyorsa; stres hormonlarında bozukluk meydana gelebilir ve bu nedenle kilo alımı görülebilir.

Yüksek insülin düzeyleri, sık acıkma ve şekerli gıdalar yeme eğilimini arttırır. Konsantrasyonda azalma meydana gelir, sabahları yorgun kalkma ve gün boyu yorgunluk hissi artar.

Özellikle öğleden sonraları bitkinlik hali, enerjisizlik, halsizlik, gün içinde uyuklamalar ve uyku bozuklukları gibi şikayetleriniz varsa insülin direnci olma ihtimali yüksektir.

Bu hastalığın öncelikle teşhis edilebilmesi için Endokrinoloji uzmanına başvurmak ve hormon testleri yaptırmak gerekir. Testler sonucunda hastalığın kesinliği belirlenir ve uzman doktor tarafından tedavi süreci başlar.

Pandemi ve Çocuklarda Aşının Önemi

Pandemi ve Çocuklarda Aşının Önemi

Güçlü bir bağışıklık sisteminin temelleri, bebeklik döneminde atılır. Anne sütüyle zamanında alınan gıda takviyeleri ve ayrıca aşıların doğru zamanda yapılması bu temelin oluşmasındaki önemli etkenlerdir. Fakat bu unsurların birbirini tamamlaması gerekir. Herhangi birinin yetersiz kalması durumunda çocuğun hastalıklara karşı olan savunma mekanizması zayıflar.

Anne sütüyle beslenen bebeklerin enfeksiyon kapma riski daha düşük olsa da anne sütü tek başına bulaşıcı bir hastalıkla baş edemeyebilir. Bulaşıcı hastalıkların yol açabileceği kalıcı rahatsızlıkları ve ölümü önleyecek en büyük unsurun aşı olduğunu vurgulayan Avrasya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Ali Talay, konu hakkında önemli bilgiler veriyor.

Aşı en güçlü önlemdir

Aşı, bebek ve çocukların çeşitli enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı korunması için en gerekli tıbbi uygulamalardan biridir. Aşı sadece oluşabilecek hastalıklara karşı korumaz, aynı zamanda Covid-19 gibi çeşitli hastalıkların gelişmesine ve bulaşmasına da engel olur. Fakat ne yazık ki dünyada her yıl hastaların neredeyse 2 milyon kadarı aşı olmadığı için hayatını kaybediyor. Gerekli aşıların yapılmadığı çocuklarda hastalık, sakatlık ve ölümler oldukça sık görülüyor. Tetanoz, polio, kızamık, tüberküloz, difteri, boğmaca ve hepatit B’ye karşı yapılan aşılar bebek ve çocuk sağlığı için hayati önem taşıyor.

Aşı ve anne sütü bebeklerin ve çocukların en büyük savunma mekanizmasını oluşturur. Yeni doğan bebekler, anne sütünden aldıkları antikorlarla hastalıklara karşı korunur. Ancak bu korunma, zaman geçtikçe azalarak kaybolur. Bu yüzden ilerleyen dönemler için aşı olunması gerekir. Ayrıca boğmaca gibi hastalıklar için anne sütünden alınan antikor yoktur. Dolayısıyla bu tür durumlara karşı aşı şarttır.

Bebekler ve çocuklar için aşı rehberi

Yeni doğan bebeklere ilk olarak Hepatit B1 aşısı yapılır. Bebek doğduğunda ilk doz hastanede uygulanır ve taburcu olmadan mutlaka yaptırılması gerekir.

1. ayın sonunda bebeğe Hepatit B2 aşısı uygulanır. Hepatit B2 aşısının yapılma nedeni özellikle bebeklerde ağır karaciğer enfeksiyonuna neden olan bir virüs türü olmasıdır.

2. ayın sonunda bebeğe sırayla KPA1 (bacak kası içi), BCG (verem – sol omuz deri içi), 5’li veya (2, 3 ayda) karma aşı (Difteri, Tetanoz, Asellüler Boğmaca, Polio- bacak kası içi) ve rotavirüs (ağızdan) yapılır.

4. ayın sonunda DaBT – İPA – HİB 2 – (Beşli Karma Aşı- bacak kas içi), KPA2 (Pnömokok- bacak kası içi), rotavirüs (ağızdan) aşısı yapılır.

6. ayın sonunda Hep B3 (Hepatit B), KPA 3 – (Pnömokok- bacak kası içi), DaBT – İPA – HİB 3- (beşli karma aşı- bacak kas içi), OPA 1 – Oral Polio aşısı yapılır.

9. ayda Meningogok 1 aşısı uygulanır. Bu aşının yapılma sebebi, menenjit olarak da bildiğimiz, omuriliği ve beyni saran zar enfeksiyonu olarak tanımlanan Meningoogok hastalığıdır.

12. ayın sonunda uygulanan aşılar ise sırasıyla KKK-1 (Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak aşısı), KPA-4 – (Pnömokok- bacak kas içi), Su Çiçeği-1 (Varicella- kol deri içi), Meningokok aşısıdır.

24. ayda, Hepatit A, ilköğretim 1.sınıf KKK (Kızamık, Kızamıkçık ve Kabakulak), DaBT-İPA, Su Çiçeği, ilköğretim 8.sınıf TD aşısı yaptırılır.

Sağlam Çatı Nasıl Olmalı?

SAĞLAM ÇATI NASIL OLMALI?

Binalarda hava şartlarına en çok maruz kalan bölüm olan çatıların inşasında profesyonel işçilik ve statik hesap büyük önem taşıyor.

Kış mevsiminin gelmesiyle yağmur, kar ve rüzgarın etkisi kendisini göstermeye başladı. Bu tür mevsimsel olaylarda mağdur olmamak için binaların çatı inşasında çok dikkatli olmak gerekiyor. Ayrıca çatılar, binanın ısı yalıtımı açısından da oldukça önemli.

Binaların hassas bölümlerinden olan çatı, özellikle yapım aşamasında inşaat konusunda uzman ekipler tarafından, profesyonel yöntemlerle yapılmalı. Sonradan oluşabilecek sıkıntılara karşı da çatılar, düzenli olarak kontrol edilmeli ve bakımı yapılmalı.

Çatı ile ilgili sorunların genellikle işçilik hataları ve doğru malzeme kullanmamaktan meydana geldiğini belirten Home Yapı Kurucu Ortağı İnşaat Mühendisi Nevzat Ülküseven, “Öncelikle çatı projesini tüm detaylarıyla oluşturmak gerekiyor. Çünkü çatı yerinde uygulanan bir bölüm olduğu için titiz bir çalışma istiyor. Ahşap, betonarme, çelik en çok kullanılan çatı tipleri. Çatı tipi her neyse, ona göre doğru tekniği kullanarak düzgün bir işçilikle yapılması çok önemli.

Her bir çatı tipinin ayrı statik hesabı var. Bu hesap yapılmadan geleneksel yöntemlerle, kara düzen metotlarla yapılan çatılar büyük problemler çıkarıyor. Konusunda uzman olmayan kişiler maalesef çatıları bu yöntemlerle yapıyor.

Çatı statiği yapılırken kar yükü, rüzgar yükü, yağmur yükü ve deprem esnasında oluşabilecek yükler hesaba katılmalı. Sonra da kullanılacak malzemenin cinsine, çeşidine, kalınlığına, uzunluğuna göre çatı yerinde imal edilmelidir. Tabi bunu yaparken de sadece statik hesap yeterli olmuyor. Yapım tekniğine uygun şekilde yapılması gerekiyor. İşçilik hatalarının önüne geçmek için teknik bir elemanın kontrolünde yapılması şarttır.

Ahşap bir çatı yapılacaksa çivi yerine vidalı sistem uygulanmalıdır. Çelik ise betona ankrajlanarak kaynak ya da kolonlu sistemle yapılmalıdır. Kenar kısımlar, rüzgarın çok olacağını tahmin ettiğimiz yerler parapet yaparak daha güvenli hale getirilebilir.

İmar Yönetmeliği bizi çatı eğimi konusunda 33 ile 45 derece arasında sınırlıyor. Bu durum bölgeye, binanın özelliklerine ve yerine göre değişiyor. Statik hesaba uygun yapıldıktan sonra açının pek bir önemi kalmıyor. Açı, yağmur ve karın yoğun olduğu bölgelerde önemli bir faktör. Çatılarda çok fazla girinti, çıkıntı olmamalıdır, sade olmalıdır.

Toprak kiremit kullanılarak yapılan çatı örtüsü, ahşap çatılar için en doğru seçimdir diyebilirim. İzolasyon malzemesi olarak kullandığımız malzemelerden kaplama olarak yapılan çatılar da var. Ama bu tür çatıların şiddetli rüzgardan ötürü kalkma ve kopma ihtimali kiremit çatıya göre daha fazladır.” dedi.

Home Yapı Kurucu Ortağı Mimar Hasan Aksel Yağcıoğlu ise, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

„Kişisel isteklere göre evlerin çatı standardından uzaklaşmamak gerekiyor. Genelde belediyeler çatıların uygunsuz kullanımına müsaade etmiyorlar. Çünkü çatılar gereğinden fazla genişletilebiliyor, terasa çevrilebiliyor ya da eğimi değiştirilebiliyor. Bu durumlar da ciddi problemlere yol açabiliyor. Marmara Bölgesi’nde genelde normal eğimli çatı tavsiye ediliyor. Güney bölgelerde yağış vs. daha az olduğu için düz çatılar kullanılabiliyor. Çatı kesinlikle su almamalı, bunun için de eğiminin düzgün verilmesi gerekiyor.

Çatı, binanın ısınmasını ve soğumasını çok etkileyen bir faktör. Bu yüzden izolasyonun çok iyi yapılması gerekiyor. Bunun için de çeşitli yöntemler mevcut. Bununla birlikte bacaların çatı mahyasından 1 metre yüksekte olması gerekiyor. Rüzgar faktörü göz önüne alınarak dikkatli bir şekilde yapılması çok önemli. Rüzgar hesabı yapılmadan, çatı mahyasından 4 metre yükseklikte bir baca yapılırsa şiddetli bir rüzgarda uçması mümkündür.”

Obezite Bir Hastalık mıdır? Op.Dr. Cuma Aslan Yanıtlıyor

Sağlık önemli bir konudur ve obezite hakkında tüm bilgileri işin uzmanından öğrenmek için Op.Dr. Cuma Aslan’ın konuğu olduk. Obezite hakkında tüm merak edilenleri haberimizde sizler için derledik.

Cuma Bey Kimdir? Sizleri Tanıyabilir miyiz?

Ben operatör doktor Cuma aslan. 18 yıllık genel cerrahi uzmanıyım. Ve son 3 yıldır metabolik cerrahi ve obezite cerrahisi ile ilgileniyorum.

Cuma Bey Obezite Bir Hastalıkmıdır?

Evet obezite sanılanın aksine sadece estetik bir kusur değildir. Obezite kişide yağ oranının fazla olması ve vücutta ki bu fazla yağlar şeker, tansiyon gibi bir çok hastalığı da beraberinde getiriyor. Ki şuanda obezite direk yada dolaylı olarak  dünyada ki tüm ölümlerde birinci sırada sorumludur.

Kilo Vermek İsteyen Herkes Obezite Ameliyatı Olabilir mi?

Hayır. Bunun için belirlenmiş kriterler vardır. Fazla yağın kişiye zarar verdiği ve ameliyatın kişiye fayda sağlayacağı bir hekim kurulu tarafından tespit edilip onaylanması lazım. Genellikle bu durum vücut kitle indeksi ile hesaplanır. Vücut kitle indeksi 40 ın üzerinde olan herkes ameliyat olabilir yada vücut kitle indeksi 35 yada 40 arasında olup şeker, tansiyon, uyku apne sendromu gibi hastalıklar veya benzerleri eşlik ediyorsa ameliyat kararı verilebilir.

Cuma Bey, Bu Ameliyatlar Riskli Ameliyatlar mıdır?

Aslında o kadar da riskli ameliyatlar değildir. Özellikle son yıllarda bu alanlarda teknik yada teknolojik ilerlemeler hem de hekimlerin deneyimlerinin artmasıyla oldukça güvenilir ameliyatlardır.

Cuma Aslan ile Yaptığımız Röportajdan Satır Başları Şu Şekildedir;

Burada en çok korkulan komplikasyon kanama ve kaçaktır. Bizler bu kanama ve kaçak ihtimaline karşı çift dikiş atıyoruz. Bizler kanama ve kaçaklara manuel yani elle ikinci bir dikiş daha atıyoruz. Bu normalde teknik ve pratik isteyen bir zor bir süreçtir. Bu durum belki biraz daha zamanımızı alıyor ama biliyoruz ki ameliyat sonrası daha güvenilir oluyor.

Ameliyat Süreci ile İlgili Detaylı Bilgi Verebilir misiniz?

Ameliyat kararı alındıktan sonra hastamız öncelikle check-up tan geçiyor. Bu kapsamda belirli tetkikler yapılıyor. Dahiliye uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanı, kardiyoloji uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, anestezi doktoru uzmanlar hastayı görüyorlar. Eğer ameliyata uygun engel bir durum yok ise hasta ameliyata alınıyor. Ameliyat ortalama 1-2 saat sürmektedir. Sonrasında ilk saatlerde biraz fazla ağrı olabiliyor ancak bu ağrı bir iğne ile kesilecek şekilde ağrı oluyor. Ameliyat sonrası 1. 2. Gün çok fazla bir ağrı olmaz. Biz çift dikiş attığımız için herhangi bir kaçak testi falanda yapmıyoruz. Ameliyattan 6 saat sonra ise direk su içirmeye başlıyoruz. 3 günden sonra hasta taburcu oluyor ve genelde hastanın taburcu olduktan sonra 4 gün evinde istirahat etmesi yeterli oluyor.

Ameliyattan Sonra Hastalarınızı Takip Ediyor musunuz?

Evet bu hastaları yakın takipte bulunuyoruz. Ameliyattan sonra, ilk başta hasta çok hızlı bir kilo veriyor. Sonrasında ise ideal kiloya yaklaştıkça hastanın kilo vermesi duruyor.

Cuma Bey Ekran Başında Sizleri İzleyen ve/ya Haberimizi Okuyan Vatandaşlarımız Sizlere Nasıl ve Nereden Ulaşabilirler?

Ekranlarda yayınlanan numaralardan bizlere ulaşabilirler.

Op.Dr. Cuma Aslan: 0505 385 33 14 

Numaralı telefondan hastalarımızın ulaşma imkanı mevcuttur.

Cuma Bey Ekran Başında ki İzleyicilerimize ve/ya Haberimizi Okuyan Vatandaşlarımıza Son Olarak Neler Söylemek İstersiniz?

İstanbul Bakırköy’de özel bir hastanede çalışıyorum. Son olarak şunu söylemek isterim ki; Obez olarak yaşamak Obezite ameliyatına göre çok daha risklidir. Bu konuda yanlış algılar var genelde ameliyatın riskleriyle ilgili çok büyük yanılgılar vardır.  Ayrıca obezite den ziyade bu durum birde psikolojik problemlere sebep olmaktadır. Bazen sadece ağır depresyon bile ameliyat endikasyonudur.

 

Cuma Aslan ile yapmış olduğumuz röportajda obezite ile ilgili tüm detaylara değindik. Eğer sizlerde obezite hakkında detaylı bilgi almak isterseniz  0505 385 33 14 numaralı cep telefonundan Cuma Bey’e ulaşabilir detaylı bilgileri telefonda iletişim kurarak kendisine sorabilirsiniz.

 

Sekörel TV Ailesi olarak Cuma Bey’e başarılarının devamını diliyoruz.

 

Haberimizin röportajına aşağıda ki videodan ulaşabilirsiniz..

https://www.youtube.com/watch?v=dTVHyfABxqs

Good For You Gebze İyilik Projeleriyle Dikkat Çekiyor!

Haberimize başlamadan önce doğal ortamda kahve içmenin adresi Good For You Gebze diyoruz. İyilik projeleriyle dikkatleri üzerine çeken Good For You Gebze şubesi Kahvenizi mahallenizden alın gerçek insanlara destek olun sloganıyla ilerlemeye devam ediyor. Aynı zamanda doğal kahvenin sırrını ve lezzetini Nevin Hanım bizlerle paylaştı.

Firma iş ortaklarından aynı zaman da Gebze şubesi sahibi Nevin Hanım ile çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

 Nevin Hanım Öncelikle Sizleri Tanıyabilir miyiz?

Merhaba, Ben Good For You iş ortağıyım. Herkesin bir hikayesi vardır ve benimde hikayem öğretmenlikten geçiyor burada her gün yeni insanlar tanıyarak hikayeme devam ediyor ve yenilikler ekliyorum.

Nevin Hanım’ın Röportajından Satır Başları Şu Şekildedir;

Bu sektörü seçmemde ki amaç daha özgür çalışmak. Çocuğum ile ayrılmadan çalışmak olmak beni çok mutlu etti. Aynı zamanda yeni insanları tanımayı çok seviyorum çünkü yeni insanlarla tanışınca bende yeni şeyler öğreniyorum. O yüzden Good For You firmasını seçtim.

Nevin Hanım; Neden Good For You?

Çünkü Good For You firmasında bir kere özgürlük var. Kendi kurallarınızı kendiniz belirliyorsunuz. Ve Good For You sistemine dahil olduğunuzda koskocaman bir Good For You ailesi sizleri karşılıyor. WhatsApp gruplarımızda ortalama 150 kişi var ve her gün her sabah birbirimize Günaydın diyerek başlıyoruz ve her akşam günü iyi geceler diyerek bitiriyoruz.

Şuanda 35 ilde 120 şubemiz var 150 yürüyen insanız ve hepimiz hayallerimize yürüyoruz.

Nevin Hanım Ekran Başında Haberimizi İzleyen Vatandaşlarımız ve Haberimizi Okuyan Vatandaşlarımız Sizlere Nasıl ve Nereden Ulaşabilirler?

Bizlere ulaşmak isteyen kişiler şubelerimize direk gelebilirler. Eğer firmamıza katılmak istiyorlarsa internet sitemize bir mail atarak direk yola başlayabilirler. Aynı zamanda Good For You Firmasının Kocaeli marka elçisiyim.

Nevin Hanım, Askıda Kahve Nedir?

İnsanların durumu olmadığında tabi ki kahve ikramımız vardır. Ancak bize gelen insanlarımızda Good For You gibi iyilik projelerini çok seviyor. Aslında askıda kahve bir müşterimizin fikriydi dedi ki ben askıda kahve bırakmak istiyorum dedi ve bizde o günden bu yana askıda kahve projesini hayata geçirdik.

Peki Nevin Hanım Sizin Şubenizde ki İyilik Projesi Nedir?

Benim şubemde ki iyilik projesi kendim fizik öğretmeni olduğum için maddi durumu olmayan öğrencilere TYT ve AYT dersleri veriyorum. Aynı zamanda Good For You firmasının iyilik projesi şudur; Bizim sağlıklı ve çeşit çeşit atıştırmalıklarımız vardır ve bunların gelirleri Good For You Kapsamında yaşlı evlerine gidiyor.

Nevin Hanım Buradan Ekran Başında Haberimizi İzleyen ve/ya Okuyan Vatandaşlarımıza Son Olarak Neler Söylemek İstersiniz?

Aramıza katılmak istiyorlarsa onları bir an evvel aramıza bekliyoruz.  Özgür bir ortamda kendi kuralları kapsamında çalışmak istiyorlarsa ailemize katılabilirler.

 

Nevin Hanım’a bu hoş sohbet ve röportaj için kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Eğer sizlerde özgün bir ortamda kahve yapmak veya kendi işlemenizi yönetmek istiyorsanız mutlaka Good For You Kahvesini denemelisiniz diyoruz.

Bizlerde Sektörel TV Ailesi olarak Good For You firmasının Kocaeli marka elçisi olan Nevin Hanım’a başarılarının devamını diliyoruz.

Haberimizin röportajına aşağıda ki videodan ulaşabilirsiniz;

https://www.youtube.com/watch?v=fdyHcprBKRc

Adana‘ da Düğün Kanlı Bitti: Damat Tutuklandı..

Olay, Adana‘ da 23 Ekim günü saat 7 buçuk saatleri sırasında gerçekleşti. İbrahim Karakuş ile 17 yaşındaki Y. O. çiftinin düğününe katılan Cuma B. ve kardeşi Celal B. isimli yakınları tabancayla havaya ateş açtılar. İbrahim Karakuş, havaya ateş açan iki kardeşi uyarınca aralarında tartışma çıktı. Karakuş‘ un ağabeyi Sabah Karakuş ve yeğeni Mustafa Karakuş’un da dahil olduğu tartışma kısa süre içerisinde kavgaya dönüştü. Kavgada iki tarafta birbirine tabanca ve tüfeklerle ateş açtı. Celal B. vücuduna ve Cuma B. başına isabet eden saçmalar ile yaralandı. Şüpheliler olay yerinden kaçarken yaralanan iki kardeş kanlar içinde yere yığıldı. Düğün yerinde bulunan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralıların ilk müdahalesi sağlık ekipleri tarafından olay yerinde yapıldı. Ardından ise ambulansla Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi‘ ne götürüldü. Cuma B.‘ nin ameliyata alındığı ve durumunun ağır olduğu öğrenildi. Celal B.‘ nin ise tedavisinin sürdüğü belirtildi. Adresleri belirlenen şüpheliler ise eş zamanlı baskınlar ile yakalandı. Emniyete götürülen şüphelilerden damat İbrahim Karakuş ve ağabeyi Sabah Karakuş tüfek kullanmadıklarını iddia etti. Yeğeni Mustafa Karakuş ise iki kardeşi de kendisinin vurduğunu söyledi. Hastanede ifadesi alınan Celal B. ise üç şüphelinin de tüfek kullandığını söyledi. Emniyetteki İşlemlerin ardından adliyeye sevk edilen Mustafa Karakuş, Sabah Karakuş ve İbrahim Karakuş çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı.

‚Otomobili Çizdiler‘ Kavgası Kanlı Bitti..!

Konya‘ nın Karatay ilçesinde dün akşam saatlerinde meydana gelen olayda, Ahmet Ü. oturduğu sitenin bahçesinde bir binanın önüne park ettiği 06 YRV 60 plakalı aracının sağ arka kapısında çizik olduğunu fark etti. Bunun üzerine sinirlenen Ahmet Ü. apartman görevlisi Adem Topbaş’a, “ Otomobili çizmişler. Neden bakmadın da çizdirdin?“ diyerek tepki gösterdi. Sözlü tartışma ardından bıçaklı kavgaya dönüştü. İddiaya göre Ahmet Ü. sustalı bıçağının açılmamasından dolayı Topbaş‘ ın elindeki bıçağı alarak saldırdı. Adem Topbaş vücudunun çeşitli yerlerinden bıçak darbesi alarak yaralandı. Ardından kaçarak site içerisinde bulunan bakkala sığındı. Kanlar içinde yere düşen Adem Topbaş, ihbar üzerine olay yerine gelen ambulans ile kaldırıldığı Konya Şehir Hastanesi‘ nde yaşamını yitirdi. Hayatını kaybeden Topbaş‘ ın 4 yaşında kızı ve 30 günlük oğlu olduğu öğrenildi. Olayın ardından kaçan Ahmet Ü. kısa sürede polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Apartman sakinleri ise Ahmet Ü. ve Adem Topbaş‘ ın bahçede sürekli oturup çay içip sohbet ettiklerini dile getirdi. Olayla ilgili soruşturma işlemleri devam ediyor.

Yakamoz Oto Yıkama Pandemi Koşullarına Dikkat Ediyor!

Ümraniye bölgesinde bulunan Yakamoz Oto Yıkama ve Kuaför araç temizliğinde hassas ve hijyenik olarak hizmet vermeye devam ediyor. Ümraniye bölgesinde tanınan ve bilinen bir firma olan Yakamoz Oto araç tutkunlarına ve aracını temizletmek isteyen herkese önerilerde bulunuyor. Yanımızda firma sahibi Murat Bey bulunmaktadır.

Merhaba Murat Bey, Sizleri Kısaca Tanıyabilir miyiz?

Ben bu sektörde ortalama 11 seneden beri bulunmaktayım. İşin mutfağından geliyorum. Normalde yakamoz oto yıkama firmasına ben aracımı yıkatmaya getiriyordum ancak hizmetlerinden çok memnun kaldığım için ortak olmaya karar verdim.

Murat Bey’in Röportajından Satır Başları Şu Şekildedir;

Yakamoz oto bilinen bir firmadır. Biz pek reklama gerek duymadığımız için hiç reklam çalışmamız olmamıştır. Yaptığımız işlerle bugüne kadar hep ön plana çıkmışızdır. Aynı zaman da kampanyalarımız mevcuttur hızlı cila pasta cila gibi dönemsel olarak bu tip kampanyalarımız devam etmektedir ortalama 2-3 ay daha devam edecek …

Murat Bey Ekran Başında Sizleri İzleyen ve Haberimizi Okuyan Okurlarımıza Neler Söylemek İstersiniz?

Aracını seven ve özen gösteren titizlikle kullanan kişilere ve müşterilerimize hizmet vermekten onur duyarız.

 

Sektörel TV ailesi olarak Yakamoz Oto Yıkama ve Kuaför firmasına başarılarının devamını diliyor, bu güzel ve hoş sohbet için kendilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Haberimizin röportajına aşağıda ki videodan ulaşabilirsiniz;

https://www.youtube.com/watch?v=haHu_Xf3I9k

Funday Cafe Mutluluk Saçıyor!

Butik bir cafe konseptinde ticari hayatına devam eden Funday Cafe sahibi Naz Hanım ile güzel bir keyifli röportaj gerçekleştirdik.  Gıda sektörünün hassasiyetine değindiğimiz bu haberde Naz Hanım bizlere sektörü hakkında çok önemli bilgiler verdi.

Naz Hanım Kimdir?

Adım Naz. İran ülkesinden geldim 3 senedir Türkiye’de yaşıyorum. Yeni bir yaşam yeni bir hayat dedik Türkiye’de ticaret hayatına atıldık.

Naz Hanım Neden Cafe Sektöründesiniz?

Ben çok eski zamandan beri cafe sektöründeyim. İşin mutfağından geliyorum ve gençleri her gün gördükten sonra her zaman genç oluyorum. İşimi severek yapıyorum.

Naz Hanım’ın Röportajından Satır Başları Şu Şekildedir;

Müşterilerimize  burada yemek veriyoruz, öğle yemeği akşam yemeği olarak ama unutulmaması gerekir ki, cafe sektöründe yemek olmaz ancak aperatif yiyecekler olur. Atıştırmalık yiyeceklerimiz mevcuttur.

Kahvelerimizi herkese tavsiye ederiz, burada ki tek cafe biziz ve insanlar bizleri tercih ettiği için işi daha el üstünde tutmamız müşteriyi memnun etmemiz gerekiyor. Özellikle çalışanlarımızı eğitimden geçiriyoruz sektörü bilen kişileri özellikle de baristalarımızı eğitim alan kişilerden seçiyoruz. Dedi.

Naz Hanım 2020 Yılında Yaşanan Kapanmalar Sizleri Etkiledi mi?

Evet etkiledi. Ben zaten cafemi tam o kapatmalar sırasında açtım tabi ki bizleri de etkiledi. Paket servisimiz de mevcut olduğu için evlere ve iş yerlerine bu şekilde hizmet veriyoruz.

Naz Hanım Bu Şekilde Dekoratif ve Güzel Bir Mekanı Nasıl Düşündünüz?

Mimar bir arkadaşım vardı ona çok teşekkürlerimi sunuyorum bizlere yardım etti ve şirin bir mekan oluşturduk umarım gerçekten becermişizdir. Funda Cafe’de ortağım yoktur tek sahibiyimdir.

Neden Funday Cafe? Funday Cafe’nin Adı Nereden Geliyor?

Funday adı nereden geliyor diye cevaplıyor olursak biz arkadaşlarda isim seçiyorduk haftanın isimlerini sayarken funday olsun dedik çünkü funday eğlence demek ve enerji veren bir isim.

Ekran Başında ki İzleyicilerimiz Sizlere Nasıl Ulaşabilirler?

Bizim instagram sayfamız mevcuttur. Yakın zamanda web adresimiz açılacak aynı zaman da 0539 820 11 40 numaralı WhatsApp hattımızdan da bizlere ulaşabilirler.

Naz Hanım Buradan Ekran Başında k İzleyicilerimize Son Olarak Ne Söylemek İstersiniz?

Sizleri burada görmek bizi gerçekten çok mutlu eder. Umarım burada ki güzel lezzetleri sizlere takdim edebilirim.

 

Naz Hanım’a bu güzel röportaj ve sohbetinden dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz. Kendisine ve Funday Cafe’ye Sektörel TV Ailesi olarak başarılarının devamını diliyoruz.

Haberimizin röportajına aşağıda ki videoda ulaşabilirsiniz;

https://www.youtube.com/watch?v=q-Zb0TXzWeA

Polisten Kaçan Otomobilde El Bombası Çıktı..!!

Kayseri‘ de gece bekçiler tarafından GBT‘ leri sorgulanmak isteyen 3 kişi otomobille kaçtı. Ardından polisin takibe aldığı otomobil , park halinde bulunan araçlara çarparak kaza yaptı. Polis otomobilde yaptığı aramada bir el bombası, tabanca ve uyuşturucu madde ele geçirdi.

Merkez Kocasinan ilçesinde yaya devriye görevini yapan gece bekçileri durumunu şüpheli gördüğü M.T , K.T ve S.A isimli kişilerin GBT‘ lerini sorgulamak istedi. Ancak şüpheliler otomobile binerek kaçtılar. Bekçilerin anonsu üzerine otomobili polis takibe aldı. Şüpheliler bir süre polisten kaçtıktan sonra park halindeki araçlara çarparak kaza yaptı. Polis tarafından şüpheliler gözaltına alınırken otomobilde ise arama yapıldı. Yapılan aramanın ardından otomobilde bir el bombası, tabanca ve uyuşturucu madde ele geçirildi. Şüphelilerin ise emniyetteki işlemleri devam ediyor.

Kontrolden Çıkan Kamyon Dehşet Saçtı..!!

Burdur karayolunda kamyon sürücüsünün kontrolü kaybetmesi sonucu, önce arkadan traktöre çarptı. Ardından ise karşı yönden gelen otomobil ile kafa kafaya çarpıştı. Kazada otomobil sürücüsüyle birlikte otomobilde bulunan 4 kişilik Baş ailesi yaşamını yitirdi.

Yeşilova’dan Burdur istikametine ilerlemekte olan Ahmet Aydoğan‘ ın kullandığı 20 H 3338 plakalı kamyon, Harmanlı Köyü yakınlarında sürücü direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda Yusuf Akın’ın kullandığı 15 NU 680 plakalı traktöre arkadan çarptı. Ardından ise karşı yönden gelen Şenol Özalp kontrolündeki 15 LH 660 plakalı otomobille de kafa kafaya çarpıştı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Otomobil sürücüsü Şenol Özalp ile birlikte araçta bulunan Günaydın Cirit Baş ve oğlu Mehmet Emre Baş olay yerinde hayatını kaybetti, eşi Bayram Baş ve kızı Yağmur Baş ile traktör sürücüsü Yusuf Akın ambulans ile Burdur Devlet Hastanesi‘ ne sevk edildi. Durumu ağır olan Bayram Baş ve kızı Yağmur Baş kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetti. Cenazeler Yeşilova Devlet Hastanesi Morguna kaldırıldı. Kamyon şoförü ise ifadesi alınmak üzere jandarma karakoluna götürüldü.

Nöbet Dönüşü Feci Şekilde Can Verdi..!!

Ankara Şehir Hastanesi Kadın Doğum Kliniği Asistanı Doktor Rümeysa Berin Şen, nöbet çıkışı evine dönerken kullandığı araçla yol kenarında duran kamyona arkadan çarptı. Genç doktor kazada hayatını kaybetti.

Nöbet çıkışı evine gitmek için yola çıkan 25 yaşında olan doktor Rümeysa Berin Şen kontrolündeki 38 AEK 935 plakalı araç, yol kenarında duran 06 KB 957 plakalı kamyona arkadan hızla çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil kamyonun altına girdi ve hurdaya döndü. Çevredeki esnafların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin kontrollerinin ardından araçta sıkışan Şen‘ in yaşamını yitirdiği belirlendi. genç doktorun cansız bedeni itfaiye ekipleri tarafından çıkarıldı. Ardından Adli Tıp Kurumuna sevk edildi.

Yavrusunu Korumak İsteyen Fil Timsahla Mücadele Etti..!

Zambia‘ da timsah yavru bir fili gözüne kestirdi ancak sert kayaya çarptı. Yavrusunu korumak için harekete geçen anne fil timsahı hortumuyla yakaladı. Ardından ise ayaklarıyla ezerek öldürdü. Dünyanın en büyük memeli hayvanı olan filler, zararsız olarak bilinirler. Ancak söz konusu yavrularının hayatı olunca acımasız bir canavara dönüşebilirler. Afrika‘ nın Zambia ülkesinde safari sırasında çekilen görüntüler, fillerin gerektiğinde ne kadar acımasız olabileceklerini göz önüne serdi. Baines nehrinde Hans Henrik Haahr isimli videographer tarafından çekilen görüntülerde yavrusuna yaklaşan timsahı, anne fil hortumuyla uzaklaştırdı. Ardından timsahın üzerine defalarca basarak öldürdü.

Aydın‘ da Polisin Silahını Alıp Etrafa Ateş Etti !!

Aydın‘ ın Nazilli ilçesinde husumetli olan iki grup arasında çatışma çıktı. Polislerin olaya müdahale etti sırada C.K isimli şüpheli, polisin belinden silahı aldı ve etrafa ateş etmeye başladı. Şüphelilerden T.Y ayağından vurulurken polis memuru H.G ise kolundan vuruldu.

Nazilli’de bir restorana eğlenmek için giden bir grup ile işletme arasından hesap sebebi ile tartışma yaşandı. Birbirinden şikayetçi olan iki grup Nazilli Devlet Hastanesi Acil Servis önünde karşılaşınca sözlü tartışma yerini kavgaya bıraktı. Polis ekipleri olayı ayırmak için uğraşırken, C.K isimli şüpheli, polisin belinden silahı alarak etrafa ateş etmeye başladı. Kurşunların isabet ettiği polis memuru H.G kolundan, şüphelilerden T.Y ise ayağından vuruldu. Olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi ve şüpheliler gözaltına alındı. Olayın ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden beş tanesi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerden beş tanesi ise tutuklandı. Olaydan sonra olay yerinden kaçan bir şüphelinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor.